Kitap Künyesi

Yazar: Lüset Kohen Fins

Yayın Evi: Gate Yayınları

İSBN: 9786058572034

Sayfa Sayısı: 348

--reklam--

Şarlatan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Hepimiz bir şeyler biriktirmek için yaşarız. Üzüntü, mutluluk, aşk, acı, mal, mülk, dostluk… Bunların hepsi gün gelir bizi terk eder. Oysa zaman içinde bizi asla terk etmeyecek ve bizimle birlikte yaşamaya devam edecek olan iki şey vardır; tecrübe ve bilgi. Hayatın kıymetini gerçekten anlayanlar, tecrübenin iyi veya kötü olmasına değil temiz olmasına önem verirler. Fakat ne var ki bilgi farklıdır, çünkü o bir kez kirlendi mi çok zor temizlenir.

İki yılı aşkın bir süredir üzerinde çalıştığım ve gerçek bir hayat hikâyesinden yola çıkarak kaleme aldığım Şarlatan, ilk başta size ilginç bir macera-felsefe romanı ya da içine aşk düşmüş karanlık bir yetişkin kitabı gibi gelebilir. Oysa bu kitap -ben de dâhil- birçok kişi için sadece bir dönüm noktası. Bahsi geçen karakterlerin yaşadıklarını tam olarak anlayabilmek ve ölümden sonraki yaşam ile ilgili keşfettiklerimi size olduğu gibi aktarabilmek adına birçok araştırma yaptım. Bu süre zarfında bilimadamlarıyla sohbetlere katıldım, dünyanın yedi farklı şehrini yedişer gün dolaştım ve tanımadığım insanların evlerine misafir oldum. Bazı günler hellebore bitki köklerini dilimin altına koyup hızla kanıma karışmasını beklediğim ve daha derinlere inebilmek için defalarca hipnoz yaptırdığım da doğrudur.

Lüset Kohen Fins

--reklam--

Şarlatan Alıntıları - Sözleri

  • İnsan hayal etmekte zorluk çektiği şeylerden korkar
  • Temiz bir hayat yaşamak istiyorsan,önce iyice kirlenmen gerekir.
  • Ağlamak bazen en güçlülerin bile savunma kalkanıdır,zayıflık değildir.
  • Kelimelerin gücü vardır,ne düşünürsen onu yaşarsın
  • Hepimizin geçmişinde iz bırakan bir öykü mutlaka vardır.
  • Hayat,ağzından çıkan kelimelerin arkasında durman ve üç noktalı boşlukları zekice doldurman gereken bir yolculuktur.Verdiğin sözü tutamıyorsan sen bir …içsin.
  • Kelimelerin gücü vardır, ne düşünürsen onu yaşarsın.
  • Temiz bir hayat yaşamak istiyorsan,önce iyice kirlenmen gerekir.
  • Unutma, belki de sana dayatılan tüm bilgiler bir başka yorumcunun sana oynadığı bir akıl oyunundan ibarettir. Bir tek şahsi gözlemlerinle edindiğin sonuçları dikkate al.

--reklam--

Şarlatan İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Beklediğimden daha güzel bir romandı ve şaşırttı beni. Gerçekten de öğrenci hazır olduğunda öğretmen geliyor. Bu konulara meraklı olmasam hiçbir şey anlamayabilirdim ve hatta sıkılırdım. Yalnız tek bir konu havada kalmış gibi geldi bana,spoiler vermemek adına daha fazla yorum yapmıyorum ve kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. (Duygu Başekin)

#okudumbitti #kitapyorumu Merhaba canlar,nasılsınız? Yine güzel bir yorum ile beraberiz. Seren Cebey,annesi ve abisinin eşini trafik kazasında kaybetmiş ve bu olay onu kendi içine kapatmıştır.Babası ve abisi Sakarya'da yaşamaktadır.Üstelik rüyalarında gördüğü İsmail veya Samuel adında yüzünü göremediği bir kişi de vardır.İstanbul'da yaşayan Seren,üst kat komşusu Melike'nin ölüm haberi ile hepten yıkılır.Melike'nin neden öldüğü ile ilgili araştırma yapmak için evine gelen polislere eşlik eder.Melike'nin banyosunu kullanan Seren,kapının arkasında duran bornozun cebinde bulduğu kağıdı aceleyle cebine koyar.Bir de Melike'nin cebinden çıkan bir mektup ve bu mektupta yazdıkları ve 2700 sayısı vardır.Bu kağıtta yazan ismi gördüğünde çok şaşırır ve o adrese gider.Görüştüğü kişi onda garip bir his bırakacaktır.2.defa gittiğinde ise hayatının aşkı olan Timuçin ile karşılaşacak ve hepten farklı bir dünyaya geçiş yapacaktır.Bu gerçek hayat hikayesini okumaya hazır mısınız? Seren'in rüyasında gördüğü kişiler kim? Melike'nin ölüm nedeni ne? Mektuptaki sayının gizemi ne? Kağıtta yazan adresin sırrı ne? Bu adreste kimle görüştü? Timuçin ile nasıl karşılaştı? Seren ve Timuçin arasında neler olacak? Yazarın kalemi ile Kor Sancısı kitabıyla tanıştım ve çok sevdim.Bu kitabıda çok güzeldi.Bilhassa gerçek yaşanmış bir hikaye olması başlı başına okumama etken oldu.Ki içinde Şahika'yı ve Salise'yi görmek ayrı bir keyif verdi.Paranormal olaylar,ölüm ve ötesi,hipnoz,reenkarnasyon,mistik olaylar Seren tam da bu olayların içine düşüyor.Kiminle mi?Tabiki şarlatan Timuçin'le.Şarlatan dediğime bakmayın, onunda bir sebebi var.Küçükken okulda yaptığı olay yüzünden.Kitabı okurken farklı bir dünyadayım zannettim.Konu bütünlüğü,anlatım dili güzeldi.Yazarın 2.kitabını da okudum ve diğer kitapları ile tanışmayı çok istiyorum.Kesinlikle okuyun.Sevecekseniz eminim. (Selda Balaban Baykan)

