Kitap Künyesi

Yazar: Sigmund Freud

Çevirmen: Kamuran Şipal

Orijinal Adı: Das Stellung der Psychoanalyse - Abriss der Psychoanalyse

Yayın Evi: Say Yayınevi

İSBN: 9786050204803

Sayfa Sayısı: 280

--reklam--

Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış, Freud'un Massachusetts, Worcester'daki Clark Üniversitesi'nin yirminci kuruluş yıldönümü şenliği dolayısıyla Eylül 1909'da verdiği beş konferansın metinlerini içermesinin yanı sıra, kendi çalışmaları neticesinde psikolojik kuramlar ve yöntemler ailesi olarak yapılandırdığı psikanalizi derinlemesine ele alıyor; psikoterapi ve ruhsal tedavi yöntemlerinin ne olduğunu, nasıl yapıldığını detaylıca açıklıyor. Genel olarak psikanalizin psikoloji kapsamına giren ve girmeyen alanlar için önemine, tekniğine, psikanalizin günlük yaşamdaki yerine ve duygusal bozuklukların zekâ gücü üzerindeki etkilerine değinen bu metinler, "psikanaliz nedir?" sorusuna Freud'un dilinden net bir yanıt veriyor.

--reklam--

Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış Alıntıları - Sözleri

  • Ne gibi gelişmeler, bilinçdışına baskılamalar, yüceltmeler ve tepkisel ürünler sonucu bambaşka yaratılıştaki bir çocuğun normal erişkine, bin bir çabayla ele geçirilmiş uygarlık hazinesinin taşıyıcısı ve biraz da kurbanı olan insana dönüştüğü, ilgili özellik ve isteklerde apaçık kendini açığa vurur.
  • Bu arada doyumdan yoksun bırakılmış istekleri bir başka yoldan doyuma kavuşturma çabaları olarak mitolojinin, dinin ve ahlakın doğup çıktığı görülür.
  • Her bireyde rastlanan tepki çeşitleri bir tek cinsiyetinkilerle sınırlı değildir; nasıl bireylerden her birinin organizmasında belli bir cinsiyetle ilgili gelişmiş organlardan ayrı olarak karşıt cinsiyetin körelmiş ya da yararlığını yitirmiş organ kalıntıları bulunuyorsa, aynı bireyde karşıt cinsiyete ilişkin tepki çeşitlerinin de yer aldığı görülmektedir. Ruhsal yaşamda eril ve dişil ayrımı için elimizde gerek ampirik, gerek geleneksel bakımdan besbelli yeterli bir ölçüt bulunmaktadır; güçlü ve aktif olanı eril, güçsüz ve pasif olanı dişil diye nitelemekteyiz. Bu durum, ayrıca psikolojik çiftcinsellik, vardığımız bütün sonuçları bulandırip tanımlarını zorlaştırmaktadır.
  • Acaba neden sanat eleştirmeni, söyleyeceği şeyi açıktan açığa söylemiyor? Çünkü bunu bütün çıplaklığıyla ilgili kişilerin yüzlerine karşı söylemenin hazzına karşılık, onu böyle bir davranıştan alıkoyan pek güçlü nedenler de vardır. Bir kez konukları bulunduğunuz, sağlam yumruklarla donatılmış bir alay uşağı hizmetinde çalıştıran kimseleri aşağılamak insanın başını derde sokabilir.
  • Nevroz, çağımızda yaşam tarafından düş kırıklığına uğratılan ya da yaşam için kendilerini fazlasıyla güçsüz hisseden insanların kapandıkları bir çeşit manastırdır.
  • Bilinç psikolojisinde tek olanak sayılan bilinçli algılamayla elde edilen bilgiler, ruhsal olaylardaki zenginlik ve karmaşıklığı tümüyle kavramada, aralarındaki ilişkileri açığa çıkarıp bu ilişkilerde görülecek bozuklukların nedenlerini saptamada hiçbir vakit yeterli olmamıştır.
  • Sayın Baylar ve Bayanlar! Gerçeği söylemek her vakit kolay değil, hele sözü uzatmamak gerekti mi!
  • Her zaman «bilinmeden» kalacaktır Gerçek.
  • “Başarılı ve dinamik insan, sürdürdüğü çabalarla düşlemlerini gerçeğe dönüştürebilen kişidir. Dış Dünyanın dayatmaları ve kişinin güçsüzlüğü dolayısıyla böyle bir amaca ulaşamadığı zaman, gerçeğe sırt çevirme durumu ortaya çıkar, birey daha doyurucu gördüğü kendi hayal dünyasına çekilir.”
  • Bilinçten söz açıldı mı, her şeye karşın bununla ne anlatılmak istendiğini, insan doğrudan doğruya kendi derunî yaşantılarından sezer.
  • Ruhsal yaşamdaki olayların determinizm ilkesi uyarınca olup bittiğine ilişkin pek sağlam bir inancın, psikanalistlerin karakteristik özelliğini oluşturduğunu artık anlamışsınızdır sanırım. Bir psikanalist ruhsal dışa vurumlar da önemsiz, keyfi ve tesadüfi diye bir şey tanımaz; genellikle bir nedene bağlanmadan geçilen tüm olayları, yeteri kadar neden bularak açıklamaya çalışır hatta bizim doğarken beraberimizde getirdiğimiz söylenen nedensellik gereksinimi, belli bir olayda bir tek ruhsal etkenle yetinirken, psikanalist aynı olayda birden çok etkenin söz konusu olabileceğini düşünür, böyle bir şeye her vakit hazırlıklı davranır.
  • Düş oluşumu, düş düşünceleri tarafından ileri sürülen bir isteği halüsinasyon yoluyla gerçekleşmiş göstererek görevini yerine getirir.
  • Hekim, hastasının ıslahı ve eğitimi konusunda harcayacağı bütün çabalarda onun özgünlüğüne saygı göstermek zorundadır.
  • Normal durumun ne olduğu, ancak hastalık durumunun incelenmesiyle anlaşılabilir.
  • Psikanaliz, sanatı da doyuma kavuşturulmamış istekleri amaçlayan bir etkinlik olarak görür; öyle bir etkinlik ki, başta sanatçının kendisini, sonra da dinleyici ve seyircileri kapsamına alır. Sanatçı kendini her şeyden önce özgür kılmaya uğraşan insandır ve eserini, kendi dışında bulunup kendisi gibi doyumdan yoksun bırakılmış isteklerin rahatsızlığını yaşayan daha başka kişilere sunarak, onların da böyle bir özgürlüğe kavuşmasını sağlar.

