Kitap Künyesi

Yazar: Charlotte Perkins Gilman

Çevirmen: Ayşen Ekmekçi

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750755828

Sayfa Sayısı: 120

--reklam--

Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Charlotte Perkins Gilman, yaşadığı dönemin çok ilerisinde fikirlere sahip ve bu fikirleri eserlerine yüksek empati kabiliyetiyle aktaran, feminist edebiyatın ilk ve önemli isimlerinden. Sarı Duvar Kâğıdı ve Diğer Öyküler yalnızca yazdıklarıyla değil aktivist kimliğiyle de tanınan Gilman’ın yedi öyküsünü bir araya getiriyor.

Çalışmak yok. Sosyalleşmek yok. Yürüyüş yok. Yazmak yok. Sarı duvar kâğıdı var; saatler boyu bakmak serbest. Gilman, kadın hastaları dinlemek yerine ısrarla yatak istirahati öneren, dönemin cinsiyetçi tıp yaklaşımını topa tutuyor. Gilman’ın doğum sonrası deneyimlerinden de yararlanarak kaleme aldığı “Sarı Duvar Kâğıdı”, yeni doğum yapmış bir annenin tedavi adı altında deyim yerindeyse hapsedilerek deliliğe sürüklenişini anlatan, feminist edebiyatın değerli bir örneği

--reklam--

Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler Alıntıları - Sözleri

  • "Havva Ana'ya gelince, orada değildim ve hikayeyi inkar edemem ama şunu söyleyeyim ki eğer günahı dünyaya getirdiyse bile biz erkekler günahın bugüne kadar gelmesinde aslan payına sahibiz. Buna ne dersiniz?"
  • En basit şeyler -giyinmek, misafir ağırlamak ve ortalığı düzeltmek- için nasıl bir güç sarf ettiğime hiç kimse inanmaz.
  • Her şeye ağlıyorum, sürekli ağlıyorum.
  • Şahsen, zevk alarak yapılan bir işin, heyecan ve değişiklikle beraber bana iyi geleceğine inanıyorum...
  • Neden olmasın? Neden hayatında bir kez olsun kendin olmayasın, insanların senden istediklerini değil kendi istediğin şeyi yapmayasın?
  • Şahsen, zevk alarak yapılan bir işin, heyecan ve değişiklikle beraber bana iyi geleceğine inanıyorum.
  • "Bir erkeğin kalbine giden yolun midesinden geçtiği her zaman doğru değil hayatım, " dedi.
  • Eğer saygın bir doktor, hele ki insanın kendi kocası, arkadaşlarınızı ve akrabalarınızı, geçici asabi depresyon, hafif histeri eğilimi dışında gerçekten hiçbir sorununuz olmadığına ikna etmişse elden ne gelir ki?
  • "...yazmak düşüncelerin basıncını azaltır ve beni rahatlatırdı."
  • Benim durumum ağır olmadığı için mutluyum! Ama bu sinir bozuklukları çok sıkıcı oluyor. John benim gerçekten ne kadar acı çektiğimi bilmiyor. Acı çekmek için hiçbir NEDEN olmadığını biliyor ve bu ona yetiyor.

--reklam--

Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Feminist yazarlar okumak bana her zaman iyi gelmiştir. Siz de bu öykü kitabını mutlaka okumalısınız. Satırların altını çizmeseniz de zihninizdeki bazı yargılarınızın üstünü çizeceksiniz. Kadın dayanışmasının nasıl da güçlendirdiğini hatırlayacak, feminizmin sadece kadınlar için değil erkekler için de hayatı kolaylaştırdığına tanık olacaksınız. (MELTEM ÇETİNER)

