Kitap Künyesi
Yazar: Derman Bayladı
Yayın Evi: Say Yayınları
İSBN: 9789754687231
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Pythagoras Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Felsefe, matematik, gökbilim, ahlak, müzik, hekimlik, devlet kuramı, eğitim...
Bu saydıklarımızdan her biri, onlardan bir tekine bile sahip olan kişiyi, sahip olduğu bilim ya da disiplin dalına göre düşünür, matematikçi, gökbilimci, ahlak kuramcısı, müzisyen, hekim, devlet ya da politika kuramcısı, eğitmen olarak nitelemeye yeter de artar bile.
Peki, ya bu sayılanlardan her biri ayrı ayrı kişilerde değil de Pythagoras'ta olduğu gibi, tek bir insanda toplanıyorsa? Bu kadarla da kalmayıp Pythagoras'ın ayrıca bir çeşit peygamber, bir ermiş, bundan da öte gizemli bir kişilik olarak görüldüğünü de ekleyelim. Onun ikinci bir Orpheus gibi, karadaki hayvanlara, denizdeki balıklara, havada uçan kuşlara, dahası rüzgârlara, dalgalara söz geçirdiğine, ırmaklarla konuştuğuna, aynı anda ayrı yerlerde hazır bulunabilme yetisine inanıldığını da...
Pythagoras'ın Tanrısallaştırılan kişiliği konusunda anlatılan söylenceler öylesine yoğundur ki onun filozof ve biliminsanı kişiliği çoğu kez gizemli kişiliğinin gölgesinde kalır. Söylencelerle sarmalanan yaşamöyküsü de bu gizem perdesinden payını alır bu nedenle. Bu kitapla Pythagoras meraklılarını, onun gizemli kişiliğinin yanı sıra biliminsanlığını ve düşünür kişiliğini bir ölçüde de olsa keşfetmeye çağırıyoruz.
-Tanıtım Yazısı-
--reklam--
Pythagoras Alıntıları - Sözleri
- "Yalnızca bedene özen göstermek, değersiz bir arkadaşa bağlanmak gibidir. Beden çabuk çöker. Oysa edinilen bilgi insan ölünceye değin bırakmaz onu. Dahası, kimilerinin ünlerini ölümleri sonrasında bile sürekli kılar. Ve işte bu bilgi iyi, vefalı bir arkadaş gibidir." "Bilgili olmanın en büyük üstünlüğü, bilgili insanın mal varlığına sahip biri gibi olmasıdır. Ancak şu farkla ki, zengin bir insan bir başkasına kendi zenginliğinden pay verdiği zaman mal varlığında bir azalma olacaktır. Oysa bilgili bir insan bildiklerini başkalarıyla paylaştığında bilgisinde hiçbir azalma olmaz. Bilgi aynı zamanda insanı vahşi hayvandan ayıran araçtır. Bir Yunan'ı Barbar'dan, özgür bir insanı köleden, bir filozofu hödükten ayıran da bilgi sahibi olmaktır yine."”
- Bu yaşamda üç tür insan vardır, tıpkı Olympiyat oyunlarına gelen üç tür halk gibi. En aşağıdaki sınıf alım satım için gelenlerden oluşur. Bunların bir üzerindeki, yarışmak için gelenlerdir. Hepsinin en iyileri ise seyretmek için gelenlerdir.
- “ Çünkü onlara göre ruh dünyada hatalarının cezasını çekmektedir; bedenin kendisi hapishaneye, içinde ruhun muhafaza edileceği duvarlarla çevrili bir yere benzetiliyor.”
- “İnsan ruhu akıl, mantık ve tutku olmak üzere üç bölümlüdür. Akıl ve tutku öteki canlılardada vardır ama mantık yalnızca insanda vardır.”
