Kitap Künyesi

Yazar: Bertrand Russell

Çevirmen: Seda Çıngay

Orijinal Adı: Satan in the Suburbs and Other Stories

Yayın Evi: Bgst Yayınları

İSBN: 9789756165751

Sayfa Sayısı: 173

--reklam--

Şeytan Banliyöde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Banliyödeki Şeytan” B. Russell’ın yayınevimizden çıkan ikinci öykü kitabı.

Öyküler, kasvetli entrikalar, korsika’da bir şatoda toplanan gizli konsey, bir londra banliyösünde kapısına “burada dehşet üretilir” yazan şeytani doktorlar, yasaları ve ahlaki tabuları hor gören medya patronları ve tanrının en temel emirlerini bile unutan papazlar üzerine…

Russell bu öykülerde insan doğasının gizli kalmış yanlarına ışık tutuyor. din, bilim, basın ve sermayenin nasıl iç içe geçtiğini ve insan doğasının bencillik, hırs, güç ve şöhret düşkünlüğü gibi karanlık yönlerini nasıl kışkırtttığını anlatıyor.

Russell ın öyküleri, günümüzde en az felsefi metinleri kadar güncelliğini ve ilgi çekiciliğini koruyor.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Şeytan Banliyöde Alıntıları - Sözleri

  • "Beni yendiğini sanıyorsun, değil mi?"
  • "Tanrım, yalvarırım, bundan sonra bana mekan olacak cehennemin en derin yerlerinde özel bir köşeyi de ona ayır! "
  • En saygıdeğer kişilerin bile herkesin ortasında nohut yediğini düşününce dehsetten titremeyi öğrenmeniz gerekiyor. :S
  • İnsanın günah işlemeden tövbe edemeyeceği hiç gelmedi mi akliniza? Oysa kutsal kitaplar bunları öğretmektedir işte. İnsanları, Tanriyi sevindirecek bir tutuma götürmek istiyorsanız önce günahı ogretmelisiniz onlara.
  • bu düzeni kurmuş insanlar kötü insanlardı, alçakça amaçları vardı, faaliyetlerinin sonucunda insanlık iyiye mi gitmiş, kötüye mi gitmiş umurlarında bile değildi. tek hedefleri şahsi kazanç ve şahsi güç elde etmekti.
  • Tanrı’nın beni yarattığından ötürü neden övülmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyorum.
  • İnsanlık baştan sona büyük bir yanlış, diye düşünüyordum. İnsanlar olmasa evren daha guzel, daha temiz olacak. Bir eylül sabahında güneş doğarken ciğler elmas parcaciklari gibi parladiginda her ot yaprağını bir guzellik ve eşi bulunmaz bir saflik kaplıyor. Bu güzelliğe günahkar gözlerin baktığını, o temizliği acimabilmez, karanlik tutkularla kirlettiklerini düşünmek korkunc bir şey.
  • "Sonra bir yerde okumamış mıydım, dünyamızda en büyük eksikliğin tehlikelere atılmaktan kaçmak olduğunu? Bazı büyük düşünürler, insanın tehlikeli bir biçimde yaşaması gerektiğini söylememişler miydi? Bertrand Russell Şeytan Banliyöde - Zahatopolk
  • Yaşamın kendisi kötü. Bırakalım gezegen, ay gibi ölüp gitsin ancak o zaman ay gibi güzel ve masum olacak.
  • ...kötü, orası tamam ama kötülüğünde neden başarılı oluyor? Pek çok çekingen ve saygın kişinin içinde muhteşem günahlar işlemeye sair bir umut, hâkim olma arzusu ve mahvetme dürtüsü yatıyor da ondan.
  • 'Hayır,' diye düşündüm. 'Bu fesat şeytanın ayartıcı sesini dinlemeyeceğim. Doğruluk yolundan asla şaşmayacağım!' Yine de... Yine de... Teskin edici ses, tatlı zafer hikayesini durmaksızın anlatırken her şey o kadar kolay görünüyordu ki. Hem dünyamızın sorununun risk alma konusundaki gönülsüzlük olduğunu okumamış mıydım bir yerlerde? Tanınmış filozofun insanın temkinsizce yaşaması gerektiğiyle ilgili bir vecizesi yok muydu?
  • Böyle yüklü miktarlar söz konusuyken yetki sahipleri arasından belli bir yüzde karşılığı işbirliği yapmaya yanaşacak, hiç değilse görmezden gelecek birilerinin çıkmayacağını mı sanıyorsun? .