Charlotte Perkins Gilman feminist edebiyatın ilk ve en önemli isimlerinden biri. Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler isimli kitabı kahramanlarının kadınlardan oluştuğu 7 hikayeden oluşuyor. Sarı Duvar Kağıdı, doğum sonrası bunalıma giren bir kadının eşi ve diğer akrabaları tarafından anlaşılmamasının hikayesi anlatılıyor. Eşi tarafından tatil için getirildiği evde yatak odasında bulunan sarı duvar kağıdına bakarak günlerini geçirmek zorunda kalıyor. Üç Şükran Günü, babasından kalan evi korumaya çalışan Bayan Morrison'un evi kurtarmak adına yaptıklarını anlatıyor. Kulübecik, bir arkadaşıyla bir tesis içinde yer alan bir kulübecikte kalan bir kadın yazarın, sevdiği adam için kendi özelliklerinden vazgeçerek olmadığı biri gibi davranması anlatılıyor. Geri Döndü, eşi tarafından hizmetçisiyle aldatıldığı eşinin iş tatilinde yanlışlıkla gönderdiği mektuplar sayesinde öğrenen Bayan Marroner'in hikayesi anlatılıyor Bir Değişiklik Yapmak, yeni doğan çocuğuyla ilgilenmekte zorluk yaşayan ancak çocuğunu kayınvalidesine emanet etmek istemeyen Bayan Gordins'in hikayesi anlatılıyor. Keşke Erkek Olsam, eşinin küçümsemeleri yüzünden erkek olmak isteyen Mollie'nin bir gün kendini eşinin yerinde bulmasıyla başlayan tuhaflıkları anlatıyor. Bay Peebles'in Kalbi ise kalp hastası olan Bay Peebles'in rahatsızlığının eşinin kız kardeşi tarafından fark edilmesiyle değişen hayatlarını anlatıyor. Keyifli okumalar... (Okuyunazizimmm)

Sarı Duvar Kağıdı feminist edebiyatın önemli öykülerinden. Gilman da feminist bilinçle yazan ilk Amerikalı yazar kabul ediliyor. Gilman 1800’lü yıllarda ‘nevrasteni’ olarak geçen günümüzde doğum sonrası depresyon dediğimiz durumu yaşıyor ve doktoru evde yatak istirahati tedavisi veriyor. Yıl 1887. Yazmak yok, eylemsiz bir hayat. Delirmek için daha güzel bir tedavi olamaz! #sarıduvarkağıdı bu durum üzerine yazdığı öyküsü. Sosyal hayattan, entellektüel eylemlerden uzaklaştırılan her kadının yavaş yavaş deliliğe sürüklenmesinin öyküsü ve sonu delirme mi, başkaldırı mı? #sarıduvarkağıdıvediğeröyküler de toplamda 7 öykü yer alıyor. Öykülerde kadın-ev-evlilik döngüsü var, cinsiyet rollerinin sorgulandığı feminist öyküler. Mekan olarak ev öykülerde belirleyici öge. Bazen ev bir kadının güçsüzleşmesine neden olurken bazen bir kadın eviyle güçleniyor. Öykülerin kadına farklı açılardan yaklaşmasını özellikle sevdim. Genç yaşa da uygun, okuyun, tavsiye edin, gençlerin eline tutuşturun :) Çeviri #ayşentaşkentekmekçi Yer alan öyküler; *Sarı Duvar Kağıdı *Üç Şükran Günü *Kulübecik *Geri Döndü *Bir Değişiklik Yapmak *Keşke Erkek Olsaydım *Bay Peebles’in Kalbi (Vox Nihili)

--reklam--

Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Charlotte Perkins Gilman - Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Charlotte Perkins Gilman Kimdir?

Amerikan edebiyatının etkili sesi Charlotte Perkins Gillman (1860-1935), feminist harekete yüzyıl dönümünde önemli katkılar yapan Amerikan geleneğinin önemli yazarlarından biridir ve feminist bir bilinçle yazan ilk Amerikalı (feminist) kadın yazar olarak kabul edilir.

Din bilimcisi olan babası çocukken ailesini terk ettiğinden yalnız ve mutsuz bir çocukluk geçiren Gillman, yaşamı boyunca kadınlara uygulanan adaletsizlikleri eleştirmiş ve kadınların oy hakkını savunmuştur.

