Kitap Künyesi
Yazar: Cahit Ülkü
Yayın Evi: İnkılap Kitabevi
İSBN: 9789751019080
Sayfa Sayısı: 373
--reklam--
Rüstem Paşa Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Rüstem Paşa", Cahit Ülkü'nün Masal Olmayan Masallar adını verdiği 'üçleme'nin ikinci kitabı. Birinci kitap, "Pargalı İbrahim Paşa", adıyla kitaplaştırılmıştı. Üçüncü kitap "II. Selim" ise yakında okurlarımızla buluşacak.
Bu kitap, Saraybosna'nın yoksul bir dağ köyünden dokuz yaşındayken devşirilen Hırvat asıllı bir domuz çobanı oğlunun, Kanuni'nin damatlığına ve veziriazamlığına yükselişinin romanı.
Cahit Ülkü, Kanuni-Hürrem-Rüstem üçgeninde yaşanan ve koca bir cihan imparatorluğunun kaderini belirleyen süreci gözler önüne sererken, okurları, Batı'nın "Muhteşem" diye nitelendirdiği kudretli bir hükümdarın ruhsal yalnızlığına, karısı ve kızı arasında düştüğü acze; Hürrem'in, kızını gözünü kırpmadan amaçlarına alet etmesine; aşkı, sanatı ve kültürü hiçe sayan, alabildiğine çirkin, aksi ve sevgisiz bir adam portresi çizen Rüstem Paşa'nın ruhundaki gizli kıpırtılara tanık ediyor. Hem de ironik bir üslupla...
Kitapta ayrıca sarayı, sokakları, insanlarıyla 16. yüzyıl İstanbul'unu, "Altın Çağ" diye nitelendirilen bu dönemde çöküşün nasıl başladığını, 1509 büyük depremini, devşirme kurumunun işleyişini ve daha pek çok ayrıntıyı bir belgesel gerçekliğinde, ama bir roman tadında okuyacaksınız.
(Arka Kapak)
--reklam--
Rüstem Paşa Alıntıları - Sözleri
- Sonbahar başlangıcında saray, ürpertici bir haberle çalkalandı: Padişah, Veziriazam Yunus Paşa'nın kellesini yoktan yere uçurmuş, zavallının kesik başını atının kuyruğuna bağlatarak günlerce dolaştırmıştı. Ardından, üçüncü vezir Piri Mehmed Paşa'nın Padişah tarafından Suriye'ye çağrıldığı duyuldu. Kuşkusuz bu çağrı, mühr-i hümayûnun Piri Paşa'ya verileceğine kanıttı ve Fatih Mehmed'den bu yana ilk kez bir Türk'ün veziriazam olması, saray üzerine kezzap dökmek gibi bir şeydi.
- Aklın sana hakikati öğretmemişse, inancın seni koruyamaz. Dostluk ve sevgi, bu öğrenme serüveninde aklın sadık yardımcılarıdır. Dünya yolculuğunun sonu, ölüm! Bu yolculuğun amacı ise yücelme! Sevmeyi bilmeyen, sevginin diyetini ödeyemeyen nasıl yücelecek; sevgisiz yücelme olur mu? Bil ki, ancak yüceliş sayesinde, ölümden ölümsüzlük doğar.
- Bil ki elinde olan, arayıp bulduğundur, kendi seçimindir.
- Bazıları için macerasız yaşam, fitilsiz kandil gibidir.
- Unutma, ne söylediğinden çok, nasıl söylediğin önemli. Bir şeyi nasıl söyleyeceğini bilmek için hem bilgi, hem akıl gerek.
- "Bir kadın, bir erkekten daha mert ve yüreklidir," dedi. "Daha doğrusu, gerçek erkek, daima kadınların arasından çıkar!"
- Kadının gücü, her şeye yeter. Yasak meyveyi kim yedirdi erkeğe, kim tattırdı ona günah işlemenin hazzını?
- Türk'e göre devlet, kendisine zarar verdiğinde, kirli gömlek gibi çıkarılıverecek șeydir. Osmanlı bunu gördüğünden devleti her şeyin üstünde tuttu. Anadolu Türk'ü de buna başkaldırıyor. Onlar için özgürlük devletten öncelikli. Oysa Osmanlı, her ne olursa olsun devleti sürekli kılmaya kararlı. Türkler'in bu karakteri yüzünden, Osmanlı, Türk olmayanlara dayandı ve Abdullahoğulları'yla kaderini birleştirdi.
