Kitap Künyesi

Yazar: André Aciman

Çevirmen: Başak Bingöl

Orijinal Adı: The Proust Project

Yayın Evi: Sel Yayınları

İSBN: 9789755704814

Sayfa Sayısı: 238

--reklam--

Proust Projesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yaşamın insan ruhuyla zihnine nakşettiği izleri etraflıca ve yetkin biçimde aktaran modern edebiyatın önemli yapıtlarından biridir, Marcel Proust’un ömrü boyunca yazdığı Yitik Zamanın İzinde. Bir çağrışımın dalgalanarak tüm bir geçmişi bilinç yüzeyine çıkardığı yedi ciltlik bu yapıt, aynı zamanda okurların kat edeceği zahmetli ama bir o kadar da varoluşu dönüştüren bir deneyim sunmaktadır.

Proust’un okurlar üzerinde bıraktığı muazzam etkinin farkında olan yazar ve edebiyat uzmanı –daha önceden dilimize Sel Yayınları tarafından Adınla Çağır Beni adlı romanının aktarıldığı– André Aciman, bu etkinin izini süreceği bir projeye girişmiş: Proust Projesi.

Aciman, aralarında Alain de Botton, Colm Tóibin, Louis Begley, Andrew Solomon, Judith Thurman, Lara Vapnyar gibi isimlerin de bulunduğu 28 yazara, raflarında duran yedi ciltten gözde bölümlerini seçip üzerlerinde bıraktıkları etkileri açıklayan birer yazı yazmalarını istemiş. Kayıp Zamanın İzinde’nin özetini ve seçilen bölümleri –Sel Yayınları’nın baskısında Roza Hakmen’in Türkçeleştirdiği bölümler kullanılmıştır– yazarların denemeleriyle harmanlayarak oluşturulan bu kapsayıcı yapıt, Proust’un

dünyasına adım atmak isteyenlere yol gösterirken, tecrübeli okura da farklı görüşlerle kendininkileri karşılaştırma imkânı sağlıyor.

--reklam--

Proust Projesi Alıntıları - Sözleri

  • “...şüphesiz ötekilere hiç benzemeyen bir romanın, nasıl olur da bir sonu olabilir? ‘Bugün Proust’u bitirdim.’ ne anlama gelir? Proust’u kim bitirir?”
  • Nasıl ki bazı yaratıklar, tabiatın üretmekten vazgeçtiği bir canlı türünün son örnekleriyse acaba -dil, kelimeler, düşüncelerin çözümlenmesi için icat edilmemiş olsa- ruhlar arasında mevcut olabilecek iletişimin yegâne örneği de müzik mi diye düşünüyordum. Müzik, devamı gelmemiş bir olasılık gibidir; insanlık başka yollara, konuşma ve yazı diline sapmıştır.
  • Gerçeklik; onu nasıl görürüz, nasıl hissederiz, çarpıtırız, nasıl zamanın akışının içine koyarız onu: Belli ki Proust'un başyapıtının konusu da bu. Hangimiz onu okuyup da hayatımızın akışına bakışımızı değiştiren yeni bir anlayış kazanmamıştır?
  • Proust'u okurken akla gelen soru; şu anı, ona ilişkin beklentilerimiz ve anılarımız dışında yakalayıp yakalayamayacağımızdır. Peki ya aslında şu an diye bir şey yoksa? Geçmiş ve gelecek arasında bir geçiş olarak bile yoksa, zira Proustyen evrende böyle bir geçiş mevcut değildir. Geçmiş çoktan gelecek tarafından lekelenmiştir ve geleceğin gözü daima geçmiştedir.
  • Geçmiş çoktan gelecek tarafından lekelenmiştir ve geleceğin gözü daima geçmiştedir.
  • Değerli anlara onlar olurken değil, ancak onları kaybettiğimiz zaman uzanırız.
  • Albertine'siz bir yaşam umutsuzluk getirir.
  • "Durum yeterince tanıdık. Freud, Woody Allen ve Murphy'nin Kuralları'ndaki Murphy'nin kesiştiği yerdeki Proust bizden biri; onu çok iyi tanıyoruz, o da bizi çok iyi tanıyor. Duyguların bastırılmasının ne demek olduğunu çok iyi biliyor. O sahici hüzün patlaması da ne kadar sade ve doğrudan; hiçbir şey hissetmemektense herhangi bir şey hissetmenin daha iyi olduğu, insanoğlunun bir şeyler hissetmesi gerektiği ve zaten hissetmek istediği, dahası hepimizin duyguya aç, sıcaklık arayan varlıklar olduğumuz ve tam da bu yüzden kırılma ya da aptal durumuna düşme pahasına bazı yerlere, bazı nesnelere, kokulara, sanata, gözyaşına, bitkilere, yazıya, hafızaya, müziğe, kötülüğe ve elbette diğer insanlara doğru çekilmekten çekinmediğimiz ve böyle yaparak da her birimizin sadece yeni değil aynı zamanda gerçek hayatımız olan iç dünyamızda gizlenmiş kişisel bir yol bulduğumuz bilgisi ne kadar takdire şayandı."
  • "Her seçim trajik bir seçimdir çünkü hiçbirimiz kendimizi ötekilere tam olarak açamayız. Ölüme giden yolda bazen dürüst anlar olabilir ve kısa süreliğine de olsa bencilliğin, örfün ve yasakların maskeleri düşebilir. Ama ölümün nihai acımasızlığı yüzünden hiçbirimiz asla 'birlikte' olamayız. Her insan yalnızdır gerçekten."
  • “Bugün Proust’u bitirdim.” ne anlama gelir? Proust’u kim bitirir?