Sanat öğretmenliği ve mürebbiyelik yapan Gillman, yazar olacağını sezdiğindeyse gönülsüzce evlenir. Ancak bir anne, ev idarecisi ve eş olarak yaşayacağı güçlükleri de tahmin eder ve evlendikten on bir ay sonra bir kızı olduğunda umutsuzluğa kapıldığından evliliğinde sorunlar yaşar. Annesi ve kocası ise, genç kadını depresyonu yenmesi için dinlenmesi gerektiğine inandırarak, tedavi için Philadelphia, Amerika'da döneminin kadınların sinir hastalıklarında uzmanlaşmış ünlü nörologu Dr. Sir Weir Mitchell'a gönderir. Histeri hastalarına verdiği dinlenme kürleriyle ünlü nörolog, Gillman'a altı haftalık yatak istirahatı verir ve entelektüel aktivitelerini kısıtlar. Eve döndükten sonra üç ay boyunca bu tavsiyelere uyan Gillman, zihinsel bir çöküntü olan "borderline" hastalığının eşiğine gelir ve nerdeyse çıldırır. Hayatını, isteksiz bir eş ve anne olarak yaşamakla, hevesli bir yazar olmak arasında geçirdiğini düşünür.

1888'de ise, evliliğinin deliliğine meyil verdiğini anladığı için boşanma davası açan Gillman, kızıyla birlikte Kaliforniya'ya taşınsa da ancak 1892'de resmen boşanabilir. 1900'de yeniden evlenen yazar, 1934'de eşinin ölümü üzerine kızının ailesinin yanına taşınır ve bir yıl sonra göğüs kanseri olduğunu öğrenince bunun üretken yaşamına engel olacağına inandığı için intihar eder.

Gillman'ın boşandıktan sonra kaleme aldığı ve evliyken yaşadığı depresyonu otobiyografik öğelerle birlikte anlattığı "Sarı Duvar Kağıdı" adlı öyküsü de, Freud'un özgül nedenlerle oluşan nevroz tespitine uygun bir biçimde sinirsel buhranları yüzünden doktor tavsiyesi üzerine, kocasıyla birlikte dinlenmeye geldiği yazlık malikâne de kocasından ve onun kız kardeşinin kontrol ve baskılarından uzakta, gizlice yazı yazmaya ve kitap okumaya çalışırken tamamen çıldırarak; evin sarı renkli duvar kağıtlarının desenlerinden dışarı çıkmak isteyen bir kadın olduğunu düşünen, yazar bir kadının hikâyesini anlatır.

Öykünün hemen başında, kocasıyla birlikte babadan miras kalan kolonyal bir malikâneye taşınan anlatıcı kadının, "perili ev" diye tabir ettiği ev, 19. yüzyıl romanslarını andıran bir atmosfere sahiptir. Patriarkal bir simge olan bu muazzam evin, kolonyal bir malikâne olduğu gerçeğinin ilk olarak vurgulanması, Amerikan tarihinin köle ticareti geçmişine de işaret eder ve öykünün sonunda, anlatıcının ancak duvar kağıdının desenlerinde gördüğü kadın gibi delirerek özgürleşeceğini ima eder.

Kölelerin özgürlük hareketiyle özdeşleşerek, kolonyalizm eleştirisi de yapan yazar, kadınların toplumsal cinsiyet öğretilerinin dışına çıkarak, özgürleşmeleri gerektiğini de savunur. Gillman'a göre bu bağlamda, siyah kölelerin hayaletleri de, Amerikan kadının bastırılmışlığında, susturulmuşluğunda ve nihayet deliliğinde açığa çıkacaktır.

Hikâyenin sonunda anlatıcı kadın, baskıdan kaynaklanan kendi şizofrenik bölünmesini yansıtır bir biçimde hem duvar kağıdını hem de kendi yazılarını kast ederek kocasına "Sonunda sana ve Jane'e rağmen çıktım! Ve, kağıtların çoğunu parçaladım, yani beni tekrar oraya kapatamazsın." der.

--reklam--

Charlotte Perkins Gilman Kitapları - Eserleri

  • Kadınlar Ülkesi
  • Sarı Duvar Kağıdı
  • Bizim Ülkemiz
  • Dağı Yerinden Oynatmak
  • Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler
  • The Yellow Wallpaper and Other Stories