--reklam--

Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap beş konferansın birincisi ile başlıyor. Freud'un konuşması genel olarak Dr.Breuer ile yaptıkları çalışmalar ve katartik yöntemi nasıl geliştirdiğine dair detaylı bilgiler taşımakta. Özellikle sağaltımın nevrozlar üzerine etkileri ve bu deneyimlerin olumlu olumsuz yönlerini vak'alar üzerinden dinleyiciler ile paylaşıyor. Çok basit anlayışlı bir dil içeriyor okurken zorlanmıyorsunuz. Konferanslarında genel olarak dikkatimi çeken durum Freud'un her konuşmasında fikirlerine karşı ön yargı ile yaklaşan insanları düzeltmeye çalışması. Örneğin ; Düş yorumları ve psikanalist tedavi sonrasında hastaların daha farklı sorunlar üretmesi, doğuştan başlayan cinsellik fikri gibi düşüncelerine konuşma sırasında karşı çıkan meslektaşlarına mantıklı argümanlar sunarak savunmaya çalışıyor. Freud'un tedavi yöntemlerini ve çalışma şeklini merak edenler için harika bir kitap diyebilirim. (Erim Asya)

Kitap, Modern Psikoloji'nin kurucu Freud'un Clark Üniversitesi'nde verdiği 5 Konferansıyla başlar. Kitabın devamında Freud , Psikanaliz kuramını kendi cümleleriyle anlatıyor ve kitap sona eriyor. Psikanalize merak sarmış kuram dersleri alan kuramlara meraklı okurların bu kitabı okumalarını tavsiye ederim. Kavramları ve kuramın genel bakış açısını anlamak için ideal bir kitap. (A.Cmert)

