Kitap Künyesi
Yazar: Alain de Botton
Çevirmen: A. Sıla Bayer
Orijinal Adı: The Romantic Movement Sex, Shopping and the Novel
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755701240
Sayfa Sayısı: 335
--reklam--
Romantik Hareket Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Romantik Hareket´te Alain de Botton bir aşk ilişkisinin başlangıcından bitişine kadarki gelişimini keşfediyor, bu keşif sırasında sanat ve aşkın doğasına ilişkin düşüncelerini paylaşıyor okurla. Reklamcı Alice ile bankacı Eric arasındaki ilişkiye aşama aşama tanıklık ediyoruz, tanıklığımıza şemalar, resimler ve Descartes´tan Platon´a, Aretha Franklin´den Flaubert´e kadar birçok ismi kapsayan bir yazarlar ve düşünürler korosu eşlik ediyor. Romantik Hareket zekayla, nükteyle ve sezgi gücüyle yazılmış bir roman. Bütün aşıklar, okurlar ve aşık okurlar bu kitabı elinden düşürmeyecek.
- John Updike-
The New Yorker
Hiç de ayrıksı olmayan bir aşkın sıradan ve alelade rutinlerini alıp latifeyle yoğurmak ve okurun karşısına gerçek yaşamdakinden farksız bir aşk incelemesi çıkarmak her romancının harcı değil. Ama işte Alain de Botton bunu başarıyor... Bu roman modern aşkın yalanlarına, doğrularına ve zaaflarına ışık tutuyor.
- Simon Montefiore-
The Times
Pop yıldızlarının Phil Collins´e benzedikleri bir çağda edebiyatta böylesi oyunbaz bir ışıkla karşılaşmak insanın içini aydınlatıyor. Bütün iyi yapıtlar gibi çok komik ve çok hüzünlü.
- Julie Burchill-
Spectator
--reklam--
Romantik Hareket Alıntıları - Sözleri
- Bu sessiz gözyaşlarının ardında yatan şey, içini kemiren üzüntü verici bir düşünce, bir gün ayağı kayıp, bu gezegenin kenarından düşecek olsa, hiçkimsenin onun yokluğunu bir an bile hissetmeyeceği düşüncesiydi belki de.
- "Kendi ruhumuzun derinliklerinde kaybolmaktan korkup,bir başkasının ruhuna hapsolmayı seçmekten daha berbat ne olabilir?"
- Algılarındaki yoksulluk alışkanlıklarına olan düşkünlüğünden kaynaklanıyordu
- “Yaşıyormuş gibi hissetmek” deyimi, sözcüğün tıbbi anlamından oldukça uzaktı; “yaşamak” derken soluk alıp vermek ya da beyin etkinliğinin sürekliliği değildi kastedilen. Yaşamak birlikte banyoya girebileceği, seviştikten sonra yatakta sohbet edebileceği, çocukça ve sevgi dolu bir dille konuşabileceği birinin varlığıydı.
- Neşeli yüzlerin çevrelediği bir masada oturmak onun yalnızlığın elinden kurtaramıyordu
- Arkadaşlık korkaklıktan başka bir şey değildir, aşkın getireceği daha büyük sorumluluklardan ve zorluklardan kaçıştır yalnızca.
- Başkalarına gösterdiğimiz davranış biçimi, onların bize gösterebilecekleri olası tepkilerin ışığında belirlenir, ancak bilinçsiz bir belirlenimdir bu.
- Yaşamak birlikte banyoya girebileceği,seviştikten sonra yatakta sohbet edebileceği, çocukça ve sevgi dolu dille konuşabileceği birinin varlığıydı
- "Dünyayla arama bir kumaş gerilmiş, dokunduklarımı hissetmemi engelleyen bir çeşit battaniye dünyayla arama girmiş sanki."
- Montaigne Yalnızlık adlı denemesinde ''Sokrates'e birisi için, seyahat onu hiç değiştirmedi'' demişler, o da: 'Çok doğal, çünkü kendisini de beraberinde götürmüş' demiş'' diye anlatır.
- İhtiyaç temelli olmayan alışverişe yöneltilen ahlaki saldırıyla, üreme amaçlı olmayan cinsel birleşmeye yöneltilen ahlaki saldırı arasında gözle görülür bir bağlantı vardır: Her iki durumda da sansüre uğrayan şey hazdır, daha doğrusu kadınların duyduğu hazdır; sansürcüler ise genellikle silindir şapkalı ve koca sakallı adamlardır.
- Arkadaşlık korkaklıktan başka bir şey değildir, aşkın getireceği daha büyük sorumluluklardan ve zorluklardan kaçıştır yalnızca.
- Başka insanların düşüncelerinin ne önemi var sanki? diye geçirdi içinden. Bu paranoyakça düşüncelerin ardında yatan benmerkezcilik canını sıkmıştı.
- Romantik sorun derinlerde bir yerlerde yaşanıyordu, ancak yansımaları her yerde hissediliyordu.