- Kadın kafasına bir şey koydu mu, hiçbir erkek onunla baş edemez.
- Benim bir arkadaşım var. Adı Yusuf Has Hâcip. O der ki: "İnsan gönlü, dipsiz denizdir. Bilgi de, onun dibinde yatan incidir. İnciyi denizden çıkarmadıkça, o, ister inci olsun, ister çakıl taşı, fark etmez"
--reklam--
Rüstem Paşa İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Üçlemenin ilk kitabı olan Pargalı İbrahim'den sonra serinin ikinci kitabı Rüstem Paşa geliyor. Serinin ilk kitabını 9-10 sene önce okumuştum. İlk iki kitap birbirinden bağımsız olarak rahatlıkla okunabiliyor. Ancak bu kitapta Rüstem Paşa'nın serüveni nihayete ermiyor. Rüstem Paşa'nın akıbetinin devamını merak ediyorsanız serinin 3. kitabını da alıp okumak gerekiyor. Yalnız burada şöyle bir sıkıntı var serinin 3. kitabı II. Selim mi yoksa bu kitap Hazaryalıların devamı mı emin olamadım. Kitapta kurgu ve gerçekler usta bir şekilde harmanlanmış. Yazar birçok yerde bir olaydan bahsederken bu olayın hangi kaynakta anlatılmış olduğunu dipnotlarda belirtmiş. Danişment, Uzunçarşılı, Hammer vb. tarihçiler yararlandığı kaynaklar arasında. Bu açıdan bilimsel bir araştırmanın kurgu ile başarılı bir şekilde harmanlaması olmuş diyebilirim. Kitabın dili ile ilgili en ufak sıkıntı yok; gayet basit, yalın, anlaşılır bir dili var. Osmanlı'da rüşvetin yerleşmesinde tarihi rolü olan, Kanunî ve Hürrem'in damadı, devrinin en güçlü adamlarından biri olan Sadrazam Rüstem Paşa'nın hayatını okumanızı tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim. (Can Karakuş)
--reklam--
Rüstem Paşa PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cahit Ülkü - Rüstem Paşa kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rüstem Paşa PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cahit Ülkü Kimdir?
Cahit Ülkü, 1941 yılında Ankara'da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ni bitirdikten sonra Ankara'da serbest proje mimarlığı yaptı. 12 Eylül 1980 darbesi, siyasetle yakından ilgilenmesine neden oldu. 1983 yılı başlarında Bülent Ecevit ile tanıştı. 1984 yılında , kuruluş halindeki Demokratik Sol Parti'nin Yazışma Merkezi Sözcülüğü görevini Merkez Bankası eski başkanlarından İsmail Hakkı Aydınoğlu ile birlikte üstlendi. Daha sonra kendi isteğiyle sözcülük görevinden ve Demokratik Sol Hareket'in partileşme aşamasından ayrıldı. 1986 yılında İzmir'e yerleşti. 1992 yılından başlayarak, tarih konusunda bilgi birikimlerini notlar halinde toparlamaya, daha sonra da kurucusu ve yöneticisi olduğu bir yerel radyoda Saklı Tarih başlığı altında yayınlamaya başladı. Bu uğraş onu, daha kapsamlı ve bütüncül çalışmalara yönlendirdi. Cahit Ülkü'nün, Pargalı İbrahim Paşa, Rüstem Paşa ve Son Hazaryalı adlı üç romanı bulunmaktadır. Halen 065 numaralı Ege Mason Locası aktif üyesi olan Cahit Ülkü evli ve üç çocuk babasıdır.