Freud, hayatı boyunca Psikanaliz tekniğini anlatan kapsamlı bir kitap yazamadı. Bir kaç kez niyetlendi ancak hem özel yaşamında hem akademik yaşamda çıkan sorunlar nedeniyle hep erteledi. Ancak yazdığı makalelerde psikanaliz tekniğini uzun uzun anlattı. Kitabımızda da bu maksatla yazılmış makaleler buluyoruz. Freud'un 1909 yılında misafir olarak gittiği Amerika'da verdiği konferanslar kitabın ilk bölümünü oluşturuyor. Bu konferanslarda, psikanalizin ortaya çıkışından günümüze kadar (1909) geçen sürede kaydettiği aşamaları anlatıyor. Psikanalizin ortaya çıkışını Dr. Breuer'e bağlayan Freud, hayatı boyunca bu durumu dile getirmeye devam edecekti. Kitabın ikinci bölümünde Psikanalize toplu bakıyor. 3 Alt Başlıkta derlenen bu bölüm, psikanalizin minik tarihini tasnifliyor. Burada Freud, özellikle cinsellik ve düş yorumları üzerinde duruyor. Ruhsal aygıtımız, iç dünyamız, nesnelerle olan ilişkilerimiz derken, kitap psikanaliz severlerin aradığı bir çok bilgiyi birinci ağızdan okuyucusuna sunuyor. Not: Freud, nesne kavramını sadece cansız varlıklar için değil, bireyin kendi benliğinin dışındaki her varlık için kullanmaktadır. Biz var olan edebi bilgimiz neticesinde, canlı varlıkları özne olarak nitelendirsek de Freudyen dilde özne-nesne ayrımı yapılmamaktadır. (yy)

--reklam--

Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Sigmund Freud - Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Sigmund Freud Kimdir?

Sigmund Freud ( nüfus kaydında Sigismund Scholomo Freud) (d. 6 Mayıs 1856, Příbor, Moravya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (bugün Çek Cumhuriyeti) - ö. 23 Eylül 1939, Londra, Birleşik Krallık), psikanaliz öğretisini geliştirmiş olan Yahudi kökenli Avusturyalı nörolog. Kişiliğin 5 farklı dönemden geçerek geliştiğini öne süren Psikoanalitik Kuram'ın kurucusudur...

Orta seviye bir Yahudi yün tüccarının, kırk yaşındayken, kendisinden yirmi yaş küçük bir kadınla yaptığı ikinci evliliğinden dünyaya geldi. Ekonomik bunalımdan dolayı ailesi Viyana'ya yerleşmek zorunda kaldıklarında, Freud henüz 4 yaşındaydı. 1938 yılına kadar burada yaşadı.

Lisede Latince, Fransızca ve İngilizce öğrenirken kendi çabalarıyla da İbranice, İspanyolca ve İtalyanca öğrendi. Başarılı bir öğrenciydi. Başlangıçta istemediği halde Goethe'nın yapıtlarından etkilenerek tıp okumaya karar verdi.

Üniversite yıllarında Yahudi düşmanlığıyla karşılaştı, okuldaki arkadaş çevresinden dışlandı. 1876 yılında fizyolojist Brücke'nin laboratuvarına girdi, burada anatomopatoloji ve insan sinir sistemi üzerine araştırmalar yaptı. 1881'de tıp öğrenimini bitirdi. 1883'te dönemin ünlü beyin anatomisi ve nöropatoloji uzmanı Dr. Theodor Meynert'in yönetiminde psikaytri kliniğinde asistan olarak çalışmaya başladı. 1884'de kokain üzerine bir inceleme yapmakla görevlendirildi. 1884'te kokainin analjezik özelliklerini keşfetti, anestezik niteliklerini ise sezinledi. (Yaşamım ve Psikanalız adlı yapıtında kokainin anestezik niteliklerini aslında bildiğini, yalnız tıp çalışmalarını bıraktığından dolayı bunların başkaları tarafından ortaya çıkarıldığını ileri sürer.)

Aldığı bir bursla 1885'te Paris'e gitti, Salpêtriê Hastanesi'nde, Jean Martin Charcot'nun yanında staja başladı. Burada histerinin belirtilerini, hipnotizma ve telkinin etkilerini gözlemledi. Charcot'dan çok etkilendi. (Yaşamım ve Psikanaliz 'de Charcot'ya ne kadar düşkün olduğu görülür) Charcot'nun konferanslarını Almancaya çevirdi ve 1886'da yayımladı.

