Kitap Künyesi
Yazar: Brenda Joyce
Çevirmen: Gülce Arman Bayrakçı
Orijinal Adı: The Game
Yayın Evi: Pegasus Yayınları
İSBN: 9786052990773
Sayfa Sayısı: 488
--reklam--
Oyun Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kural tanımaz bir korsan ile soylu ve başına buyruk bir genç kız; aşk, tutku ve ihanet sarmalında bir maceraya yelken açarsa oyunun galibi kim olur?
Oyuncular
Manastırdan ayrılan soylu ve haşin Katherine FitzGerald, çok sevdiği İrlanda’ya dönmek için deniz yolculuğuna çıkar. Ne var ki kendini, Denizlerin Efendisi olarak nam salmış meşhur korsanın tutsağı olarak buluverir.
Hamleler
Korsan kaptan Liam O’Neill, Kraliçe Elizabeth’in gözdesidir. Hem sarayda hem de yatak odasında muhteşem bir oyuncudur ve gizli emellerini gerçekleştirirken inatçı Katherine’in kalbini kazanmaya da kararlıdır. Ancak şimdi, yürek burkan bir ihanetin üstesinden gelmeye çalışırken ölümcül bir oyunun sonunda zafere ulaşmak için değer verdiği her şeyi tehlikeye atmak zorundadır. Tüm kuralları yıkmak pahasına olsa da.
Oyun
Başladı…
“Okuyucuyu sarsacak, içten bir anlatım.”
-Publishers Weekly
“Görkemli Elizabeth Dönemi’nde geçen baş döndürücü bir güç ve tutku hikâyesi. Mutlaka okunmalı!”
-Virginia Henley
--reklam--
Oyun Alıntıları - Sözleri
- Ne yakaladım ben böyle? Ne kadar da güzel bir ödül. Görünüşe göre gerçek bir hazine, bunca kurşun ve metalin arasında değerli bir taş. Gel buraya, canım, gel.
- Ama sen benim ganimetimsin, seni denizde kazandım. Artık bana aitsin. Senden vazgeçemem.
- İstedeğin kadar inkar edebilirsin fakat sen benimsin. Buna ister tutku de, ister saplantı, ne istersen de fakat damarlarımda yakarcasına ve çılgınca akan kanda sen varsın, Katherine. Senden vazgeçemem.
- -"bazı erkeklere şeref çok yakışıyor"
- -"Senin koruyucun var Katherine, tüm dünyada tek bir koruyucun var ve o da benim." "Ama beni kendinden koruyamayacaksın."
- -"Ben sana kalbimi açıyorum, sense onu fırlatıp yüzüme atıyorsun. Çok zalimsin, Katherine."
- -"Sen güzel şeylerin zevkini çıkarması gereken bir kadınsın. Sen bir kraliçe gibi el üstünde tutulması, değer verilmesi ve şımartılması gereken bir kadınsın. İpekler, kadifeler, kurdele ve danteller giymelisin. Sen varlıklı asil insanlar gibi görkemli şeyler giymelisin, Katherine. Kulaklarında pırlantalar, belinde yakutlar ve eğer istersen saçlarında safir ve zümrütler olmalı. Yoksa daha mütevazi şeyler mi tercih edersin? O halde inciler ve altınlar takmalısın. Bir sınır yok, Katherine. Sadece istemen yeterli ve hepsi senin olur " "Hugh'nun iğrenç teklifini reddettim. Seni de reddediyorum. Kimsenin sevgilisi olmayacağım." "Katherine, senden sevgilim değil, karım olmanı istiyorum."
- "Söylesene tatlım, Liam gibi güçlü ve zengin bir adam, politik açıdan hiçbir önemi olmayan, değersiz bir yük taşıdığı aşikar olan, ufak Fransız gemisini neden ele geçirsin?" "Bilmiyorum." "Çünkü o yük sadece başkaları için değersizdi Katherine. Liam için kesinlikle değersiz değildi. Onun için paha biçilemezdi."
- Fakat kalbi, aklına meydan okuyacak kadar cesurdu..
- "İntihar, gayri meşru ilişkiden daha büyük bir günahtır.."
- "Bazı kadınlar tutkudan Korkmazlar.."
- " İstediğin kadar inkar edebilirsin ama sen benimsin. Buna ister tutku de ister saplantı , ne istersen de fakat damarlarımda yakarcasına ve çılgınca akan kanda sen varsın, Katherine bundan vazgeçmem. "
- Sen benimsin benimsin benimsin ...