- “ Titanlar Zagreus’u parçalayıp yedikleri için Zeus da yıldırımlarıyla vurarak küle dönüştürmüş onları. Bu küllerden insanoğlu yaratılmış. Bu nedenledir ki, insanoğlunun yapısında Zeus oğlu Zagreus’tan geçen Tanrılık cevherinin yanında Titanların kötülük genleride vardır.”
- Pythagorasçı öğretiye göre ruh ölümsüzdür. Yaşamın temel ilkesidir.İnsanlar ölürler. Başlangıcı sonla birleştiremedikleri içindir bu. Bu noktadan hareketle monizmin karşısına düalizmle geçmişlerdir.
--reklam--
Pythagoras İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Pythagoras ve Bakla!: Özet bir biyografi kitabı olmuş. Bu açıdan önemli bir boşluğu doldurduğunu düşünüyorum, zira Türkçe'ye çevrilmiş Pythagoras ile ilgili fazla kitap bulunmuyor. Kitap ve kaynak makale bulunmaması durumu sadece çeviri kaynaklı değil. Tarihsel açıdan karakter ile ilgili ne yazık ki bilgiler sınırlı ve tam da bu açıdan kendisi çok gizemli bir karakter. Özellikle pisagorcuların kabul kriterleri ve öğreti tarikatının kuralları son derece düşündürücü. (Emir Kara)
Konusuna göre basit bir tarzı var diyebiliriz ama işe yarayan bir basitlik olmuş bu. Felsefe kitabı havasından çok hikayesel tadı var ki yer yer daha etkilidir. (Ali Ünal)
Kitabı biyografik bir tarzda beklemiştim. İyiki daha farklı hazırlanmış dedim. Pisagor’un yani Pythagoras’ın felsefi yanı daha fazla anlatılmış. Daha çok hakkında yazılanların derlendiği bir kitap olmuş ki bu çok iyi, çünkü çoğu kullanılan güzel kaynaklar hala dilimize çevrilmemiş ve ulaşması biraz zor. Bu yüzden mükemmel olduğunu düşünüyorum. Ayrıca okurken sadece Pythagoras değil hayatını şekillendiren şeylerdende birer parça var. Çok detay bekleyeni hayal kırıklığına uğratır. Konuları hiç bilmeyeni kesinlikle mutlu eder. (w)
--reklam--
Pythagoras PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Derman Bayladı - Pythagoras kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Pythagoras PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Derman Bayladı Kimdir?
Pertevniyal Lisesi ve İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji ve Klasik Filoloji bölümlerinde okudu. TRT İstanbul Radyosu'nda on beş yıl prodüktör olarak görev yaptı ve yüzlerce radyo programına imzasını attı. 1983 yılında gerçekleştirmiş olduğu Bu Şehr-i Stanbul adlı dizi programla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nce Radyo-TV yayınları dalında 'Yılın Gazetecisi' seçildi. 1985 yılında TRT'deki görevinden kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Halen araştırma ve çevirilerinin yanı sıra 'Profesyonel Turist Rehberi' olarak çalışmaktadır.
Henüz Pertevniyal Lisesi'nde öğrenciyken tarih öğretmeni merhum Reşad Ekrem Koçu'nun anlatmış olduğu "Troilalı Hektor'un öyküsü" ve birlikte gezdikleri İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde gördüğü eserler orda mitolojiye karşı merak uyandırdı. Bu merak onu mitolojinin köklerini aramaya, Eski Yunan ve Latin dillerini öğrenmeye yönlendirdi. Anadolu kültür ve uygarlığı üzerinde yaptığı çalışma ve araştırmalardan edindiği birikimi bir yurt tanıtım hizmeti olarak yabancı konuklara da sunmak amacıyla "Turist Rehberliği" mesleğini seçmiş bulunuyor.
