Kitap Künyesi

Yazar: Vladimir Nabokov

Çevirmen: Fatih Özgüven

Orijinal Adı: The Real Life Of Sebastian Knight

Yayın Evi: İletişim Yayınevi

İSBN: 9789750501678

Sayfa Sayısı: 216

--reklam--

Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Ben Sebastian'ım ya da Sebastian ben ya da belki ikimiz ikimizin de tanımadığı bir başkasıyız." 

"Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı', kayboluşların, kaybedilenlerin, bir yere konulup sonra nereye konduğu unutulan mutluluğun romanı." 

-John Lancaster-

"Nabokov' dayanılmazın ağırlığını' bölüştürüyor; anlatıcı, anlatılan kişi ve metnin arasında oluşan üçgen (...) yüzlere yapışan maskelerin, kim tarafından ve nasıl yapıştığının, yapıştırıldığının, yalnızca sözcükleri ve bu yolla oyunları kurmakla kanıksanabilir olduğunu örüyor."

-Nilgün Marmara (Kırmızı Mavi Defter)-

--reklam--

Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı Alıntıları - Sözleri

  • ...mutlu etmek gibi özel bir amacı yoktu, hiçbir zaman da yarının ne getireceği konusunda en ufak bir karamsarlığa kapılmadı.
  • Geçmişi, şimdinin dudaklarından öğrenebileceğine çok güvenme!
  • …bir hoşnutsuzluk fırtınası... dünyaya kızgın... yalnız... bir şeyler yapmak gereğini duyuyor ama güçsüz, güçsüz...
  • "Her 'nasıl'ın bir 'neden'i vardır,"
  • Büyük bir aldatılmışlık duygusu, ruhani bir bıkkınlık, ateşli bir bedensel heyecan, her şeyin boşuna olduğu duygusu ve sonuçta kaba saba bir özgürlük…. Bir örnekleştirmenin zaferi, makineleşmeye tapınma, “güzellik”, “aşk”, “onur” ve “sanat”ın ayaklar altına alınması… ve bunun gibi şeyler.
  • Yaşamının en iyi yıllarını onu kırmak için elinden geleni ardına koymayan bir dünyada mutlu olmaya çalışarak geçirdi.
  • Belli bir şeyin peşine düşülmediği sürece talihin insanın yoluna neler çıkaracağı hiç bilinmez.
  • Ah, zaman zaman iyi kurulmuş bir romanın rahatça akıp gidişini nasıl da özlüyorum!
  • Yolcu musunuz? " "Evet," dedim. "Ne yolcusu? " diye sordu… "Sey, geçmiş yolcusu galiba,"
  • Teni ısıtmak için değil sadece gözü okşamak için tasarlanmış bulutsuz gökyüzünün verdiği katışıksız zevk...
  • Çeşit çeşit aşk vardır, çeşit çeşit de keder.
  • Peki ama anlamıyor musun?' diye fısıldadı erkek. 'Mutluluk en tamam olduğu anda bile kendi geçiciliğinin maskarası olmaktan ileri gitmiyor ki.'
  • . Seninle hayat güzeldi ve güzel derken, güvercinleri, zambakları ve kadifeyi ve ortadaki o yumuşak pembe 'v'yi ve dilinin uzun, kalıcı 'l'ye kadar kıvrılmasını kastediyorum. Aliterasyonluydu ve şimdi paylaşamadığımız için ölecek olan tüm küçük şeyleri düşündüğümde, sanki biz de ölmüşüz gibi hissediyorum. ...
  • 'Koca adamlar ağlamaz,' dedi. 'Arna ben daha büyümedim ki,' diye cevapladı adam
  • Ayın karanlık yüzünü göremezsiniz.

