Kitap Künyesi
Yazar: Celil Oker
Yayın Evi: Altın Kitaplar
İSBN: 9789752120426
Sayfa Sayısı: 240
Sen Ölürsün Ben Yaşarım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Önünde durduğunuz kapının aralık olması bela getirir. Ama sizi o kapıya kadar getiren şey, sırtınızı dönüp gitmek isteseniz de çoktan kaderinizi çizmiştir. Ve bunun böyle olduğunu hiç kimse, Dedektif Remzi Ünal’dan daha iyi bilemez.”
Remzi Ünal bu defa hatır için, kendine göre gayet kolay bir işi çözmek amacıyla yola koyuluyor. Hisarüstü’nde yaşayan ihtiyar bir çifte, büyük bir inşaat firmasının şantiyesinde kaza geçiren oğullarının hak mücadelesinde yardım etmesi istenmiştir. Ama bu iş için çaldığı ilk kapının ardında, kafasından tek kurşunla vurulmuş bir cesetle karşılaşır. Ve her zamanki gibi bu ceset de sadece bir ceset olarak kalmaz.
Celil Oker’den tüm mahalleleri rant hırsıyla devasa beton yığınlarına çevrilen İstanbul’un sıkışık trafiğinde, acımasız iş dünyasında, göğü delmek hevesindeki binaların arasında geçen, ince bir mizahla örülü, sürükleyici bir polisiye daha…
Sen Ölürsün Ben Yaşarım Alıntıları - Sözleri
- Çocuklar oynuyordu. Bir-iki kadın pencereden laflıyordu. Üniversite öğrencileri yürüyordu. İnşaat malzemeleri satan adam dükkanın önünü süpürüyordu. Bir evden Tarkan'ın sesi geliyordu. Öyle olurdu. Ölenler ölür, gömülenler gömülürdü. Onlar ölürdü, biz yaşardık.
- "Önünde durduğunuz kapının aralık olması bela getirir.... Ama sizi o kapıya kadar getiren şey, sırtınızı dönüp gitmek isteseniz de çoktan kaderinizi çizmiştir.... Ve bunun böyle olduğunu hiç kimse, Dedektif Remzi Ünal’dan daha iyi bilemez....”
- Bu kez neden yüze, bilemedin yüz elliye kadar sayıp defolup gitmediğimi bilmiyorum. Saatime bile bakmamıştım. Belki de her ay yeni bir tanesinin temeli atılan gök tırmalayanların birinin on altıncı katında, toplam şu kadar dairenin birinde ölü bir adamla beraberken kendimi o kadar da önemli hissetmeyişim yüzündendi.
- "Abi,neden saklıyorsun telefonu oraya?" dedi yüzünde sevimli bir gülümsemeyle."Ararlarsa?" "Hiç sevmediğim birilerinin arama ihtimali var," dedim.
- Bir günde cennetten çıkma olduğu iddia edilen şeyle iki kere karşılaşmak hoş değildi.
Sen Ölürsün Ben Yaşarım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazardan son derece güzel bir Remzi Ünal polisiyesi daha. Remzi Ünal, Taylan Sezer adında bir adam ile görüşecektir. Yılmaz İncekara adında bir çalışanı iş kazasına maruz kalmıştır ancak Taylan hiç ilgilenmemiştir. Bu yüzden Remzi Ünal işe el koyar ancak buluşma yerine gittiğinde bir ceset ile karşılaşır. Daha evden çıkamadan kapı açılır ve Sezin Sabuncu adında bir kadınla yüz yüze gelir. Sezin, oraya Vehbi adlı kurye sevgilisiyle buluşmaya geldiğini söyler. Vehbi'nin adresine giden Remzi Ünal onu da dayak yemiş bir halde bulur ve hastaneye götürür. Bu arada Yılmaz öldürülür ve Remzi de mahallenin çocukları tarafından öldüresiye dövülür. İşler iyice karışmıştır. Remzi bir şekilde Taylan ile de görüşür. Ancak neredeyse görüştüğü hatta tanımadığı pek çok kişi yalan söylemektedir. Bu iki cinayet kim ta da kimler tarafından işlenmiştir. Remzi Ünal bu işi çözebilecek midir? Soluksuz okunan bir roman. (Serdar Poirot)
Size biraz kitaptan bahsedeyim. Kitabın başkarakteri Celil Oker’in yarattığı ‘Özel Dedektif Remzi Ünal’ ve kitabın anlatıcısı ise bu özel dedektif abimiz. Bu abimiz bir hatır işi için dedektiflik yapıyor. Bir genç iş kazası geçiyor, firma ilgilenmiyor ve abimiz bu firmanın peşine düştüğü anda olaylar arkası toplanamaz bir hal alıyor. Bunları anlatırken kentsel dönüşümün (benim gözümde onun adı rantsal dönüşüm) ne denli mafya işi olduğunu da gizliden gizliye beyinlere kazıyor. (Oktay Y.)
