Kitap Künyesi

Yazar: Peter Ackroyd

Çevirmen: Esin Eşkinat

Orijinal Adı: Poe - A Life Cut Short

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789750820229

Sayfa Sayısı: 136

--reklam--

Poe: Kısacık Bir Hayat Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Gotik, teatral bir kişilik, ürkütücü bir güzelliğin peşinde ölümün nefesiyle tutkuyla canlanan bir edebiyat... 

Detektif hikâyelerinin, bilimkurgunun öncüsü yazar ve dünyanın en önemli şairlerinden Edgar Allan kısacık hayatına karşın üç asırdır etkisini koruyor.

"Kuzgun", "Morg Sokağı Cinayetleri", "Balon Şakası", "Annabel Lee" gibi yenilikçi şiir ve öykülerin yazarı Edgar Allan Poe'nun YKY'den çıkan biyografisini usta yazar Peter Ackroyd kaleme aldı. 

Ackroyd; Poe'yu ailesi, aşkları, alışkanlıkları, edebiyat dergiciliği, konferansları ve eserleriyle anlatıyor. 

Edgar Allan Poe (1809-1849) Her ikisi de profesyonel oyuncu olan, üç çocuklu David ve Elizabeth (Arnold) Poe'nun ikinci çocuğu olarak Boston'da dünyaya geldi. Doğduktan bir yıl sonra babası evi terk etti. Ertesi yıl annesi veremden öldü. İskoç tütün tüccarı John Allan ve eşi kendisini evlat edindi. Ortanca adı Allan buradan gelir.

Peter Ackroyd 1949'da Londra'da doğdu. Cambridge Üniversitesi'ni bitirdi. Yale Üniversitesi'nde araştırmacı olarak bulundu. 1973-1982 yılları arasında Spectator dergisinin yayın yönetmenliğini yapan Ackroyd The Times gazetesinin de baş kitap eleştirmenidir. YKY'den çıkan kitapları: Chatterton; Doktor Dee'nin Evi; Hawksmoor; İlk Işık; İngiliz Müziği; Troya'nın Düşüşü. 

--reklam--

Poe: Kısacık Bir Hayat Alıntıları - Sözleri

  • "Artık yok " onun en sevdiği ifadeydi. .
  • "Karanlık gözleri arada bir duyguların ve düşüncelerin ışığıyla aydınlanıyordu. . Ifadesinde ve davranışlarında tatlılık ve kibrin tuhaf benzersiz bir karışımı vardı "
  • "Yaratıcı aklın en üst düzeyi her zaman rakipsiz biçimde matematikseldir "
  • Bir taşkınlıktan diğerine sürükleniyordu Sanki kendini hiç tanımıyor. . ..kimliğini yaratmak için coşkulu sözcüklere ihtiyaç duyuyordu .. Zaman zaman kendini yıpratıyor .. Kendini üzüyor, yapmaması gerektiği halde başkalarını kırıyordu .. Felaketten faciaya geçiyor ve geri dönüyordu Tüm yaşamı hatalar .. ..engeller hayalkırıkları ve gerçekleşmeyen isteklerden ibaretti ...
  • "Ya onu fethetmeli , ya da ölmeliyim "
  • Yalan söylemek onun doğasında vardı ..
  • Tıpkı tutkulu ve hastalıklı doğasını son derece kontrollü şiirlerde ifade edebildiği gibi .. .. kendisini de sert askeri kurallar dahilinde tanımlayabiliyordu ..
  • Poe nun biçim ve ritim konusundaki uzmanlığını bir kez daha ortaya koyuyordu. . belirsizlik ve gerilim aynı eksende ilerliyor lirizm hasta bir ruh halinin içinde eriyordu. .
  • Akademideyken hiç sarhoş olduğunu sanmıyorum .. ..ama sürekli içmek gibi çok tehlikeli bir huy edinmişti ..
  • "Içki onu gelecek korkusundan kurtarıyordu"
  • Şifreli mesajları çözme. . söylenmeyen söyleme fikrini çok seviyordu .
  • "Kuşun bir baykus olmasını istiyordu ama sonradan fikrini değiştirmişti "
  • 1843 yazında Poe bir yayında ayyaş olarak hicvedilmisti .. Thomas Dunn English "Ayyaşın kaderi" romanında onu "hainlik ve yalanın vücuda gelmiş hali" olarak tasvir ediyordu .. Poe ilk kez kurmaca bir esere giriyordu ama bu son olmayacaktı .
  • 1845 .. "Wallace dedi Poe , "tüm zamanların en güzel şiirini yazdım " "Öyle mi " diye yanıt verdi Wallace "bu iyi bir başarı " "Duymak istermisin " ? diye sordu Poe "Elbette " dedi Wallace.. Bunun üzerine Poe "Kuzgun" şiirinin dizelerini okudu ..
  • "Ölen sevdiğinin yasını tutan anlatıcı kötüye alamet bir kuş tarafından ziyaret edilir ve bu tekinsiz varlık yalnızlığını ve kaderini daha da arttırır "

