Kitap Künyesi
Yazar: Ergun Candan
Yayın Evi: Sınır Ötesi Yayınları
İSBN: 9789758312030
Sayfa Sayısı: 210
--reklam--
Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İç potansiyel gücünüzü ortaya çıkartmaya yönelik uygulayacağınız pratik metotlarla, yaşam içinde büyük bir etkinliğe sahip olabilir ve yaşamımızı isteğinize bağlı olarak yönlendirebilirsiniz...
"Duyular Dışı Algılamalarınız"ı geliştirebilir ve istenmeyen alışkanlıklarınızdan kurtularak, günlük yaşamın getirdiği streslerinizi de yenebilirsiniz...
Ayrıca bütün bunların olabilmesi için "pratik uygulanabilir metotlara" ihtiyacınız bulunmaktadır...
İşte bu kitap, size bunları veriyor...
Kitaptaki metotları uygulayarak, günlük yaşamınızda sezgilerinizin hızla geliştiğini şahit olacaksınız... Altıncıduyunuzu siz de geliştirebilirsiniz... Hatta diğer Duyular Dışı Algılamaları'nızı da...
Örneğin: Konsantrasyon, Telapati, Durugörü, Kehanet, Psikometri, Duruişiti, Astral Seyahat, Telekinezi, İpnoz, Manyetizm, Şifacılık ve diğerleri...
"Gevşeme Egzersizleri" size yepyeni bir denge ve uyum sağlama yeteneği kazandıracak... Kaybettiğiniz enerjilerinizi kısa sürede toplayabileceksiniz. Böylelikle daha güçlü, daha enerjik ve daha sağlıklı olacaksınız... Bu metotlar % 100 başarı sağlayacaktır...
Her şey size bağlı... Yeter ki bu iş için biraz zaman ayırın...
2000'li yıllarda bunlara çok ihtiyacınız olacak...
Bu kitap;
Yurtdışındaki Parapsikoloji Merkezleri'nde uygulanan en son yeniliklerin ışığında hazırlanmıştır...
(Arka Kapak)
--reklam--
Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri Alıntıları - Sözleri
- "Sabır, irade, konsantrasyon ve istek...İşte bunların düşüncenin gücüyle birleştiğinde aşamayacakları engel yoktur..."
- İnsanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar, işte o havuz da kokuşur, o havuzda ölüp giderler.
- Özgür hâle gelmek için, iç özgürlüğü elde etmelidir.
- Mantıklı düşünme, fiziksel faaliyet alfa frekansini durdurur. Şuurunuz kendi icinize dönükse, daha kolay bir sekilde alfa durumuna girersiniz. Ama çevrenizle meşgulseniz hakim olan beta dalgasidir.
- Kontrol edemedikleri negatif duygulara odaklanan insanlar sürekli olarak güçsüzleşirler.
- Karşınızdaki kişi konuşurken, ne kadar sıklıkla sadece onu dinleme halinde kalabiliyorsunuz acaba?
- Eğer çözümün bir parçası değilsen; o zaman sorunun bir parçasısın demektir...
- Böyle olunca da, kendi varlığımızın iç potansiyelini, iç gücünü çoğunlukla kullanmadan kısıtlı imkanlarla yaşamaya kendimizi mahkum ederiz... Ve yaşamımızın büyük bir bölümü böyle geçer... İçimizdeki mevcut potansiyel güçten habersiz kendimizi son derece hür ve özgür zannederek; aslında tam bir mahpushane yaşantısı sürdürürüz... Hapiste olduğumuzu far-ketmediğimiz için de, hapisten kurtulmak için hiçbir çaba sar-fetmeyiz... İnsanın mevcut iç potansiyel gücünü kullanmadığı bu dünya yaşamında özgür olamadığını, çok kısıtlı imkanlarla yaşadığını farkeden toplumlar, çok eski çağlardan beri bu yolda önemli çalışmalar içine girmişlerdir. Dinlerin, felsefelerin, doğu ve batı ezoterik çalışmaların, mitolojilerin; ortaklaşa amacı çok eski çağlardan beri tek bir noktada: "Kendini Bilmek"de yoğunlaşmıştır... "Kendini bilmeyen varoluşun sırlarını da bilemez" ya da "kendini bilmeyen Rabbi'ni de bilemez" sözleriyle de bu konu dile getirilmeye çalışılmıştır.