Çin Dağı, Çinçin Dağı adlı masal kitabı, Nesini Söyleyim (Mahmut Alptekin ile) adlı halk edebiyatı araştırması (Varlık Yay.) Tanrıların Öyküsü, Uygarlıklar Kavşağı Anadolu, İstanbul'un Yüreğinde Tarihe Yolculuk, Dinler Kavşağı Anadolu adlı inceleme kitapları, Nağmeler Tahtım Olsa adlı romanı (Say Yayınları) çeşitli edebiyat dergilerindeki ve Cumhuriyet gazetesindeki yazıları, İngilizce ve Fransızcadan yaptığı yirmi kadar çocuk klasiği çevirisi, TRT'de yayımlanan radyofonik oyunları kültürel etkinlikleri arasında yer almaktadır.
--reklam--
Derman Bayladı Kitapları - Eserleri
- Tanrıların Öyküsü
- Pythagoras
- Efsaneler Dünyasında Anadolu
- Uygarlıklar Kavşağı Anadolu
- Cumhuriyete Kan Verenler
- Felsefenin Beşiği Anadolu
- Dinler Kavşağı Anadolu
- Göbeklitepe'nin Keşfi
- Sorularla Mitoloji
- İstanbul'un Yüreğinde Tarihe Yolculuk
- Ece ile Arda Efsaneler Dizisi
- Açıklamalı ve Yorumlarıyla Klasik Mitolojide En Güzel Aşk Masalları
- Mavi Kapaklı Defter
- Yüzyılın Dahisi
- Nağmeler Tahtım Olsaydı
- Gençler İçin Bir Demet Mitoloji
- Akhilleus
- Odysseus; Mitolojik Kahramanlar
- Çin Dağı Çin Çin Dağı
- Gece Yarısı Çalınan Kapı
- Efsaneler Dünyasında Anadolu: Anadolu Mitolojisi
- Aşksız ve Yalnız
- Tarih ve Efsaneler Diyarı Bursa
- Ben İstanbul
- Efsaneden Gerçeğe Çanakkale Destanı
- Anılarda Kalan Bir Semt Kocamustafapaşa
--reklam--
Derman Bayladı Alıntıları - Sözleri
- Ares ile Aphrodite'nin sevişmesinde, iki aşığın tedbirsizliklerinin cezasını asıl Ares'in, güneşin doğuşunu haber vermesi için kapıya gözcü diye koyduğu adamı Alektryon çekmiş. Olacak bu ya, adamcağızın tam güneş doğarken uykusu gelmesin mi! Güneş, ışınları sayesinde olan biteni görüp Hephaistos'a haber vermiş. Ares de bunun üzerine, görevini yerine getirmediği gerekçesiyle Alektryon'u bir horoza dönüştürmüş. İşte bu yüzdendir ki horoz her sabah güneş doğarken uzun uzun öterek kendisini affettirmeye çalışırmış. (Alektryon sözcüğü horoz anlamına geliyor Yunancada.) (Sorularla Mitoloji)
- Büyük Konstantinus İstanbul'dan önce ata toprağı olduğuna inandığı Troya'yı başkent yapmak istemiş. Diokletianus ise imparatorluğu yönetmek için oturma yeri olarak Nicomedia'yı (İzmit) seçiyor kendisine. (Uygarlıklar Kavşağı Anadolu)
- İmparator Tiberius döneminde bir gemi Ege denizinde yol almaktaymış. Geminin Thamus adında bir dümencisi varmış. Bir akşam rüzgar kesilivermiş birden. Gemideki yolcular içki içip eğlenirlerken adalardan "Thamus Thamus!" diye dümencinin adını çağıran bir ses yükselmiş. Ses üçüncü kez gelince Thamus da yanıt vermiş. Ses o zaman gemi belirli bir noktaya varınca dümencinin "Yüce Pan öldü!" diye bağırmasını buyurmuş. Gemideki herkes korku ve dehşetten donakalmış. Thamus'un bu buyruğa uyup uymaması gerektiğini tartışmışlar. Thamus o