--reklam--

Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Vladimir Nabokov ile tanışmam Oğuz Atay üzerine yazılmış bir inceleme kitabında, Atay’ın biçim, kurgu hatta konu olarak Nabokov’dan etkilendiğine dair bir anekdot okumam ile olmuştu. Nabokov’a dair yaptığım araştırmalarda “Lolita” kitabının çok ünlü olduğunu gördüm ve edinip okudum. Doğrusu çok etkilendiğim söylenemez. -Stanley Kübrick versiyonu filmi daha cazip olabilir- Geçenlerde okuduğum bir incelemede bu ve “Solgun Ateş” isimli kitaplarının kurgu ve biçim olarak iyi olduğuna dair bir şeyler okudum. Kitap alma nevrozumu tetikledi ve iki kitabı da aldım. Serbest çağrışımla önceliği bu kitaba verip bugün öğleyin bitirdim. Cidden çok beğendim. Nabokov’un Cervantes’ten etkilendiği bilinen bir durum. Bu kitapta bunu net görüyorsunuz. Roman yazma tasarımı olan herkesin bence kesin okuması lazım. Bazı noktalarda büyüleyiciydi kitap benim için. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’daki üst çatısını bu kitaptan esinlenerek kurduğunu anlıyorsunuz. Oğuz Atay’ın hemen hemen tüm kitaplarında kullandığı mektup öğesine de sıkça rastlıyorsunuz. Yine parodik ve ironik üslüp... Biraz dağınık oldu inceleme ama bu kadar benden bu saatte. Siz okuyun, siz daha iyi inceleyin, biz okuyalım (Dünyasız Bir Kafa)

Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı bir defa yarım bırakıp ikinci başlayışımda bitirdiğim bir kitap. Ve inanın bana bunun sebebi kitabın sürükleyici olmaması veya benzeri bir durum değil. Nabokov üslubunu sevdiğim bir yazar. Kitabı okurken cümleler, kullandığı teknikler kitabı elimden bırakmamak istememi sağladı. Bunun bir diğer sebebi daha kişisel olarak kitaptaki Sebastian'ı arayışın beni çekmesi olmalı. Nabokov kitapta kendi hayatından benzetmeler ve alternatif durumlar kullanmış. Ve kitap yine kitabın içinden olacak şekilde benzerlikler, durumu yorumlamamızı sağlayacak olaylar içeriyor (buralara girmeyi çok isterim fakat sizler için ne spoiler kategorisinde giriyor bilmediğimden düşüncelerimde kalıyorum.) ki bu da daha iştahlı okunmasını sağlıyor. Kitabı iletişim yayınlarından alacak olursanız arka kapakta kitabın son cümlesi olan "Ben Sebastian'ım ya da Sebastian ben ya da belki ikimiz ikimizin de tanımadığı bir başkasıyız" cümlesi var. Burada da göze "Sebastian ben" kısmı çarpıyor olacak. Sebastian yarım kalmış, bazen unutulmuş bazen kaybolmuş fakat yüreğin içinde en sevilen ve hayranlık duyulan yerde. Sebastian arandıkça uzaklaşacak ve bütünleşme ile sonlanacak. Elbette bunlar benim çıkarımlarım ve yorumlarım. Kitabı okumanızı tavsiye ediyor ve iyi günler diliyorum. (Eda Ünal)

"Nabokov, ‘dayanılmazın ağırlığını’ bölüştürüyor; anlatıcı, anlatılan kişi ve metnin arasında oluşan üçgen (...) yüzlere yapışan maskelerin, kim tarafından ve nasıl yapıştığının, yapıştırıldığının, yalnızca sözcükleri ve bu yolla oyunları kurmakla kanıksanabilir olduğunu örüyor.” Nilgün Marmara (Kırmızı Mavi Defter) Satranç ve kelebek tutkunu, usta bir tenis oyuncusu olan yazarın kaleminden kendisi ve kitap kahramanının iç içe geçtiği bir eser. Sebastian Knight'ın yaşamının izini sürerken Nabokov'un da dedektifi olacağınız, nerede kendisi nerede kahraman olarak karşınıza çıktığını karıştıracağınız bulmaca. Zaten Nabokov da karıştırıyor, bazen kendisi, bazen üvey abisini anlatmaya çalışan kahraman, bazen de Sebastian oluyor. Bu çocukluğunda okuduğu, kahramanların birbirinin yerine geçtiği bir eserden çok etkilendiği içinmiş. Yazar olan üvey abisinin izini süren roman kahramanıyla birlikte abiyle ilişkilerini, okuduğu kitaplarını, izledigi filmleri, hayatına giren kadınları takip ediyorsunuz, ama zor bir takip açıkçası. Hangisi gerçek Sebastian anlamak zor, anlatılmak istenen de bu belki. Farklı bakış açıları, farklı kişiler olarak karşınıza çıkıyor. Kimseyi çok iyi tanıyamayacağınızı anımsatıyor. Size göre hayranlık uyandıran diğeri için vasat, sizin gerçek sandığınız diğeri için hayal olabilir. Sindire sindire okunması gereken bir kitap... (Bozuk Gramofon)