--reklam--

Poe: Kısacık Bir Hayat İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Müslüm 1, Poe 2... Adam için çile, her sabah alınan ekmek gibi düzenli aralıklarla tüketilen bir malzemeymiş anlaşılan. Hayatını okuyunca Selahattin Özdemir'in sesinden şu cümle yankılandı beynimde: "Feryadım yaşarken ölenler için." :) (Dokuzuncu Hikmet)

“Ne söyleyebilirim? Hazırlıksız yakalandığım çaresiz bir hastalığı üstümden atmaya çalışır gibi bir ömür geçirdim. Tuhaftır, bunu da daha en başından bildim. Sezgisel miydi? Öyleydi herhâlde.” Nil Sakman’nın Süreyya isimli kitabı böyle başlıyordu. Poe’nun yaşamını, kesintisiz kederini ve ümitsizliğini okudukça bu cümleler aklıma geldi durdu. Poe da kendi hayatını iki üç cümleyle özetlese buna yakın bir şeyler söylerdi herhalde. Aslında biyografi, otobiyografi, anı, günlük vs. türünde yazılmış kitapları okumayı çok severim ama okurken hep bir şüphe, güvensizlik duyarım. Ayfer Tunç, Suzan Defter kitabıyla ilgili yaptığı bir söyleşide “Günlükler çok masum metinler gibi görünür ama hiç masum değillerdir aslında. Çünkü orada kişiyi, günlük sahibinin anılarını, onaran bir bilinçaltı çalışır. Dolayısıyla günlük zaten çarpıtmak için vardır. Onun için insanlar günlüğün sahiciliğine çok güvenmesinler derim. En büyük yalanın söylendiği yer olabilir.” demişti. Bence bu söyledikleri, gerçek bir yaşamı konu alan tüm metinler için geçerli. Tabii ki bahsettiğim türlerin hepsi ve bu kitap da birinci ağızdan yazılmıyor her zaman ama söz konusu başkasının hayatı bile olsa, kim ne kadar objektif ve tarafsız olabilir en fazla? Peter Ackroyd bu kitabı romantik, yer yer de şiirsel bir havada yazmış. İçinde bilinçli hiçbir çarpıtma yapmadığını varsaysak bile edebi kaygı güttüğü benim için çok açık. Bunları yazdım çünkü kitabı en baştan böyle bir mesafe koyarak okumama rağmen bazı yerlerde o kadar hüzünlendim ki ve Poe’yu o kadar özümsedim ki ona olan hayranlığım bir kat daha arttı. "Üzüntüyle ara ara birçok kez karşılaşmışımdır, ama aile şefkati özlemi acılarımın en ağırı oldu." Kendini bildi bileli öksüz kalmanın acısını çekmiş, isteklerinin neredeyse hiçbirini gerçekleştirememiş, alkol bağımlılığının gölgesinde hep yoksulluk ve yılgınlık içinde ümitsiz bir hayat yaşamış Poe’nun ölümünde sonra, edebiyat otoritelerinden nasıl takdir gördüğüne bakın şimdi. Yaşarken yazdıklarından kazandığı en büyük para 200 dolardı. Sayfa 130: Verlaine ve Rimbaud’yu derinden etkiledi; bazı yönlerden Avrupa Romantizminin öncüsü olan, özellikle de Sembolizm ve Sürrealizmin habercisi olarak değerlendirilen bu Amerikalı şaire saygı duruşu olarak Mallarmé de Baudelaire de onun “Kuzgun” şiirini çevirdiler. Baudelaire, Poe’nun şiirlerini ve hikâyelerini okuduğunda “yalnızca hayalini kurduğum konuların değil, düşündüğüm cümlelerin de onun tarafından yirmi yıl önce yazıldığını gördüm” diyordu. Rémy de Gourmont, Poe’nun aslında Amerikan değil, Fransız edebiyatına ait olduğunu söylüyordu. Valéry, Gide’e “Kusursuz olan tek yazar Poe. Asla hata yapmadı,” diyordu. Tennyson onu “Amerika’nın ürettiği en özgün deha” olarak tanımladı, Catullus ve Heine ile birlikte anılmaya değerdi. Thomas Hardy’ye göre “İngiliz dilinin tüm olasılıklarını ilk kavrayan” oydu. Yeats ise “Kesinlikle en büyük Amerikan şairi” olduğuna inanıyordu. Jules Verne ve H. G. Wells’in bilimkurguları ona çok şey borçluydu ve Arthur Conan Doyle Poe’nun dedektif hikâyeleri konusundaki ustalığını onurlandırdı. Poe’nun üzücü kariyerinde kendi acı çeken ruhlarını bulan Nietzsche ve Kafka tarafından saygı gördü. Onda modern edebiyatın ilk tohumlarını bulan Fyodor Dostoyevski, Joesph Conrad ve James Joyce tarafından takdir edildi. Yetim, en sonunda gerçek ailesini buldu. Poe’yu ana dilinde okuyup tam anlamıyla özümsemem hiçbir zaman mümkün olmayacak belki ama The Raven (Kuzgun) şiirini Christopher Lee’nin sesinden dinlemek her seferinde bambaşka yerlere götürüyor beni: https://youtu.be/BefliMlEzZ8 Bir de Annabel Lee şiirinin Türkçe bir seslendirmesi var ki izlenme sayısının çeyreğini falan ben oluşturuyorum herhalde. O kadar sık dinliyorum: https://youtu.be/7cI746jdWZc Ve the Raven filminden de bahsetmezsem inceleme bitmeyecek. Bence Poe’yu hiç okumamışsanız öncesinde İş Bankası’ndan çıkan Dedektif Auguste Dupin Öyküleri’ni okuyup filmi izlerseniz şahane olur... Herkese keyifli okumalar. (bahar)