--reklam--

Şarlatan PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Lüset Kohen Fins - Şarlatan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şarlatan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Lüset Kohen Fins Kimdir?

1970 İstanbul doğumlu Lüset Kohen Fins, 1997-2009 yılları arasında yayınladığı City Plus Istanbul dergisinin ardından çalışmalarına Amerika'da devam etti. New York'ta NYC Food & Mood adlı yüksek tirajlı bir kültür-sanat dergisini hayata geçirdikten sonra Türkiye'nin yurt dışı tanıtımlarında aktif görev aldı. On Derin Ayak İzi adlı 518 sayfalık ilk romanını İngilizce olarak yazan ve kitabı bizzat kendisi Türkçe'ye çevirerek Türk okuyucularla buluşturan Lüset Kohen Fins, bu kitabıyla 2013'te Uluslararası HarperCollins Authonomy altın madalya ödülünü kazandı. İkinci romanı Enginar Mevsimi'ni 2015'te çıkardı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin desteğiyle kurulan Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali danışma kurulu üyesi olan Fins, Bilgi Çağında İletişim ve Yeni Nesil İş Hayatı gibi birçok özgün projeye ev sahipliği yapmaktadır ve çağdaş Türk edebiyatına yeni yetenekler kazandırmak amacıyla 2014'te Yaratıcı Yazarlık Atölyesi'ni kurmuştur.

--reklam--

Lüset Kohen Fins Kitapları - Eserleri

  • Enginar Mevsimi
  • Şarlatan
  • Kor Sancısı
  • Hasta Bakıcı
  • On Derin Ayak İzi
  • Dahil