--reklam--

Charlotte Perkins Gilman Alıntıları - Sözleri

  • ''Erkeklerin kadınlardan daha üstün olduğu şeylerin cinsiyet farlılığından kaynaklandığını gururla iddia ediyorduk. Erkeklerin kadınlarda görülmeyen kötü özellikler sergilediği şeyleriyse büyük bir rahatlıkla ırk özelliği olarak değerlendiriyorduk.'' (Bizim Ülkemiz)
  • "Bazen düşünüyorum da, biraz olsun yazabilecek kadar iyi olsaydım en azından düşüncelerimin baskısından kurtulup rahatlayabilirdim." (Sarı Duvar Kağıdı)
  • ''Her dinin içindeki dayatma inanç, nihai hakikat olduğunu iddia ederek, diğer inananlara ve inanmayanlara karşı ahmakça bir üstünlük duygusu geliştirilmesini teşvik etme eğiliminde olduğundan, zulümde uç noktalara koşarlar.'' (Bizim Ülkemiz)
  • "Havva Ana'ya gelince, orada değildim ve hikayeyi inkar edemem ama şunu söyleyeyim ki eğer günahı dünyaya getirdiyse bile biz erkekler günahın bugüne kadar gelmesinde aslan payına sahibiz. Buna ne dersiniz?" (Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler)
  • İnsan zihninin en ayırt edici özelliklerinden biri, daha iyi şeyler öngörmesidir. Önceye ve sonraya bakarız biz Ve olmayan için yas tutarız. (Dağı Yerinden Oynatmak)
  • Yalnızca yalnızken ağlıyorum. (Sarı Duvar Kağıdı)
  • Şahsen, zevk alarak yapılan bir işin, heyecan ve değişiklikle beraber bana iyi geleceğine inanıyorum... (Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler)
  • Yalnızca yalnızken ağlıyorum. (Sarı Duvar Kağıdı)
  • Erkekleri dişilikle etkilemekten çok onlarla insan olarak arkadaş oldu; insan olarak fikir alışverişi yapıp anlaştılar. Kadınlar o kadar insan değildi. Genellikle daha dar bakış açıları, daha az deneyimleri vardı. İçlerinden birine konuşmak için yaklaştığında, fazla kadınca bir bakış açısı, faklı toplumsal ve ahlaki değer anlayışları, konumlarının getirdiği tuhaf sınırlamalar devreye giriyordu. (Bizim Ülkemiz)
  • ''Her şey bol miktarda olduğunda, herkes istediği kadar almakta özgürdü; yetersiz olduğunda bölüyorlardı. Ne yaptıklarıyla ve ne yapacaklarıyla ilgileniyorlardı, ne alacaklarıyla değil.'' (Bizim Ülkemiz)
  • İnsanlarınız halka yalan söylenmesine o kadar alışmış ki umursamıyorsunuz. Gözünüzü dört açmanız gereken belli kötülüklere karşı felç olmuş, hissizleşmiş, nasırlaşmışsınız. Çok daha fazla ses çıkardığınız, çok daha az tehlikeli bir sürü şey var. (Bizim Ülkemiz)
  • Keşke daha hızlı iyileşebilsem. (Sarı Duvar Kağıdı)
  • Bu aralar da bir hayli yalnızım. (Sarı Duvar Kağıdı)
  • Otorite yöntemi çok basit. 'Bu bir emirdir!' ve sen sadece yerine getirirsin. Düşünmek yok, emek yok, sorumluluk yok. Tanrı böyle söylüyor, kral ya da kaptan böyle söylüyor, kitap böyle söylüyor ve hepsinin omurgası Aile, Baba-Patron. Nasıldı o güzel öykü: 'Baba ne diyorsa odur!' (Bizim Ülkemiz)
  • “Yalanlara inanmayı bırakıp gerçekleri gördüğümüzde, dünyanın nasıl bir sabaha uyandığını sana hissettirebilseydim keşke.” (Dağı Yerinden Oynatmak)
  • ''Demokrasi, bütün insanların bilinçli, mantıklı ve koordineli eylemlerde bulunmasını gerektirir.'' (Bizim Ülkemiz)
  • Neden olmasın? Neden hayatında bir kez olsun kendin olmayasın, insanların senden istediklerini değil kendi istediğin şeyi yapmayasın? (Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler)
  • “John benim gerçekte ne kadar acı çektiğimi bilmiyor. Acı çekmem için hiçbir neden olmadığını biliyor,bu da ona yetiyor. (Sarı Duvar Kağıdı)
  • Beyefendiler her daim zararsız mıdır? (Kadınlar Ülkesi)
  • "...yazmak düşüncelerin basıncını azaltır ve beni rahatlatırdı." (Sarı Duvar Kağıdı ve Diğer Öyküler)