- Eğer zihninizin nasıl tepki gösterdiğini bilmiyorsanız, eğer zihniniz kendi etkilerinden habersizse, toplumun ne olduğunu hiç bir zaman öğrenemeyeceksiniz demektir. Çünkü zihniniz toplumun parçasıdır ya da toplumun ta kendisidir. Toplumdan ayrı, toplumun dışında; gerçekten size özgü bir "sen" çoğunlukla varolamamaktadır. Toplum sürekli bizi etki altında tutmakta, düşüncelerimizi biçimlendirmektedir. Toplumsal modeli fark edip onun boyunduruğundan kendinizi kurtarmadıkça, kendinizi özgür sansanız da, gene de cezaevinde bir tutuklusunuz. Zihninizi yönetmeye, düşüncelerinizi düzeltmeye çalışın. "Bu doğru, bu yanlış" diye yargılara varmayın. Yanlızca bir sinema filmine bakar gibi, kafanızdan geçenleri izleyin. Zihniniz insanlığın ta kendisidir.
- Düğmelerine basılınca gülen, başka bir düğmesine basılınca ağlayan halimizi değiştirmeden, gerçek anlamda özgür olmaktan söz etmemiz mümkün değildir...
- Ruh nedir? Ruh Varlığı: irtibat sağlayabildiği alemlerin icaplarına uyarak, O alemlere konsantre olabilen ve konsantre olduğu alemlerde planlar tertip ederek bedenlenebilen şuurlu bir varlıktır..
- Bize gördüğümüze inanmanın dar ve sınırlı kalıpları hep öngörüldüğü içi, bu sınırlandırılmışlığı kolay kolay aşamayız. Oysa ki sezgiler bizim yanıbaşımızdadır... Ancak biz onları nasıl dinleyeceğimizi bilemeyiz.
- Eğer çözümün bir parçası değilsen; o zaman sorunun bir parçasısın demektir.
- İçle uğraşılırken, dışla uğraşılmaya, şekilciliğe dönüşmeye başlayınca eğitimin etkinliği de kaybolup gitti... Bir zamanlar gürül gürül akan bir şelaleyken, belli bir süre sonra, durgun su birikintilerine dönüştü.
- Hiç şöyle dikkatinizi belirli bir konu üzerinde durdurtmadan, hiç bir şey üzerinde yoğunlaştırmadan, gerçekten duru bir zihinle sakin sakin oturduğunuz oldu mu? O zaman her şeyi işitirsiniz, zihniniz dar bir kanal içine kapatılmamış olur: Bu biçimde dinlerseniz içinizde olağanüstü bir değişim gerçekleşir. Size derinlik ve içgörü kazandırır. Göreceksiniz ki, sizi öylesine etkileyen sözlerin ötesine geçiriyorsunuz, sözlerin sözel anlamını aşıyorsunuz. Gerçek yaşam: Önyargıların, korku ve kör inançların, umutların çelmelemediği, berrak düşünmeye yetenekli bir zihine sahip olmayı gerektiriyor. Sakin sakin, sırtınızı dik tutarak oturun ve şöyle zihninizden geçenleri izleyin, onları denetlemeye çalışmayın. Zihninizin bir düşünceden ötekine, bir konudan bir başkasına atladığını izleyin.