--reklam--

Şeytan Banliyöde İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Russel’ın kıvrak zekasından çıkan eğlenceli ve düşündürücü hikayelerden oluşan bir kitap. Kendisi bu hikayelerin eğlendirmekten başka amacı olmadığını ve farklı anlamlar çıkarılmaya çalışılırsa çok üzüleceğini söylemiş ama ben bazı hikayelerinde dünyadaki çökmüş sisteme dair mesajlar buldum. Sevdiğim bir eser oldu bu nedenle. (Zeynep)

İmgeler: Kitap iki uzun öyküden oluşuyor. Olayları çoğu zaman unuttum felsefeye odaklandım. Sorgulayan, düşünen karakterlerin olması beni etkiledi. Felsefi öykü yazarlarının kullanabileceği bir taslağa sahip olduğunu düşünüyorum. Hikaye, roman tarzında kitaplar pek okumam ama "Bertrand Russell" gibi önemli bir filozofu görünce fikrim değişti. Genel olarak düşündüğüm, duymak istediğim şeyler çıktı. Son olarak unutmadan, Russell araya nohutu katmış nedense anlam veremedim. Nohuta alerjisi mi vardı nedir tam çözemedim. İyi okumalar. (Umut Ök)

Tolumsal hayatta günümüzde veya 1 asır önce veya 1000 yıl önce karşılaşılan sorunlar, İnsanın olduğu yerde her zaman bir sorun her zaman kan ve göz yaşı mı olur ? (Pluto)

--reklam--

Kitabın Yazarı Bertrand Russell Kimdir?

Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir.

Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir.

Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır.

İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür.

Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_Russell

--reklam--

Bertrand Russell Kitapları - Eserleri

  • Mutlu Olma Sanatı
  • İnsanlığın Geleceği
  • Aylaklığa Övgü
  • Evlilik ve Ahlak
  • Neden Hıristiyan Değilim
  • Bolşevizm

--reklam--

  • Sorgulayan Denemeler
  • Russell'dan Seçme Yazılar
  • Rölativitenin A B C'si
  • Politik İdealler
  • Anlam ve Doğruluk Üzerine
  • Din ile Bilim
  • Mantıksal Atomculuk Felsefesi

--reklam--

  • Dış Dünya Üzerine Bilgimiz
  • İktidar
  • Felsefe Yazıları
  • Neye İnanıyorum
  • Batı Felsefesi Tarihi 3 Cilt Takım
  • Eğitim Üzerine
  • Özgürlük Yolu

--reklam--

  • Etik, Toplum, Siyaset
  • Bilimsel Bakış
  • Eğitim ve Toplum Düzeni
  • Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri
  • Felsefe Yapma Sanatı
  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 1
  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2

--reklam--

  • Batı Felsefesi Tarihi Cilt 3
  • Sosyalizm
  • Varoluşçunun Bunalımı
  • Ana Hatlarıyla Felsefe
  • İkarus ya da Bilimin Geleceği
  • Dünya Görüşüm
  • Şeytan Banliyöde

--reklam--

  • Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları
  • Bolşevizmin Pratiği ve Teorisi
  • Cinsel İlişkilerin Tarihsel Evrimi
  • Vietnam'da Savaş Suçları
  • Felsefe Meseleleri
  • Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri
  • Düşünceler - Yetke ile Birey

--reklam--

  • Bilimden Beklediğimiz
  • Anılar
  • Yaşantım
  • Free Thought and Official Propaganda
  • Felsefe Sorunları
  • Mistisizm ve Mantık
  • Felsefede İlmi Metod

--reklam--

  • Hikayeler
  • The Basic Writings of Bertrand Russell
  • Bilimin Toplumsal İşlevi
  • Düşünceler
  • Bertrand Russel'dan Seçmeler
  • Denemeler
  • Human Knowledge: Its Scope and Limits

--reklam--

  • Felsefi Gelişimim
  • Dünyamızın Sorunları
  • Terbiyeye Dair
  • Yetke ve Birey
  • Endüstri Toplumunun Geleceği
  • An Outline Of Intellectual Rubbish
  • Mən Niyə Xristian Deyiləm

--reklam--

  • Human Society in Ethics and Politics

--reklam--

Bertrand Russell Alıntıları - Sözleri

  • We cannot enter into the minds of others to observe the thoughts and emotions which we infer from their behaviour. We must therefore accept analogy—in the sense in which it goes beyond experience—as an independent premiss of scientific knowledge, or else we must find some other equally effective principle. (Human Knowledge: Its Scope and Limits)
  • Ne kadar akıllıca olursa olsun, hiçbir kural, şefkatin ve düşünceli davranışın yerini tutamaz. (Aylaklığa Övgü)
  • Yemek yemeleri için zorlanan çocuklar yemekten tiksinir; öğrenmeleri için zorlanan çocuklar da bilgiden tiksinir. (Eğitim ve Toplum Düzeni)
  • "Kamuoyu, etkileyici nutuklarla ve basının etkisiyle büyük ölçüde devlet tarafından yaratılır. Zalim bir kamuoyu ise en az zalim yasalar kadar özgürlüğün düşmanıdır. Savaşmayı kabul etmeyen genç bir adam işten çıkarılırsa sokaklarda hakarete uğrar, dostları ona sırt çevirir ve önceleri ondan hoşlanan bir kadın tarafından küçümsenerek terk edilirse bunu ölüm cezası kadar katlanılmaz bulur." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
  • "...aslında en fazla eğitim görmüş olanlar çoğunlukla, zihinsel ve ruhsal yaşamları dumura uğramış, dürtüleri körelmiş ve yaşayan düşüncenin yerine sadece belirli mekanik beceriler edinmiş olanlardır." (Toplumsal Yeniden İnşanın İlkeleri)
  • Başarı kazanan her devrim,otoriteyi sarsar ve toplumsal kohezyonu güçleştirir. (İktidar)

