Kitap Künyesi

Yazar: Bekir Coşkun

Yayın Evi: Ümit Yayıncılık

İSBN: 9789757115915

Sayfa Sayısı: 224

--reklam--

Pako'ya Mektuplar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İşte böyle Pako....

Gördüğüm her kuş, tanıdığım her yaratık, peşinden baktığım her tavşan, sırtüstü uzanıp seyrettiğim her şahin beni büyüledi... Yüreğimde inanılmaz fırtınalar koptu.

Artık aşıktım Pako...

Dağlara, ormanlara, ağaçlara, derelere, taşlara, kayalara, dikenlere aşıktım...

Sevgimin öyküsünü anlatıyorum sana....

(Arka Kapak)

Sevgili Pako...

Bu kitap belki de ikimizin öyküsü...

Yani bir insan ile kara tüyleri içinde gözleri gözükmeyen bir küçük köpeğin öyküsü...

Doğrusunu istersen, sana seslenirken asıl amacım insanlara bir şeyler anlatmaktı....

Derin ve karanlık bir gecede, sen yanıma yatıp uyuduğunda, ben başını okşadığımda, gözlerimi boşluğa dikip kendi kendime mırıldandığım şeylerdi bu kitap...

Belki de benim ve benim gibi, evrenin - doğanın - ağaçların - ırmakların - ovaların - geyiklerin - turnaların, kısacası cennet dünyanın yok oluşuna tepki duyan insanların bir dilekçesi...

(Önsöz'den)

--reklam--

Pako'ya Mektuplar Alıntıları - Sözleri

  • "Unutmak... Aslında iyi bir şey. Özellikle acı çeken insanların en büyük destekçisidir diye düşünüyorum, unutmak..."
  • "İnsanı insan yapan, sevmeyi öğrenmiş insanlardı. Şimdi öyle insanlardan fazla kalmadı. Asıl, sevmeyi bilmeyen insanlar tehlikelidir, onlardan her zaman uzak durmalısınız."
  • Yoksullara yaşama hakkı bile vermiyorlar. Yüreklerindeki teller yüzünden...
  • Ben yeşil tepeleri severim... Dağları, dereleri, otları, sazları, dikenleri severim... Uzaktaki kayalıkları, bataklıkları, çalılıkları ... rüzgarda sallanıp duran devedikenlerini ... ovaları, nehirleri, uzaktan köpek seslerinin geldiği yaylaları... Sevdalıyım ben... Yeşil tepelere sevdalı...
  • "Görüyorsunuz; insan ya da hayvan, acılarımız acıdır."
  • "Onu sevmek istiyorum... Ama benim kocaman ellerim var... Onu okşasam hırpalanacak... Ben de ellerimi cebime koyup dudaklarımı huni gibi uzatarak oldukça büyük bir kuş oluyorum ve ötüyorum... Korkup canhıraş bağırıyor... Kuş olmak istediğimi anlamadı. Alıp sevsem, okşasam ölecek... Ellerim kocaman...
  • "Her canlının acı çekebileceğini bilmeyen var mı?.. Bunun için acı çekmeniz gerekmez, acı çekenleri duymalısınız... Ve acının insanlara özgü olmadığını bilmelisiniz... Acı ya da acısız... Yaşam sürüyor..."
  • "Ben kuşların özgür uçmalarını, gökyüzünde birer melek gibi süzülmelerini severim."
  • Bence, insan önce insan olmalı... Yüreğinde merhamet ve sevgi olmalı... Merhametsiz ve sevgisiz insanın, hiçbir sıfat, ismi, kimliği olmamalı... Çünkü ilk kimlik “insan” olmadıktan sonra, öbürlerini nereye iliştireceksiniz?..
  • Araba krikosu ile suyun içindeki teknemin pervanesini değiştirmeye kalktığımda balıkçılar sormuşlardı: "Ehliyet Ankara'dan mı?.." ... Demokrasi olmadan "demokratik parlamenter sistem" sahibi olan bir ülkenin çocukları, deniz ve gemi görmeden de kaptan olabilir...