1886'da Paris'ten ayrılarak Berlin'e gitti. Burada çocuk nöropatolojisiyle ilgilendi. Viyana'ya dönerek özel hekimliğe başladı. 1886 ekim ayında 4 yıldır nişanlı olduğu Martha Bernays ile evlendi. Sinir hastalıkları ve histeri şikayetiyle kendisine başvuranlar üzerinde dönemin ünlü tedavi yöntemlerini, elektroterapi ve hipnotizmayı uyguladı. 1887'de Dr. Bernheim'in Telkin ve Telkinin Tedavideki Uygulamaları Üstüne adlı kitabını çevirdi.

Elizabet von R. adındaki bir kadın hasta kendisini serbest çağrışım yöntemine zorlayınca hipnozdan vazgeçti. 1892 - 1895 yılları arasında Charcot'nun Salı Günü Dersleri adlı kitabının çevirisini, savunma psikonevrozları üzerine bir makaleyi ve saplantılar ve fobiler üzerine başka bir makaleyi Breuer ile ortaklaşa hazırladı. Ancak tıp çevrelerince Histeri Üzerine İncelemeler hoş karşılanmadı. Bu yapıtta psikanalizin temel ilkelerine rastlanır.

1896 yılında babasının ölümü üzerine derin bir bunalıma girdi ve sistematik olarak kendini çözümlemeye başladı. Yine aynı yıl Breuer'le nevrozların cinsel açıdan açıklanması konusunda ters düşerek yollarını ayırdı. Histerinin cinsel etiyolojisi üzerine verdiği bir konferans skandala yol açtı. Bu dönemde W. Fliess'le yazışmaları, özçözümleme süreci, hayatı üzerinde önemli etkiler yarattı. (Bu yazışmaları Freud'un ölümünden sonra eşi ve kızı tarafından kamuoyuna duyurulmuştur. Freud psikanalize özel hayatını karıştırmak istemediğinden, kişisel kayıtlar bırakmamış, birçok yazışma ve mektubunu ölümünden önce yakmıştır.) Hayatının 10 yıl süren bu döneminde, Freud hem yandaş, hem öğrenci bakımından yalnız kaldı. Kendini hastaların tedavisine ve psikanalizin yaratılmasına yoğunlaştırdı. Bu sürecin sonucu olarak 1897'de Oedipus Kompleksi, 1900'de Düşlerin Yorumu (iki cilt) adlı eserler ortaya çıktı.

1908'te Viyana Psikanaliz Derneği kuruldu. Bu olay, Freud için bir dönüm noktasıydı, Yaşamım ve Psikanaliz kitabında buna büyük yer verdi. Ancak bu tarihten önce bile Freud'un çevresinde çözümlemenin giderek kurumlaştığı görülür. 1902'den sonra "Çarşamba Günleri Psikoloji Derneği", adı altında başta P. Federn, O. Rank, W. Stekel ve Alfred Adler olmak üzere, Freud'un ilk yandaşları bir araya toplandılar. 1904'de E. Bleuer'le yazışmaya başladı. 1907'de Bleuer'in asistanı Carl Gustav Jung tarafından ziyaret edilir. Jung aynı yıl Zürih'te Freud Derneği'ni kurdu. Bu Freud için büyük bir başarıydı, zira psikanaliz artık ülke sınırlarının dışına çıkmıştı. Takip eden yıllarda Jung, 1. Psikanaliz Kongresi'ne katıldı ve psikanaliz üzerine konferanslar vermek üzere Freud ile birlikte ABD'ye yolculuk etti. Freud, 1910 - 1920 yıllarında Psikanaliz Üzerine, Bir Paranoya Vakası Özyaşam Öyküsü Üzerine Psikoanalitik Gözlemler: Başkan Screber, Totem ve Tabu, Narsizmin İncelenmesine Giriş, Yas ve Melankoli adlı eserleri yayımladı.

1923'de kendisine üstçene ve damak kanseri tanısı kondu. İzleyen yıllarda 33 kez ameliyat oldu. Sürekli protez takması gerektiğinden dolayı uzun yıllar konuşma ve yemek yeme sıkıntısı çekti. 1938'de Naziler'in Viyana'ya girmesiyle birlikte en küçük çocuğu Anna ile birlikte Avusturya'yı terk etmek zorunda kalarak Londra'ya yerleşti. Ölümüne dek tedavi ve çalışmalarına burada devam etti.

