Kitap Künyesi
Yazar: Feridun Andaç
Yayın Evi: Ceres Yayınları
İSBN: 9786054910205
Sayfa Sayısı: 296
--reklam--
Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Öykünün zamanına dönük bir bakışın kitabıdır Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak.
Anlatıcının yolculuğu kadar anlatılanın ne olduğunu bilmek,anlamak için bir başucu kitabı. İnsanlığın yeryüzündeki serüveni yazıda anlamını bulurken, anlatı geleneğinin oluşmasında sözlü kültürün kaynakları hep besleyici olmuştur. Taşıyıcı olan söz, dilde yeni biçimlere bürünmüştür. Öykü türünün var oluşu da bu süreçte biçimlenir. Feridun Andaç, işte bu birikime bakarken; o kesin ayrımı da dile getiriyor. Sözcük anlamıyla öyküyü hikâyenin birebir karşılığı olarak almamak gerektiğini gösterip, dahası birini öykünmek,öykülemek, gerçeği yeniden kurgulamak;diğerini de gerçeği olanca biçimiyle hikâye etmek anlatmak biçiminde değerlendirmenin kaçınılmazlığını belirtiyor.Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak bu bağlamda bir kavram karmaşasını göstermekle birlikte asıl sözlü-yazılı geleneğin birbirine açılan kapılarında,öykünün önyüzünü sırlı yanlarını ortaya çıkarmaktadır.Andaç, özellikle de günümüzde yazılan öykünün ne olduğu, neleri içerdiği, ne türden yapı özelliklerini taşıdığını anlatarak, öykü okuru yazarı olan herkese zenginleştirici bir okuma yolculuğu sunuyor. Öykü Yazmak, Hikâye Anlatmak her edebiyatseverin bir başucu kitabı olacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak Alıntıları - Sözleri
- Öykü, biraz da bu değil mi? O'nun öyküsünü anlatırken ya da okurken hep "ben"in öyküsünü okuyup yazmaz mıyız?
- Masanın çağrısı da sizi çekip almışsa yüzeyine; yazmak sanrılı bir yolculuk olarak gölgesini de düşürüyordur önümüze...
- Bir öykü yazmak için aklıma bir çok fikir geliyor ama bunları daha ayrıntıları ile düşünmeye başladıktan sonra artık bana yazmaya değer gelmiyorlar çünkü onları şimdiden 'yapmış' gibi hissediyorum kendimi; yani kötü oldukları için değil, daha o andan itibaren geçmişe ait oldukları ve onlara duyduğum ilgiyi kaybettiğim için yazmaya değer bulmuyorum. Düşüncelerim çok çabuk bayatlıyor benim için.
- Esinleyici çıkış noktası şiire yakınsa da aslında öykü denemeye akrabadır.
- Demem o ki bazen öykü bekler; anlatılacağı zamanı ve anlatıcısını.
- "Hayattan hikâye olarak söz etmek anlamlıysa yaşamaktan bir sanat olarak söz etmek de anlamlıdır."
- "Gerçek hayatın dokusuna nüfuz etmiş akıl bilgeliktir."
- "Bir hikayeniz yoksa nasıl yaşıyorsunuz?"
- "Kendi kendinizle mücadele edersiniz koşarken..."
- Öğrenme zenginleşmedir, öteki; yeni buluşlara, imgelere yöneltir insanı, saklı duranların üzerindeki örtüyü açar.
- "Burada şunun altını bir kez daha çizmek isterim; hikâye öykü değildir, öykü de hikâye. Birinin anlatıma/söze, diğerinin yazıya/dile/kurmacaya ilişkin olduğunu söylemek isterim."
- "İnsan hayatını anlamak/anlatmak için öykü, toplumu anlamak/anlatmak için roman..."
- Çehov’un o ünlü tanımı gibi: Öykünün başında tüfekten söz ediyorsanız sonunda patlamalıdır.
- George Orwell, yazmayı sağlayan dört temel dürtüden söz eder: 1. Katıksız egoizm 2. Estetik coşku 3. Tarihsel itki 4. Politik amaçlar
- Dostoyevski bize yeryüzünde “tamamen hikayesiz” hiçbir şeyin olamayacağını hatırlatan/gösteren bir yazardır.