--reklam--
Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Parapsikoloji okumaları yapmak istediğim zamanlar da -eğitimini almış ve okumayı derinleştirmek istemiştim- arkadaşımın önerisi üzerine almış ve okumuştum. Kitabı bu ikinci okuyuşum olacak. Çok beğendiğim bir kitaptır. Parapsikolojik kitaplar arasında en akıcı anlatıma sahip kitaptır benim gözümde. Bu tarz birkaç kitap okuma girişimim olmuştu ancak ne denileni anlamıştım, ne de akıcıydı.. Kitap neyden bahsediyor derseniz; Öncelikle her şeyiyle parapsikoloji. Gevşeme-konsantrasyon ile başlıyor ve size teknik öğreterek ilerliyor. Daha sonra ise telkin-ipnoza geçiyor. Astral seyahat, Durugörü, telepati ve telekinezi de diğer konular. Meraklıları için tavsiye edeceğim bir kitap. Ancak şunu eklemek isterim ki, bu bilimler - evet benim için bilim- eğitimini almış ve kendini bulmuş kimseler için geçerlidir. Eğer enerji yönlendirmesi veya en basitinden biorezonans ile tedavi gibi yöntemlere pek inanmıyor ve hepsini safsata görüyorsanız, bu tarz kitaplara hiç yönelmeyin derim. Zamanınıza yazık etmeyin en azından. (North Beirut)
Spiritüalizme ilgi duyan ve tekniklerini merak eden herkesin rahatlıkla okuyup, verilen metotlarla kendini geliştirebileceği bir eser... Dünya laboratuarlarında yapılan deney sonuçlarının paylaşıldığı, aşama aşama insanın kendi gücünü keşfetmesi için teknik bilgilerin verildiği eserin yazım dile sade ve anlaşılır. Yazar eserini sizinle karşılıklı sohbet ediyor gibi kaleme almış. Parapsikoloji hakkında öğrenmek istediğiniz her konuyu ve tekniği bu eserde bulabilirsiniz... (Nurhan Işkın)
Kitap adının anlattığı alanda iyi bir eser. Genel bilgiler vermesi yanında, bazı özel alanlarda pratik tavsiyelerde de bulunuyor. Tavsiye edebilirim. "hergun ayiracaginiz 30 dk, önünüzdeki aylar içinde, arzu edilen mükemmelliği sağlayacak ve yaşamınızı, isteğinize bağlı olarak değiştirmenize yardımcı olacaktır. . .Tabi ki parapsişik yeteneklerinizin gelismesine de." (Hüseyin Kartal)
--reklam--
Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ergun Candan - Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ergun Candan Kimdir?
1961 İstanbul doğumlu olan Ergun Candan,1980 yılında "Türkiye Metepsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Derneğinde Ezoterik ve Metapsişik Kültürle tanıştı. 1985 yılında Dernek Yönetim Kurulu Üyeliği "Öğretim Sorumlusu" görevine seçildi. 1993 yılının sonuna kadar bu görevini sürdürdü. Bu süre içinde çok sayıda konferans veren Ergun Candan'ın Ruh ve Madde Dergisi'nde yayınlanmış makaleleri bulunmaktadır.
1994 yılında Dernek'te baş gösteren bazı olumsuzluklardan dolayı, Derneğin 2. Başkanı da dahil olmak üzere çok sayıda üye dernekten istifa etti. Bunların arasında Ergun Candan da vardı. Dernekten ayrıldıktan sonra, bir grup arkadaşıyla birlikte araştırmalarını bağımsız olarak sürdürmeye başladı.
1994- 1996 yılları arasında Milliyet Gazetesi'nin radyosu Radyo Kulüp'te (Bu radyonun ismi daha sonra Radyo D olarak değişmiştir.) SINIR ÖTESİ adıyla bir program hazırladı ve sundu. Hafta için hergün 22.00 - 24.00 sattleri arasında yayınlanan bu program, dönemin en çok dinlenen radyo programları arasında ilk sıraları aldı. 1995 yılında AKŞAM Grubu'na bağlı DOST GAZETESİ'nde yazı dizisi hazırladı. 1996 yılında Kanal D'de SINIR ÖTESİ adıyla hazırladığı program çok sayıda birinciliklere imza attı. RTÜK'ten gelen baskılar ve kanalın kapatılma cezalarından dolayı yayın hayatına son vermek zorunda kaldı. Aynı yıl Ekibiyle birlikte POSTA GAZETESİ'nde "GİZEMLER DÜNYASI" adıyla yayınlanan bir ek gazete çıkarttı.
1998 yılında kendi yayınevini kurdu. Çeşitli televizyon programlarına konuk konuşmacı olarak katıldı. Çalışmalarına halen bu yayınevinin araştırma ekibiyle birlikte devam etmektedir. Yayınlanmış 14 kitabı bulunmaktadır.