--reklam--
Oyun İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın daha önce iki kitabını okumuştum. "Bir Avuç Aşk" ve "Gönülçelen" ikisinde de erkek karakterler beni fıtık etmişti. O kadar gaddar, kibirli ve kuraltanımazlardı ki, bu kitapta da öyle olmaması için dua ettim. Adamımız Liam bir korsanfı evet ama asla gaddar ve acımasız değildi. Kızımız Katherine (18) çok saftı ve aptalca şeyler yaptı, o nu da yıllarca manastırda yaşamasına ve yaşının cehaletine veriyorum hadi. Yine de bir sahne vardı ki bana kitabı kemirtti resmen. Liam'ın ona ihanet ettiğini düşündüğü ve onunla yüzleştiği sahne. Adam neden yaptığını açıklamaya çalışıyor ama bizimkisi dinlemek yeribe onu hem suçluyor hem de kalp kırıcı ortada olmayan şeyler söyleyip duruyordu. Liam sonunda kızdı ve çekti gitti. Ondan sonra ikisinin de başına gelmeyen kalmadı tabi. Hak etti mi, bence Liam hak etmedi ama Katherine biraz dinlemeyi öğrenmeliydi. Neyse efendim. Uzun soluklu bir romandı. Soluğumu tutarak okuduğum yerler bolcaydı. En nefret ettiğim karakter Kraliçe Elizabeth'di kadını yolmamak için kendimi zor tuttum. Her şeyiyle bol entrikalı bol aşklı bir Historical'dı. Bittiği için üzgün değilim :) (Sage Taylors)
Önce söylemeliyim ki, Brenda Joycenin Dewarenne serisinin 3cü kitabı olan şu kitabın bundan önceki 2 kitapla bir alakasl yok..evet aralarında soy olarak bağlantı var ama.diğer ikisi 11ci yüzyıl, bu kitapsa 16cı yüzyıl İngilterenin Elizabeth dövründe yaşanıyor..yani serinin bundan önceki kitaplarını olumadıysanız okumanızı tavsiye ederim.. Bu kitapta baş karakterlerin hayatı İngiltere kraliçesi Elizabeth'in ellerindedir. Yine diğer kitaplar kimi olaylar öyle kurulmuş ki "her şey bitdi, uçurumdan aşağı düşüyoruz " derken aniden her şey değişmeye, güzelleşmeye başlıyor.. Yazarın anlatım dilini seviyorum..akıcı bir dili var, serini bıkmadan bitirme hevesindeyim. (Poppyl⠀ོ)
Güzel bir serinin daha sonuna gelmiş bulunmaktayım. Kitap, şu sıralar içinde bulunduğum okuma isteksizliğime çok iyi geldi, kitabı 2 günde bitirdim. De Waranne Serisi gözümde çok başarılı bir seri olmasına rağmen serinin 2 kitabı beni hayal kırıklığına uğratmıştır: Yemin ve maalesef yorumunu gireceğim Oyun beklentimin altında olan kitapları oldu. Benim için kitabın hem olumlu hem olumsuz yönü baş karakterimiz Liam O'Neil oldu. Liam, seride Cliff ile beraber beni delirtmeyen erkeklerden biriydi. Katherine için yaptıkları, çektiği zorluklar ile kendini sevdirdi. Fakat kitabın büyük bölümünde Liam, birliktelik için Katherine'yi aşırı zorluyor. Korsan olduğu için ondan beklenilen davranış bu yönde olsa da Liam'ın kıza biraz daha sabırlı yaklaşmasını isterdim. Brenda Joyce gerçekten bambaşka bir kaleme sahip. Yazdıklarıyla tekrara düşmeyen nadide yazarlardan biri. Bir kez daha başarılı bir kurgu göze çarpıyor. Olayların ardı arkası kesilmiyor. Yalnız olay açısından "Gülün Sözü" gibi bir kitap beklemiştim. Ülkemizde kitabı çevrilmeden önce okumuş olanlar kitabı aşırı beğendikleri için böyle bir beklenti oluşmuştu. Yine de dediğim gibi, bu kurgu diğer historicallere 10 basar. Katherine tam bir eski dönem kadını. Hayattaki tek amacı soylu ve iyi bir eş ve aile hayatı. 488 sayfa boyunca bu isteği bir süre sonra beni delirtmeye başladı. Bir de erkek beğenmiyor hanımefendi. İlle soylu biri olacakmış, soylu geliyor onda da bir sebepten ötürü beğenmemezlik yapıyor. Her erkeğin hangi amaç olursa olsun Katherine ile uğraşması da sıkmaya başlıyor. Her zamanki gibi Pegasus'u da kınıyorum. Bundan önce çıkan Gülün Sözü, Oyun'un sayfa sayısı kadardı ve 29.90 idi. Şimdiki kitap 34.50 olmuş ve internetten alış veriş yapamadığım için maalesef bu parayı verdim. Yorumlarda da dedikleri gibi galiba sayfalara altın serpiştiriyorlar. Ne kadar gitmeyeceğim desem de fiyatlar sağ olsun başta CNR Fuarı'nı bekleyim dedim ama standlarına baktığımda anca 1 tane kitap gördüğüm için kendilerine güvenemedim. Bir de verdiğim paraya değse. Kitapta fazla imla hatası mevcuttu. Örneğin "ismini" yazacağına "simini" gibi saçma sapan şeyler çokça vardı. Sonraki kitabın fiyatını korkuyla bekliyorum ve yeni bir seri ile başlarlarsa "Francesca Cahill Serisi"ne başlamalarını umuyorum. http://belleninkutuphanesi.blogspot.com.tr/2017/02/oyun-yorum.html (Maggie)
--reklam--
Oyun PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Brenda Joyce - Oyun kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Oyun PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Brenda Joyce Kimdir?