Freud, prensipleri gereği kişisel hiçbir özel belge, anı defteri, mektup bırakmamış, hepsini yakmıştır. Bu nedenle, Freud'a dair ilk ve en kapsamlı bilgiler ilk olarak yakın dostu İngiliz psikaytr Ernest Jones'un 1953'te yayımlanan üç ciltlik Sigmund Freud'un Yaşamı ve Yapıtları adlı kitabıyla ortaya çıkarıldı.

Eserleri [değiştir]

Zur Psychopat­hologie des Alltagslebens (Günlük Yaşa­mın Psikopatolojisi)

Die Traumdeutung (Düşlerin Yorumu)

Über Psychoanaly­se (Psikanaliz Üzerine Beş Ders)

Totem und Tabu (Totem ve Tabu)

Zur Einführung des Narzissmus (Narsisizmin İncelenmesine Giriş)

Unbehagen in der Kultur (Uygarlı­ğın Huzursuzluğu)

Jenseits des Lustprinzips Das Ich und das Es (Haz İlkesinin Ötesinde Ben ve İd)

Der Mann Moses und die monotheistische Religion (Musa ve Tektanrıcılık)

Cinsellik Kuramı Üzerine Üç Deneme, 1905

Der Witz und seine Beziehung zum Unbewussten, Nükte ve Bilinçdışı'yla İlişkisi, 1905

