Kitap Künyesi
Yazar: Nuriye Çeleğen
Yayın Evi: Nesil Yayınları
İSBN: 9786051623160
Sayfa Sayısı: 160
--reklam--
Örtüde Yetmiş Esma Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Arşla arz buluştu.
Tüm esma yansıdı.
Varlık titredi. Hira titredi.
Resûl evine koştu.
Arş kalpli kadın kapıdaydı. Şefkat dolu kalbe seslendi:
"Örtün beni!
Örtün beni!"
Vahyin ağırlığını örtü teskin ederdi. Bildi mübarek annemiz, örtünün muhkem gücünü. O bilinçle örttü kendisini ve eşini.
Örtülere bürünmüş Resûl ve örtülere sarınmış annemiz anladı: Arş'ın dili olan vahyin ağırlığını ancak örtü taşıyabilirdi. Sır, örtü ile açıldı; örtü açılınca sır kapandı. Kalp ağacının Arş'ta dal budak vermesi için beden çekirdeğini örtü toprağında sarıp sarmalamak gerekirdi.
Vahyin ilk yansıması örtüye bürünmek oldu. Resûl'ün ilk hitabı da kadına: "Örtün!"
Örtüde Yetmiş Esma, sizi Asr-ı Saadet'e götürecek, annelerimizin örtüsüyle tanıştıracak, örtüdeki derin manaları ve İlahi sırları keşif yolculuğuna çıkaracak.
--reklam--
Örtüde Yetmiş Esma Alıntıları - Sözleri
- "Çünkü tüm terk edilişler en çok kadını incitir. Kızılmaya, kırılmaya, ayrılığa kadın ruhu takat getiremez.
- Medineli hanımlar hayırlı kadının hangi vasıfta olacağını merak ediyorlar.Cevabını bulamadılar.Kadınların en hayırlısına sormaya karar verdiler.Ona gittiler."Ciğerparem" derdin ona. "Ya Fatıma,en hayırlı kadın kimdir?" Soru oldukça geniş kapsamlıydı fakat sorunun muhatabı nübüvvet ağacının en güzel meyvesiydi.Cevabı da nübüvvet meyvesine yaraşır derecede güzel oldu.Ciğerparen,Medineli kadınlara hayırlı kadını tarif etti: "Başka erkeklerin hayallerinde gezmeyen kadın..."
- Kalbin süsü takvadır...
- Rahatsız olmadan giydiğimiz,"Bu beni örtüyor mu ? yoksa "Gösteriyor mu?" diye sorgulamadığımız her kıyafet , SİZ şefkat sultanını ağlattığı gibi bizleri de çok ağlatacak.
- "Ya Fatıma, en hayırlı kadın kimdir?" "Başka erkeklerin hayallerinde gezmeyen kadın..."
- Ey Nûr (a.s.m)! Ahiret nûrumuzu kaybetmemek için süslerimizi namahrem nazarlardan koruyabilmede bizlere yardım et.
- Kadının evinin sokaklar olduğu bir asra düştük. Evlerde duramaz olduk. Evden çıkmayı özgürlük sandık.
- Giyinirken ateşten yapılmış evleri ve onların içerisinde ateşten yapılmış kasırlarda tek başına yaşanan korkunç hayatları unutmamak gerekiyor.
- Ruha ulaşmayan örtüler bedeni asla örtemezdi.
- Neden korkularımız anlık? Dünyayı kaybetmekten korktuğumuz için mi ahiret kayıplarından korkmaz olduk? Çekinmelerimiz kısa süreli.Kararlarımız dayanaksız.
- Tesettür ruhende örtmektir.
- "Rabbim beni sana karşı şükreden Senden korkan,sana itaat eden ve sana dönen bir kul eyle! Tövbemi kabul et! Duamı kabul et! Delilimi sağlamlaştır! Dilimi doğrult! Kalbimden kini at! Beni senin yolunda eyle!"
- "Emanet olarak verilen ve sırlanması istenen güzellik, ben güzelim edaları ile etrafa saçıldı."
- Hafızalar harama geçit vermediği için unutma hastalığı yoktu henüz.
- Muhkem olmayan her bir örtüde sizin gözyaşınız vardır.Gereksiz konuşmaktan kacindigimiz her bir namahrem,sizin gozyaslariniza sunulmuş mendilimizdir.Bunun için Cehennem ateşine karşı en güçlü dayanak olan örtü; "YA KÂDİR"der...
