Kitap Künyesi
Yazar: Umay Umay
Tasarımcı: Erol Egemen
Yayın Evi: Altıkırkbeş Yayınları
İSBN: 9786055150259
Sayfa Sayısı: 96
--reklam--
Orospu Kırmızı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Umay Umay'ın kült kitabı 14. baskı ve yeni kapağıyla karşınızda...
Artık özgürüm, öyle yalnızım ki.
--reklam--
Orospu Kırmızı Alıntıları - Sözleri
- Nerem varsa insan kalan... İşte orası acıtıyor.
- Bak ben de yalnızım. Biraz sonra ağlamaktan vazgeçeceğim ve saçlarımı siyaha boyayacağım. "Benim matemim bu işte."
- Hadi anlat... biraz daha ağzına sıçsınlar. Rüyalarına tükürsünler, kollarını kessinler... Yatağının yanına park ettirsinler kalbini.
- Bana tecavüz edenleri vuramazsın ki. Babam değilsin ki. Damağımda kalan şu ılık kanı, evde açık kalmış tek ışığı ve o an salonun ortasında İspanyol perdelere tutunarak yere yığılmamaya çalışan hayatı...Parçalanmış çocuk sesim, kurtaramazsın ki beni.
- Kalbim geriye alınamayan bir saat gibi, hatırladıkça sızlayan binlerce göze bölünüyorum.
- Cam kırıklarının üzerinde sevişmekten bıktım derim.
- Kimseyle, kendimle bile yaşayamadım.
- Ne kadar çok şey öğrendim senden ama ne kadar az yaşadım. Ne kadar az yemek yedim, azıcık güldüm...
- Gördün mü, dualar bir işe yaramadı anne. Boşuna içirdin okunmuş suları bana. Ne sevgilimin kalbi oldu o dualar ne de ölen kardeşlerimin.
- Ben kötü bir şey yapmadım ki. Neden dövüyorlar bizi. Sadece duvarlara yaşamak istediğimizi yazdık. Daha iyi bile değil sadece yaşamak istediğimizi. Bağırmış da olabiliriz. Belki sokaklarda çok hızlı yürüdük, belki botlarımızın sesi biraz fazla çıktı. Ama biz üşümemek için koşuyorduk.
- Nerem varsa insan kalan... İşte orası acıtıyor.
- Hepimiz kahramanıyız birbirimizin,hepimiz birbirimizin soytarısı.
- Tutunmama izin ver ya da öldür dedim.
--reklam--
Orospu Kırmızı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Umay Umay, canım iskender’in arkadaşı :) ve bu yüzden bana hiç olmadığı kadar yakın… kitabı elime aldığımda neredeyse emindim seveceğimden ve haklı çıkmaktan oldukça mutluyum… okuduğum kalbi kırık bir aşk hikayesiydi ve benim o paramparça küçücük kalbime çok iyi geldi. içinde bulduğum ruh halinden midir bilinmez, umay umay’ın sözcükleri, tasvirleri ve insanlara olan o aşk ve nefret arasındaki çizgide bocalayan cümleleri benim yüreğimde çok büyük bir yer edindi. kırık kalbimin bedenime verdiği acının her farkında olduğum vakit bu kitabı okuyacağım sanırım. “Ağlama kalbim. Ağlama. Ben hep sokak orospularına, ibnelere, travestilere........aşık olacağım..... Hep, masumuz işte kalmadı gözyaşımız diye bağıracağım. Senin için ak varyumlar çalacağım. Sen büyük evler gibi yıkıldığında sanma ki acımı öptüğünü un utacağım. Çünkü, ne mucize, hep güzel bir kadın olacağım, hayatım boyunca yağmura rastladım, hep yağmura.... sana.... pis yağmur, pis yağmur.” seni çok sevdim canım umay umay… (Aslı)