Psikanalizin Tarihçesi, 1914

Psikanalize Giriş Dersleri, 1917

Yaşamım ve Psikanaliz, 1925

Tutukluk, Semtom ve Korku, 1926

Bir Yanılsamanın Geleceği, 1927

Kültür İçindeki Huzursuzluk, 1930

Psikanaliz ve Uygulama,

Psikanaliz Üzerine,

Olgu öyküleri

Histeri ile Mücadele

--reklam--

Sigmund Freud Kitapları - Eserleri

  • Kitle Psikolojisi
  • Psikanaliz Üzerine Beş Konferans ve Psikanalize Toplu Bakış
  • Uygarlık Toplum ve Din
  • Amatör Psikanalizi
  • Sevgi ve Cinsellik Üzerine
  • Olgu Öyküleri 1
  • Olgu Öyküleri 2
  • Totem ve Tabu
  • Psikanaliz Üzerine
  • Nevrozlar - Psikanalize Giriş 2
  • Cinsellik Üzerine
  • Rüyaların Yorumu
  • Kokain
  • Bir Yanılsamanın Geleceği, Neden Savaş
  • Grup Psikolojisi ve Ego Analizi
  • Haz İlkesinin Ötesinde
  • Psikoloji Kanalize Ederek Psikanaliz Kuramı
  • Arzu Dürtü ve Çatışmaları Açığa Çıkarma
  • Bilinçaltı
  • Ruh Çözümlemesine Giriş Konferansları
  • Günlük Yaşamın Psikopatolojisi
  • Uygarlığın Huzursuzluğu
  • Cinsiyet ve Psikanaliz
  • Kültürdeki Huzursuzluk
  • Niçin Savaş?
  • Yaşamım ve Psikanaliz
  • Seçme Yazılar
  • Terapi
  • Endişe
  • Rüya Yorumları 1
  • Rüya Yorumları 2
  • Psikanaliz ve Uygulama
  • Psikanalize Giriş Dersleri
  • Ket Vurma
  • Musa ve Tektanrıcılık
  • Psikopatoloji Üzerine
  • Kendi Kendine Psikanaliz
  • Narsizm Üzerine ve Schreber Vakası
  • Mutluluk Dediğimiz Şey
  • Davranış Bozuklukları ve Tedavisi
  • Çocukta Fobinin Analizi
  • Yanılgılar ve Düşler Üzerine
  • Bir Çocukluk Nevrozu Hikayesi
  • Bir Genç Kızın Günlüğü
  • Freud - Jung Mektuplaşmaları
  • Psikanalize Giriş
  • Espriler ve Bilinçdışı ile İlişkileri
  • Dinin Kökenleri
  • İsteri Üzerine Araştırmalar
  • Psikanalitik Hastalık Öğretisi Hakkında Yazılar
  • Metapsikoloji 1
  • Metapsikoloji 2
  • Metapsikoloji 3
  • Metapsikoloji 4
  • Psikanalize Giriş
  • Psikanalize Giriş
  • Cinsel Yasaklar Ve Normaldışı Davranışlar
  • Sanat ve Sanatçılar Üzerine Notlar
  • Bir Histeri Vakası Analizi
  • Psikanalize Yeni Giriş Dersleri
  • Psikanaliz Açısından Edebiyat
  • Kültürel Cinsel Ahlak ve Modern Sinirlilik
  • Sanat ve Edebiyat
  • Aşkın Psikolojisi
  • Histeri Üzerine Çalışmalar
  • Metapsikoloji Haz İlkesinin Ötesinde Ego ve İd ve Diğer Çalışmaları
  • Ruh Çözümlemesine Yeni Giriş Konferansları
  • Ruh Çözümlemesinin Tarihi
  • Freud'un Mektupları
  • Psikanaliz Üzerine
  • Bakirelik Tabusu
  • Otobiyografi
  • Psikanaliz Üzerine Vakalar
  • Bilinçsizlik ve Psikanaliz
  • Siz Deli Misiniz?
  • Einstein’a Mektup
  • Psikanaliz
  • Eşeysellik Kuramı Üzerine Üç Deneme
  • Savaş ve Ölüm Üzerine
  • Bir Yanılsamanın Geleceği
  • Yas ve Melankoli
  • Rüya Psikolojisi
  • Leonardo da Vinci
  • Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü
  • İçgüdüler ve Baskılama
  • Espri Sanatı
  • Din
  • Takıntı Üzerine
  • Bilinçsiz-Olan
  • Anksiyete Üzerine
  • Psikanalizin Ana Hatlari
  • Totem ve Tabu - 2.Cilt
  • Kadın Cinselliği Üzerine
  • Ego ve Id
  • Bilinç Dışı
  • Bilinçaltını Keşfetmek
  • Sevgi Məktubları
  • Her İnsan Gördüğü Rüyanın Tabiridir
  • Aforizmalar
  • Sanrı ve Düş
  • Tutukluk Semptom ve Kaygı
  • Ruhsal Kimlik
  • Doğuştan Gelen Sapkın Eğilimler
  • Dora
  • Kendini Koruma İçgüdüsü
  • Psikanalitik İlerlemenin Önündeki Engeller
  • Psikanaliz ve Telepati
  • Cinsel İstismar - Psikoloji Serisi
  • Ensest
  • Yasaklar ve Normal Dışı İstekler
  • Gizemli
  • Düşüncelerin Sınırsız Gücü
  • Kadın Eşcinselliği
  • Totem ve Tabu Barbarlar ile Nevrotik Kişiliklerin Zihinsel Yaşantılarındaki Benzerlikler (Cep Boy)
  • Arzular ve Çatışmalar
  • Sexualleben
  • Введение в психоанализ
  • Sanat ve Psikanaliz
  • Erkeklerin Cinsel İçgüdüsü
  • Ketlenmeler, Belirtiler ve Anksiyete
  • Ego ve Kimlik
  • Libido ve Narsisizm
  • Cinsiyetler Ayrımı
  • Mədəniyyətin sancıları
  • Totem ve Tabu
  • Aşkın Psikolojisi