- İnsanları kötü yanları ile kabul etmekten başkalarında ve kendinde kötü yanlar bulup çıkartmaktan öyle yorgundu ki onu şaşkına çevirecek,sarsacak bir ilişki istiyordu artık.Seçme şansının olmadığı,bir iç geçirip de "Acaba biz gerçekten birbirimize göre miyiz?" diye sormaya zaman bulamayacağı,çözümlemenin ve yorumlamanın önemini yitireceği,ötekinin 'öteki' olmasının tartışmasız ve doğal olduğu bir durum yaşamak istiyordu
--reklam--
Romantik Hareket İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Günümüz dünyasında Alice gibi düşünen hareket eden ve yaşayan o kadar çok insan var ki. Alain De botton gerçekten sihirli dokunuşu ile hayatlarımıza güzel ve yerinde müdaheleler ile merhem olmuş. Tabi bir de kitabı okurkenki ruh haliniz ve neşeniz durumunuzda (evlilik ya da yalnızlık gibi) çok önemli. Yalnız yaşayanlar ya da kendini yalnız hissedenler için daha bi çekici gelebilir (Fethi Gürbüz)
Alain de Botton okumak benim için güzel bir yolculuk sonrası tadı damağında kalan anıların her zaman hatırlanacak olması gibi bir şey. Yazarın pek çok kitabını okumuş olmama rağmen, genel olarak da ilişkiler üzerine yaptığı felsefeyi bize aktarmasına rağmen hiç bir kitabında sıkılmadım. Nasıl bu kadar gerçekçi bir şekilde yazdığına hayret ettim her defasında. Karakterler üzerinden yaptığı psikolojik tahliller ve ilişkideki güç dengesi üzerine düşünceleri beni çok etkiledi. . Alice ve Eric'in hikayesinde Alice' e 'ah Alice..' deyip kızsak da kendimize dönüp baktığımızda hayatımızın bir döneminde, bir yerlerde, Alice olduğumuzu farketmemiz an meselesi. 'Kendi değerini fark etmek' gerçeği, bir ilişki üzerinden çok güzel anlatılmış. Herkese tavsiye ederim, keyifli okumalar dilerim. (Keyifli Okumalar)
Romantizmi felsefeyle buluşturan Alain de Botton'un ilk okuduğum kitabıydı. Kitabın adı Romantik Hareket olsa da, içeriği öyle sulu romantizm ya da romantik komedi filmleri gibi değil. Yani benim gibi asla sulu pembe romantizm sevmeyenler için çok iyi bir seçim! Alain de Botton okuyanlar bilirler. Yazarın tarzı anlattığı konuyla felsefeyi birleştirip, okuyucuya eşsiz bir deneyim kazandırmasıdır. Okuyanı kesinlikle sıkmaz, aksine felsefeyi fazlasıyla sevdirir. Kitabın konusuna gelince, reklamcı Alice ile bankacı Eric arasındaki ilişkinin aşamalarını, kadın-erkek ekseninin ne kadar zıt olduğunu, aşkın doğasının yüksek sesli bağırtılarını yazarın değişmez tarzı olarak yine yazarlar ve düşünürler korosu eşliğinde anlatıyor. Arada ilişkiye gönderme yaptığı grafikler, şemalar var ki, yüzünüzde bir gülümse yayılıyor. Okurken gülümseten yazar, iyi bir yazardır bence. Farklı bir ilişki kitabı okumak istiyorsanız mutlaka tavsiye ediyorum. (Aurora)
--reklam--
Romantik Hareket PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alain de Botton - Romantik Hareket kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Romantik Hareket PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alain de Botton Kimdir?
Yahudi asıllı yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.
--reklam--
Alain de Botton Kitapları - Eserleri
- Felsefenin Tesellisi
- Aşk Üzerine
- Statü Endişesi
- Aşk Dersleri
- Mutluluğun Mimarisi
- Görmek ve Fark Etmek
- Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir
- Romantik Hareket
- Ateistler İçin Din
- Seyahat Sanatı
- Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız
- Öp ve Anlat
- Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı
- Haberler
- Havaalanında Bir Hafta
- Terapi Olarak Sanat
- Hayat Okulu Kitapları (6 Kitap Takım)
--reklam--
Alain de Botton Alıntıları - Sözleri
- İlişkilerin en can sıkıcı yanlarından biri, ilk tanıştığımız gün daha görür görmez tutulduğumuz insanlara çok çabuk alışmamızdır. Eskiden sadece bileği ya da omzuyla bizi tahrik edebilen kişi şimdi önümüzde çırılçıplak soyunsa en ufak bir heyecan kıpırtısı duymadan bakabiliriz. (Terapi Olarak Sanat)
- İyi kitaplar yalnızca duygularımızı ve çevremizdekilere benzer insanları betimlemekle kalamaz, bunların bizim betimledigimizden çok daha güzel betimlenmesini sağlayan bir becerinin varlığına işaret ederler. Bu kitapların istedikleri gerçeklerin bizim de gerçeğimiz olduğunu düşünür, ancak bu gerçekleri kitapları okumadan kendi kendimize dile getirmeyi başaramayız. (Görmek ve Fark Etmek)