söylenen yere gelindiğinde rüzgar esiyorsa geçip gitmeyi ama kesilirse buyruğa uymayı kararlaştırmış. Oraya varınca kesilivermiş rüzgar; Thamus da, "Yüce Pan öldü!" diye gırtlağının var gücüyle bağırmış. Susar susmaz da sanki bir alay kişi bu haberi almış da çok kederlenmiş gibi her yandan iniltiler ve ağlamalar yükselmiş. Gemideki herkes de tanık olmuş bu olaya. Haber çok geçmeden Roma'da da yayılmış, İmparator Tiberius, Thamus'u bizzat görmek istemiş ve ona sorguya çekmiş. Bilginleri toplayarak bu Yüce Pan'ın kim olduğunu sormuş. Bilginler de onun Hermes'le Penelope'nin oğlu olduğunu söylemişler. Bu olay sonraları, Hıristiyanlığın doğmasıyla eski inançların öldüğü biçiminde yorumlanmış (Tanrıların Öyküsü)
- Derler ki kavalı bulan kişi Athena tanrıça imiş. Ama bir gün kavalını çalarken bir dereye yansıyan yüzünü görmüş. Kavalı öttürürken şişen yanakları yüzünden tanrıçanın güzel yüzü çirkin bir görünüm almaktaymiş. Athena öfkeyle atmış kavalı elinden. (Efsaneler Dünyasında Anadolu)
- Titan Iapetos'un oğlu Prometheus yağmur suyuyla toprağı karıştırarak tanrı suretinde insanı yaratır. Başka anlatımlara göre, Minerva (Athena), Prometheus'un bu yapıtının güzelliğine hayran olarak bu ruhsuz gövdeye yaşam soluğu üflemiş (...) Zeus öfkesini Prometheus'un kolladığı insana yöneltir bu kez. Demirci tanrı Hephaistos'a, bir parça toprağı suyla karıştırarak bir kadın yapmasını söyler. Athena bu kadına el işlerini öğretir, Aphrodite arzularla doldurur onun yüreğini, Hermes de yalan dolanlarla donatır içini. Bu da insanın ikinci yaratılışıdır. (Tanrıların Öyküsü)
- Her şeyi önceden bilmesine karşın, kimseyi inandıramadığı için olacakların önünü alamayan, bu yüzden de bilgisi hiçbir işe yaramayan Kassandra'ya bu yeteneği hiçbir zaman mutluluk getirmemiştir. Bu nedenledir ki ölürken lanetler yağdirmistir bu yeteneği veren Tanrı Apollon'a. (Efsaneler Dünyasında Anadolu)
- Fatih Sultan Mehmet büyük bir diplomasi ustasıymış da. Bir Anadolulu olarak soyunu Troya'ya bağlar ve Yunanlılar'ı destekleyen Papa Pius'a şu satırları yazar: "Nasıl oluyor da İtalyanlar bana karşı çıkıyorlar şaşıyorum. Biz de onlar gibi Troyalılar'ın soyundan geliyoruz. Yunanlılar'dan Hektor'un öcünü almak bana olduğu kadar onlara da düşer. Oysa İtalyanlar bana karşı Yunanlılar'ı tutuyorlar." (Uygarlıklar Kavşağı Anadolu)
- ",Ey Türk, Oğuz Beyleri! İşitin! Yukarıda mavi gök çökmezse, Aşağıda yağız yer delinmezse Senin ilini, Senin töreni Kim bozabilir?" (M.S. 732'de Bilge Kağan'ın diktirdiği Göktürk Anıtı'ndan) (Cumhuriyete Kan Verenler)
- Makedonya kralı Büyük İskender'in annesi. Efsaneye göre Zeus bir yılan biçimine girip Olympias'lq birleşmiş ve Büyük İskender doğmuş. Be nedenle Büyük İskender'i tanrı sayiyorlarmiş. (Efsaneler Dünyasında Anadolu)