--reklam--
Örtüde Yetmiş Esma İncelemesi - Şahsi Yorumlar
“Ya Settar!”: Özellikle hanım kardeşlerimize önereceğim kitaplardan bir tanesidir. Örtüyü, tesettürü Allahu Teala'nın esmalarıyla anlatan güzel bir eser olmuş gayet anlaşılır, akıcı ve duygu yüklü bir kitap. Ben okurken duygulandım, hanım kardeşlerin daha duygulu okuyacaklarına inanıyorum. Mü’min hanımların hepsi aynı renkle boyandı. Hepsi gizliliğin rengini, Kâbe’nin rengini, renklerin anası siyah rengi tercih etti. Hepsi Hacer anamızın rengine büründü. Mü’min kadınlar ahiret bahtlarını ak etmek için karayı seçip; “Ya Settar!” dedi. Cehennem ateşi kalbi titretirken kadın; “Ya Settar!” dedi. Aczini anlayıp örtüye büründü; “Ya Settar!” dedi. Kadın, bilumum naif duygularının yaban ellerde dağılıp incitilmesini istemeyerek Sana sığınıp; “Ya Settar!” dedi. Medine’den, Arş ses verdi. Kadının örtüsü; “Ya SETTAR!” dedi. (Sükûtî)
Okuyan kardeşlerimin ve arkadaşlarımın samimiyetine güvenerek ve önce kendi nefsime de söyleyerek böyle bir paylaşım yapıyorum. Öncelikle Nuriye çeleğenle tanışma kitabım. Gerçekleri bu kadar net anlatabildiği için kendisine hayran oldum diyebilirim. En büyük sorunumuzu öyle güzel uyarıcı bir dille ifade etmiş ki günlerce kendimi sorguladım. Kadınların en büyük hastalığı ‘kendini başkasına beğendirme’ duygusu diyor Nuriye çeleğen. Şimdi bu paylaşımı okuyan kardeşlerim ve arkadaşlarım biraz iç muhasebe yapacaklar eminim. Yapmalıyız da.. Artık örtünün sadece başı örten bir bez parçası olarak görüldüğü zamanlardayız ne yazık ki. O bez parçasının ne için olduğunun bilinci ve şuurunu idrak edemiyoruz. Çünkü örtülerimiz bedenimizi kalbimizi, aklımızı ruhumuzu değil sadece başımızı örtüyor. O da aksesuar gibi. Her elbiseye uygun eşarplar, şallar ona uygun yapılan makyajlar ona uygun giyilen ayakkabılar ve hatta ben burdayım diye haber veren topuklu ayakkabılar, sokağa yayılacak derecede sıkılan parfümler... Ve daha fazlası. Dışarıya çıktığımızda kendimize baktırmak için her şey mevcut halde dolaşıyoruz. Kendi cinslerimiz bile dönüp bakarken karşı cinsin bakmaması pek mümkün görünmüyor. Şöyle bir Hadisi Şerif var ki dışarıya her çıktığımda mutlaka hatırlarım “ Kadın sokağa çıktığında şeytan kadına bakar ve baktırırmış” bu beni hep korkutur. Dışarıda dikkat çekmek en büyük korkularımdan biridir. Bu yüzden senelerce giyerim mesela mantomu. Aylarca aynı eşarbı takmışlığım vardır. Takılmam yani önemli olan beni örtmesidir. Ki yine de çok eksiğim tesettür konusunda. Eğer İslami noktada ölçüye uyabiliyorsam başkasının ne düşündüğünü çok umursamam. Umursamamalıyız da. Çünkü bizim örnek alacak çok güzel sahabe hanımlarımız var değil mi? Hatice annemiz gibi Fatıma ve Aişe validemiz gibi. İnsan onlara bakınca zaten diyor ki onlardaki örtünmekse bende ki ne! “Nefislerimiz zahiri süslerin peşinde edebi süsleri, ebedi güzellikleri unutuyor.” diyor Nuriye Çeleğen. O kadar maddi süslere boğulduk ki manevi süslerin (edep gibi haya gibi ) insanı ne kadar güzelleştirdiğini unuttuk. Ve yine “Bir saatlik görünürlük kazanmak için kıyamette karanlıklar içinde nursuz olmaya, nefsini bir bakışın nazarları altında pek çok manevi latifelerinin öldürülmesine rıza gösteriyor.” Ne kadar çarpıcı ne kadar üzücü bir cümle değil mi! Ölüyoruz her gün biraz daha ama mânen.. Çok güzel olduğumuzu çok güzel göründüğümüzü herkesin bizi ne kadar beğendiğini ne kadar modern tarz klas biri olduğumuzu düşünüyoruz ve böyle düşündükleri için de mutlu oluyoruz. Ama unutuyoruz ki dünyada parladıkça ahirette