--reklam--
Cahit Ülkü Kitapları - Eserleri
- Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu
- Son Hazaryalı
- Sarı Selim
- Rüstem Paşa
- Suların Getirdiği Padişah 2. Selim
- Neden Osmanlı
--reklam--
Cahit Ülkü Alıntıları - Sözleri
- “Hayal kurmayı bilmeyen insan için uykusuz geceleri tüketmek zordur.” (Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu)
- Hayal kurmayı bilmeyen insan için uykusuz geceleri tüketmek zordur. (Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu)
- Türk'e göre devlet, kendisine zarar verdiğinde, kirli gömlek gibi çıkarılıverecek șeydir. Osmanlı bunu gördüğünden devleti her şeyin üstünde tuttu. Anadolu Türk'ü de buna başkaldırıyor. Onlar için özgürlük devletten öncelikli. Oysa Osmanlı, her ne olursa olsun devleti sürekli kılmaya kararlı. Türkler'in bu karakteri yüzünden, Osmanlı, Türk olmayanlara dayandı ve Abdullahoğulları'yla kaderini birleştirdi. (Rüstem Paşa)
- Yatakta kadınla erkek, aynı elmanın iki yarısı gibi olmalı, kadın sessiz ve hareketsiz kalmamalıydı. Aksi hâlde erkek egemen, kadın mal olur ve o kadın günün birinde suyu sıkılmış limon gibi çöpe atılırdı. (Son Hazaryalı)
- Her kadın görüşümde, Tanrı'yı daha çok seviyorum. (Son Hazaryalı)
- Benim bir arkadaşım var. Adı Yusuf Has Hâcip. O der ki: "İnsan gönlü, dipsiz denizdir. Bilgi de, onun dibinde yatan incidir. İnciyi denizden çıkarmadıkça, o, ister inci olsun, ister çakıl taşı, fark etmez" (Rüstem Paşa)
- Bunun atalarından Musa Çelebi boğdurtmak için kovaladığı ağabeyi İsa Çelebi'yi öldüren adamları, bu adamların oturdukları köyle birlikte orada yaşayanların tamamını, soyundan birinin kanını akıttıkları için diri diri yakmamış mıydı? (Suların Getirdiği Padişah 2. Selim)
- Unutmayalım ki düşünce alanımız kullandığımız sözcük adediyle sınırlıdır. (Suların Getirdiği Padişah 2. Selim)
- Bil ki elinde olan, arayıp bulduğundur, kendi seçimindir. (Rüstem Paşa)
- ...karanlık günün canhıraş çığlıklarını yutmuştu. Geçmişin ağıtlarıyla kasvetlenen odasında yapayalnızdı.. (Sarı Selim)
- Kadının gücü, her şeye yeter. Yasak meyveyi kim yedirdi erkeğe, kim tattırdı ona günah işlemenin hazzını? (Rüstem Paşa)
- Zulüm görenler,zamanla zalim olurlar ! (Suların Getirdiği Padişah 2. Selim)
- Osmanlılar, dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, kendi tebaalarının yakınlarını da tebaa bilip onları kolluyorlar. Soydaşlarımız, en kolay, Osmanlı İmparatorluğu’nda barınabiliyorlar. Orada din ayrımcılığı yok. Engizisyon yok. Önemli olan insan olmak... (Son Hazaryalı)
- "Bana sorarsan, iktidarı kendi benliğinde kur. Kendini yenmenin mutluluğunu başka hiçbir şeyde bulamazsın ve bu, çabalarının karşılığı olan mükemmel bir ödüldür!" (Pargalı İbrahim Paşa Kanuni'nin Düşü Hürrem'in Kabusu)
- Kendini tanrının parçası olarak gören insanın tapınmaya ihtiyacı yoktur; o yalnızca kutsar. (Suların Getirdiği Padişah 2. Selim)
- İnsan zaaflarını bekçisidir.Ama o bekçilik hep kusursuz yapılırsa insan insanlığını yitirir.. Gunahlarimizdan ve utanclarimizdan arındığımızda geride değerli olarak ne kalır? (Sarı Selim)
- Aklımızın gıdası doğrulardır. Ancak doğruyla beslenen akıl bize yol gösterebilir. (Son Hazaryalı)
- ... tarih, tartışılması yasaklanmış sözüm ona doğruların utanca bürünmüş yanlışlara dönüştüğü muazzam bir çöplük değil mi? (Suların Getirdiği Padişah 2. Selim)
- Paylaşılmayan bilgi iyi bilgi değildir (Neden Osmanlı)
- Katolikler kadar değilse bile Ortodokslar da Yahudiler’i sevmezlermiş. Diyor ki ‘Kasabamızda bir Yahudi’nin yaşamasına kimse izin vermez.’ Bu yüzden, geleceğimizi plânlayana dek kimliğimizi saklamamız gerekiyormuş. Irmağın döküldüğü denizin öteki yakasında bir ülke varmış. Orada kimse kimsenin inancına karışmıyormuş. Rogatino’ya göre, dinimizi saklamadan yaşayabileceğimiz tek ülke orasıymış. (Son Hazaryalı)
Yorumlar
0 yorum