- Ana Tanrıça, Anadolu'da çağ ve toplumlara göre Vuruşemu, Hepat, Arinna, Nana, Ma, Kybele, Leto, Latona, Kupaha olur. Sonra Yunanistan'a geçerek Rhea; Suriye ve Filistin'de Mariamme, Marianna olur. Adlar değişir ama öz hep aynı kalır. Toprağın, doğanın yaratılışının simgesi Toprak Ana'dır o. (Uygarlıklar Kavşağı Anadolu)
- "Doğa ile eğitim ve öğretim benzer şeylerdir. Eğitim ve öğretim insanı değiştirir. Ancak bunu yaparken de ikinci bir doğa yaratır." (Felsefenin Beşiği Anadolu)
- İlkel insanın, bu sürekli oluşumda erkeğin rolünü fark edememiş olması pek olası. Gözünün önünde belirli bir süre içinde durmadan büyüyen bir karın, derken günün birinde bu karından çıkan bir yeni canlı varken ve de bu oluşum hep kadın tarafından gerçekleştirilirken, hiçbir değişime uğramadan gezinip duran erkeğe bu olayda niye bir etkinlik yükleyecekti ki ilkel insan? (Uygarlıklar Kavşağı Anadolu)
- “İnsan ruhu akıl, mantık ve tutku olmak üzere üç bölümlüdür. Akıl ve tutku öteki canlılardada vardır ama mantık yalnızca insanda vardır.” (Pythagoras)
- Çok tanrılı dönem Anadolusu ise kadının doğurganlık gücünü toprağın verim gücüyle özleştirerek toprağı kadında simgeleştirmiş ve onu bütün varlıkların yaratıcı gücü olarak görmüş. Yani kutsal kitapların "insanin topraktan yaratıldığı" yargısına daha on bin yıl önce katılmış Anadolu insanı dolaylı bir biçimde de olsa. (Uygarlıklar Kavşağı Anadolu)
- Bu yaşamda üç tür insan vardır, tıpkı Olympiyat oyunlarına gelen üç tür halk gibi. En aşağıdaki sınıf alım satım için gelenlerden oluşur. Bunların bir üzerindeki, yarışmak için gelenlerdir. Hepsinin en iyileri ise seyretmek için gelenlerdir. (Pythagoras)
- "Ate" insanlara kötü eylemlerde bulunmayı esinleyen ve her türlü yıkıma yol açan bir tanrıçadır. (Tanrıların Öyküsü)
- " Samsun limanına bu gemiden atılan Demir değil ! Sarılan anayurda Kemal Paşa'nın kollarıydı." Cahit KÜLEBİ (Cumhuriyete Kan Verenler)
- Her şeyden önce bir doğa tanrısıdır Dionysos. Taşkınlığın, coşkunun, yaşama sevincinin tanrısı. Üzümle simgelenen şarabın, sarhoşluğun; bu sarhoşluğun getirdiği sınır tanımazlığın tanrısı da odur. Bu sınır tanımazlık çılgınlığa kadar gider kimi zaman. (Tanrıların Öyküsü)
- Koca bir kayayı yüksek bir tepenin doruğuna çıkarmaktı çarpıldığı ceza. Uflaya puflaya, kan ter içinde ite kaka çıkarıyordu da onu nitekim. Ama tam doruğa oturtacağı sırada kaya paldır küldür yuvarlanıyordu aşağı ve Sisyphos bir kez daha başlıyordu yeniden, bu hiç bitmeyecek görevine. (Tanrıların Öyküsü)
- Şu halde evren ezelidir, ebedidir, tektir ve de tek biçimdir. Ne eksilebilir ne de artabilir, ne değişir ne de ağrı ya da acı duyar. Eğer on bin yılda bir saç teli kalınlığında değişseydi, tüm zaman boyu yok olur giderdi. (Felsefenin Beşiği Anadolu)
Yorumlar
0 yorum