--reklam--

Sigmund Freud Alıntıları - Sözleri

  • Devletlerin, bireyleri kötülükten alıkoymasının, kötülük yapmayı ortadan kaldırmak amacından değil, onu tıpkı tuz ve tütün gibi tekeline almak amacından doğduğu düşüncesine kesin bir biçimde inanılabilir. (Cinsiyet ve Psikanaliz)
  • Kadınlar, özellikle de güzelseler, nesne seçimlerinde kendilerine dayatılan toplumsal kısıtlamaların bedeli olan belli bir kendiyle yetinme geliştirirler. Kesin konuşmak gerekirse bu türden kadınların erkeklerin kendilerine yönelik sevgileriyle kıyaslanabilecek yoğunlukta sevdikleri tek şey yalnızca kendileridir. Gereksinimleri de sevme değil ama sevilme doğrultusundadır ve bu koşulu yerine getiren erkek onların onayını kazanan kişi olur. (Metapsikoloji Haz İlkesinin Ötesinde Ego ve İd ve Diğer Çalışmaları)
  • Bastırma bireysel çalışır; bastırılmış olanın her bir türevi kendine özgü bir yazgıya sahip olabilir; biçim değişikliğinin fazlası yada azı başarının sonucunu tamamıyla değiştirebilir (Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü)
  • Biz ölümün yaşamın tek amacı olduğunu iddia etmiyoruz; ölüm kadar yaşamın da olduğu gerçeğini gözardı etmiyoruz. (Ruh Çözümlemesine Yeni Giriş Konferansları)
  • Bilinçaltında "hayır" sözcüğü olmadığını, zıtlıkların bir araya geldiğini biliyoruz. Reddetme ancak bastırma sürecinde ortaya çıkıyor. (Bir Çocukluk Nevrozu Hikayesi)
  • Psikanaliz bize baba kompleksi ile Tanrı inancı arasında yakın bir ilişkinin bulunduğunu ;bize kişisel bir Tanrı'nın psikolojik yönden yüceltilmiş bir babadan başka bir şey olmadığını göstermiştir ve her geçen gün genç bireylerin babalarının otoritelerinden kurtulduklarında dinsel inançlarını nasıl kaybettiklerine dair yeni kanıtlar sunmaktadır. (...) (Leonardo da Vinci)
  • Mutlu kişiler düş kurmaz, bunu ancak yeterince doyuma ulaşmamış kişiler yapar. Doyuma kavuşturulmamış, düşlemlemenin itici güçleridir ve her düş belli bir isteğe doyum sağlama çabası ve böyle bir doyumu ondan esirgeyen gerçek'i değiştirme girişimidir. (Sanat ve Sanatçılar Üzerine Notlar)
  • Olgunluk hazzı erteleyebilme kabiliyetidir. (Aforizmalar)
  • fakat bekâret bir tabunun, dinsel olarak tarif edilebilecek bir yasağın konusu haline gelmiştir. (Bakirelik Tabusu)
  • Temelde kırıcı olan bir düşünce belli bir yoğunluk seviyesine ulaşır ulaşmaz çekişme aktifleşir ve bu kesinlikle bastırmaya yol açar. (Bilinç Dışı)
  • Çocukluk çağında hiçbir gereksinimin bir babanın korumasına karşı duyulan gereksinimin kadar güçlü olabileceğini sanmıyorum (Kültürdeki Huzursuzluk)
  • Birbirleriyle uzlaşması zor çelişkilere düşüyorsunuz.. (Bir Yanılsamanın Geleceği, Neden Savaş)
  • "Efsaneye göre insan denilen varlık, kadın ve erkek olarak iki parçaya bölünmüştür; o zamandan beri aşk yoluyla birleşmeye çalışmaktadır" (Cinsellik Üzerine)
  • "Tam da hastalanacak zamanı bulmuştur büyük anne. Hastamız, sevdiğini, böylesine özlemişken..." (Psikanaliz ve Uygulama)
  • Ve her zaman öylesine güçsüz kalırdım ki, içimi yakıp kavuran tutkuları dışa vuramazdım. Dolayısıyla hep baskıladım kendimi, sanırım bu da halimden belli oluyor. (Yaşamım ve Psikanaliz)
  • İd'de içgüdüye düşen rolü ego da algı oynamaktadır. Ego tutkuları ihtiva eden id'in tersine, mantık ve sağduyu olarak adlandırılabilecek olan şeyi temsil etmektedir. (Ego ve Id)
  • herkes kendi hayatı üstünde hak sahibidir...' (Mutluluk Dediğimiz Şey)
  • Ama sorarım size, insanlar ellerine geçirdikleri bir şeyi ne zaman karmakarışık, ne zaman eciş bücüş bir duruma sokmamıştır? (Kendi Kendine Psikanaliz)
  • Sanki bilinçli olanın direnci, kökensel bastırılmış olandan uzaklaştırılmalarını sağlayan bir işlev görür. (Bastırma ve Bastırılanın Geri Dönüşü)
  • "Doğa, göründüğü kadarıyla bizi soğukkanlılıkla, zalimce, amansızca ve olasıdır ki tam da bizim doyum sağlamamıza yol açmış şeyler aracılığıyla yok eder." (Bir Yanılsamanın Geleceği)