--reklam--
Ergun Candan Kitapları - Eserleri
- Gizli Sırlar Öğretisi
- Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri
- Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber
- Antik Mısır Sırları
- Ezoterizme Giriş
- Kur'an-ı Kerim'in Gizli Öğretisi
- Atalarımızın Gök Tanrı Dini
- Gizli Yönleriyle Atatürk
- Ölümden Sonra Neler Oluyor?
- Türkler'in Kültür Kökenleri
- Kıyamet Alametleri
- Şahitler ve Belgelerle Türkiye'de Yaşanmış Esrarengiz Olaylar
- İsa Peygamber'in Gizli Öğretisi
- Nuh'un Gemileri
- Hz. Muhammed'in Vahyi Alışı
- Türkler’in Kültür Kökenleri
- Sufi Bilgesi Nasreddin Hoca
- Rüyalarımızdaki Atatürk
--reklam--
Ergun Candan Alıntıları - Sözleri
- İnsanlık; içinde insanlığın pek kalmadığı bir 'insanlık tablosunu' çizme gayreti içindedir. (Gizli Sırlar Öğretisi)
- "Paşam, Mevlana'nın makamını müze yapmamız üzerine halk buraya akın etmeye başladı. Bu bir sakınca doğurmasın" "Eğer, Mevlana'yı hakkıyla tanımak ve benimsemek için ziyarete gittiklerine inansam öteki dergahların da açılmasını sağlardım.Çünkü Mevlana'yı tanımak ve anlamak zaten diğer tüm tehlikeleri de ortadan kaldırmaktır" M. Kemal (Gizli Yönleriyle Atatürk)
- . Altaylılar'ın ruh anlayışı bizim bugün Parapsikoloji ve Metapsişik çalışmalarda elde ettiğimiz bilgilerle tamamen örtüşen bir özelliğe sahipti ... Altaylılar yaşamın ve varoluşun temel yapı taşlarından biri olarak ele aldıkları ruhsal enerjinin, insanda nasıl işlediğine dair bilgilere de sahiptiler. Parapsikoloji'de "Astral Beden" kavramı Altaylılar'da "sünne" olarak isimlendirilmişti: İnsan'ın sünnesi vücuttan ayrılıp dağlarda, bozkırlarda dolaşabilir. Vücuttan ayrılıp gezinen "sünne"yi Şamanlar, mükaşefe kudretine sahip bazı adamlar ve nadiren köpekler görebilirler ... Köpek "sünne"nin yaklaştığını uzaktan, acı uluma ile haber verir. . (Türkler'in Kültür Kökenleri)
- Parça; bütüne aittir. (Kur'an-ı Kerim'in Gizli Öğretisi)
- Eğer her şey göründüğü gibi idiyse, görünen neden insanlara yetmedi de görünenin ardındaki görünmeyen Ezoterik Prensiplere ulaşılmaya çalışıldı. (Antik Mısır Sırları)
- . Yüz, Eski Tükler'e göre insanın en önemli yeriydi. Utanç, kötülük, iyilik ve hatta kutsallık bile insanın yüzüne akseden özelliklerdi. Bu sebeple kötülerin yüzü “kara”, iyilerin yüzleri “ak” , kutsal insanların yüz rengi ise ''Gök Mavisi” olarak mitolojide sembolleştirilmiştir. Eski Türkler, Oğuz Kağan'ın doğarken yüzünün gök renginde olduğunu söyleyerek, onun gökten geldiğini ve Tanrısallığın rengini taşıdığını ifade etmek istemişlerdir. Bu tanımlamalarla; O ’nun sıradan bir kişi olmadığı ve göksel bilgilerle olan ya da olacak irtibatı, efsanenin daha başında okuyucuya aktırılmış bulunmaktadır. Gelelim Oğuz Kağan'ın ağzının “ateş rengi”ne benzetilmesine... Arınmanın, sadeleşmenin, fazlalıklardan ve astral tortudan kurtulmanın sembolü olan “Ateş”, diğer ulusların mitolojilerinde olduğu gibi Türkler’e ait diğer efsanelerde de kullanılmıştır. “Ateş Sembolü” nün bir başka paraleli de al rengidir. Yani kırmızı... Bu renk de Oğuz Kağan’ın gözlerinin rengi olarak gösterilmektedir. . (Türkler'in Kültür Kökenleri)
