Kitap Künyesi
Yazar: Mehmet Deveci
Yayın Evi: Bengisu Yayınları
İSBN: 9786054913800
Sayfa Sayısı: 182
--reklam--
Yazının Şahitliği Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Ve kitap bitmiştir.
Usulca kapatır kapağı.
Ama hemen bırakamaz elinden.
Gözleri arka kapağındadır.
“Bitirdin değil mi?” diye bir ibareye takılır gözü. Okumaya devam eder sonra:
“Kapağını kapadığın her şey bitti sanıyorsun, değil mi?
Tıpkı göz kapaklarını kapatıp görmemeye çalıştığın gibi.
Hayır!
Asıl okumaya o zaman başlarsın.
Yarım kalmış cümleleri, söylenemeyen sözleri…
Yazılmamış ama hissettirilmiş duygular yakandan tutmuştur bir kere.
Artık kapattığın tüm kapaklar bu okumaları bitiremez.
Yarım kalmış bir cümlesindir.
Bir ömür karşılaştığın her şeyde bir parça bulursun okuduklarından.
Köşede aniden karşına çıkan şemsiyeli bir adam…
Ansızın yakalandığın yağmur…
Öylesine dinlediğin bir türkü…
İzlediğin bir dizi…
Yüreğine yüreğine vurur kendini.
Çünkü hâlâ okuyorsundur.
Hem de yüreğin kekeleye kekeleye…"
--reklam--
Yazının Şahitliği Alıntıları - Sözleri
- Kendimi tanımlayacak en uzun cümleyi buldum "HİÇ!"
- Belki hayattaki bir çok şey yordu beni; Ben de tüm bu olanları hayra yordum.
- "Bizi bize bırakma Allah'ım! ne olur, ne olmaz."
- İnsan değer verdiği şeylere gözüyle bakar,yüreğiyle taşır.
- "Kendimi tanımlayacak en uzun cümleyi buldum "HİÇ"
- Sebepsizdir bazı hüzünler; Yürek hali...
--reklam--
Yazının Şahitliği İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bismillahirrahmanirrahim Kitap yazarın kendi düşüncelerini, kendi yazılarını, yazmak istediklerini, şiirlerini bir çocuğun suya yazarcasına yazması gibidir. İçini kalem vasıtası ile yazıya dökmüş diyelim. Kitap güzel. Akıcı. Hiç duymadığım cümleler gördüm. Kimileyin duygulandım, kendimi kitapta hissettim. Beğendim yani tavsiye ederim. Gelelim eleştirisel incelememe. Yazarın müslüman bir yazar olduğu gayet belli. Yazılarının bir çoğu dini içerikli. Lakin yazarın beğenmediğim yönlerini söyliyeyim. Bir sayfada yaratılış meselesine "imalat hatalıymışım" cümlesini kurması yakışmadı. Haşa "Allah, sanki yanlışlıkla onu imal etmiş" manası çıkıyor bu sözünden. Bir başka sayfada peygamberimizin sahabesi olan hz. ebu zer'e (r.anh) "herif" kelimesini kullanıyor. "Herif" manası: 1.(erkek için) kim olduğu bilinmeyen, insana güven vermeyen, aşağı görülen, bayağı, kaba saba kimse. "Ortalıkta bazı herifler dolaşıyor" 2.TEKLİFSİZ (SENLİBENLİ) KONUŞMADA adam. "O herifi seven var mı?" Niyeti belki herif diyerek kötü değil olabilir lakin imtiyazlı, özenmeli, ve çok dikkatli olmalı. Bu kelime, uymaz yani bir sahabeye. Yine bilali Habeşi'ye (r.anh) zenci mi ne? Cümlesi kuruyor ve bu cümleleri yakıştıramadım. O sayfalarda ise bu sahabelerin imanlarını anlatıyor ama bu cümleler olmadı. Bir diğer mesele ise peygamberlerden ve sahabelerden bahsederken sıradan biri gibi bahsediyor. Yani isimlerini zikrederken destursuzca zikrediyor. "Hz." İfadesini bile çok görmüş yani..adem diyor yakup diyor yusuf diyor vb. Halbuki islam alimlerimiz bir hadis bile rivayet ederken "ibn ömer" (Ömer'in oğlu) dedikten sonra "allah ikisinden razı olsun" derler.( R. Anhuma) hz, ömerden ve oğlundan Allah razı olsun denilir. Hâlbuki kastedilen abdullah (r.anh)'tır ama ikisi de hâtıra geldiği için radiyallahu anhuma denilir. Bunların dışında kitap çok iyi okuyabilirsiniz. (M̓ ̓E̓ ̓ Ş̓ ̓ Ğ̓ ̓ U̓ ̓ F̓)
Kısa cümleler ile nokta atışı yapan, okudukça düşündüren kelimelerle dans edilen bir kitap. Her satırın altını çizebileceğiniz bir kitaptan bahsediyorum. Sade samimi ve içten. Okumak yüreğime iyi geliyor herşeyden önce. "Ben şimdiye kadar en çok sustuğum yazıları beğendim" diyen bir yazar. Kitabın arka kapağı birçok şeyi anlatıyor zaten. (Ömer Faruk)
Günümüzde çok popüler ve göz önünde olan yazarlara inat sadece kendi uslübu ve emeğiyle bir yerlere gelmeyi çoktan haketmiş bir yazar. Ve ilk kitabı yazının şahitliği. Okumayanlar için diyebilirim ki okumakta geç kalınmış bir kitap. Kısa cümleler ile nokta atışı yapan, okudukça düşündüren kelimelerle dans edilen bir kitap. Her satırın altını çizebileceğiniz bir kitaptan bahsediyorum. Sade samimi ve içten. Defalarca okudum. Hâlâ arada alıp okurum. Okumak yüreğime iyi geliyor herşeyden önce. "Ben şimdiye kadar en çok sustuğum yazıları beğendim" diyen bir yazar. Kitabın arka kapağı birçok şeyi anlatıyor zaten. Okuyun derim. Asla pişman olmazsınız. (Yakup)
--reklam--
Yazının Şahitliği PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmet Deveci - Yazının Şahitliği kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yazının Şahitliği PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmet Deveci Kimdir?