Kitabı anlayanlar beni aydınlatsın.: Eveet son zamanlar fazla önüme çıkan bir Umay Umay. Tuhaf kadın Umay Umay, yazdıklarıyla intihara kadar götürebilirmiş... Merakımı gidermek için en beğenilen kitabı olan “Orospu Kırmızı” kitabını okudum. Bitirdiğimde ortaya çıkan tek soru: BEN NE OKUDUM? Bütün kitap boyunca konunun ne olduğunu, hatta konuyu geçtim bir paragrafta bile cümleler arasındaki bağlantıyı anlayamadım. Alıntılar yaptım evet güzel cümleleri vardı. Fakat ben öyle abartılacak hiçbir şey göremedim ortada. Günümüzde bir kitap ne kadar anlaşılmazsa o kadar iyidir kavramı var. Tabii bir de sayfada ne kadar az söz varsa kitap o kadar güzeldir. Bu kitap da böyle popüler olmuş ve en çok da ismi yüzünden konuşulan bir kitaptan başka bir şey değil. Ne mükemmel anlatım gördüm, ne bir duygu yükü, ne de intihara teşvik eden bir şeyler. Belki ben anlamadım, ben ruhsuzumdur. Okuyup anlayan varsa beni de aydınlatsın. Mesela hemen bir örnek yazayım: “Boşluğuna aşk düşürmek istiyorum. Atlar kadar hızlı, atlar kadar yavaş. Benim konçlanm ve botlarım var. Parçalarımı dolabımda saklıyorum. Uçamayacağım uzaklıkları ve bir de...... ; tango yapalım.” Bu cümlelerle mi intihara kadar sürükleyecek? Daha çok bir adama olan aşk üzerinde durmuş tek anladığım bu. Eğer bu konu üzerinde kurulmuş kitap okuyacaksanız kitap/bilinmeyen-bir-kadinin-mektubu--126209 kitabını tavsiye ederim. Karşılıksız aşkın en güzel anlatımı. Böyle anlaşılmayan değil gayet açık ve insanın canını yakan türden. Okuyarak bir şey kaybetmedim ama bir şey de kazanmadım. Aradaki aforizmalar dışında beğendiğim pek bir şey olmadı. Zaten 4 puanı da onlara verdim. Okumayın demiyorum ama okuyun da demiyorum. Size bırakıyorum kararı. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. (CarpeDiem)
14 yaşında, KIRMIZI ELMA ŞEKERİ seven küçük bir kız çocuğu. Kırmızı kurdele... Kırmızı balık... Kırmızı bayram pabuçları... Bu küçük kız çocuğunun kırmızı dünyası bu kadardır. 14 yaşında tecavüze uğradığında başka kırmızı, KAN kırmızısı girer hayatına. Ve silik, sevgisiz baba susar.... Anne “namusunu” kurtarmak için tecavüzcüsüyle evlendirir kızını. Ne çocuk ne kadın... Arada bir yerde... Korkmuş ve çaresiz bir çocuk. Kaçar evden çocuk! Nereye? Sokaklara... Evsiz, kimsesiz, küçük bir kız çocuğu. Buradan sonra neler olabileceğini tahmin edersiniz. Dayak yiyerek, aşağılanarak, pis ellerin ve pis ağızların ortak malı olur o küçücük kız çocuğu. Bir KIRMIZI RUJ büyütür onu. Artık duygusuz, tepkisiz ve kalpsiz yaşamaya mahkum eder kendini. Orospuluğu kabullenir. FAKAT Bir gün âşık olur birine, kurtulacağını sanır orospuluktan çünkü sevildiğini hisseder, temizlenecektir bu hayattan, her şeye yeniden başlayacaktır. Kolay mı? Zor! Terk edilir. Hayal kırıklığı, gözyaşları, sancılar. Ve oturur kadın, 6 gün boyunca sevdiğine duygularını yazar. 