Brenda Joyce, 49'dan fazla romanı ile New York Times ve USA Today'ın en çok satan yazarlarından biri. İlk romanı Masum Ateş ile En İyi Batı Romantizmi ödülünü kazandı. İlerleyen zamanlarda En İyi Tarihi Romantizm ve iki kez Yaşam Boyu Başarı Ödülü kazandı. Romanları 14 milyondan fazla baskı yaptı ve bir düzineden fazla ülkede yayımlandı.
--reklam--
Brenda Joyce Kitapları - Eserleri
- Maskeli Balo
- Bir Avuç Aşk
- Gönülçelen
- Gülün Sözü
- Kaçak Gelin
- İmkansız Aşk
- Kusursuz Gelin
- Aşka Yelken Açanlar
- Yemin
- Tehlikeli Aşk
- Oyun
- Düşler Evi
--reklam--
Brenda Joyce Alıntıları - Sözleri
- Rex, “Sen de benim hayatımı kurtardın, Blanche,” diyerek onu şaşırttı. Blanche bir zamanlar Rex‟in varlığının bir parçası olan o insanlardan uzak, yapayalnız hayatı hatırladı ve gözleri yaşlarla doldu. “Bir daha asla yalnız kalmayacaksın.” “Biliyorum.” Rex‟in gözlerindeki bakışlar değişip için için yanan bir kora dönüştü. Blanche vücudunun sızlamaya başladığını hissederek dudaklarını yaladı. “Akşam yemeğini odamızda almaya ne dersin, sevgilim?” diye sordu usulca. Sör Rex gülümsedi ama bir yandan da ona doğru eğilip burnunu göğüslerine sürtmeye başlamıştı. “O çingene sana zihin okumayı da mı öğretti yoksa?” diye sordu başını kaldırmadan. (Kusursuz Gelin)
- -"Senin neyin var?"diye sordu Tyrell. Cliff parmaklarıyla masada ritim tuttuğunu yeni fark ediyordu. "Hiçbir şey" -"Galoptan fırlamaya hazır yarış atı gibi duruyorsun." (Aşka Yelken Açanlar)
- Emilian’a baktı. Ondan nefret etmiyordu ama bunu ona söylemeye niyetli değildi. “Özür dilerim,” dedi genç adam belli belirsiz. Ariella dünyanın durduğunu hissetti. “Ne?” “Özür dilerim, dedim. Buraya özür dilemek için geldim. Çok pişmanım.” Ariella kalakalmıştı. (Tehlikeli Aşk)
- Eleanor dehşete kapılmıştı. “Nasıl böyle bir şey düşünebilirsin? Bizi unutmak mı?” diye tekrarladı. “Ne bizi ne de seni asla unutmayacağım! Bana söz ver Sean, özgürlüğüne kavuştuğunda..” Sean onun sözünü kesti. “Hayır!” diye haykırdı. “Hayır!” Afallayan Eleanor onun yüzüne baktı. “Seni unutmamı isteme benden,” diye yalvardı çaresizce. “Ağlama!” Sean parmaklıkların arasından elini uzattı. “Böylesi çok daha iyi olacak.” (Kaçak Gelin)
- Ariella göz yaşlarını sildi. "Ona aşığım." Babası onu inceledi. -"Senin için seçeceğim bir adam olmazdı." -"Roman olduğu için mi?" -"Hayır, yaralı bir aslana benziyor ve yaralı hayvanlar her fırsatta etraflarına saldırırlar. Onlardan daha tehlikelisi yoktur." (Tehlikeli Aşk)
- Burası çok karanlık ve gittikçe soğuyor... (Düşler Evi)
- "Söylesene tatlım, Liam gibi güçlü ve zengin bir adam, politik açıdan hiçbir önemi olmayan, değersiz bir yük taşıdığı aşikar olan, ufak Fransız gemisini neden ele geçirsin?" "Bilmiyorum." "Çünkü o yük sadece başkaları için değersizdi Katherine. Liam için kesinlikle değersiz değildi. Onun için paha biçilemezdi." (Oyun)
- Muhteşem bir kırmızı gül... Genç kadın şaşırarak duraksadı. Sersemlemiş bir halde Stephen 'a baktı; genç adam tembelce ona bakıyordu. "Bunu nereden buldun?" "Tuhaf bir durum değil mi? Kış ortasında bir gül. Senin için, benden bir hediye" (Gülün Sözü)