1974’ün bir güz ayında, G. Antep’in İslahiye ilçesinde doğdu. Yazmaya ilkokulda başladı.
Sonra babasının bakkal dükkânındaki veresiye defterinde devam etti.
Okul tatillerinde; bakkal, tüpçü, mobilyacı ve ayakkabı mağazalarında çalıştı.
Bir dönem annesine de pay vererek dolapta dondurduğu eskimoları mahalle aralarında satarak ticarete atıldı. Yaz aylarında hiç bağırmadan sessizce simit sattı.
Okul çıkışlarında ideali olan futbolcu olma idmanları ile babasının bakkalı arasında gidip geldi.
İmam – Hatip Lisesi yıllarında, matematik defterinin arka sayfasına hayatın özüne dair afişe sözler karalamaya başladı.
Kompozisyon derslerinde şehrin en yeşil alanlarının mezarlıklar olduğunu, mahalle aralarını ve şehir yollarının çamurlarını anlattığı yazısı öğretmenleri tarafından eleştiri alıp, öğrenci arkadaşları tarafından beğeni topladı.
Okul etkinliklerinde sesi gür çıktığı için şiirler okudu.
Ders süresinin bittiği fakat vaktin henüz bitmediği kısa sürelerde öğretmenleri tarafından kaldırılıp tek kişilik gösteriye zorlanıp içinden ne geliyorsa anlatması sağlandı.
Dernek ve vakıf bünyesinde çıkardıkları duvar gazeteleri ve bültenlerinde kendince bir şeyler karalamaya başladı.
Bir süre yerel bir radyoda program yaptı.
Bir dönem amatör olarak tiyatroculuk yaptı. İskilipli Atıf’ı canlandırıp şehit oldu, Amerikan askerini canlandırıp sakız çiğnedi ve mahalle düğünlerinde evlerin damlarına kurdukları sahnelerde mezar notları kitabındaki “deli hoca” rollerini oynadı.
Bir süre pazarcılık yaptı.
Yazı serüveni askere gittiğinde günlük ve mektuplar ile devam etti.
Bilkent arkeoloji ve sanat tarihi ile başlayan üniversite hayatını kader kısmet kontenjanından hep yarıda bıraktı.
Evlendi. İki kız ve bir oğul sahibi oldu.
Çeşitli dernek ve vakıflarda yöneticilik yaptı.
İnternet medyacılığının yoğunlaştığı dönemlerde birçok sitede hayatın özüne dair yazılar yazmaya başladı. Kimi zaman bir dilenciyi, kimi zaman sokak aralıklarında unutulmuş sade yüzleri, kimi zaman da bir kenarda unutulmuş ağacı yazıp bitkilerle konuştu.
Sosyal medyada bu kadar yazar ve şairin bulunduğunu bilmeden bir kaza ve ısrarlar sonucu yazılarını burada da paylaşmaya başladı.
Yazılarının altına ismini ilk “med” olarak yazdı. Daha sonra bir dostunun tavsiyesi ile gerçek ismini kullanmaya başladı.
Rabbinin karşısına çıkardığı güzel yüreklerle buradaki çalışmalarına devam etti.
İlk kitabı ve ilk baskısı kısa sürede biten “Yazının Şahitliği,” bunca anlatılan özgeçmişinde yaşadığı, biriktirdiği, duyduğu, ağladığı, düşündüğü şeylerin kitabı olarak okuruyla buluştu.
İkinci kitabı “Bizimkiler” ile yazım hayatına devam etti.
Hiç farkında olmadan söyleyip bir yerlere karaladığı “Yazının Şahitliği Elimizden Tutsun Diye” sözü, yazılarının niyeti ve sloganı oldu.