- Bir yolcunun yolda yürüyebilmesi için ufku görmesi yeterli değildir... Ufkun Ötesi'ni de görmesi gerekir. (Gizli Yönleriyle Atatürk)
- Toprağın çocuğu! Kelâm sendedir de ondan. Sende bulunup da hareket eden, gören ve işiten şey Kelâm"ın ta kendisidir. Kutsal Ateş senin içinde gizlidir. (Kur'an-ı Kerim'in Gizli Öğretisi)
- Hazreti İsa "Dünya bir köprüdür; bunun üzerinden geçin; ama bunun üstüne ev inşa etmeyin." (İsa Peygamber'in Gizli Öğretisi)
- İnsanlar ölümlü tanrılardır, tanrılar ölümsüz insanlar. (Antik Mısır Sırları)
- Okuma-yazma bilmek yeterli değildir. Okumak gerekir. (Bilinmeyen Yönleri ve Sırlarıyla Son Üç Peygamber)
- Her şeyin üzerinde hüküm sürmek ise artık realitelerin üstüne çıkması ve tüm realitelerin üstünde meselelere bakmaya başlaması anlamına gelir. Bu; maddenin, egonun ve otomatizmanın esaretinden kurtuluş, bir diğer deyişle aydınlanma yani şuurlanma aşamasıdır. Bu hâle ulaşan insan, görünenin hiç de göründüğü gibi olmadığını anlar. Sonra da dünyanın ne kadar fani olduğunu farkeder. Ama bir taraftan da, bu fani dünyanın içinde ne kadar büyük bir ilâhi senaryonun oynanmakta olduğunu da görür. Ve en önemlisi de bu ilâhi senaryoda kendisinin nasıl bir rol aldığını anlar. Bu dünyaya doğuş amacının anlaşılması demektir. (İsa Peygamber'in Gizli Öğretisi)
- bir şeyi gök rengine büründürmek türk kültüründe o şeye bir kutsiyet yüklemek anlamına geliyordu. (Atalarımızın Gök Tanrı Dini)
- . Türklerin, iki ayrı alemleri vardı. Bunlardan biri, kendi aile dünyaları ki, bu kendi çadırlarından kurulmuş olan düzendi. Diğeri de büyük Gök-Tanrısı'nın Alemi... Uygurca yazılmış olan Oğuz destanında, Oğuz Han şöyle diyordu: "Kun tu bolgıl, kök kurıkan!" Yani: "Güneş, tuğumuz, bayrağımız olsun; gök de çadırımız!" . (Türkler'in Kültür Kökenleri)
- Musa Peygamber'in bir Osiris rahibi olduğunun sakli tutulmasında o kadar başarılı olunmuştu ki, bu büyük sır halk tarafından yüzyıllarca anlaşılamadı. (Antik Mısır Sırları)
- Bu sonsuz evrende, bu sonsuzluğa uzanan yolda ilerleyen biz insanlık ailesi olarak, bir gün hepimiz bu dünya gezegeninden ayrılacağız... Ve o zaman bu dünya gezegeninde yaşadıklarımızın tümü, kozmik bir anı olarak ruhsal hafızamızda saklı kalacaktır. (Ölümden Sonra Neler Oluyor?)
- Tibetlilere göre Ölüm bir sanattır. (Şahitler ve Belgelerle Türkiye'de Yaşanmış Esrarengiz Olaylar)
- . "Son araştırmalara göre örf, adet, geleneklerine ve dil yapılarına, kullandıkları aletlere bakılarak Sümerler' in Mezopotamya'ya Orta Asya' dan geldikleri, Türk olabilecekleri tahmin edilmektedir." . (Türkler'in Kültür Kökenleri)
- İnsanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar, işte o havuz da kokuşur, o havuzda ölüp giderler. (Ruhsal Güçleri Geliştirme Teknikleri)
- "Güneş altında söylenmemiş söz yoktur." (Gizli Sırlar Öğretisi)
Yorumlar
0 yorum