Kitap Künyesi
Yazar: Mehmet Deveci
Yayın Evi: Bengisu Yayınları
İSBN: 9786054913909
Sayfa Sayısı: 208
--reklam--
Sevgili Yalnızlığım Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sevgili yalnızlığım
Benim romantik prensimÜtopyalar ülkemin başkenti
İçimin gergefinin usulca dokunanı
Berrak, gri, koyu, açık rengi
Düş gezgini yüreğimin takılıp kaldığı, hep kaldığı
Kimsem
Zarar
Fayda
Ve herşeyim
Anladım ki ben sadece senle mutluyum
İyiki varsın.
O benim ihtilal çiçeğim. Kalp eyaletimin mehdisi. Tüm Alametleri tamam, sadece gelişi gülüşü eksik , bir de gözlerime bakışı ki o kıyametim olur, ölüp cennete girişim olur.
Şimdiye kadar çalmaya çalıştığımen kutsal şey onun gönlü oldu. Bütün harflerimle sadece susssam, beni duyabilirmisiniz? Ben onunla hep içimden konuşuyordum. Aşkın aslı, kendini bulmaktır. İşte bu gökyüzü,işte bu yağmurlar,işte bu havatoprak ve sen ey insan ve sen başıboş değilsin
Kuşlar…
Serçe yüreğinizin parmak uçlarından öperim.Kanatlarınızın yükü kadar yükü olanlara selam edin.Yazdım onlara.Deyin.Söyleyin.Haber verin.
Yazdıkları karşısına yaşam olarak çıkmaya başlayan yalnız bir yazar İmam-hatip'ten atılmışbir araba hırsızı ve sevdiceği…
Birde bilge bir derviş Başka yaşamlardan çalınan yepyeni bir yaşam…
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Sevgili Yalnızlığım Alıntıları - Sözleri
- Gürültüde yitip, sessizlikte kendimi yeniden buluyorum.
- Bana dönüp de "biz anlaşamayız" dese, bu olumsuz cümlede bile onunla yan yana geçtiğim bu kelimeyi onun ağzından duydum diye mutlu olurum.
- "Gözlerinin dolması, içinin sızlaması, omzuma onca yükün binmesi tek bir kelimeyle imtihan evlat. İmtihan..."
- Sonra büyüdüm işte, öyle dediler.
- “Zihnimi asmak istiyorum. Uzun ve dayanıklı bir ipe mandallarla asmak. Yenilensin, dinlensin, kendine gelsin diye…”
- gecenın gündüze ikramı sabah.
- sessizlikte kendimi yeniden buluyorum.
- İnsanın yüreğine usulca dokunan şeyler vardır.Bunlar ne gözle görülür ne de elle tutulur sadece hissedilir Bunlar anlatılmaz,da Tarif te yetersiz kalınır
--reklam--
Sevgili Yalnızlığım İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ah bu kendini bulmak Herkes onun arayışında... Herkes uyuyunca,uyanık olanlar daha fazla pay sahibi oluyor anlaşılan.... Paylaşılanın azını almak demektir,evin büyüğü olmak.... Feleğin çemberinden tekrar tekrar geçtim ben.Hayat,bildiğin bir değirmendi,iyi de öğüttü beni... Sadece kendi çıkarını düşünen insan kılıklılar gördüm... Yazmak;hayal yada düşte olanın yüreğin doldurmasıyla beynin afallamasına bakmadan yine de yardım etmek zorunda kalmasıyla parmak uçlarından dökülen tohumlardı.... (ayperisinin kitapligi)
Kendi içinizle konuşmak istersiniz belki.Okudukça kendimle konuştuğum.Neyi aradığım neyi istediğimi sorguladığım.Sevmenin ne demek olduğunu bir kez daha düşündüğüm.Çokça konuşup bir o kadar sustuğum.. Velhasılı ben beğendim.Ama belki kendime yakın bulduğum için bilemem.Herkes kendine yakın olanı severmiş değil mi,belkide.. (Günay Kut Berber)
--reklam--
Sevgili Yalnızlığım PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmet Deveci - Sevgili Yalnızlığım kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Sevgili Yalnızlığım PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmet Deveci Kimdir?
1974’ün bir güz ayında, G. Antep’in İslahiye ilçesinde doğdu. Yazmaya ilkokulda başladı.
