Kitap Künyesi
Yazar: Anatole France
Çevirmen: Şemsettin Yeltekin
Yayın Evi: Araf Yayınevi
İSBN: 9786055205362
Sayfa Sayısı: 302
--reklam--
Penguenler Adası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
St. Mael çok yaşlı bir din adamıdır. Bir gün taş teknesi ile yaptığı seyahatte yolu bir adaya çıkar. Bu adada penguenler yaşamaktadır. Yaşlı din adamı,yolculuğundan dolayı yorgundur, zaten gözleri de iyi görmemektedir.Bütün penguenleri insan zanneder ve hepsini vaftiz eder. Bu olay üzerine cennetteki ulu kişiler arasında tartışma başlar. Bu vaftiz geçerli midir? Vaftiz sadece insanlar için midir? Sonuçta tanrının kararı ile tüm penguenler insana çevrilir.
Ve olaylar başlar .Öykünün başlangıcında yer alan olaylardan bir tanesi çok ilginçtir. Tarlalar herkese eşit olarak paylaştırılmıştır. Ancak, şimdi insan olan penguenler arasında kıyasıya mücadele hemen başlar. Kavgalar,münakaşalar ve çeşitli didişmeler sürüp gider.
--reklam--
Penguenler Adası Alıntıları - Sözleri
- Yanımdaysan kaçıyorum, yokluğunda seni arıyorum.
- Eski bir ozanın dediği gibi: Yanımdaysan kaçıyorum, yokluğunda seni arıyorum.
- Dış güzelliği değil, saklı güzelliği sevin.
- "Günahkar kadınları aşağılamayı gösteriş sayan sofular gibi olmayalım. Bu kadınların kendilerini değil, günahlarını aşağılamak gerekir; düştükleri durumu değil, yaptıkları eylemi utandırıcı bulmak gerekir; çünkü onlar da Tanrı'nın kullarıdır."
- cinayet ve gasp dediğiniz şeylere savaş ve fetih denir. insanlık tarihinin ve büyük imparatorlukların en şanslı sayfaları bunlarla doludur.
- “Kilise,inançlıların bu mutlu birliğini sürdürmek için pratik bir yol da bulmuştu:Farklı düşünen bir penguen olursa hemen ateşte yakılıyordu.”
- Cinayet ve gasp dediğiniz şeylere savaş ve fetih denir, insanlık tarihinin ve büyük imparatorlukların en şanslı sayfaları bunlarla doludur.
- Yanımdaysan kaçıyorum, yokluğunda seni arıyorum.
- "Us'lu demek, bilen demektir. Bir genç kızın ise, hiçbir şey bilmediği zaman uslu olduğu söylenir. Böylece bilgisizliği geliştirilir."
- Yanımdayken, kaçarım sizden; Yoksunuz, sizi ararım.
- "Ben güçlü bir adamım; dışardan geleceklere karşı zırhlıydım; ama yaram içerde, yaram yüreğimde."
- "İnsanlar nedensiz yere kuşku duymazlar, fakat nedensizce inanırlar."
- Özyapısı böyledir insanın;mal ve mülk edinmeden geleceği düşünmek istemez.
