Kitap Künyesi
Yazar: Cenk Çalışır
Yayın Evi: Nemesis Kitap
İSBN: 978-605-5913-36-6
Sayfa Sayısı: 366
--reklam--
Satranç Cinayetleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bursa Emniyeti birbiri ardına işlenen cinayetleri çözmek için uğraşıyor !!!
Görgü tanığı, parmak izi, ya da ipucu sayılabilecek herhangi bir bağlantısı olmayan cinayetlerin tek bir ortak noktası var: Cesetlerle birlikte bulunan satranç taşları...
Başkomiser Ali Çakır, genç kuşak başarılı komiserler Levent, Cengiz ve Bülent'le seri cinayetleri çözme konusunda yol almaya çalışırken Ercan Demir olaya el koyuyor.
Ülkede seri cinayetler artınca, bu konuda yurt dışında eğitim gördükten sonra çok gizli Ulusal Güvenlik Bürosu'nda çalışmak için yurda dönen Ercan, Bursa halkının haberdar olmaya başlayıp korktuğu seri katili bulabilecek mi?
Bu satranç cinayetleri oyundaki şahı kullanmadan çözülebilecek mi? Yoksa Oyuncu "Şah!" diyecek mi?
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Satranç Cinayetleri Alıntıları - Sözleri
- Zafer meydanlarından galip ayrılan komutanların mutluluğu buruk olmalı. Yoksa ölenler ve öldürdükleri için üzülmeyen komutan, hangi zaferi kazanmıştır?
- İnsan, ölümü sevdiklerine bir türlü yakıştıramıyordu.
- "İnsan, ölümü, sevdiklerine bir türlü yakıştıramıyordu."
- "Şunu unutmayın bizim silahımız katilimizin kendisini katil olarak görmüyor olması. O bir oyuncu. Bizimle satranç oynuyor. Ve her satranç oyuncusu gibi kazanmak için oynuyor."
- Hepimizin karısı nişanlıyken melekti oğlum, sen nikahtan sonra tanışacaksın Lucifer'la.
- Fransız Kriminolog Edmond Locard, 1910 yılında "Her temas iz bırakır. " demişti. Ve bu sözler çağdaş adlî bilimin temel taşı kabul ediliyordu.
- Genç kadın gerçeklerin ayakkabılarını bağladığı sürede, yalanların dünyanın etrafında iki tur koşabildiklerini biliyor, bu yüzden kelimelerden çok bir bakışa, bir dokunuşa önem veriyordu. İnsanlar aşka dair çok şeyler söyleyebilir, ama aşık bir insan gibi bakamazdı.
- "Aşksız ve merhametsiz geçen yıllarına küfür edip duruyordu"
--reklam--
Satranç Cinayetleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Aslına bakarsanız yorumlarda güzel kitap olduğu yazıyordu fakat hikayesi benzer dijitalde yapılmış Alef dizinin başlangıcına çok benzettiğim için çok 23 den ilerisine gidemedim Kitabı olsa okurdum o diziyi ve hikayesi de çok güzeldi bazı fantastik olaylar haricinde Ve çok güzel kar yağarken cinayet romanı pek açmadı ️ (Ty kocak)
Okuduğum ilk polisiye roman. Sayesinde polisiyeye olan ilgim arttı. Olayların kurgusu çok başarılı. Kesinlikle ilgi alanına giren herkesin vakit ayrılması gereken bir roman. (Serap Aras Çukur)
Sıtkı abi "Aşksız ve merhametsiz geçen yıllarına küfür edip duruyordu" (özelikle içime dokunan bir kesit olduğu için bununla başlamak istedim) Peş peşe gelen cinayetler ve aynı ölümcül darbeleri sonrasında devreye giren piyonlar? Kitabın ilk başları biraz sıktıysada Ercan'ın olaylara gerçek anlamda dahil olduğu yerlerden kitabı tam olarak hissettim. Kendimi artık deneyimli bir detektif gibi hissettim okuduğum her cümleyi bir yerlere bağlamaya başladım, olayı çözmeye yükümlüymüşüm gibi, böylelikle Ercan komiserle kitap gerçek bir sürükleyicilik kazandı. Değindiği noktalar kendince planladığı stratejik hedefler onu istediği yere götürdü. Bu cinayetler işlenirken normal bir şekil de aşk da geri kalmıyor. Keyif aldığım asıl noktalardan birisi karakterlerin Türk oluşuydu. O kadar uzun zamandır çeviri romanlar okuyorum ki bunu özlediğimi fark ettim. Kitapta hakikaten çok şaşırdığım olaylar vardı. Ercan'in hikayesi olaydı. Bunu beklemiyordum. Duygu geçişleri yerindeydi üslup özellikleri bakımından yerindeydi. Çok nadir argo vardı bunu da polisiye olmasına dayatiyorum. O stres anı diye. Rahatsız edici değildi. Yazar bazı noktalarda cidden zekice kurgular yapmıştı ve sonlara doğru tüm ekiple birlikte benim de ağzım açık kaldı. Bir tahmin yürüttüysem de katil ile ilgili tutturamadım. Oha Hadi be dedim. Bunlar zaten özellikle kitabı beğendiren noktalardan birisiydi. Ayrıca araya serpiştirilmiş küçük espriler de hoşuma gitti. Sağlam espiriler olmuştu :) Olaya dahil edilen vakalar özenle seçilmiş ve sırası gelen dahil olup bir sekil de sonra çıkıyorlardı oyunda. Yalniz bunu belirtmem gerekiyor ki ben Cerene çok üzüldüm kuzum benim :) Çocukluk çağında bazı şeylerin bilinçaltı olduğunu ve ufakta olsa ebeveynleler' e mesaj vardı diyebilirim. Bir anne evladına nasıl yakınlık kurduğunu gözler önüne serdi. Satranç Cinayetleri ile çıktığım yolculukta değişik duygular yaşadım çok sevdim ve keyif aldım okunması gereken bir eser diye düşünüyorum. Sevgiler:) (Yasemin)
--reklam--
Satranç Cinayetleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cenk Çalışır - Satranç Cinayetleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Satranç Cinayetleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cenk Çalışır Kimdir?