biraz daha nursuz kalıyoruz. Ebedi hayatımızı biraz daha tehlikeye atıyoruz Değer mi ? Kendimize soralım herkes cevabını verir zaten. Vicdan en hassas tartı nasıl olsa.. Rahatsız olmadan giydiğimiz elbiseleri bir kez daha sorgulamalıyız. Ne için örtündüm ben nasıl örtünmeliyim, Rabbim benim hangi halimden razı olur’ u çokça sormalıyız kendimize. Zira ebedi hayatımızı kaybetmek var sonunda. Zaten o kadar çok şeyi kaybettik ki son zamanlarda. İnancımızı, geleneklerimizi, örf ve adetlerimizi, insanlığımızı, itikadımızı ve daha bir çok şeyi.. En acısı da ne biliyor musunuz bunun farkında bile değiliz. Üzülmüyoruz bile halimize. Vah ki vah bize.. Çok daha fazla şey söylemek isterim ama tadında kalsın. Bu kitap için önce yazarına sonra da Timaş grubuna teşekkürü borç bilirim. kitap/ortude-70-esma--148519 yazar/nuriye-celegen (Yağmur)
iffet firar etti.: Namaz imanın aynasıydı, örtüde kadının. Kadın örtüsünde nefsini gösterdi. Kadının örtüsü Ya Hafız dedi... Ya SETTÂR! Medine'den Arş ses verdi Örtün! Kadın; "Ya SETTÂR" dedi.. (sena saf)
--reklam--
Örtüde Yetmiş Esma PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nuriye Çeleğen - Örtüde Yetmiş Esma kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Örtüde Yetmiş Esma PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nuriye Çeleğen Kimdir?
Yazar Nuriye Çeleğen, Kahramanmaraş ilinde dünyaya gelmiştir. Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünü başarı ile bitirmiştir. Daha sonra İslami Türk edebiyatı bölümünde master tahsilini yapan yazar Edebiyat öğretmenliği yapmaktadır. Yazarın yayımlanmış çok kitabı bulunmaktadır.
--reklam--
Nuriye Çeleğen Kitapları - Eserleri
- Aşk-ı Sükun
- İffet-i Kalp
- Hay Sultan
- Örtüde Yetmiş Esma
- Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.)
- Aşk-ı Hüzün
- Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?
- Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı?
- Oğlum Hz. Muhammed
- Dedem Hz. Muhammed (asm)
- Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?
- Sünnet Pedagojisinde Ergenlik
- Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı
- Neden Örtünüyorum?
- Kadın Nasıl Mutlu Olur?
- Alfya
- Bir Ayrılık Bir Gurbet
- Said Nursi'nin Gözüyle Kadın
- Yürek Fısıltıları
- Bediüzzamanı Gören Hanımlar
- Hanımların Gözüyle Bediüzzaman
- Bediüzzamanca Bakışlar
- Peygamberimizin Gençlerle İletişimi
--reklam--
Nuriye Çeleğen Alıntıları - Sözleri
- Rahatsız olmadan giydiğimiz,"Bu beni örtüyor mu ? yoksa "Gösteriyor mu?" diye sorgulamadığımız her kıyafet , SİZ şefkat sultanını ağlattığı gibi bizleri de çok ağlatacak. (Örtüde Yetmiş Esma)
- Hz. Aişe, Peygamberimizle yeni evlenmişti. Eşinin kendisini sevip sevmediğini merak etmekteydi. Ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini… Aişe bu düşüncesini peygamberle konuşmadan edemedi. “Ey Allah’ın Resulü, beni seviyor musun?” “Evet, ya Aişe tabii seviyorum!” Aişe dahasını da merak ediyordu. Acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu. “Beni nasıl seviyorsun?” Peygamberimiz sevgi şeklini tanımladı eşine: “Kördüğüm gibi.” Bu cevap Hz. Aişe’yi çok sevindirdi. Çünkü kördüğüm açılmazdı. Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti. Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe kadınca bir ihtiyaçla sık sık sorardı: “Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne âlemde?” Peygamberimiz, Aişe’yi memnun eden cevabı verdi her defasında: “İlk günkü gibi...” Sevmekte de eşsizdi O... (Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?)