- Doğuştan getirdiğiniz tek bir kusur var: hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimize inanıyoruz... (Felsefenin Tesellisi)
- ...Tatmin olamayışımızın nedeni kendi hayatlarımızın baştan beri kusurlu olmasından değil, kendi hayatlarımıza gerektiği gibi bakmamamızdan kaynaklanır. (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Mutluluk beden için iyidir," diyor Proust, "ama zihnin gücünü artıran şey kederdir." (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- Yaşamımı paylaşacak biri olmadan yaşama hakkının, sesimi duyacak biri olmadan düşünce özgürlüğünün ne anlamı vardı ki? (Aşk Üzerine)
- Erdemli olmaya giden yolun başında burjuvalara duyulan nefret vardır. (Görmek ve Fark Etmek)
- "Yaptığımız işin kişiliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz; yeni tanıştığımız birine ilk sorduğumuz nereli olduğu ya da ailesi değil, ne iş yaptığıdır, sanki bir insanı ötekilerden ayıran özelliği bilmek için işini sormak yeterlidir." (Havaalanında Bir Hafta)
- Bir kütüphane kadar sessizdi ortalık. (Seyahat Sanatı)
- Sanat, kırılgan hayallerimize destek olur. (Terapi Olarak Sanat)
- Doğamızdaki rastlantısal özellikler ve çocukluğumuzdaki tuhaflıklar nedeniyle yetişkin olduğumuzda kendimizi dengesiz bir ruh halinde buluruz, bazı alanlarda çok iyiyizdir, bazılarında ise çok eksik, ya fazlasıyla endişeli ya da fazlasıyla sakinizdir, ya fazlasıyla iddialı ya da fazlasıyla pasifizdir, ya düşünce geliştirmeye fazlasıyla eğilimli oluruz ya da pratik yaşamı fazlasıyla önemseriz, ya fazlasıyla eril ya da fazlasıyla dişil yaklaşımları benimseriz. Kendimizde olmayan özellikleri gördüğümüz kişileri ‘seksi’ olarak niteleriz, bizi zaten var olan aşırılıklarımıza daha da itecek gibi görünen kişilerden de kaçarız. (Cinselliğe Nasıl Farklı Yaklaşırız)
- Özellikle de öfkenin ana sebebinin umut olduğu tezi. Kizgınız çünkü haddinden fazla iyimseriz; varoluşun içerdiği hüsran hastalığına yeterince hazırlıklı değiliz. Anahtarlarını her kaybettiğinde ya da bir havaalanında her geri çevrildiğinde bağıran bir adam anahtarların asla kendiliklerinden kaybolmadığı ya da seyahat planlarımızın daima garantili olmadığı bir dünyada dokunaklı ama düşüncesizce ortaya konan saf bir inanç sergiler (Havaalanında Bir Hafta)
- " Arkadaşlarıyla inanılmaz derecede ilgilenirdi. Bu kadar az bencil ya da bu kadar az kibirli birini hiç tanımadım ... Karşısındakini eğlendirmek isterdi. Başkalarını güldürmekten ve gülmekten çok hoşlanırdı." -Georges de Lauris (Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir)
- İyi düşünceler kitapların içinde hapsedildiği sürece gelişemezler. (Ateistler İçin Din)
- Whistler’dan önce kimsenin Londra’daki sisi fark etmemiş olması ya da Van Gogh’tan önce kimsenin Provence’taki selvilere ilgi göstermemiş olması imkânsızdı. (Seyahat Sanatı)
- Doğa manzaraları bizlere birtakım değerler aşılama gücüne sahiptir: meşeler gururu, çamlar azmi, göller de sakinliği öğretir, erdemli olma yolunda bizlere sessiz sedasız ilham verirler. (Seyahat Sanatı)
- "Yetmişimden fazla yaşadım. Aç kalmadım. Keyif aldığım pek çok şey oldu. Bir iki kere de beni iyi kötü anlayan biriyle karşılaştım. Daha ne isteyebilirim ki?" (Öp ve Anlat)
- ..Freud'un deyişiyle Rilke, “Kış gelince baharın güzelliğinden geriye hiçbir şey kalmayacağını, bu güzelliğin de insanın yarattığı her güzel şey gibi yok olup gitmeye mahkûm olduğunu” unutamıyordur. Freud bu yaklaşım hiç onaylamıyordu.Ona göre yok olmaya mahkûm olsa bile çekici, güzel bir şeyi sevebilme yetisi sağlıklı bir ruhun göstergesiydi. (Mutluluğun Mimarisi)
- Konuşacak kimse bulamadıkları için kaç kişinin yazar olduğuna ve bu yüzden kaç kitap yazılmış olduğuna şöyle bir bakarsak, kitapçıların yalnız insanlar için gidilebilecek en iyi yer olduğunu anlarız. (Felsefenin Tesellisi)
- "Yas ve günaha çağrının zamanı bu, Gözyaşları, kıskançlık ve işkencenin devri, İsteyipte elde edememenin, lanetlenmenin zamanı..." (Statü Endişesi)
Yorumlar
0 yorum