- " İnsan ruhunun bir parçası , hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz "
- Cinayet ve gasp dediğiniz şeylere savaş ve fetih denir.insanlık tarihinin ve büyük imparatorluklarınin en şanlı sayfaları bunlarla doludur. mülkiyetin tek ve şanlı kaynağı güçtür
--reklam--
Penguenler Adası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Geç kaldığım bir okuma... Penguenlerin yanlışlıkla vaftiz edilmesi ve mecburen insana dönüştürülmesiyle başlayan "insanlık" tarihini çağ çağ, Bay France'in eğlenceli ve ilginç olduğu kadar gerçekçi (göndermeli) bakış açısından okuyoruz. Tavsiye ederim. =) (G. İlke)
Hiciv nedir,nitelikli hicvetmek nasıl yapılır? Bu roman her şeyden önce bu soruların tarifidir,büyük bir hicve sahiptir. Roman Penguenistan'da geçer.Yani mekân bir penguenler adasıdır.Sadece penguenlerin olduğu bir adada Emile Zola, Napolyon'a ve nice mühim şahsiyete rastlamak mümkün mü? Evet ! Bir alıntıyla devam ediyorum : “Her ulusun tarihi yoksulluk,toplu kıyım ve çılgınlıklar dizisidir.Bu,öbür ırklar kadar penguenler için de doğrudur.Tek bir ayrılık var ;tarihleri baştan sona kadar ilginç." Evet, hayli ilginçti.Ulus,penguenler ve tarih...İnsanlık tarihi ile örtüşen bir tarih. Tekerrür değil bir paralellik söz konusu.Bu paralellikte, penguenler adasında özellikle Fransız tarihine eş durumlar var. Roman, “toprağı ekmek bir şeydir,ona sahip olmak başka bir şey"cümlesiyle derebeyliği,toprak mülkiyetini,Fransız tarihini,krallığı,meşrutiyeti,Fransa’nın sosyal hayatını,siyasetini,dini eleştirmek adına insanı değil pengueni seçer. (hernevikitap)
İnsanlığın varoluş hikayesini, çağlar boyu geçirdiği sosyal, siyasi, dini ve hukuki süreçleri, usta bir hiciv eşliğinde okuyabileceğiniz bir kitap PENGUENLER ADASI. Ancak okuyacağınız tarihi eleştiride, insanlar yerine penguenleri bulacak, Fransa yerine Penguenistan'ın tarihi hesaplaşmalarına şahitlik edeceksiniz. Kitabımız, Fransa'nın tarihi olayları ve aktörleri üzerinden ilerlediği için bir çok yerde taşlamalar havada kalıp sıkıcı gelebilir. Ama genel anlamda; adalet, din, ahlak, siyaset, ekonomi ve daha pek çok konuda etkileyici tespit ve eleştirileri ile hafızanızda yer edecek bir eser. "Kilise, inançlıların bu mutlu birliğini sürdürmek için pratik bir yol da bulmuştu: Farklı düşünen bir Penguen olursa hemen ateşte yakılıyordu." (BAŞBİLEN KÜTÜPHANESİ)
--reklam--
Kitabın Yazarı Anatole France Kimdir?
Anatole France (Anatole François Thibault, d. 16 Nisan 1844 Paris, ö. 12 Ekim 1924 Saint-Cyr-sur-Loire Tours) Fransız yazar. Klasik geleneğin önde gelen temsilcileri arasında kabul edilir. Edebiyatın her türünde eserler veren yazar, 1921 yılında edebiyat dalında Nobel Ödülüne layık görülmüştür. 1924 yılında ölmüştür.
--reklam--
Anatole France Kitapları - Eserleri
- Kırmızı Zambak
- Tanrılar Susamışlardı
- Penguenler Adası
- Thais
- İskenderiye Dilberi
- Meleklerin İsyanı
--reklam--
- Iokaste
- Mavi Sakal'ın Yedi Karısı
- Perde Arkası
- Dostumun Kitabı
- Penguenler Adası
- Balthasar
- Sylvestre Bonnard'ın Suçu
--reklam--
- Dilsiz Kadınla Evlenenin Güldürüsü
- Edebiyat Hayatı
- Bay Bergeret Paris'te
- Küçük Pierre
- Mail'in Karaağaçları
- Epikürün Bahçesi
- Epikürün Bahçesi
--reklam--
- İhtilalin Çocukları
- Ermiş Claire'in Kuyusu
- Kraliçe Pedaque Kebapçısı
--reklam--
Anatole France Alıntıları - Sözleri
- Siz korku ekiyorsunuz, oysa kahramanları yaratan cesaretten çok korkudur. (Tanrılar Susamışlardı)