--reklam--

Poe: Kısacık Bir Hayat PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Peter Ackroyd - Poe: Kısacık Bir Hayat kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Poe: Kısacık Bir Hayat PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Peter Ackroyd Kimdir?

Peter Ackroyd 1949'da Londra'da doğdu. Cambridge Üniversitesi'ni bitirdi. Yale Üniversitesi'nde araştırmacı olarak bulundu.

1973-1982 yılları arasında Spectator dergisinin yayın yönetmenliğini yapan Ackroyd, The Times gazetesinin de baş kitap eleştirmenidir. Ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayımlanmaktadır.

Ackroyd'un ilk romanı 1982'de yayımlandı: The Great Fire of London (Londra Yanıyor, çev. Aslı Çelik, 2002). 1983'te çıkan The Last Testament of Oscar Wilde (Oscar Wilde'ın Son Vasiyeti, çev. Tomris Uyar, 1994) ile Somerset Maugham Edebiyat Ödülü 'nü kazandı. Türkçeye çevrilen öteki romanları: Booker Ödülü'ne aday gösterilen Chatterton (1987; çev. Füsun Elioğlu, YKY, 1995), English Music (1992; İngiliz Müziği, çev. Oya Dalgıç, YKY, 1995), The House of Doctor Dee (1993;Doktor Dee'nin Evi, çev. Özcan Kabakçıoğlu, YKY, 2004), Dan Leno and the Limehouse Golem (1995; Cinayet Sanatı, çev. Burçin Karamercan, 2002), Hawskmoor (1985; çev. Gül Tekay Baysan-Candan Baysan, YKY, 2006) ve First Light (1989; İlk Işık, çev. Mehmet H. Doğan, YKY, 2007), The Fall of Troy (2006; Troya'nın Düşüşü, çev. Mehmet H. Doğan, YKY, 2009).