--reklam--

Lüset Kohen Fins Alıntıları - Sözleri

  • Hayatın boyunca karşına çıkan her türlü zorluğun üstesinden geldin. Ve unutma ki her seferinde ayakta kalmayı başardın. (On Derin Ayak İzi)
  • İnsan hayal etmekte zorluk çektiği şeylerden korkar (Şarlatan)
  • Boşluklar için boş yere dertlenmeye gerek yokmuş çünkü evrende boşluk yokmuş ve “gerçek anlamda” boşalan tek bir nokta dahi, zamanı gelince bir başka noktayla doldurulurmuş. (Kor Sancısı)
  • "Keşke günahlarımız da gözyaşlarımız gibi elimizin tersiyle silinebilseydi." (Kor Sancısı)
  • “İnsan galiba aklını susturamadığı için insan sıfatı taşıyan bir varlık; düşüncelerinden utansa da düşünmeye devam ediyor.” (Hasta Bakıcı)
  • Seni tanımadan önce yalnızlığın bu kadar korkutucu olduğunu anlayamazdım.. (Dahil)
  • İnsanoğlu henüz hamken sert ve hoşgörüsüz oluyor, ta ki çeşitliliği kucaklayıp, kendinden farklı olanı artık istese bile "öteki" olarak algılayamadığı bir olgunlaşma evresine girene kadar.... (On Derin Ayak İzi)
  • Ve bir şey daha anladım ki şikayet etmek insanı hayat yolunda geri itiyor. Ne bileyim, eskiden arkadaşlarımla dertleşmek beni çok rahatlatırdı, oysa şimdi sıkıntılarımdan bahsetmek beni sadece yoruyor. (Enginar Mevsimi)
  • "Bazı insanlar soğan gibidir; yaklaştıkça gözyaşı döktürürler insana. Yaratılışları icabı esanslı bir frekans yayarlar etrafa, bundan dolayı varlıkları hemen fark edilse de kimilerine rahatsızlık verirler çok fena. Esas lezzetleri diğer malzemelerle kaynaştıklarında ortaya çıkar, herkes beni sevsin derdinde değillerdir, sifa içlerinden gelir, istenmedikleri oyunda da asla oynamazlar." (Kor Sancısı)
  • Neye dahilsek karşımıza o frekanstan kapılar açılır" (Dahil)
  • "Beyin ile kalp, anlaşamayan üvey kardeşler gibidir, biri cimrilik yaparken diğeri bize cömert davranır çünkü amaçları bizi her an seçim yapmaya zorlamaktır. Hayatı zorlaştıran bazen diğer insanlar olsa da, insanı kahreden çoğu zaman yanlış seçeneğe harcanan zamandır. Doğru seçenek ise sadece bizim işimize gelen değil, değer verdiğimiz diğer kişileri de iyileştirebilecek olandır." (Kor Sancısı)
  • Unutma, belki de sana dayatılan tüm bilgiler bir başka yorumcunun sana oynadığı bir akıl oyunundan ibarettir. Bir tek şahsi gözlemlerinle edindiğin sonuçları dikkate al. (Şarlatan)
  • “Yapmak istemediğim ve katlandığım için bana acı veren bir şeyden, kendimi küçük ve değersiz hissettiren herkesten uzaklaşmak istiyorum.” (Hasta Bakıcı)
  • "Hayatta hiçbirşeye şaşırmadığın gün artık büyüdün demektir" (Dahil)
  • Ağlamak bazen en güçlülerin bile savunma kalkanıdır,zayıflık değildir. (Şarlatan)
  • Hayatın işleyiş şekli, özü ve iskeleti aslında herkes için aynı. Farklı olan sadece üzerine döşenmiş olan hikâyeler... (On Derin Ayak İzi)
  • O gün ciğerlerimize dolan yapışkan hava,meğer ıslak ve kederli bir günün habercisiymiş.Dünyadaki tüm kuşlar birbirlerinden habersiz yarattıkları dünyalarında iş başındayken biz nasıl da korkunç bir yalnızlığa gömülmüştük.İşte o gün, birlikte mutlu bir dünya kurma olasılığımızı bilmeden almışız elimizden. (Dahil)
  • “Kendi elimi yakmaktansa, hep eli yanmış diğer insanların tecrübelerinden kendime bir pay çıkarttım.” (Hasta Bakıcı)
  • Birinci Derin Ayak İzi: Her insan farklı meziyetlere sahiptir, iyi huyları olduğu kadar zaafları da vardır. Hislerimizin kölesi olmadan hayatla başa çıkma sanatını öğrenmek, evrimimizi daha kolay değil ama daha bilinçli yaşamamızı sağlar. İkinci Derin Ayak İzi: Hayata ve kendime artı bir şeyler katmak istiyorsam, adı üstünde; çoğul düşünmeliyim. Bakış açımı çeşitlendiremezsem ilerleme kaydedemem. Üçüncü Derin Ayak İzi: Endişe, faydası olmayan kararlar almamızı kolaylaştırıran, ruhu ele geçirme potansiyeline sahip sinsi bir virüstür. Kadim dostları şüphe ve korkuyla her daim iyi geçinir. Barınacak uygun bir yuva bulduğunda da kendini öfke, inkâr, tutarsızlık ve ümitsizlik olarak gösterir. Panzehiri neşe ve sabır gibi gözükse de ancak mantık ve tedbirle önü kesilebilir. Dördüncü Derin Ayak İzi: İnançlar ve alışkanlıklar yaşarken edinilir, hiç kimse anasının karnından profesör, madde bağımlısı veya aziz olarak çıkmaz. Beşinci Derin Ayak İzi: Hayatın, ya kazan ya da iskala formülüyle yürüyen keskin hatlara sahip bir yol olmaması ümit verici bir durumdur. Çünkü ölüm ve elimizde olmayan değişimler hâricindeki her şeyin yönü bize bırakılmıştır. Altıncı Derin Ayak İzi: Üzülmek ruhta tahribata yol açıyorsa, çoşkuya fren basmak da öz benliği zedeliyor. Yedinci Derin Ayak İzi: Hayatta tesadüf diye bir şey yoktur, Çünkü her şey olasılıklar dâhilinde gerçekleşir. Bu olasılıklar bizim kavrayabileceğimizden daha çeşitli ve karmaşık gibi görünseler de, ki öyledir, çoğu zaman bize küçük veya büyük bir öğreti sunmak için İlahi Sistem tarafından kurgulanmışlardır. Sekizinci Derin Ayak İzi: Cesurca verilmiş bir karara, doğru zamanlama eşlik ederse, gelecek güvenle bakılması gereken bir oluşuma dönüşür. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta, ölümlü olduğumuzu aklımızdan hiç çıkarmadan hareket edebilmektir. Dokuzuncu Derin Ayak İzi: Tam ‘hayatla ilgili birçok temel bilgi ve donanıma sahip oldum, sırtım yere gelmez artık’ dediğimiz bir anda, hayat bizi bambaşka ve bilinmedik yeni bir deneyimin ortasına sürükler. Onuncu Derin Ayak İzi: Evrensel sistemin yargılama mekanizması bizi ne düşündüğümüzden ziyade ne yaptığımızla değerlendiriyor. Bu dünyada yaptığımız iyi veya kötü her şeyden sadece biz sorumluyuz, şartlar değil. (On Derin Ayak İzi)
  • Kelimelerin gücü vardır,ne düşünürsen onu yaşarsın (Şarlatan)