Kitap Künyesi
Yazar: Şule Gürbüz
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750518997
Sayfa Sayısı: 198
--reklam--
Öyle miymiş? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ne yaptık biz sahi burda bunca vakit, dört mevsim, oğul uşak, bez tarak? Ne yapacaksın bir düzen var, ilahî düzen, yaprak düşüyor, güzelim kuşlar huzurda el pençe bekliyor, insan kendisi tokken başkalarının da hep bir şekilde doyurulduğunu sanıyor, yemiştir bir şey diyor, doymuştur, içmiştir, içmez olur mu, yoksa ölür diyor, ama ertesi gün ölü mü diri mi bakmıyor. Aslan elleri önde eceli arkasında yatmış yarı aç ama heybetli, oğlan beş bin yıl evvelin hatalarını yapıyor, ama aklına derslerde de okusa, kitaplarda da kavuşamıyor, o da anlaşılan geçiyor, kız üç bin sene öncenin heveslerinde, senin kıza bak dirilse bir Asurlu gülecek, ey Mezopotamya, eski krallık, asma bahçeleri, kuleler, yenisi ve iyisi yapılamazken bunca yıkılmak niye?
--reklam--
Öyle miymiş? Alıntıları - Sözleri
- Tanrı'nın insana karışmaması değil insanın insana karışamaması acı olan.
- Sabah uzun, öğle daha uzun, akşam kısa, gece nihayetsizdir. Çocukluk kısa, gençlik daha kısa, yetişkinlik uzun, ihtiyarlık bir akşam saatidir.
- Öyle ya hayatı kim ölüden iyi bilirmiş.
- Tecrübe hataya mani değil hatayı tanımaya imkan imiş, ama sen hata yapmasan da ne yaptığını aslında bilemeyeceğini öğrendin.
- Aşırıya kaçtığımı biliyorum ama kaçabileceğim başka bir yer de yok.
- - Kitap başka, hayat başka. - Öyle mi? - Öyle. - Niye? - Öyle. - Niye? - Öyle, öyle.
- İnsan kendi içinde körebe oynarmış.
- Akıbet zamklı bir şeydir insana arkasından da, önünden de yapışır.
- "Allah bize lütuf verdi," denilir, belki sade mühlet vermiştir.
- "Kadere bakan güneşe bakan gibidir, Işığı görür, sınırları algılayamaz."
- İlim kösenin et benindeki tüy imiş.
- Hiçbir şeyin yetmediği insana kitap yeter mi?
- Anladım ki gerçek, yalanın sofrasında da yer alabilecek bir yeryüzü bitkisidir ve kendinden mesul değildir.
- ...hayat hayret edileceği yapmaya gayret etmektir.
- Ah, öne geçme nedir halbuki Öne geçme arkadan gelen herkesi bekleme demektir.
--reklam--
Öyle miymiş? İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Öyle miymiş?: "Okuduklarımı anlamayışım beni de anlaşılmaz yaptı, okuyup gülemeyişim beni de gülmenin uzağına bıraktı, okuyup da hadi hadi diyemeyişim beni olduğum yere bıraktı, okuyup da bildiğime rast gelmeyişim beni bir tanıdığın tebessümünden mahrum bıraktı, okuyup da söylemek isteyip de söyleyemediğimi bulamayınca dilsiz ve söylenene mahkum bıraktı, okuyup da nedensizce titremek beni gölgelerden ve seslerden ve anlayamadığından zangır zangır titrer bıraktı." (Syf: 61) Şule Gürbüz'den okuduğum ikinci kitap olup, yukarıda yer alan cümle tam da kitabı okurken hissettiklerimi anlatıyor. Kitap sürekli duraksayıp düşünmeye, okuyup tekrar aynı cümleyi sindirmeye çalışmakla geçti. Bu nedir yahu, nasıl kaleme alınmış fikirler böyle demekten kendimi alamadım. Okuyun ama sakin kafa ile okuyun, zaman ayırın, tüm zihninizi odaklayarak okuyun. Ama mutlaka okuyun derim. (Seldali)
Allahım bunu da okudum, gördüm ya artık ölebilirim. Susarak ölebilirim. O kadar o kadar çok beğendim ki tüm cümleleri ikişer defa okudum. Bu kadar acziyetle böyle böyle bir hikmet-i görüş, anlatış... Yazarın kendisi başlı başına hikmet. Nereden kanamışsa Şule Gürbüz ben de bendekileri tutarak, ağlayarak okudum. Allahım olamaz dediğim oldu! Şimdi yalnız değilim diye sevinmeli mi, yoksa bırakıp kalemi, söylenecek bir şey kalmamış diye susmadan günlerce ağlamalı mıyım? İnsan ustası mısın be kadın, kalemi sen mi icat ettin, yazıyı sen mi buldun? İnsanı bu kadar tanımak hem korkutucu hem de bir ensturumanda bilinmeyen bir nota bulmuş olmak gibi hayretler, hayranlıklar uyandıran bir şey. Dünyaya bile iyi ki gelmişim dedirtti. Başkanım Şule Gürbüz. (S.S)
Açıkçası Hakan Günday’ın bir röportajında Şule Gürbüz’ün ismini duymuştum. Merak etmiştim, önerdiği hemen hemen her yazarı okudum diyebilir. Şule Gürbüz de Bugünlere kaldı. Neyse roman’a geçeyim spoiler vermeden, Kısa bir şekilde şöyle dile getirebilirim; Düşünüp yazamadıkların, aslında hissettiğim ve anlatmak istediğim şuydu Bunu eleştiriyorum. Şunu savunuyorum. Aslında hiçbir şey bilmiyorum. Ama her şeyin farkındayım. Tadın bir romandı :) İyi okurlar (Rameus)
--reklam--
Öyle miymiş? PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Şule Gürbüz - Öyle miymiş? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Öyle miymiş? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Şule Gürbüz Kimdir?