Romanları yanında William Blake, Thomas More, Charles Dickens ve T. S. Eliot gibi ünlü yazar ve düşünürleri, çağları ve çevreleriyle birlikte ele aldığı biyografileriyle de tanınan Ackroyd'un ayrıca şiir ve deneme kitapları da vardır.

--reklam--

Peter Ackroyd Kitapları - Eserleri

  • Bir Zamanlar Londra'da
  • Cinayet Sanatı
  • Poe: Kısacık Bir Hayat
  • Londra Yanıyor
  • Chatterton
  • Doktor Dee'nin Evi
  • Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti
  • Victor Frankenstein'ın Vaka Defteri
  • Troya'nın Düşüşü
  • Platon Günlükleri
  • İngiliz Hayalet
  • Hawksmoor
  • İlk Işık
  • İngiliz Müziği
  • Alfred Hitchcock
  • Ezra Pound ve Dünyası
  • Charlie Chaplin

--reklam--

Peter Ackroyd Alıntıları - Sözleri

  • Mary yavaşlığı için özür diledi. "Korkarım pek zarif değil bu." "Zarafetsiz de değil Mary. Mecburiyetin kendi zarafeti vardır." (Bir Zamanlar Londra'da)
  • Her şey benden uzaklaşıyor. Yanmakta olan evim ben. Ah Tanrım, zehir. Eriyorum. (Chatterton)
  • Yalan söylemek onun doğasında vardı .. (Poe: Kısacık Bir Hayat)
  • "Gidip şu peyniri alacağım," dediğinde peynirin kokusunu alabilirsiniz ve birini vurmaya kalktığında tüfeği görüp sesini bile duyabilirsiniz. (Cinayet Sanatı)
  • “Charles, sen de bir âşık için fazla ölçülüsün. Bir âşık ihtiras teneffüs etmeli.” (Bir Zamanlar Londra'da)
  • Kendin olamıyorsan bile, başkası olmayı deneme. (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
  • 1843 yazında Poe bir yayında ayyaş olarak hicvedilmisti .. Thomas Dunn English "Ayyaşın kaderi" romanında onu "hainlik ve yalanın vücuda gelmiş hali" olarak tasvir ediyordu .. Poe ilk kez kurmaca bir esere giriyordu ama bu son olmayacaktı . (Poe: Kısacık Bir Hayat)
  • (Charlie Chaplin)
  • "Sınırsız acıların sonucunda insanoğlunun kendisini hayat şartlarına uydurabilme becerisi olduğunu düşünmüşümdür." (Cinayet Sanatı)
  • Dünyanın gerçek tarihi bir gün yazıldığında büyük bir giz de açıklık kazanacak - sevgi ile sezginin yalnız hayattan yara almış kişilerde bulunabileceği ... (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
  • Genelde ilgimizi fazla çekmeyen şeylere sanat deriz.. (Londra Yanıyor)
  • En mutsuz kişiler en büyük mutluluğu yaşayabilecek olanlardır. (Londra Yanıyor)
  • "Büyük umutlar" dan bir sayfa kopardı ,kıvırdı büktü ve ağzına atıverdi .. Eski bir alışkanlıktı bu .. Kitap yemeye karşı koyamıyordu .. (Chatterton)
  • Gelecek , her şey olduğu kadar hiçbir şeydir . ... Geçmiş ise hiçbir şey olduğu kadar her şeydir . (Bir Zamanlar Londra'da)
  • Bir şeyi dile getirmek, gerçekleşmesini sağlamaktır. (Oscar Wilde’ın Son Vasiyeti)
  • "Yaratıcı aklın en üst düzeyi her zaman rakipsiz biçimde matematikseldir " (Poe: Kısacık Bir Hayat)
  • Sonuçta insan dediğiniz, sahip olmadığına açlık duyan, önüne konanı ise beğenmeyen birinden başka nedir ki? (Doktor Dee'nin Evi)
  • "Hakiki kitaplar çağların mirası olan idrakin gücüyle doludur " (Doktor Dee'nin Evi)
  • Bu dünya kendi benliğinden ibarettir. (Doktor Dee'nin Evi)
  • Hayat bu, bir hazza karşılık bin dert. (Doktor Dee'nin Evi)