--reklam--

Proust Projesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Merhaba; Prosut severler bu kitap ile küçük bir Kayıp Zaman İzinle serisine mini bir yolculuk yapmış oalcaklarıdr 28 yazarın Kayıp Zamanın İzinde serisindeki en beğendikleri bölümleri alıntılamışlar ve kendilerince yorumlamışlar .Seriyi bitirdikten sonra okunmasını tavsie ederim (Hatice Akgün Kızılgül)

Bu kitap olmadan Kayıp Zamanın İzinde serisini içselleştirmem mümkün olamazdı. Kitapta bazı yazarların düşünceleri ile o düşüncelere ilham veren seriden özel notlarla eklemeler yapılmış. Yeniden okudum önemli sayılan yerleri. Asla tek başına özümsenecek bir seri olmadığı gibi üstüne bu kitabı da okumak yeterli olmayacaktır. Andre Aciman’ın Proust üzerine ayrıca konuştuğu uzun bir video var, Türkçe altyazı mevcut değil, belki ilgilenen olur, link ; https://youtu.be/_PEAF-F2HEg (Betül Culhacılar)

Andre Aciman'ın yayına hazırladığı proje. Aciman'ın da aralarında bulunduğu 28 yazar Marcel Proust'un yazdığı "Kayıp Zamanın İzinde" serisindeki en beğendikleri bölümleri alıntılamışlar ve kendi açılarından yorumlamışlar. Bu kitap için bir nevi "Kayıp Zamanın İzinde okuma rehberi" de diyebiliriz. Marcel Proust olağanüstü yazar ama yazılanlar arasında sürekli olarak farklı isimler, farklı yerler, belki okuyucunun fazla önemsemeyeceği ayrıntılar olduğu için okuyucu metinden kopabilir. Kitapla ilgili en güzel detay, metinler verilmeden önce sahnenin bilgisinin verilmesi ve daha öncesi ile ilgili hatırlatma yapılmasıdır. Malum Proust'un orijinal metinlerini okurken hangi sahnenin nerede başladığı tam olarak belli olmaz. Zaman içinde ortamdan ortama salınırız, o nedenle böyle derlemeler okuyucunun dikkatini daha çok çeker. Bu kitap "Kayıp Zamanın İzinde" okumadan da okunabilir ama şahsen seriyi okuduktan sonra en hassas yerleri için okunmasının isabetli olacağını düşünüyorum. (arifsahin)

--reklam--

Proust Projesi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Andre Aciman - Proust Projesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Proust Projesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Andre Aciman Kimdir?

Romancı, denemeci ve anı yazarı, aynı zamanda dünya çapında ünlü Proust uzmanlarından biridir. New Yorker, New York Review of Books, New York Times, Paris Review gibi dergilerde makaleleri yayınlandı.

Türkiye vatandaşlığına sahip Yahudi bir aileye (babası aslen İstanbulludur) mensup olan André Aciman, İskenderiye'nin çok dilli, kozmopolit ortamında yetişti, aile daha sonra New York'a yerleşti. New York City Üniversitesi'nde edebiyat teorisi, Princeton Üniversitesi'nde Fransız edebiyatı dersleri verdi.

Anı kitabı Out of Egypt ile Whiting Ödülü'nü kazandı. Adınla Çağır Beni, ilk yayınlandığı yıl olan 2007'de New York Times tarafından "Yılın Dikkate Değer Kitabı" seçildi ve Lambda Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Yazar yaşamını ve çalışmalarını New York'ta sürdürmektedir.

--reklam--

Andre Aciman Kitapları - Eserleri

  • Adınla Çağır Beni
  • Bul Beni
  • Proust Projesi
  • Sekiz Beyaz Gece
  • Harvard Meydanı