Sonra babasının bakkal dükkânındaki veresiye defterinde devam etti.
Okul tatillerinde; bakkal, tüpçü, mobilyacı ve ayakkabı mağazalarında çalıştı.
Bir dönem annesine de pay vererek dolapta dondurduğu eskimoları mahalle aralarında satarak ticarete atıldı. Yaz aylarında hiç bağırmadan sessizce simit sattı.
Okul çıkışlarında ideali olan futbolcu olma idmanları ile babasının bakkalı arasında gidip geldi.
İmam – Hatip Lisesi yıllarında, matematik defterinin arka sayfasına hayatın özüne dair afişe sözler karalamaya başladı.
Kompozisyon derslerinde şehrin en yeşil alanlarının mezarlıklar olduğunu, mahalle aralarını ve şehir yollarının çamurlarını anlattığı yazısı öğretmenleri tarafından eleştiri alıp, öğrenci arkadaşları tarafından beğeni topladı.
Okul etkinliklerinde sesi gür çıktığı için şiirler okudu.
Ders süresinin bittiği fakat vaktin henüz bitmediği kısa sürelerde öğretmenleri tarafından kaldırılıp tek kişilik gösteriye zorlanıp içinden ne geliyorsa anlatması sağlandı.
Dernek ve vakıf bünyesinde çıkardıkları duvar gazeteleri ve bültenlerinde kendince bir şeyler karalamaya başladı.
Bir süre yerel bir radyoda program yaptı.
Bir dönem amatör olarak tiyatroculuk yaptı. İskilipli Atıf’ı canlandırıp şehit oldu, Amerikan askerini canlandırıp sakız çiğnedi ve mahalle düğünlerinde evlerin damlarına kurdukları sahnelerde mezar notları kitabındaki “deli hoca” rollerini oynadı.
Bir süre pazarcılık yaptı.
Yazı serüveni askere gittiğinde günlük ve mektuplar ile devam etti.
Bilkent arkeoloji ve sanat tarihi ile başlayan üniversite hayatını kader kısmet kontenjanından hep yarıda bıraktı.
Evlendi. İki kız ve bir oğul sahibi oldu.
Çeşitli dernek ve vakıflarda yöneticilik yaptı.
İnternet medyacılığının yoğunlaştığı dönemlerde birçok sitede hayatın özüne dair yazılar yazmaya başladı. Kimi zaman bir dilenciyi, kimi zaman sokak aralıklarında unutulmuş sade yüzleri, kimi zaman da bir kenarda unutulmuş ağacı yazıp bitkilerle konuştu.
Sosyal medyada bu kadar yazar ve şairin bulunduğunu bilmeden bir kaza ve ısrarlar sonucu yazılarını burada da paylaşmaya başladı.
Yazılarının altına ismini ilk “med” olarak yazdı. Daha sonra bir dostunun tavsiyesi ile gerçek ismini kullanmaya başladı.
Rabbinin karşısına çıkardığı güzel yüreklerle buradaki çalışmalarına devam etti.
İlk kitabı ve ilk baskısı kısa sürede biten “Yazının Şahitliği,” bunca anlatılan özgeçmişinde yaşadığı, biriktirdiği, duyduğu, ağladığı, düşündüğü şeylerin kitabı olarak okuruyla buluştu.
İkinci kitabı “Bizimkiler” ile yazım hayatına devam etti.
Hiç farkında olmadan söyleyip bir yerlere karaladığı “Yazının Şahitliği Elimizden Tutsun Diye” sözü, yazılarının niyeti ve sloganı oldu.
Şimdilerde TYBG Şubesi Üyesi ve baskıya hazır birçok kitap projesi var.
Düşünerek, hüzünlenerek, susarak, yazarak, namaz kılarak, çay içerek, yürüyerek, kırılarak, alınarak, sinirlenerek, denk geldiği yerde ağlayarak hayatına devam ediyor.
Ölünce cennete gitmek, Rabbine sunabilecek bir yüz hazırlamak ve ardından gelecek iyi şeyler bırakmak en büyük ideali.
(Yazar hakkındaki bu bilgiler Mehmet Deveci'nin kendi adına açılmış olan siteden alınmıştır.)
--reklam--
Mehmet Deveci Kitapları - Eserleri
- Yürüyelim Mi Biraz
- Ey Kudüs!