--reklam--

Pako'ya Mektuplar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

can pako, can bekir ağabey: Geçen sene (2020 yılı) kaybettiğimiz gazeteci, yazar Bekir Coşkun’un kitabını az önce bitirdim. Kendisine Bekir Ağabey demeyi daha uygun buluyorum. Bir yazar ya da gazeteci kimliğiyle değil, büsbütün hayvansever kimliğiyle karşımızda Bekir Ağabey bu eserinde. Kitaba bile köpeğinin adını vermiş, Pako. Peki kimdir bu Pako? Akla birçok ihtimal gelebilir. Sokak köpeği mi? Av köpeği mi? Kangal mı? Pako’nun Bekir Ağabey ile çekilmiş, şeker mi şeker fotoğrafı: https://i.hizliresim.com/pbzaa33.jpg Pako’yu tanıyınca şaşırdım. Eli kalem tutan, sağlam fikirleri olan bir yazar. Hürriyet gazetesinde köşe yazarıydı kendileri. Neler mi yazardı? Kendini anlatırdı. Sadece kendisini değil, birçok şeyden bahsederdi. Köpeklerden, kedilerden, atlardan, eşeklerden… Ha bir de Hayvan Hakları Yasası’ndan bahsederdi. Acı çekmiş, acı çekenleri de anlamaya çalışmış bir köpek… Bizlere hayat dersi veriyor adeta. Bekir Ağabey’in fotoğrafını eklemek istedim: https://i.hizliresim.com/e1zed2u.jpg Düzenli bir şekilde Hürriyet gazetesine Pako adlı köpeği üzerinden yazılar yazdı Bekir Ağabey. O dönemde ve belki sonrasında da kendi yazıları kadar okunmadı, dikkate alınmadı. İnsanlar o dönem, Pako’yu Bekir Ağabey’den daha çok tanıyorlardı. Kitabını eşi Andree’ye ithafen yazmış. Eşi de kendisi gibi hayvanları çok sever. Hayvan sevgisini öyle bir şekilde yüreklerinde taşıyorlar ki, hayran olmamak mümkün değil. Birbirlerine delice aşık iki insan, hayvanları canları gibi sevip sahip çıkıyorlar. Kitapta aynı zamanda; Rok, Gorbi ve Çıtır ismindeki diğer üç köpeğe de yer verilmiş. Nasıl sahiplendiklerine, birbirleri arasındaki tatlı ilişkilerine ve daha birçok şeye yer verilmiş. Bir köpeğin ağzından insanları tanıdım, yakinen… İnsanlar ne kadar kötüymüş, ne kadar caniymiş, ne kadar vicdansızmış, ne kadar alçakmış… “Dünyaya insan olarak gelmeseydim şu hayvan olmak isterdim” şeklinde başlayan bir cümle kuramıyor insan. Çünkü bu dünyada insanlar(!) var. Zalim, nefret dolu, zayıfı ezmeyi kendine şiyar edinmiş, alçak insanlar… Bu kitabı okurken nedense aklıma Beyaz Diş kitabı geldi. O kitapta da insanların ne kadar acımasız olduğunu görmüştüm. Ve aynı şekilde o kitapta da bir köpeğin hislerini, duygularını okumuştum. Hayvanlara aşık bir insan olan Bekir Ağabey’den, hayvanların duygularını okumak gerçekten inanılmazdı. Onların da acı çektiğini, onların da yalnızlık hissettiğini, üzüldüğünü, sevgiye muhtaç olduğunu okudum. Sokakta binlerce köpeğin aç, susuz dolaştığını okudum. Çok aç olduğu halde bulduğu yiyeceği yemeyip yavrularına götüren fedakar hayvanları okudum. Zehirli et verilerek öldürülen hayvanın yavrularının gelip annesinin memesinden süt emmeye çalıştığını okudum. Tüylerim diken diken oldu. Bekir Ağabey, eşi Andree ve iki tatlı köpek: https://i.hizliresim.com/eqy5pw4.jpg Ülkemizde hayvan haklarının gündeme gelmesinde çok önemli bir yer edinmiş bu eser. Dili, anlatımı da gayet samimi. Hayvanların dünyasına, duygularına tanıklık ediyoruz okurken. Yaşadığı sorunları da sık sık dile getirmiş. Onların da bir canı olduğunu öyle güzel anlatmış ki… Aynı zamanda TV dizisi haline de getirilmiş zamanında. Hatta uluslararası kanallarda da yayımlanmış.