Her şey iyi güzel, Celik Oker'in romanlarındaki Remzi Ünal karakterini de seviyoruz ama yazarın verdiği detaylar bazen çok boğuyor. İstanbul'da gittiği yolları tarif ederken neresi olduğunu anlamak için kasarken romandan koptum, tekrar başa dönüp okumam gerekti bazen. (Elif Öksüz)
Kitabın Yazarı Celil Oker Kimdir?
1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.
Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı. Her iki romanın kahramanı olan eski pilot, yeni dedektif Remzi Ünal'ın maceralarını anlattığı beş roman daha yazdı. Oker'in son Remzi Ünal macerası 2010 yılında Turkuvaz Kitap tarafından basılan Yenik ve Yalnız'dır. Oker ayrıca, 2004 yılında Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte Beşpeşe isimli bir roman yazdı. Beşpeşe yazarların birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden diğerinin devam ederek oluşturdukları bir romandır.
Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi verdi. Sevtap Oker'le evliydi. Yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.
Celil Oker Kitapları - Eserleri
- Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu
- Çıplak Ceset
- Kramponlu Ceset
- Bin Lotluk Ceset
- Rol Çalan Ceset
- Ateş Etme İstanbul
- Son Ceset
- Yenik ve Yalnız
- Bir Şapka Bir Tabanca
- Sen Ölürsün Ben Yaşarım
- Beyaz Eldiven Sarı Zarf
Celil Oker Alıntıları - Sözleri
- İstanbul’un sokaklarıyla barışıktım. Bir sokağın paçalarıma bulaştırdığı çamurları, başka bir sokağın yağmuru temizlerdi. Bir sokakta acıkırsam, öteki sokak doyururdu beni. Bir sokakta sigara paketimi buruşturursam, öteki sokakta bir çöp tenekesi karşılardı beni. Bir sokakta üstüme ateş ederse İstanbul, öbür sokakta yardımıma koşardı. (Ateş Etme İstanbul)
- Susarak acının büyüklüğünü anladığınızı gösterebilirdiniz. Hiçbir zavallı cümlenin ifade edemeyeceği kadar. (Ateş Etme İstanbul)
- "Ustayla tartışmayacaksın," (Yenik ve Yalnız)
- "Ama nereden anladın? Kadın hiç renk vermedi içeri girdiğinde." "Ama sen verdin." (Bin Lotluk Ceset)
- "Anladım," dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
- “Bazı yasalar bazı çevrelerde geçmiyor,” (Rol Çalan Ceset)
- "Çatışmanın ana noktasını boşvermeliyiz... Rakip bileğimizden mi tuttu, şimdi onun en zayıf yeri orasıdır. Bırakalım tutsun. Bizim yapacak başka işlerimiz var." (Kramponlu Ceset)
- İnsan o gün ne yapacağını bilmezse erken kalkmanın da bir anlamı olmuyor. (Bin Lotluk Ceset)
- ''Hayat böyleydi işte, sen konuşmazsan başkaları konuşurdu. Sen davranmazsan başkaları davranırdı'' (Bir Şapka Bir Tabanca)
- Remzi Ünal... Şu Hava Kuvvetleri'nden müstafi, THY'den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir "frequent flyer"ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator'ün Cessna'sını bile indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal. (Rol Çalan Ceset)
- Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen. (Kramponlu Ceset)
- Bir günde cennetten çıkma olduğu iddia edilen şeyle iki kere karşılaşmak hoş değildi. (Sen Ölürsün Ben Yaşarım)
- Müşterim olsun olmasın, insanlara kötü haberler vermekten hoşlanmam. Kendimi zorlasam, haber vermekten hoşlanmam da diyebilirim. Benim işimde verdiğiniz her haber insanların hayatını değiştirir. Hem de ciddi biçimde değiştirir. Ve ben insanların hayatını değiştirmekten hoşlanmam. (Bin Lotluk Ceset)
- "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki" dedim, "artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum." (Bir Şapka Bir Tabanca)
- “Anladım” dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
- Ancak yazdığın zaman " yazar" olursun. "Yaratıcılık" doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir. Dünya üzerindeki bütün hikayeler aslında aynı şeyi anlatır: kahramanın yolculuğu. Anlatacağın her yolculuğu eksiksiz bir bütünlük içinde vermelisin. Yolculuğun nereye varacağını bilmek için bir yol haritası çizmelisin. Yol haritanın, temelinde net bir çatışma olmalı. Tek çatışma ile yetinmemeli, çoğaltmalısın... (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
- "Kötü haber kötü haberdir," dedim kendi kendime. Birkaç saat erken geç fark etmez. (Bin Lotluk Ceset)
- Bazı misafirler çağrılmadan gelir. (Rol Çalan Ceset)
- "Seni seviyorum," diyenin "beni sev," dediği gibi. (Yenik ve Yalnız)
- Yazmış mısın, yoksa yazar olmayı çok ama çok istiyorum duygusunda takılıp kalmış mısın? (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
Yorumlar
0 yorum