--reklam--
Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Öykünün Varoluş Yolculuğu!: Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak; yazar, editör ve eleştirmen Feridun Andaç’ın öykü ve hikâye türü arasındaki farklılıkları göstererek, bu iki türün ortak noktalarını ve beslendikleri kaynakları açıklayarak nasıl daha iyi bir yazma deneyimi gerçekleştireceğini okura aktaran kitabıdır. Öykülemeyle hikâye etmenin ne anlama gelebildiğinden, öykü yazarken, okurken neleri göz ardı etmememiz gerektiğine kadar, birçok konuda okura ipucu verip yol gösteriyor Feridun Andaç. Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak; doyurucu anlatımının yanı sıra modern edebiyatın önemli türleri sayılan öykü ve hikâye arasındaki ayrımı bize gösterdiğinden okunmaya değer bir eser olarak ele alınmalıdır… (Avare)
Bir yazarın birikimi ne kadar güçlü olursa olsun,yazdıkları her zaman ruhunuzu ve aklınızı beslemeyebiliyor. Bu kitabı alırken ,deneme olması itibariyle ,yazına dair çok teknik bilgiler beklemiyordum zaten fakat bu kadar sıkılacağımı da düşünmüyordum. Her yeni başlığa geçtiğimde içeriğiyle ilgili doyurucu bir bilgi edinmekten öte,otobiyografi ağırlıklı ve samimiyetsiz bir diyalog hissettikçe,bir sonraki kertede umutlarımı bıraktım.O da olmayınca sonlara doğru bir kaç sayfa atlayarak bitirmeye çalıştım. Hele aralara koyduğu kendi öyküleri ,beni tamamen kopardı çünkü iç sıkıntım giderek arttığından okumayı göze alamadım çoğunu. Zaten bu noktadan sonra da bana fayda saglamayacağını düşünmekten bir daha da okuma iştahıma kavusamadım. Sadece hikaye ve Öykünün ayrımını daha iyi yapabilmek adına okumuş olduğum bir deneme oldu. Yazarın ,notlarını derlediği ,iç sıkıntısından yazılmış bir denemeydi bence. Bellegindekileri bu kadar ketum değil ,daha içtenlikle aktarmasını beklerdim ki eminim sanatsal anlamda da oldukça seçkin bir bellek oluşturmuştur. (İlknur öztulum)
Feridun Andaç'ın "Öykü yazmak,hikaye anlatmak "adlı kitabı yazarın daha cok öykü üzerine düşüncelerini barındırır. Hikâye ile öyküyü aynı kavram çerçevesinde değerlendiren çoğu kişinin aksine Andaç'a göre;hikâye anlatmaktır, öykü ise yazmaktır. Bu düşüncesiyle bu iki kavramı iki ayrı sanat olarak değerlendirir. Üç yüz sayfaya aşkın iki bölümden oluşan bu eser ,sade dil yapısı gereği kendini öykü yazmaya adayan veya bu yolda başlangıç yapmak isteyen okuru sıkmadan aksine bir insan samimiyetince yol gösterebilecek niteliktedir. Andaç,sadece öykü yazarlarına değil aynı zamanda okuruna da hitap eden bu çalışmasıyla kişi/lere kendi yazarlık yaşamından yola çıkarak deneyim ve tecrübeleriyle kılavuzluk eder. Öykülerinden, denemelerinden ve öğrencilerinin ortaya koyduğu birtakım çalışmaları metin içine serpiştirerek temel gayesini destekler ve güçlendirir. (İlknur Demir)
--reklam--
Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Feridun Andaç - Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Feridun Andaç Kimdir?
Feridun Andaç, 1954 yılında Erzurum'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini bu kentte; yüksek öğrenimini İstanbul'da, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde yüksek lisans yaptı. Türkçe ve edebiyat öğretmeni olarak lise ve üniversitede görev aldı. 1987'de kendi isteğiyle görevinden ayrıldı. Temmuz 1987'den bu yana özel kurum ve kuruluşlarda eğitim, halkla ilişkiler, idari işler, yayın tanıtım, reklam işleri, insan kaynakları konularında yöneticiliğin yanı sıra yayınevlerinde editörlük yaptı. Halen özel bir üniversitede "karşılaştırmalı edebiyat" dersleri vermekte, serbest yazarlık yapmaktadır.