(TRT, BBC ve daha birçok kanalda) 289 sayfalık ama o samimi dili yakalayınca akıp giden bir kitap olmuş. Kurgu değil, tamamen gerçek bir kitap. Bekir Ağabey’in mezarına gelen sürpriz ziyaretçi: https://i.hizliresim.com/99bfu63.jpg “Kamyonlara doldurulup sucuk fabrikalarına götürülen atlar… Önce ayağı sonra başı kesilen buzağılar… Hayvanat bahçesinde fındık yerine iğneli yemiş atılan flamingolar… Kuğulu Park'tan çalınıp ızgara yapılan kuğular… Çöplüklerde bir parça yiyecek bulmak için çöpleri eşelerken, silah eğitimi için vurulan bebek köpekler… Ve tüm bunları yapanları suçlu saymayan bir yargı…” (Bekir Coşkun TELEF adlı yazısından: https://www.haytap.org/tr/telef ) Bekir Ağabey ile yapılan şu güzel röportajı okumanızı istiyorum, kendisini ve hayvan sevgisini daha yakından tanımak için : https://ajanimo.com/liderlerin-cocukluklarinda-birer-kedileri-olsaydi-bunca-cana-kiyilmazdi/ -------------------------------------------------------------------------------------------------- Birkaç güzel haber eklemek istedim : 75 Yaşındaki Nine Yaralı Halde Bulduğu Baykuşa Gözü Gibi Bakıyor : https://ajanimo.com/75-yasindaki-nine-yarali-halde-buldugu-baykusa-gozu-gibi-bakiyor/ Sokakta Yaşayan Evsiz Hayvanlar İçin Plastik Atık Topluyor : https://ajanimo.com/sokakta-yasayan-evsiz-hayvanlar-icin-plastik-atik-topluyor/ Erzurum Valisi Okay Memiş, Ormanda Rastladığı Anne Köpek İle Yavrularına Sahip Çıktı : https://ajanimo.com/erzurum-valisi-okay-memis-ormanda-rastladigi-anne-kopek-ile-yavrularina-sahip-cikti/ 40 Köpeği ile Birlikte Hayat Mücadelesi Veriyor : https://ajanimo.com/40-kopegi-ile-birlikte-hayat-mucadelesi-veriyor/ -------------------------------------------------------------------------------------------------- Birkaç olumsuz haber toplayıp eklemek istedim (Lütfen olumsuz etkilenecekseniz haberleri okumayın.) : Köpeğin vajinasından 12 santimlik el feneri çıktı! : https://www.sozcu.com.tr/2020/gundem/bunu-yapan-insan-olamaz-kopegin-vajinasindan-12-santimlik-el-feneri-cikti-6042086/ Köpeğe Sıcak Su Döken Güvenlik Görevlisinden T.C.’nin Adaleti İle Dalga Geçen Savunma: Korktuğum İçin Sıcak Su Döktüm : https://ajanimo.com/kopege-sicak-su-doken-guvenlik-gorevlisinden-t-c-nin-adaleti-ile-dalga-gecen-savunma-korktugum-icin-sicak-su-doktum/ Havlıyor diye köpeği katletti: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/havliyor-diye-kopegi-katletti-sozleri-cileden-cikardi-41268711 YENİ DOĞMUŞ YAVRULARI OLAN HAYVANLARI ÖLDÜRMÜŞLER: https://www.hurriyet.com.tr/agvada-hayvan-katliami-mandalari-silahla-vuru-40530272 Sokak hayvanlarını önce zehirledi sonra yaktı : https://www.hurriyet.com.tr/gundem/korkunc-katliam-sokak-hayvanlarini-once-zehirledi-sonra-yakti-40491423 Antalya’da 12 köpek ve 2 kediyi zehirlediler: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/antalyada-12-kopek-ve-2-kediyi-zehirlediler-40299719 Bartın'da 18 sokak köpeği telef oldu: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/bartinda-18-sokak-kopegi-telef-oldu-40064101 Zehirli sosisle toplu katliam: https://www.hurriyet.com.tr/zehirli-sosisle-toplu-katliam-27597552 İstanbul Fatih’te esrarengiz hayvan katili 2 yavru kediyi önce defalarca tekmeledi; sonra da ayaklarının altına alıp sokak ortasında öldürdü. : https://www.hurriyet.com.tr/gundem/yavru-kedileri-boyle-oldurdu-26989327 *** Hayvanları katleden canilerle ilgili daha fazla haber için : https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/hayvan-katliami (M͓̽A͓̽L͓̽N͓̽E͓̽K͓̽E͓̽T͓̽)