--reklam--

Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Vladimir Nabokov - Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Vladimir Nabokov Kimdir?

Vladimir Vladimiroviç Nabokov (22 Nisan 1899 – 2 Temmuz 1977) Rus asıllı ABD'li yazar. İlk eserlerini Rusça yazdı, uluslararası ününü İngilizce yazdığı romanlarla kazandı. En tanınmış eseri Stanley Kubrick ve Adrian Lyne tarafından filme de çekilen Lolita adlı romanıdır.

1899'da St. Petersburg'da aristokrat bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Özel eğitim gördü ve küçük yaşta İngilizce öğrendi. Bolşevikler iktidara geldiğinde aile Rusya'dan ayrılarak önce Londra, sonra Berlin'e gitti. Öğrenimini Cambridge Üniversitesi, Trinity College'de tamamladı. 1923 ile 1940 arasında anadilinde romanlar, hikâyeler, oyunlar, şiirler yazdı ve kuşağının seçkin Rus göçmen yazarlarından biri olarak ün kazandı. 1940 yılında karısı ve oğluyla ABD'ye göç etti ve 1941'den 1948'e kadar Wellesley College'de dersler verdi. 1955'te yayımlanan Lolita'nın dünya çapındaki başarısından sonra, 1959'da Cornell Üniversitesi Rus edebiyatı profesörlüğünden emekli olarak İsviçre'ye yerleşti. İngilizce ilk romanı olan The Real Life of Sebastian Knight'ı 1941'de yayımladı ve bu dili şaşırtıcı bir yaratıcılıkla kullanarak eserlerini İngilizce yazmaya devam etti.

Nabokov, 1977'de İsviçre'nin Montreux kentinde öldü. Yazarlığının yanı sıra, ünlü bir kelebek toplayıcısı ve satranç problemleri yaratıcısıdır.

--reklam--

Vladimir Nabokov Kitapları - Eserleri

  • Lolita
  • Göz
  • Karanlıkta Kahkaha
  • Maşenka
  • Solgun Ateş
  • Cinnet
  • Lujin Savunması
  • Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı
  • Saydam Şeyler
  • İnfaza Çağrı
  • Pnin
  • Edebiyat Dersleri
  • Ada ya da Arzu
  • Rus Edebiyatı Dersleri
  • Konuş, Hafıza
  • Bir Günbatımının Ayrıntıları
  • Nikolay Gogol
  • Rua, Dam, Vale
  • İhtişam
  • Yetenek
  • Don Quijote Dersleri
  • Çarpık Dünya
  • Laura'nın Aslı