- "Rabbim yetiş imdadıma. " diye yalvardım ta yüreğimden sökülüp gelen bir dua ile (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
- Toprak, insandaki negatif enerjiyi çekerdi. Hele de ilkbaharda. Toprakta oyun, çocukların negatif enerjisini çekip, onların rahatlamasını sağlardı. Çocuk toprağa düşünce mevsim ilkbahar olurdu. (Peygamberimiz Çocuklara Nasıl Davranırdı?)
- Ey Allah’ın Resûlü! Kur’ân Sana indirildiği halde ben mi Sana okuyacağım?” Peygamberimiz buyurdu: “Evet, başkasından dinlemek benim hoşuma gider. (Sünnet Pedagojisinde Ergenlik)
- Benliğin bir özelliği de kendi ile zıtlașanı ve kendini eleştireni düşman görmesiydi. Kim olursa olsun düşman ilan ederdi. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
- Dünyayı empoze edip, gençleri krize sokmanın adına şimdi "ergenlik" diyoruz. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
- Göz, Arş’la bağını yaşla anlatır. (Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.))
- "Sevgisi kalbe ulaşıp aşk kimyasına erenlere bu dünyada hep ayrılık vardı." (Aşk-ı Sükun)
- “Sen sabretsen de zaman sabretmez” İnsan da sabırsızlığı zamandan kapmıştı. (Oğlum Hz. Muhammed)
- Dualar gözlerden yaş olup aktı damla damla... Umutlar tekrar gelebilmek için havalandı... (Alfya)
- İnsan ne garip şeydi. Ceset anda kayıtlı iken o bir solukta maziye giderdi de hemen gerisin geriye dönerdi. (Aşk-ı Hüzün)
- Her sabah, taze bir umudun kapısıdır. (Aşk-ı Hüzün)
- Gözyaşı düşen bir âmine melekler âmin derdi. (Babam Hazreti Muhammed (A.S.M.))
- Kadın; KALBİNDE yaşadığı kadar örtüsü MUHKEM, NEFSİNDE yaşadığı kadar da örtüsü YUFKA oluyor. (Neden Örtünüyorum?)
- Ve dedi ki: “Canım kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki; Allah Resulünün ocağında da üç gündür ateş yanmamıştır ey Fatıma! Gözümün nuru kızım, ben sana bir şeyler öğreteyim de sen onlara devam et. Bana da Cebrail öğretti. Ya Evveliyn! Ya Zel Kuvvetil Metin! Ya Erhamel Mesakiyn! Ya Erhamer Rahimiyn!” (Peygamberimiz Nasıl Bir Babaydı?)
- "Emanet olarak verilen ve sırlanması istenen güzellik, ben güzelim edaları ile etrafa saçıldı." (Örtüde Yetmiş Esma)
- Uhud savaşının o birinci panik anında Peygamberin koru- masında ilk başta yalnız bir kadın vardı. Peygamber, müşrikler karşısinda tek bir kadınla kalmıştı. Bu kadın Hz. Nesibe'ydi. (Peygamberimiz Kadınlara Nasıl Davranırdı?)
- Peygamberimiz yaşa değil, gayrete önem verirdi. Kim daha çok çalışırsa, kim daha çok öğrenirse onu öne geçirirdi. Yaşlının yaşla olan imtiyazı saygı ve hürmet için geçerliydi; fakat görev almakta geçerli değildi. (Sünnet Pedagojisinde Ergenlik)
- Gençlerin belki de en önemli yanları tepkiye direnmeleriydi. Evet, gençler kendileriyle zıtlaşılan bir davranışta, davranışın yanlışlığını bile bile direnirler. Çünkü gençler, gençliğin ilk dönemlerinde kendilerini etrafa kabul ettirme gayreti içinde olurlar. Bu da benliğin en güçlü direnç noktasıdır. Kendisiyle zıtlaşılan gençte benlik duygusu güçlenir. Böyle gençler güven duygusunu da kaybederler. Güven duygusunu kaybeden gençte karakter zayıflığı görülür. Karakter zayıflığı da günaha karşı gencin direnememesini netice verdiği için, kötü davranışlar da bu gençlerde daha çok görülür. (Peygamberimiz Gençlere Nasıl Davranırdı)
Yorumlar
0 yorum