Rahmetli Bekir Coşkun'un (1945-2020) Hürriyet Gazetesinde Pako'ya Mektuplar başlığını kullanarak yazdığı doğa-çevre yazılarından oluşan "Pako'ya Mektuplar" kitabı ile, köpeği Pako'nun 16 Kasım 2002 ile beyin tümöründen 15 yaşında hayatını kaybettiği 10 Temmuz 2004 haftasına dek köşesinde çıkan yazılardan oluşan kitabı "Ben Pako" kitabının birleştirilmiş baskısı olan bu güzel kitabı "buruk" bir keyifle okudum; toplumun ve bilhassa yönetimlerin doğaya ve hayvanlara karşı duyarsızlığının giderek arttığı, kendi kendimizi, geleceğimizi tüketmeye, bir bakıma intihara/kıyamete giden kötü gidişatı düşünerek. Hayvanlara yapılan zulmün ifşa edilip hayvan hakları konusunda toplumumuzdaki bilincin güçlenmesine ve zor da olsa yasalarımıza yansımasına büyük katkı sunmuştur Bekir Coşkun ve Pako'su... "Sana seslenirken asıl amacım insanlara bir şeyler anlatmaktı. Belki de benim ve benim gibi, çevrenin, doğanın, ağaçların, ırmakların, ovaların, geyiklerin, turnaların, kısacası cennet dünyanın yok oluşuna tepki duyan insanların bir dilekçesi... Başarmamız için dua et Pako. Dua et..." diyor Bekir Coşkun, kitabının önsözünde. Dualar yetersiz kalıyor maalesef, ama dualarım sizinle Bekir Coşkun. Ruhunuz huzur bulsun... (SADIK BAYDERE)

--reklam--

Pako'ya Mektuplar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Bekir Coşkun - Pako'ya Mektuplar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Pako'ya Mektuplar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Bekir Coşkun Kimdir?

1945 yılında Şanlıurfa'da, memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Ankara’da Yüksek Gazetecilik Okulu’ndan mezun olduktan sonra 1974’te foto muhabiri olarak işe başladı. Daha sonra polis muhabirliği, parlamento muhabirliği yaptı. 1978’de Günaydın Gazetesi'ne geçti. Köşesinin adı Dokuzuncu Köy’dü. 1987’de Sabah Gazetesi'nde Onuncu Köy başlıklı köşesini yazmaya başladı. 1993'teHürriyet Gazetesi'nde geçti. Şu ana kadar yayımlanmış 4 adet kitabı bulunmaktadır: "Dövlet", "Avukatımı İstiyorum", "Pako'ya Mektuplar" ve "Ben Pako". Köpeği Pako’nun adıyla kaleme aldığı yazılar yayımlanmıştır. TRT'de yayımlanan "Pako’ya Mektuplar" adlı dizi başta BBC olmak üzere altı AB ülkesi televizyonu tarafından satın alınmıştır. Hayvansever kişiliğiyle de bilinen yazar; keman çalabilmektedir, bir doğa ve deniz tutkunudur. Yaz ayları Ayvalık'ın Cunda Adası'nda ikâmet etmektedir.