6. günün sonunda bu hayattan ayrılmaya karar verir. İntihardan başka çıkış bulamaz çünkü. ...... Bu kitap kısa kısa, birbiriyle ilgisiz, mantıktan uzaklaşan, eksiltili cümlelerle dolu çünkü bu cümleler bir zamanlar kırmızı elma şekeri seven şimdilerde kırmızı rujlu orospunun cümleleridir. Yazar, yarattığı kahramanın ağzından, kahraman anlatıcının bakış açısıyla, zihinsel olarak dünyayla bağını koparmış ama çaresizce seven bir orospunun dilinden yazmayı tercih etmiş. Konuyu anlamak için satır aralarına dikkat etmek gerekiyor, örtük bir anlatım tercih edilmiş. Her karşıma çıktığında okumayı istediğim bir kitaptı, pişman değilim yine olsa yine okurum. Son söz: Hiçbir kadın orospu olarak doğmuyor, onlar da küçükken beyaz gelinlik giyme hayalleri kuruyorlar. Bir kadının mesleği orospuluk bile olsa hiçbir kadının yüzüne “orospu” diyerek kadın aşağılanmaya çalışılmamalı. (Nephren Ka)
--reklam--
Orospu Kırmızı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Umay Umay - Orospu Kırmızı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Orospu Kırmızı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Umay Umay Kimdir?
Umay Gedikoğlu, (Umay Umay) (22 Mayıs 1966, Trabzon), Türk yazar ve pop rock sanatçısı.
İlk müzik çalışmalarına 1990 yılında "Hush" grubundan Eray Artan ve Melih Rona ile bir araya gelerek "Leprechaun" grubuyla başlamıştır. Umay Gedikoğlu, kısa süren bu çalışmadan sonra asıl çıkışını tüm müzik ve sözlerini Barlas'ın (Barlas Erinç) yazdığı pop rock tarzındaki "Umay Umay" albümüyle yapmıştır.
7 Ekim 1994'te[2] Emre Plak'tan çıkan "Umay Umay" albümüne, şarkıları yazan Barlas'ın yanı sıra, bugün hepsi müzik alanında önemli isimlere sahip olan Şebnem Ferah, Teoman ve özlem Tekin vokalleriyle, Alper Erinç ise düzenlemeleriyle destek olmuştur. İlk klip Böl Beni'ye çekilmiş ve Umay oldukça başarılı bir çıkış yakalamıştır. Albümün en tanınan ve sevilen şarkılarından, klibi de çekilen Hareket Vakti şarkısını daha sonra Afili Yalnızlık albümünde Emre Aydın da seslendirmiştir[3]. Albümde diğer bir klip çekilen şarkı ise Bozdur Yeminleri olmuştur.
Umay Umay'ı geniş kitlelere ulaştıran "Umay Umay" albümünden sonra ikinci albümü "Naylon", 26 Aralık 1996'da BMG etiketiyle çıkmıştır. Türkiye'nin ilk elektronik - pop albümü iddiasındaki albümde şarkı yazarlığıyla Barlas (Barlas Erinç) yine destek verirken Mete özgencil, Kıvanç K. ve ümit Kuzer'le de bir araya gelinmiştir. Bu albümün klipleri Umay Umay'a Mete özgencil'in de eşlik ettiği "Düşmedim Daha", "Naylon" ve Edepsiz adlı parçalara çekilmiştir.
Umay Umay'ın üçüncü albümü "Ağzı Bozuk Aşk Mektubu", ETNO Müzik etiketiyle 2002 yılında çıkmıştır. Toplam 10 parça ile bir remix içeren albümün yapım aşamasında Patrick Chartol ile çalışılmıştır. Albüme Kazım Koyuncu da konuk müzisyen olarak davet edilmiştir.
Umay Umay'ın müzik çalışmalarının yanı sıra beş adet de kitabı bulunmaktadır. Kitaplarını eşcinsellere adamıştır. Kürtleri, eşcinselleri, devrimcileri ve Mardin'i anlatmıştır. Bir dönem Birgün Pazar'da köşe yazarlığı da yapmıştır. Kazım Koyuncu'nun Gyuli çkimi şarkısının üzerine Kalbim Acıdı adlı şarkısını söylemiştir. Kendi albümlerinin dışında, Kent Ozanları adlı karma albümde de Şeker Anne şarkısıyla yer almıştır.