- Yazının Şahitliği
- Sevgili Yalnızlığım
- Bizimkiler
- Sevdiğine Yenilmek
- Özlemek Güzel
- Suskunluğun Rafları
- Onsuz Olmaz
- Tek Başına
- İlham Perisi
- Benim Hayal Dünyam
- Sevimli Dostlar
--reklam--
Mehmet Deveci Alıntıları - Sözleri
- Gürültüde yitip, sessizlikte kendimi yeniden buluyorum. (Sevgili Yalnızlığım)
- İşaret parmağına dolanmışlığıyla Filistin Sevdam… O, bende “bad-ı saba” hali Bilirsin nasıl da üşütür içerisini ıslak yüreğimin Ve estikçe büyütür içimdeki inkılabı… (Ey Kudüs!)
- Kendi yürek gemisini inşa edemeyen, oraya sığamayan, gelen afetlerde boğulur... (Tek Başına)
- Kalkıp gidemediğiniz yerlere, dalıp gidersiniz... (Yürüyelim Mi Biraz)
- "İçimin çınar yaprakları bir bir kendinden geçerken, yamacımdan gelip geçen adımlarına uğramak ne güzel bir tevafuk, ey gecemin küçük, yüreğimin büyük telaşı. Beni görmeyişin, üzerime basıp geçişin, sanma ki çıtırtılarımın ağrısını çoğaltır. Fevkalade sevinirim de çiğnenişime, bunu un ufak oluşuma çevirir, yerlere saçılan küçük parçacıklardan adını yazarım, bir karınca yolu gibi..." (İlham Perisi)
- Kalkıp gidemediğiniz yerlere, dalıp gidersiniz.. (Yürüyelim Mi Biraz)
- Yerini sevmeyen bitki bile kuruyor. (Onsuz Olmaz)
- Yarım kalmış bir kitap gibi hemen elini ona uzatmak, Hemen ona gitmek, Durup onda dinlenmek, kalmak onda, Kendini unutmak istediği dostları olmalı insanın (Onsuz Olmaz)
- Kaçmalı insan. Bedenen olmasa da ruhen... (Onsuz Olmaz)
- İnsanın yüreğine usulca dokunan şeyler vardır.Bunlar ne gözle görülür ne de elle tutulur sadece hissedilir Bunlar anlatılmaz,da Tarif te yetersiz kalınır (Sevgili Yalnızlığım)
- Dağlara bakıp sadece bir yükseklik görmek de var; onlara bakıp dünyanın direği oluşunu keşfetmek de. Kelebeklerin kanadından düşen ömürlerine hayıflanıp sızlanmak da var, kanat çırpınışlarındaki ince işçiliğinden seslendirdiği tınıyı duymak da… (Tek Başına)
- Ne güzel tariftir; kendi gibi.. (Yürüyelim Mi Biraz)
- •Yaralıyım ben yaralı (Özlemek Güzel)
- Allah'ım! İçimizin denizlerine, Musa'ya açtığın yollardan ver.. 'Amin' (Bizimkiler)
- "Dünyayı sırtından indirince daha hızlı koşarsın, Bak kuşlara…" (Bizimkiler)
- O kadar çok yorgunuz ki; Bir adım ötemiz dünya ve bizim o bir adımı atacak ne hevesimiz ne de iştahımız var. (Sevdiğine Yenilmek)
- Bir şeyler eksik Allah’ım, bir şeyler çok eksik Bu fazlalıklar ondan.. (Bizimkiler)
- Yeter ki güzel şeyler yapmak için adım atalım, arkası geliyor. (Sevimli Dostlar)
- Kudüs sevdasını, ağrısını mahşere bırakmayın! Yaşıyorken, hayattayken sevin Kudüs'ü, özleyin, dua edin. (Ey Kudüs!)
- Birisi ölüyor, birisi yeni doğmuş. Birisi gülüyor, birisi yeni ağlamış. Birisinin gittiği yerden diğeri yeni dönmüş. Birisinin heves ettiği onca şeyi diğeri yeni bitirmiş. Dünya dönüyor. Aynı noktaya geldiğinde bu yuvarlak şey, içindeki sıra değişiyor sadece. (Tek Başına)
Yorumlar
0 yorum