Bekir Coşkun, 9 Eylül 2009 tarihi itibarıyla Hürriyet Gazetesi'den ayrılmıştır. Bekir Coşkun, 25 Eylül 2009 tarihi itibarıyla HaberTürk gazetesinde yazılarına başlamıştır.

2010 yılında Cumhuriyet gazetesiyle anlaşan Coşkun, 14 Mart 2014'te Sözcü'deki ilk yazısını yazdı.

2017 yılı Ekim ayında kanser tedavisi nedeniyle yazılarına ara veren Bekir Coşkun, o tarihten bu yana sağlığı el verdiği sürece Sözcü gazetesindeki köşesinden okurlarıyla buluşmayı sürdürüyordu.

Son yıllarında kanser tedavisi gören Sözcü gazetesi yazarı Bekir Coşkun 18 Ekim 2020 günü Ankara Şehir Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.

--reklam--

Bekir Coşkun Kitapları - Eserleri

  • Başın Öne Eğilmesin
  • Titanic Kemancıları
  • Dövlet
  • Pako'ya Mektuplar
  • Sevgiliye
  • Ben Pako
  • Avukatımı İstiyorum
  • Büyük Oyun

--reklam--

Bekir Coşkun Alıntıları - Sözleri

  • Sıcak günlerden, radyo sesi gelen açık pencerelerden, sulanan toprak kokularından, şen serçe cıvıltılarından, yere kadar sarkmış elma dallarından, o küçük geveze çalıkuşundan eser yok ... Yerinde yok hiçbiri. .. Bu sonbaharların içinde ne çok hüzün ve ayrılık var ... Sevgilinin gidişi gibi ... (Titanic Kemancıları)
  • "Unutmak... Aslında iyi bir şey. Özellikle acı çeken insanların en büyük destekçisidir diye düşünüyorum, unutmak..." (Pako'ya Mektuplar)
  • İnsan ya da köpek... Hiç fark etmiyor. Acı çekiyoruz, unutuyoruz. Ama her unutulan acının izi, yüreklerimizde çizikler bırakıyor. Bunu adına "yaşlanmak" diyorlar belki... (Ben Pako)
  • Babam, "Kum görünce işemek yok" dedi. Çüşşş... Kum görünce dayanamadığımı biliyor. Yani bu tatil, kum görünce doğru eve koşup işemek mi?.. Yine olsun.. Ömrümde ilk kez tatile gideceğim... (Ben Pako)
  • Yine yoksun bu gece, Üşüyorum bebeğim. Ellerim kardelen, Kar altında yüreğim. Geceler zulüm bana, Sensizlik ölüm bana. Çığ düştü yuvamıza, Kar altında yüreğim. Pervin Şakar (Ben Pako)
  • Cami avlusunda her gün baş gösteriyor, işine ara verip namaz kılıyor, durmadan umreye hacca gidiyor, badem bıyıkları ve kılık kıyafeti ile "Ben Müslümanım." diyor. Dinci gözükmeyenlere kızıyor. Din, iman sözcükleri dilinden düşmüyor Ama sahtekâr Başka insanlara saygısız Ikiyüzlü ve bedavacı... (Başın Öne Eğilmesin)
  • Her canlının acı çekebileceğini bilmeyen var mı? Bunun için acı çekmeniz gerekmez, acı çekenleri duymalısınız... Ve acının insanlara özgü olmadığını bilmelisiniz... Acı ya da acısız... Yaşam sürüyor... (Ben Pako)
  • Eskiler böyle derlerdi: "Dövlet..." "Döv" ve "Yönet" gibi bir şey... Dövletin ilk varlık belirtisi dövmesiydi çünkü... Misal, jandarma devriyesinin köylüyü önüne katıp kuzu kuzu karakola götürmesi... Ya da polise şöyle bir uğramanın, birkaç tokat yemeyle eş anlama gelmesi... Yüce Türk milleti, çocuklarının askere gidip biraz dayak yemesini de "adam olmanın ilk şartı" saymadı mı?.. Dövlet, döver çünkü... (Dövlet)