- Asıl suçlular yasalardan kaçabilir. Onurlu insanlar gibi aramızda dolaşabilir. Bunun bizim toplumsal durumumuzla hiç ilgisi yok. Önemsiz bence. Düşün; ilkel okyanuslarda yaşayan büyük sürüngenlerin yerini, biçimleri daha güzel, içgüdüleri daha ileri hayvanlar alıyor. Bu arada da eski sürüngenlerden birkaçı gelip kumsalların çamuruna yığılıyor. Bunun ne önemi var?" (Bay Bergeret Paris'te)
- "Sembobitis, insanın içindeki duyguları yok eden bilgiler ver bana. Ben de seni halkım arasında onurlandıracağım." (Balthasar)
- "adli tıpta dedikoducu kadınların laflarıyla hareket edilmez" (Iokaste)
- ''... çatışma çatışmayı doğurur,kan kanı çağırır,zafer yenilginin ilk adımıdır.yenilen tanrı şeytan,yenen şeytan da tanrı olur!'' ''muhalefet,muhelefet olduğu sürece yenilikçi ve devrimcidir,iktidar olduğu zaman ise eleştirdiği 'baskıcı iktidar'a dönüşür. '' (Meleklerin İsyanı)
- Önyargılar ne kadar basit olurlarsa, o kadar güçlüdürler. Kolayca açıklığa kavuşmayan bir önyargı o insanları derinden etkiler. (Mail'in Karaağaçları)
--reklam--
- Çocukluğumun en güzel dönemimde, kanun ve işadamlarının sonu gelmez soylarını tanıdım: her şey onların çevresinde gelişiyor ve birbirlerine çok benziyorlar. Onlar bugün de Rabelais'in anlattığı gibiler; gagalarını, pençelerini, hatta korkunç el kitaplarını da sakladılar. (Küçük Pierre)
- Haksızlıkları yok etmenin o kadar kolay olmadığını ve her gün yeniden başlamak gerektiğini gördün. (Penguenler Adası)
- Mutlu olmak mı istiyorsun bilmeyeceksin, gönlünü yalanlarla avutacaksın. (Tanrılar Susamışlardı)
- Cinayet ve gasp dediğiniz şeylere savaş ve fetih denir, insanlık tarihinin ve büyük imparatorlukların en şanslı sayfaları bunlarla doludur. (Penguenler Adası)
- ...şu alçak dünyada insan ne hainler görüyor! (Iokaste)
- "Mösyö Bergeret, birbirinden farklı iki görüş aynı konu içinde yer alabilir. Bunlardan biri, tanrısal kaynaklı teolojik görüş, diğeri insan kaynaklı rasyonel ya da deneyimsel görüş olabilir." (Mail'in Karaağaçları)
- -Hayran olduğum tek pratisyen hekim, diyordu arkadaşlarına, Pinel'dir. Hastalığın standart ilerleyişini bozmaktan yahut ilerleyişini durdurmaktan korktuğu için hastalarına hiçbir zaman ilaç vermezdi. Lezyonları tasvir edip sınıflandırarak tatmin olduğunda, ihtiyatı elden bırakmadan bir müddet tedaviden kaçınırdı. Aktif bir lezyonun inanılmaz ilerleyişi karşısında dikkatli, saygılı, hareketsiz kalırdı. Şu Pinel ne hekim ama! (Iokaste)
--reklam--
- Tüm insan tanımları içinde en sevmediğim, insanın düşünen bir hayvan olduğu tanımıdır....Sıradan kişilerde az rastlanılan akla, büyük düşünürlerde çok daha az rastlanılır. (Küçük Pierre)
- Dünyada zarar vermeden yaşamanın çaresi yoktur. Delilerden hiçbir zaman nefret etmemeliyiz. Onlar da bizim benzerlerimiz değil midir? Hiç de deli değilim diye kim güvenebilir? (Edebiyat Hayatı)
- Evlilik her zaman meşalelerle çevrelenmez. (Dostumun Kitabı)
- İnsan başına gelecekleri bilse, hayat çekilmez olur. (Tanrılar Susamışlardı)
- Varlığımızı bize mülayim gösteren, hiç olmazsa tahammül edebilecek bir hale koyan duygular bir yalandan doğarlar ve hayallerle beslenirler. (Epikürün Bahçesi)
- Güzel bir şey gördük mü, onu elde etmek isteriz. Yasaların göz önünde tuttuğu doğal bir eğilimdir bu. Béranger'nin "Görmek, sahip olmaktır" diyen Çingeneleri, az bulunur türden akıllı kimselerdir. Bütün insanlar onlar gibi düşünseydi uygarlık olmazdı ve biz, Macellan Adaları'nda oturanlar gibi çıplak ve sanatsız yaşardık. (Dostumun Kitabı)
- Eğer üzüntü beni hiçbir şekilde etkilemeseydi, arzularım tüm yaşantımı yönetebilirdi. Varlığımın da büyük bir arzu olduğunu söyleyebilirim. İstemeyi severim; arzudan mutlu olmayı ve acı çekmeyi severim. (Küçük Pierre)
Yorumlar
0 yorum