Eğitim, kültür, edebiyat konularındaki inceleme, araştırma, deneme çalışmaları çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlayan Feridun Andaç, yurtiçi ve yurtdışında birçok uluslararası toplantıda ülkemizi temsil etti. Yazılarının bir bölümünü topladığı "Gerçekçilik Yolunda" (1989, Cem Yayınevi) adlı yapıtı 1987 Akademi Kitabevi Eleştiri-Deneme Birincilik Ödülü'nü kazandı. "Işık ol, Günüme Ağ" adlı denemesiyle 1994 Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü'nü; Necati Cumalı ile yaptığı "Yazıya Adanmış Bir Ömrün Tanıklığında" adlı söyleşisiyle de 2000 yılı PEN Yazarlar Derneği Onat Kutlar Edebiyat Söyleşisi Birincilik Ödülü'nü aldı. PEN Yazarlar Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Edebiyatçılar Derneği, Dil Derneği üyesi olan Andaç; Ekonomide Dayanışma (1987-89), Yayın Dünyası (1989-90), TYS Edebiyat (1994-95) adlı dergilerin yayın yönetmenliğini üstlendi; Kavram ve Papirüs Yayınevlerinde editörlük yaptı; TYS Yönetim Kurulu'nda iki dönem görev aldı (1993-94, 1999-Mart 2000)
Eserleri:
İnceleme/Değerlendirme: Yazınsal Gerçeğin Boyutları (1995), Sürgün Edebiyatı, Edebiyat Sürgünleri (1996), Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız - Timur Selçuk (1997), Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız - Oktay Akbal (1997), Söz Uçar Yazı Kalır (1997), Söz Uçları, Yazı Burçları (1988), Işık OI, Günüme Ağ (1998), Öykücünün Kitabı (1999) Sen Türkiye'nin En Güzel Kazasısın (2000), Gözlerinden Bellidir - Türkan Şoray İle Yüz Yüze (2000), Edebiyatımızın Yol Haritası - Yazınsal Oluşumun Göstergeleri (2000),
--reklam--
Feridun Andaç Kitapları - Eserleri
- Yaşar Kemal
- Aziz Nesin
- Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak
- Ferhad ile Şirin
- Türkan Şoray ile Yüz Yüze
- Adalet Ağaoğlu Kitabı
- Yaşar Kemal: Sözün Büyücüsü
- Kar Masalları
- Herkesten Bir Şey Öğrendim
- Hassas Kalp Hikayeleri
- Kültürsüzlüğümüzün Dört Mevsimi
- Üstümüzdeki Gül Yaprağı
- İlhan Berk'le Şiirin Anayurdunda
- Sürgünlüğün Bin Yüzü
- Kalem Kitabı
- Gölgesi Kalemimin Ucunda: Montaigne
- Yazarın Kitabı
- Romanda ve Öyküde Gerçeklik Arayışları
- Çıkmazdaki Edebiyat
- Aşk Hayatı Gölgeler
- Söz Uçar Yazı Kalır
- Yoksa Aşk Ölür
- Anonimleşen Edebiyat
- Paris Bir Yalnızlıktır
- Yazıda Yaşamak
- Erzurum
- Gün Sevincin Kavşağında
- Gerçekçilik Yolunda
- Kaplıcada Son Yaz
- Öykü Yazmak Öyküyü Düşünmek
- Babil’e Yolculuk
- Aynanın Arkası
- Celile'de Kuşlar Ölüyor
- Zamana Yazılan Sözler
- Rüzgâra Verdim Bakışlarımı
- Türkiye'yi Düşünmek
- Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız: Timur Selçuk
- Genç Meslektaşıma Mektuplar
- Yeni Öyküler
- Söz Uçları, Yazı Burçları
- Bir Güz Güneşi Gibi
- Edebiyatımızın Yol Haritası
- Söz Uçar Yazı Kalır
- Küllenen Her Şey
- Yaşar Kemal'in Sözlerinde Yaşamak
- Gönlümün Yitik Yurdunda
- Öykücünün Kitabı
- Zamanın Durduğu Bir Yerde Ortaköy
- Geçen Zamanın İzinde Kentler
- Sözcüklerin Diliyle Konuşmak
- Ülkü Tamer'le Hayata ve Şiire Dair