  • Neydi o eskiden yağ , margarin kuyrukları ?.. Artık kuyruklar yok... Tek kuyruk var , bu yağ kuyruğu... Misal şu yağa bakın: "Hanfendi bu Köşk size öbüründen daha çok yakışmış ..." "Sağol şekerim ..." (Dövlet)
  • Aldırmamayı deniyordum... “Aldırma Gönül” şarkısını çok severim ben. O şarkı Andree ile evlenmeden önce zor günlerimizin şarkısıydı.Tıpkı şarkının şairi Sabahattin Ali gibi kendimizi güzel bir kıyıda ama hapishanede hissettiğimiz zaman kanunum ile çalardım “Aldırma Gönül”ü... (Başın Öne Eğilmesin)
  • Ben yeşil tepeleri severim... Dağları, dereleri, otları, sazları, dikenleri severim... Uzaktaki kayalıkları, bataklıkları, çalılıkları ... rüzgarda sallanıp duran devedikenlerini ... ovaları, nehirleri, uzaktan köpek seslerinin geldiği yaylaları... Sevdalıyım ben... Yeşil tepelere sevdalı... (Pako'ya Mektuplar)
  • Onlara Mustafa Kemal'i hatırlat... Bu Cumhuriyet'in nasıl kurulduğunu, bir gece meşalelerini yakıp yola çıkan bir avuç yürekli-yiğit insanın aydınlığa doğru büyük yürüyüşünü, bu ülkenin nasıl var olduğunu... Ve bugünleri; ihaneti anlat... (Titanic Kemancıları)
  • "Görüyorsunuz; insan ya da hayvan, acılarımız acıdır." (Pako'ya Mektuplar)
  • Artık sağlık için tedbir alınıyor... Enflasyon için tedbir alınıyor...Eğitim için tedbir alınıyor... Nüfus planlaması için tedbir alınıyor.. Ve yeni yeni sorunlar çıktığında, devlet büyükleri televizyona koşup açıklıyorlar: "Gerekli tedbirler alınmış olup..." Zaten tedbir üstüne tedbir alındığı için memleket böyle, gördüğünüz gibi... (Dövlet)
  • Karlı sabahlar kuşlar için, karlı geceler kediler, köpekler için açlık demek, ölüm demek... Benim hatırım için... Bir avuç kırıntıyı kuşlara vermeyi, kapının önüne bir parça sofra kalıntısını bırakmayı deneyin. Bunun karşılığında size hiçbir ödül yok. Ama göreceksiniz: Bir an kendi varlığınızı düşündüğünüzde, gözünüzün önünde bir kedi yavrusu geçecek, bir kuş uçacak. Ve bir ses duyacaksınız: "Sen iyi insansın..." (Ben Pako)
  • Araba krikosu ile suyun içindeki teknemin pervanesini değiştirmeye kalktığımda balıkçılar sormuşlardı: "Ehliyet Ankara'dan mı?.." ... Demokrasi olmadan "demokratik parlamenter sistem" sahibi olan bir ülkenin çocukları, deniz ve gemi görmeden de kaptan olabilir... (Pako'ya Mektuplar)
  • Gözyaşları merhamettir, sevgidir... İyi yürekli canlıların gözyaşları vardır... Sevgisiz, acımasız, merhametsizlere gözyaşı gerekmez... (Ben Pako)
  • Haksızlık altında adalet, tahammülsüzlük altında demokrasi, tahakküm altında özgürlük hikaye! (Başın Öne Eğilmesin)
  • Babalar, anneler birer okul olun ... Okul artık sizsiniz ... Çocuklara laik cumhuriyeti, cumhuriyet sevdasını, cumhuri­yet devrimlerini öğretin ... Mustafa Kemal'i anlatın ... Unutmasınlar ... (Titanic Kemancıları)
  • “Kendi kapımı çalıp, merdiven altına saklandım kimi geceler, komşular kimsesi yok demesinler.” diye... (Titanic Kemancıları)