--reklam--
Umay Umay Kitapları - Eserleri
- Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli
- Orospu Kırmızı
- Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz
- Cevapsız Ağrı
- Veda Busesi
- Rüya Duvarları
- Elleri Kara Çocuk
--reklam--
Umay Umay Alıntıları - Sözleri
- Hep en büyük yatağın en kuzeyinde uyurdum. Yanımda hep okul önlüğüyle kaybolmuş bir çocuk olurdu (Elleri Kara Çocuk)
- Kalbini onurlandırmak zorundasın, geriye kalanın dehşetinden seni ancak bu kurtarır. (Elleri Kara Çocuk)
- Birini sevmem ne işe yarayacak? anlamıyor musun, kalbim kalmadı... (Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli)
- “Biliyorum şiirin ayakları yok kalkıp gelsin. Yeterince uzun kolları da yok sevip okşasın.” (Cevapsız Ağrı)
- sözcükler, ona dokunamadığım bir yarını nasıl taşıyacaktı bu odaya! ama bir kadınım işte, yakaladığı yıldızı avuçlarında tutan; keskin uçların kanattığı bir kadın.. (Veda Busesi)
- Gördün mü, dualar bir işe yaramadı anne. Boşuna içirdin okunmuş suları bana. Ne sevgilimin kalbi oldu o dualar ne de ölen kardeşlerimin. (Orospu Kırmızı)
- Öyle çok bavulumu toplayıp kaçtım ki kalbimden; şimdi parçalarım mı geri de bıraktıklarım yoksa kaçık çoraplarım mı bilemiyorum... (Elleri Kara Çocuk)
- Tanrı iskeleye yaklaşan bir vapur gibi Sokulup uzaklaşıyor tenimden Ne düşünüyorsun şimdi... şu an (Cevapsız Ağrı)
- "Yıkılmayacak kadar yalnızım." (Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz)
- yıkılmayacak kadar yalnızım.Aşkın karşısında ölüp ölüp dirilen acılar için söz veriyorum, sana henüz ölmedim, yaşıyorum numarası yapabilen herkes için söz veriyorum baba....; boşuna tinerlemedim sokakları, boşuna durup durup kusmadım, boşu boşuna küfretmedim hayata... (Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz)
- Bak ben de yalnızım. Biraz sonra ağlamaktan vazgeçeceğim ve saçlarımı siyaha boyayacağım. "Benim matemim bu işte." (Orospu Kırmızı)
- her aşk bir devrimdi, bir yolculuk hikâyesi. (Veda Busesi)
- Kimseyle, kendimle bile yaşayamadım. (Orospu Kırmızı)
- Ölünceye dek seni seveceğimi sanmıştım baba Ama aşık oldum. (Veda Busesi)
- "..öyle ağır ki bakışlarım, biriyle göz göze gelmem imkansız. bir düşe sarılamayacak kadar ağırım. bu kolları nereye götürüyorum sebepsiz sebepsiz? son defa haklı çıkıyor bu küskün yalnızlık." (Cevapsız Ağrı)
- Nerem varsa insan kalan... İşte orası acıtıyor. (Orospu Kırmızı)
- Karşılaşmaların bilek nabzını yokla , dokunmaların gizli seslerini duy (Elleri Kara Çocuk)
- Cam kırıklarının üzerinde sevişmekten bıktım derim. (Orospu Kırmızı)
- Göğsünü sıkı kapa. Rüzgar yiyen yaralar yeniden açılır. (Rüya Duvarları)
- Kulağıma eğilip fısıldıyor; " Bizim farkımız var, sessizliği seviyoruz.” (Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz)
Yorumlar
0 yorum