--reklam--

  • Tanrı’nın beni yarattığından ötürü neden övülmesi gerektiğini bir türlü anlayamıyorum. (Şeytan Banliyöde)
  • Gerçekten de, bir şeyin hep belirli bir yerde olması kavramı, yeryüzündeki büyük nesnelerin çoğunun bereket ki hareketsiz oluşlarından gelmektedir. "Yer" fikri, sadece kaba bir pratik yaklaşıklıktır: mantıksal gereklilik değildir ve kesinleştirilemez. (Rölativitenin A B C'si)
  • "Başarı mutluluğun sadece bir öğesidir, diğer öğelerin tamamının feda edilmesi pahasına elde edilmişse çok pahalıya mal olmuş demektir." (Anlam ve Doğruluk Üzerine)
  • Sadece fizikçilerin değil, ilahiyatçıların da modern fiziğin öne sürdüğü savlarda yeni bir şey bulmuş gibi görünmeleri de oldukça gariptir. Fizikçilerden ilahiyat tarihini bilmeleri belki de beklenemez ama ilahiyatçılar modern savların daha önceki zamanlarda da emsallerinin olduğunun farkında olmak zorundadır. Eddington'un özgür irade ve beyin ile ilgili savı, gördüğümüz üzere Descartes'ınkini andırmaktadır. Jeans'ın savı ise Platon ile Berkeley'inkinin bir bileşimidir ve fizik alanında adı geçen her iki filozofun da yaşadığı dönemde sahip olduğundan daha fazla geçerliliğe sahip değildir. (Bilimsel Bakış)
  • Tanıdığımız özellikte ya da nitelikte bir nesne olduğunu bildiğimizde, nesne üzerine betimsel bilgimiz vardır; başka bir deyişle sözkonusu özelliklerin ya da niteliklerin başkası değil, bir nesneye ilişkin olduğunu bildiğimizde, nesneyi tanıyalım tanımayalım, bu nesne üzerine betim ile bilgimiz vardır denilir. Fiziksel nesnelerle öteki akıl’lara ilişkin bilgimiz, salt betim ile bilgidir; ilgili betimler genellikle duyu verilerini ilgilendirenler türündedir. (Mistisizm ve Mantık)
  • Zihnin gelişmesi için de disipline ihtiyaç vardır; disiplinsiz zihin incelik kazanamaz. (Aylaklığa Övgü)
  • ''Sezgi sadece bir içgüdüden ibarettir.'' (Mistisizm ve Mantık)

--reklam--

  • Bir süre yabancı bir ülkede yaşamak kendi ülkemizin yoksun kaldığı kimi değerleri, üstünlükleri öğretir bize; ülkemiz hangi ülke olursa olsun bu bir gerçektir. (Düşünceler - Yetke ile Birey)
  • . Hayatın bir kısmı belki de en önemli kısmı bireysel dürtünün kendiliğinden eylemine bırakılmalıdır, çünkü her şeyin sistem olduğu yerde zihinsel ve ruhsal ölüm olacaktır. ... (Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri)
  • Yaşamla, şunsuz ya da bunsuz savaşamazsınız demek korkaklıktır. (Düşünceler)
  • İnsanoğlunu cinayetten, kundakçılıktan, yağmacılıktan ve dolandırıcılıktan ne alıkoyuyor sanıyorsun? Mantığın çelimsiz gücü bu derece büyük bir şeyi etkileyebilir mi zannediyorsun? Heyhat, korunaklı hayatında insan doğasının karanlık tarafını öğrenmedin. Nezaket ve iyiliğin insan yüreğinde doğal olarak geliştiğine inanıyorsun. (Mümtaz Şahsiyetlerin Kabusları)
  • Bizim doğru dürüst bir toplum düzenimiz yok. Çünkü, olsaydı, kadın erkek herkes yararlı yetilerini ortaya koyabilirdi. Günümüzün iyi okumuş kadınlar evlendikten sonra yetilerini geliştirmiyorlar. Ama bu, toplumsal düzenimizin bir sonucudur. (Düşünceler)
  • “Bırakın egemen sınıflar komünist devrimi korkusuyla tir tir titresin. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Ama kazanacakları bir dünya var. Tüm ülkelerin işçileri, birleşin!” (Özgürlük Yolu)
  • Tanrı, diyor, adil değil, adalettir. (Batı Felsefesi Tarihi Cilt 2)