Şimdilerde TYBG Şubesi Üyesi ve baskıya hazır birçok kitap projesi var.
Düşünerek, hüzünlenerek, susarak, yazarak, namaz kılarak, çay içerek, yürüyerek, kırılarak, alınarak, sinirlenerek, denk geldiği yerde ağlayarak hayatına devam ediyor.
Ölünce cennete gitmek, Rabbine sunabilecek bir yüz hazırlamak ve ardından gelecek iyi şeyler bırakmak en büyük ideali.
(Yazar hakkındaki bu bilgiler Mehmet Deveci'nin kendi adına açılmış olan siteden alınmıştır.)
--reklam--
Mehmet Deveci Kitapları - Eserleri
- Yürüyelim Mi Biraz
- Ey Kudüs!
- Yazının Şahitliği
- Sevgili Yalnızlığım
- Bizimkiler
- Sevdiğine Yenilmek
- Özlemek Güzel
- Suskunluğun Rafları
- Onsuz Olmaz
- Tek Başına
- İlham Perisi
- Benim Hayal Dünyam
- Sevimli Dostlar
--reklam--
Mehmet Deveci Alıntıları - Sözleri
- Gürültüde yitip, sessizlikte kendimi yeniden buluyorum. (Sevgili Yalnızlığım)
- İşaret parmağına dolanmışlığıyla Filistin Sevdam… O, bende “bad-ı saba” hali Bilirsin nasıl da üşütür içerisini ıslak yüreğimin Ve estikçe büyütür içimdeki inkılabı… (Ey Kudüs!)
- Kendi yürek gemisini inşa edemeyen, oraya sığamayan, gelen afetlerde boğulur... (Tek Başına)
- Kalkıp gidemediğiniz yerlere, dalıp gidersiniz... (Yürüyelim Mi Biraz)
- "İçimin çınar yaprakları bir bir kendinden geçerken, yamacımdan gelip geçen adımlarına uğramak ne güzel bir tevafuk, ey gecemin küçük, yüreğimin büyük telaşı. Beni görmeyişin, üzerime basıp geçişin, sanma ki çıtırtılarımın ağrısını çoğaltır. Fevkalade sevinirim de çiğnenişime, bunu un ufak oluşuma çevirir, yerlere saçılan küçük parçacıklardan adını yazarım, bir karınca yolu gibi..." (İlham Perisi)
- Kalkıp gidemediğiniz yerlere, dalıp gidersiniz.. (Yürüyelim Mi Biraz)
- Yerini sevmeyen bitki bile kuruyor. (Onsuz Olmaz)
- Yarım kalmış bir kitap gibi hemen elini ona uzatmak, Hemen ona gitmek, Durup onda dinlenmek, kalmak onda, Kendini unutmak istediği dostları olmalı insanın (Onsuz Olmaz)
- Kaçmalı insan. Bedenen olmasa da ruhen... (Onsuz Olmaz)
- İnsanın yüreğine usulca dokunan şeyler vardır.Bunlar ne gözle görülür ne de elle tutulur sadece hissedilir Bunlar anlatılmaz,da Tarif te yetersiz kalınır (Sevgili Yalnızlığım)
- Dağlara bakıp sadece bir yükseklik görmek de var; onlara bakıp dünyanın direği oluşunu keşfetmek de. Kelebeklerin kanadından düşen ömürlerine hayıflanıp sızlanmak da var, kanat çırpınışlarındaki ince işçiliğinden seslendirdiği tınıyı duymak da… (Tek Başına)
- Ne güzel tariftir; kendi gibi.. (Yürüyelim Mi Biraz)
- •Yaralıyım ben yaralı (Özlemek Güzel)
- Allah'ım! İçimizin denizlerine, Musa'ya açtığın yollardan ver.. 'Amin' (Bizimkiler)
- "Dünyayı sırtından indirince daha hızlı koşarsın, Bak kuşlara…" (Bizimkiler)
- O kadar çok yorgunuz ki; Bir adım ötemiz dünya ve bizim o bir adımı atacak ne hevesimiz ne de iştahımız var. (Sevdiğine Yenilmek)
- Bir şeyler eksik Allah’ım, bir şeyler çok eksik Bu fazlalıklar ondan.. (Bizimkiler)
- Yeter ki güzel şeyler yapmak için adım atalım, arkası geliyor. (Sevimli Dostlar)
- Kudüs sevdasını, ağrısını mahşere bırakmayın! Yaşıyorken, hayattayken sevin Kudüs'ü, özleyin, dua edin. (Ey Kudüs!)
- Birisi ölüyor, birisi yeni doğmuş. Birisi gülüyor, birisi yeni ağlamış. Birisinin gittiği yerden diğeri yeni dönmüş. Birisinin heves ettiği onca şeyi diğeri yeni bitirmiş. Dünya dönüyor. Aynı noktaya geldiğinde bu yuvarlak şey, içindeki sıra değişiyor sadece. (Tek Başına)
Yorumlar
0 yorum