Cenk Çalışır 1967 Balıkesir doğumlu. Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü'ni bitirdikten sonra Bursa'ya yerleşti. Basın ve otomobil sektörlerinde değişik departmanlarda görev aldıktan sonra reklam dünyasına yöneldi. Bu karar ile oluşturduğu stüdyosunda reklam ve tanıtım fotoğrafçılığı üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Evli ve bir çocuk babası.
Satranç Cinayetleri, yazarın ilk çalışması.
--reklam--
Cenk Çalışır Kitapları - Eserleri
- Satranç Cinayetleri
- Zehr-i Katil
- Oyun İçinde Oyun
- Kan Yağmuru
- Her Temas Bir Öykü Bırakır 1
- Kilit Operasyonu
- Beria
- Her Temas Bir Öykü Bırakır 2
- Çıkmaz Sokak Çocukları
--reklam--
Cenk Çalışır Alıntıları - Sözleri
- "Düşmanımın kim olduğunu bilmezsem onunla nasıl savaşırım?" (Beria)
- "Gerçekten yaşandığına, yaşamış olduğuna inanıyor musun? Kendi doğrularınla, kendi kararlarınla. İçine doğduğun aile tarafından büyütülmeyi isteyip istemediğini soran bir sistem olsaydı mesela, aynı adama baba der miydin? Yapmak istediklerini, başardıkların ve başaramadıkların olarak skor tabelasına yazsan hangi takım önde olurdu?" (Kan Yağmuru)
- Kalbimde bir yeri vardı, fakat kafamda nereye koyacağımı bilmiyordum. (Zehr-i Katil)
- "Henüz psikoloji, Freud ya da Darwin yokken insan vardı. En öz haliyle..." (Kan Yağmuru)
- Öyle sarmışlar ki bilemedim göğsünü, sırtını. Toprak ıslak, üşümesin dedim. Sarıldım.... Bırakın dedim, o daha çok küçük. Kapandım üstüne, bizi birlikte gömün. (Beria)
- Kendi çaremi kendim bulacaktım. (Çıkmaz Sokak Çocukları)
- Sebebin yanlışsa sonucun doğru olmuyor. (Her Temas Bir Öykü Bırakır 1)
- bana bir kere bile seni seviyorum dememişti. o iki kelimeyi söylememişti belki ama İnegöl'e mobilya almaya gittiğimizde "ucuzlara bakma, üzerlerinde uzun yıllar oturacağız" demişti. (Zehr-i Katil)
- Korku, insanı öldürür yada hayatta tutar. (Kan Yağmuru)
- bilmem gereken ve yaşamam gereken bir şey kalmadı. (Zehr-i Katil)
- Bireysel akıllar ve bireysel zevkler çok nadir toplum önünde sergilenir. İnsan özünde oyuncudur. Maskesini takar, hayatın kendisine biçtiği rolü oynar. (Oyun İçinde Oyun)
- Savaşın bedelini her zaman masumlar ve çocuklar öder. (Beria)
- dikkatle dinliyordum aslında ama düşüncelerim o kadar hızlı akıyordu ki bir türlü frenleyemiyordum. (Zehr-i Katil)
- -Eminim ilk buluşmalarıdır.Kadın doğal. Kendisini beğendirmeye çalışmıyor. Bence adamdan bir beklentisi de şimdilik yok. Bu tip kadınlar uzun vade kadınlarıdır. Her şeyi çok uzun zamana yayarlar. Elini tutmak için bir ay, dudaklarını öpmek için altı ay beklersin. Kafalarındaki adama saklarlar her şeyi. Çoğunlukla o adamı bulamazlar. Bulduklarında adam yan daireye yeni taşınan komşunun kocasıdır. (Oyun İçinde Oyun)
- ikimizin de gözlerinde bir yıldız kaydı. dileğimi tutmaya korkuyordum. (Zehr-i Katil)
- Hayatı için yapabileceği tek şey koşmaktı. Daha hızla, daha uzağa (Kan Yağmuru)
- Hepimizin karısı nişanlıyken melekti oğlum, sen nikahtan sonra tanışacaksın Lucifer'la. (Satranç Cinayetleri)
- Fransız Kriminolog Edmond Locard, 1910 yılında "Her temas iz bırakır. " demişti. Ve bu sözler çağdaş adlî bilimin temel taşı kabul ediliyordu. (Satranç Cinayetleri)
- Var mı dedim kendini öldürecek yürek. Yok. G*t. Baktım o da yok. Bir ümit. Var. Nedir bilinmez ama bir ümit işte. (Oyun İçinde Oyun)
- Sadece nedenler ve sonuçlarla ilgileniyoruz. Bütün bu yaşananların bir nedeni olmalıdır. (Kan Yağmuru)
Yorumlar
0 yorum