--reklam--

Vladimir Nabokov Alıntıları - Sözleri

  • “Az insan tanıyor ve kimseyi de sevmiyordum.” (Göz)
  • Yanlışlıklar, beceriksizlikler, arayışlar, düş kırıklıkları... besbelli bizimkine hizmet eden aşk meleği solak, kararsız, hayal gücünden yoksun biriydi. (Karanlıkta Kahkaha)
  • 'Koca adamlar ağlamaz,' dedi. 'Arna ben daha büyümedim ki,' diye cevapladı adam (Sebastian Knight'ın Gerçek Yaşamı)
  • "Yarınlarımızı dünlerimizden gelen verilerle planlamak geleceğin en önemli özelliği olan var olmadığı gerçeğini göz ardı etmektir." (Çarpık Dünya)
  • Bir yazarın işinin ülkesinin ahlakını düzeltmek, sokak kürsüsünün muazzam yüksekliğinden ulvi ideallere parmak basmak, ikinci sınıf kitapları çalakalem yazarak ilk yardım uygulamak olduğunu asla kabul edemem. (Edebiyat Dersleri)
  • Sosyalizm ve Batı liberalizmi, Dostoyevski'nin gözünde Batı'nın kirliliğinin ve Slavik, Yunan-Katolik bir dünyanın yıkımına yönelik şeytani günahların tecessümüydü. (Rus Edebiyatı Dersleri)
  • İnsanlar, kapkara bir yükle, sancıyan kocaman bir kamburla yaşamayı öğrenmişlerdir: Bu yük, “gerçeklik”in yalnızca bir “düş” olabileceği varsayımıdır. (Saydam Şeyler)
  • "Hep düşünmüşümdür," dedi "İnsan acaba kimi daha iyi tanır: Beş saat aynı odada birlikte kaldığı birisini mi, yoksa bir ay boyunca her gün on dakika gördüğü birisini mi?" (Rua, Dam, Vale)
  • "Benim alçakgönüllü imzam,bu seçkin topluluğun imzalarıyla samimiyet kurmamalı.Ben hiçbir şey değilim. " (Çarpık Dünya)
  • Gözyaşları güzelliğini arttırmıştı. (Karanlıkta Kahkaha)
  • Doktor Lujin'e Dostoyevski'den herhangi bir şey verilmesini yasakladı, zira Dostoyevski, doktorun deyimiyle, çağdaş insanın ruhunda baskılı bir etki yaratıyordu, sanki korkunç bir aynaymış gibi. (Lujin Savunması)
  • "..Bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz. Aslolan, zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir.." (Pnin)
  • Fakat Gogol'ü okuduktan sonra insanın gözleri Gogolleşebilir ve en umulmadık yerlerde, onun dünyasından parçalar görebilir. (Nikolay Gogol)
  • (...) tepedeki gökyüzü onun yıldızının parlamasını dört gözle beklemiyor muydu? (Karanlıkta Kahkaha)
  • Ve birden çok çok uzaklarda, insanların tamamen farklı bir yaşam sürdükleri düşüncesi bir kuş gibi uçuyor beynimden. Onlar benim gibi, bir kereste ormanında, küçük bir çiftlikte tıkılıp kalmıyorlar. (Maşenka)
  • Bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. Kazık yemiş gibi oluruz biz. Aslolan, zarara uğramaktır. Felaket geliyorum derse gelmelidir. (Pnin)
  • Var oluşumdan hiçbir şey anlamazdım, kendi kendimin bilincinde olmaktan vazgeçememe düşüncesi beni deli ederdi ve güvenle ve dikkatle küçük işleriyle meşgul olan o sade insanları kıskanırdım. (Göz)
  • Tarihçilerin kesin ve doğru olmaları, taraf tutmamaları gerekir. Ne çıkarın, ne korkunun, ne hıncın, ne sevginin, tarihçiyi gerçekten saptırmaması gerekir. Gerçeğin kaynağı, tarihtir; zamana denk olan, olayları saklayıp koruyan, geçmişe tanıklık, şimdiki zamana örnek teşkil eden, geleceğin habercisi tarih. (Don Quijote Dersleri)
  • ...edebi şaheserleri inceleyecekti. Bu onun, artık özgürce tadına varabileceği bir merakıydı. (Solgun Ateş)
  • "... belirli bir görüntünün hatırası, belirli bir ânın özleminden ibarettir; ve evler, yollar, caddeler de, heyhat, seneler gibi uçup giderler." (Edebiyat Dersleri)