- "Neredeyse kazanacaktım" "Zaferin yanına bile yaklaşamadın Bayan Hugnes. Yaklaşamayacaksın da. Eğer benimle savaşmak istiyorsan o başka." "Bir gün senin mezarının üzerinde keyifle dans edeceğim, adi herif" "Ona ne şüphe." (Bir Avuç Aşk)
- Düğün gününde tüm gelinler aşıktır... (Aşka Yelken Açanlar)
- - "Ve ben sinir bozucuysam, sen de dayanılmazsın. Bu yüzden bu kadar uyumluyuz." (Tehlikeli Aşk)
- "-Sarhoş olmayacağına söz vermiştin!" -"Olmadım ki, Alekşandra, yemin ederim tek bir damla bile viski içmedim" -"Leş gibi viski kokuyor ve sallanıyorsun, baba." dedi Alexandra. -"Tek bir damla bile vijki ijmedim"dedi babası dili sürçerek. "Jindi, jin!" (İmkansız Aşk)
- Erkekler akıllı kadınlardan hoşlanmaz ... (Aşka Yelken Açanlar)
- -"Yalnızlık ödenecek küçük bir bedel." (Yemin)
- " Aşkın mantıkla ilgisi yoktu ve asla da olamazdı; mantığa tamamen ters düşen bir kavramdı. Aşk zihin gücünde değil, yürek gücündeydi. " (Gülün Sözü)
- “Neden bana iyilik yapıyorsunuz?” “Ben kötü bir adam değilim,Alexandra. İddia ettikleri gibi kalpsiz de değilim.” (İmkansız Aşk)
- “İnsan doğası gereği, zaman zaman aramızda tartışmalar da yaşanacak. Az önce şahit olduğum öfke bunun bir ispatıysa kimi zaman hararetli tartışmalar da yapabiliriz. Ama bu ne birbirimize verdiğimiz yemini ne de kalbimdeki duyguları değiştirebilir.” (Kusursuz Gelin)
- “Ne kadar tuhaf,” dedi. Devlin durdu ama dönmedi. “Aşk ile nefret bir paranın iki yüzüdür derler. Bunun ne demek olduğunu anlamazdım.” Devlin daha da sert görünüyordu, dönüp kadına baktı. Virginia acı acı gülümsedi. “Dün gece sevinç ve aşkla kendimi sana verdim.” Devlin yüzünde ve gözlerinde hiçbir ifade olmaksızın ona bakıyordu. “Bugün senden sadece nefret ediyorum.” Virginia bu acı sözleri söylerken bile pişmanlık duyuyordu, böyle zalim sözler ettiği için kendinden de nefret ediyordu. Devlin’in yüzü çarpıldı ve başını eğdi. “Bu hakkındır. İyi günler, Virginia.” Çıkıp gitti. (Bir Avuç Aşk)
- Genç papazın tombul karısı, kilisedeki heyecanla şaşkına dönmüştü. Papaz Ariella’ya döndü. “Ve sen, Ariella de Warenne, bu adamı hastalıkta sağlıkta, iyi günde, kötü günde, ölüm sizi ayırana kadar kocan olarak kabul ediyor musun?” Emilian’la göz göze geldiler. Genç adamm tavırları biraz ağırbaşlı ve biraz sertti. Daha önce bu kadar kararlı bir adam görmemişti, özellikle de kendi düğününde. Ariella hakkında şüpheleri mi vardı? Bu bir şeyi değiştirir miydi? Yolculukları başlamıştı ve artık hiçbir şey, hiç kimse onları durduramazdı. “Ariella?” diye sordu Emilian. Ona gülümsedi. “Bu adamı ölüm bizi ayırana kadar kocam olarak kabul ediyorum.” Emilian’m gözlerinden, rahatladığı belli oluyordu. (Tehlikeli Aşk)
- Sean tek dizinin üzerinde yere çöktü. “Bunu hak etmesem de bana kanm olma lütfunda bulunur musun? Sana değer vermeme, seni el üstünde tutmama ve hayatımın sonuna dek sevmeme izin verir misin? Çocuklanmı doğurup evimi çekip çevirir misin? Aklımı başıma toparlamakta bundan daha erken davranmadığım için beni affeder misin?” (Kaçak Gelin)
Yorumlar
0 yorum