1974'de doğdu. İstanbul Üniversitesi’nde sanat tarihi ile İspanyol Dili ve Edebiyatı, Cambridge Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldı. Antika saatlerin tamiri üzerine ustalaştı. Bu alandaki çalışmalarına 1997’de Dolmabahçe Sarayı’nda başladı. Çalışmalarını halen Milli Saraylar Müdürlüğü bünyesinde sürdürmektedir.
Ödülleri
2011 Türkiye Yazarlar Birliği Kamu Yayıncılığı Ödülü (Saat Kitabı)
2012 Oğuz Atay öykü ödülü (Zamanın Farkında)
--reklam--
Şule Gürbüz Kitapları - Eserleri
- Kambur
- Coşkuyla Ölmek
- Öyle miymiş?
- Zamanın Farkında
- Ağrıyınca Kar Yağıyor
- Ne Yaştadır, Ne Başta Akıl Yoktur
- Saat Kitabı
--reklam--
Şule Gürbüz Alıntıları - Sözleri
- "Şimdi hiçbir şeyi sevmiyorum Yalnızca düşlüyorum" (Kambur)
- ve umut, kaygan bir peri (Ağrıyınca Kar Yağıyor)
- Tecrübe hataya mani değil hatayı tanımaya imkan imiş, ama sen hata yapmasan da ne yaptığını aslında bilemeyeceğini öğrendin. (Öyle miymiş?)
- Hayatla her anlaşmaya varan, varamayanın kederini artırır, onun garipliğine bir ilmek daha atar. Dünyayı her makul bulan onu ayıplayanı yalnızlaştırır, tuhaflaştırır, şartlarını her kabul eden ve ona göre davranan, yaşamada şart olmayacağını düşünenin önermesini daha da gizler, daha da bulunmaz yere saklar ve bunu arayanı da gitgide azaltır. (Coşkuyla Ölmek)
- her deniz anlamını ararken bulanık nehir gölgelerinin yaratılış günlerinde özlem nasılsa gidip gidip hep durmaktır kendinde (Ağrıyınca Kar Yağıyor)
- belki de bütün psikanalizi tersine çevirmek gerek; yaşamın saçmalığı rüyalarınkinden kat kat fazla. (Kambur)
- Ah, öne geçme nedir halbuki Öne geçme arkadan gelen herkesi bekleme demektir. (Öyle miymiş?)
- Herkesin kendi yerine yaşadığı ve kendi yerine öldüğü söylenir hep, ama herkes kendi de değil, kendi yerinde de. (Zamanın Farkında)
- Hiçbir şeyin yetmediği insana kitap yeter mi? (Öyle miymiş?)
- Öyle ya hayatı kim ölüden iyi bilirmiş. (Öyle miymiş?)
- Bir günü daha bitirmenin sevincini, yarına başlıyor olmam yarıda bırakıyor. (Kambur)
- bir zaman olayım ardında aradığı olmayan - (Ağrıyınca Kar Yağıyor)
- Her şeyin aranmasında ben bulunmaktım ama bir telaştan gizlenmiştim de... (Ağrıyınca Kar Yağıyor)
- "Allah bize lütuf verdi," denilir, belki sade mühlet vermiştir. (Öyle miymiş?)
- "Kadere bakan güneşe bakan gibidir, Işığı görür, sınırları algılayamaz." (Öyle miymiş?)
- - Huzursuzluktan kurtulmanın yolu nedir? - Daha da huzursuz olmaktır – ta ki artık seni rahatsız edene dek. (Ne Yaştadır, Ne Başta Akıl Yoktur)
- Sabah uzun, öğle daha uzun, akşam kısa, gece nihayetsizdir. Çocukluk kısa, gençlik daha kısa, yetişkinlik uzun, ihtiyarlık bir akşam saatidir. (Öyle miymiş?)
- "zamanlara dair umudu ve sorumluluğu olmayanın niye saati olur ki" (Saat Kitabı)
- ve ölümün sorusuyla vuruldu içimin kapısı. (Ağrıyınca Kar Yağıyor)
- Yaşamdan iptalimi istiyorum... (Kambur)
Yorumlar
0 yorum