- Erhan Bener'in Dünyasına Yolculuk
- Işık Ol, Günüme Ağ
--reklam--
Feridun Andaç Alıntıları - Sözleri
- Yazmak bir bakıma konuşmaktır. (Çıkmazdaki Edebiyat)
- " Evine dönen kendisini bulur. " Günter Grass (Üstümüzdeki Gül Yaprağı)
- "Gidenler gitmiş, arkasında kalanları karanlığa itmişlerdi..." (Erzurum)
- Bir yazar toplumun vicdanıdır. (Çıkmazdaki Edebiyat)
- Hangi insan, kendisinden başka bir kişi olmaya özenirse, kendisi olarak bile kalamadığı için, hiçbir şey olamaz. (Aziz Nesin)
- Delilik, en sağlam dokunulmazlıktır. (Aziz Nesin)
- Birini sevmek onu yurdun bilmektir,derdi. (Kaplıcada Son Yaz)
- "İnsan hayatını anlamak/anlatmak için öykü, toplumu anlamak/anlatmak için roman..." (Öykü Yazmak Hikâye Anlatmak)
- “Kargo ulus” yani üretemediği her şeyi satın alan, hemence tüketip yenisine bakan. Yaşadığımız sanal gerçeklik çağı ise bunun önünü daha çok açmakta. (Kültürsüzlüğümüzün Dört Mevsimi)
- Yoksulluk bir alın yazısı değildir. (Yaşar Kemal)
- Halkın gücü ve kurtuluşu onun aydınlarındadır, namuslu, düşünen, duyan ve çalışan aydınlarında!.. (Gerçekçilik Yolunda)
- ''Eski Yunanda filozoflar müziği evrensel bir sanat, evreni tanımlayan, yorumlayan bir sanat olarak görüyorlar. Müzik adeta bir bilgiler bütünü. Artistik olanı, güzeli, iyiyi bulmada yol gösterici. Ahlak, estetik, zeka, hepsini içeriyor, öğretiyor. Gerek Eflatun'da, gerek öğrencisi Aristo'da müzik, felsefelerinin temel öğesi. Eflatun müziği, kişiliğin oluşturulmasında ve yaradılışın tanımlanmasında bir anahtar sanat olarak görüyor.'' (Aydınlanmanın Işığında Sanat İnsanlarımız: Timur Selçuk)
- Yazmak, ayrılmaktır. Ananın bedenini terk etmektir, doğduğun yerlerden uzaklaşmaktır. Yazmak, adında yaşamaktır. Ben, anamınkinden başka bir dilde yaşıyorum. Ayrıldım, ama sürgün değilim. Bu kopuş içinde yazıyorum. (Sürgünlüğün Bin Yüzü)
- Dünyaya gelmişim ya, şu güzelim gökyüzünü, yıldızları, ayı, dağların yamacına vuran gün ışığını görmüşüm ya, insanoğlunun tadına varmışım ya, seher vakti, traktörümle sürdüğüm topraktan çıkan kokuyu koklamışım ya... İşte insanlığın aradığı ölümsüzlük otu bu değil mi? (Yaşar Kemal)
- “ aynı kağıdın arka ve ön yüzleri gibiyiz, sonsuza dek beraber; ama hiç bir zaman Birbirini göremeyen. “ (Aziz Nesin)
- Biliyor musun nedensiz yaşanmıyor. Bir neden yaratmalıyım bundan böyle yaşayabilmek için... (Hassas Kalp Hikayeleri)
- Yaza yaza ‘tükenmez’ de tükettim;yaza yaza kurşun kalemimin ucu da yendi.Ne var ki hep kalemimin yenilmemesine gayret ettim. Belki züğürt tesellisi ama bana sorarsanız kalemimin yalnızca ucu yenik, kendisi değil. Bir de kaleminin ucu giyinik olup da kalemi yenilmemiş olanlara hep gıpta ettim, hep özendim, onları örnek aldım, onlara hep hayranlık ve saygı duydum. (Kalem Kitabı)
- Eşikteki söz kendi engelidir her zaman insanın. (Kültürsüzlüğümüzün Dört Mevsimi)
- “Umar beklemek..” Uçan kuştan bile car umuyorum. (Yaşar Kemal)
- “Ovalarda buluşuruz. Bir şiir kitabının beşinci sayfasında.” (Ülkü Tamer'le Hayata ve Şiire Dair)
Yorumlar
0 yorum