--reklam--

Andre Aciman Alıntıları - Sözleri

  • Kitap okuyanlar gizlenen insanlardır. (Adınla Çağır Beni)
  • Senden hoşlandığımı mı düşünüyorsun Oliver? Sana tapıyorum ben! (Adınla Çağır Beni)
  • “Bugün Proust’u bitirdim.” ne anlama gelir? Proust’u kim bitirir? (Proust Projesi)
  • “Hayatını nasıl yaşayacağın sadece seni ilgilendirir. Fakat unutma, yüreklerimiz ve bedenlerimiz bize sadece bir kez için verilmiştir. Çoğumuz ister istemez, sanki yaşanacak iki hayatımız varmış, birisi taslak, öteki mükemmel versiyonmuş ve ikisinin arasında bir sürü versiyonlar varmış gibi yaşarız. Ama sadece bir tane vardır, sen bunu anlayamadan yüreğin yıpranır ve vücuduna gelince, ona bakacak pek kimsenin kalmayacağı, yaklaşmak isteğinin hiç olmadığı bir noktaya varırsın.” (Adınla Çağır Beni)
  • Ben artık yokum ama ne olur bul beni. (Bul Beni)
  • Biz birbirimizindik ama birbirimizden o kadar ayrı kalmıştık ki, başkalarınındık artık. Yaşamlarımızda asıl hak iddia edenler işgalciler ve sadece işgalcilerdi. (Adınla Çağır Beni)
  • Neyin can yakacağını iyi biliyordu. Benim canımın da nereden yanacağını kesinlikle biliyor olmalıydı. Oraya hiçbir zaman dokunmadı. (Harvard Meydanı)
  • "Her seçim trajik bir seçimdir çünkü hiçbirimiz kendimizi ötekilere tam olarak açamayız. Ölüme giden yolda bazen dürüst anlar olabilir ve kısa süreliğine de olsa bencilliğin, örfün ve yasakların maskeleri düşebilir. Ama ölümün nihai acımasızlığı yüzünden hiçbirimiz asla 'birlikte' olamayız. Her insan yalnızdır gerçekten." (Proust Projesi)
  • Onlar gibi olmak istemezdim, çünkü bir parçam öyle olmayı zaten beceremezdi, ama bilirdim ki öteki parçamın hayatta en çok istediği şey, tek kumaştan kesilmişçesine onlardan biri olmaktı. (Harvard Meydanı)
  • Işıkları söndüreceğiz, kapıları kilitleyeceğiz, panjurları indireceğiz ve bir daha asla umut etmemeyi öğreneceğiz. Bir ömür boyunca asla. (Bul Beni)
  • Kimse bir ada değildir, kendini başkalarına kapatamazsın, insanın insana ihtiyacı vardır. (Adınla Çağır Beni)
  • "Durum yeterince tanıdık. Freud, Woody Allen ve Murphy'nin Kuralları'ndaki Murphy'nin kesiştiği yerdeki Proust bizden biri; onu çok iyi tanıyoruz, o da bizi çok iyi tanıyor. Duyguların bastırılmasının ne demek olduğunu çok iyi biliyor. O sahici hüzün patlaması da ne kadar sade ve doğrudan; hiçbir şey hissetmemektense herhangi bir şey hissetmenin daha iyi olduğu, insanoğlunun bir şeyler hissetmesi gerektiği ve zaten hissetmek istediği, dahası hepimizin duyguya aç, sıcaklık arayan varlıklar olduğumuz ve tam da bu yüzden kırılma ya da aptal durumuna düşme pahasına bazı yerlere, bazı nesnelere, kokulara, sanata, gözyaşına, bitkilere, yazıya, hafızaya, müziğe, kötülüğe ve elbette diğer insanlara doğru çekilmekten çekinmediğimiz ve böyle yaparak da her birimizin sadece yeni değil aynı zamanda gerçek hayatımız olan iç dünyamızda gizlenmiş kişisel bir yol bulduğumuz bilgisi ne kadar takdire şayandı." (Proust Projesi)
  • Geçmiş çoktan gelecek tarafından lekelenmiştir ve geleceğin gözü daima geçmiştedir. (Proust Projesi)
  • Bırak aşık olmayı insanlardan hoşlanıp hoşlanmadığımdan bile emin değilim. (Bul Beni)
  • Albertine'siz bir yaşam umutsuzluk getirir. (Proust Projesi)
  • En korkunç ihtimaller de bunlar değil mi: olabilecekken asla olmamış ve ümidimizi yitirsek de hala bir gün olabilecek şeyler. (Bul Beni)
  • Hepimiz yaşamla aramıza mesafe koymak için çeşitli perdeler kullanırız. Benimki kağıt. (Bul Beni)
  • "Yalnız kalmayı seviyor musun?" diye sordu. "Hayır. Kimse yalnız kalmayı sevmez. Ama yalnızlıkla yaşamayı öğrendim." (Adınla Çağır Beni)
  • “...şüphesiz ötekilere hiç benzemeyen bir romanın, nasıl olur da bir sonu olabilir? ‘Bugün Proust’u bitirdim.’ ne anlama gelir? Proust’u kim bitirir?” (Proust Projesi)
  • Kalaş her şeye doğaçlama adlar bulup takarak ve dokunduğu her yere parmak izlerini bırakarak dünyanın görüntüsünü değiştirmişti, çünkü aynı dünyanın, kapısında bu kadar derin izler bırakan elin sahibini bir gün arayıp bulacağını ve 'Yeterince uzun süredir çalıyorsun kapımı. Gel artık sen buraya aitsin,' diyerek onu içeri alacağını umuyordu. (Harvard Meydanı)