Kitap Künyesi
Yazar: Haluk Oral
Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9789944885089
Sayfa Sayısı: 166
--reklam--
Şiir Hikayeleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Haluk Oral, gerçekten de ilgi çekici bir edebiyat arkeoloğu. Bizim okuyup da geçtiğimiz, sadece bir şiir, bir öykü olarak baktığımız metnin ardındaki gizler, yazılma nedenleri, esin kaynakları onun araştırma alanıdır. Hiç kuşkunuz olmasın ki, Oral’ın verdiği bilgilerden sonra, o şiire, zenginleşmiş, çeşitlenmiş bir açıdan bakarsınız. Ünlü şairlerinin biyografilerine baktığınızda, o yapıtı niçin, hangi etkilerle yazdığını öğrendiğinizde şiiri onun edebiyat serüveni içinde bir yere oturtursunuz. Şiir severseniz, bir şiirin serüvenini, en doğru yazılışını öğrenmek isterseniz bu kitabı okumalısınız. (...)"
-Doğan Hızlan-
Özdemir Asaf’ın Lavinia’sı kimdi? Nâzım Hikmet’in Kurtuluş Savaşı Destanı’nın geçirdiği değişiklikler...
Ahmed Arif ve tek kitabı olarak 60 baskı yapan Hasretinden Prangalar Eskittim... Melih Cevdet Anday’ın Tohum’u ilk nerede yayınlandı? Orhan Veli’nin divan çeşnisinde bir şiiri olarak Efsane...
Kaldırımlar ve Necip Fazıl’ın şair yaşamı...
Orhan Veli’nin Sere Serpe uyuyan ilhamı...
O Belde için bir sadeleştirme çalışması...
Yahya Kemal’den Salim Rıza’ya bir rubai... ve Tutunamayanlar...
Haluk Oral’ın kaleminden...
--reklam--
Şiir Hikayeleri Alıntıları - Sözleri
- Ben, gece yarısı, kaldırımlara bayılırım. Gece yarısı kaldırımların hürriyetine, kimsesizliğine vurgunum. Ben de kimsesiz ve hürüm, ben de kaldırım çocuğuyum.
- Bilmezler yalnız yaşamayanlar, Nasıl korku verir sessizlik insana, İnsan nasıl konuşur kendisiyle, Nasıl koşar aynalara Bir cana hasret, Bilmezler. • Orhan Veli
- Bilmiyorum ne vardı saçlarında.. Rüzgar mı delice eserdi, Gözlerim mi öyle görürdü yoksa Saçlarının her hali hoşuma giderdi.
- Sevda çekmek de ne zor şey, Evdeki Pazar, Çarşıya, Uymuyor!
- Fâni ömür biter, bir uzun sonbahar olur. Yaprak çiçek ve kuş dağılır, târümâr olur.
- Her şeyin karası güzel Zeytine benzer gözün Açık denizlere salınan urgan misali Kara saçların güzel mi güzel Bıçaklarla açılmış Yarası güzel Kara sevdamın.
- Bu gece yarısında iki kişi uyanık: Biri benim, biri de uzayan kaldırımlar.
- “Çok âşık oldum. Hiç evlenmedim..”
- Bilmem… yalnız Bildiğim sen ve ben ve mâi deniz
- Sevin Seydi, Oğuz Atay’ın yaşamındaki en önemli kadındır. Tutunamayanlar’ı onunla birlikte olduğu çok kısa dönem içinde yazmıştır, Tehlikeli Oyunlar’ı ise onun yokluğunun getirdiği gittikçe büyüyen dayanılmaz acı içinde…
- Sen gönül adamısın.
- Bir gün dedim ki istemem artık ne yer ne yâr! Çıktım sürekli gurbete, gezdim diyar diyar.
- Turgut başını öne eğdi kızararak. “Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim.” dedi. “Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.”
- Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
- Kelime ve yalnızlık hayatın tadı tuzu Kucaklamak isterdi ölümü ve sonsuzu.
--reklam--
Şiir Hikayeleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Toplumun geneli şiiri, edebiyatın en basit türü olarak gördüğü bir gerçek. Çoğu kişi şiir okumayı vakit kaybı olarak görür hatta haddini aşarak ben de yazarım ne var deme gafletinde bulunanlar bile fazlacadır. Şiir öyle çok kolay yazılan bir şey değil. Şiirin ayrı bir lezzeti vardır ve her şiirde o tadı alabilmek imkansızdır. Ve de bugün basit görülen şiir konusu için geçmişte pek çok zorluklar yaşamış şiirler aynı zorlukları aşarak bugünlere gelmiştir. Zorlukların yanında güzelliklerle gelen şiirler de var elbet. Peki nedir bu zorluklar ve güzellikler derseniz eğer bu kitabı okumanız gerekir. Özdemir Asaf - Lavinia, Nâzım Hikmet - Kurtuluş Savaşı / Kuvayı Milliye, Ahmed Arif ve 60 baskı yapan tek kitabı Hasretinden Prangalar Eskittim, Melih Cevdet Anday - Tohum, Orhan Veli Kanık Efsane ve Sereserpe, Necip Fazıl Kısakürek - Kaldırımlar, Yahya Kemal - Bir Rubai şiirleri ve Oğuz Atay Tutunamayanlar romanı. Kitabı çok fazla beğendim. İçindeki fotoğraflara bayıldım. Kitapların ilk baskı kapakları ve şairlerin şiir kurma notları ve aktarılanlar muhteşemdi. Tek eleştirdiğim konu az şiire yer vermesi oldu. Kitaptan hoşuma giden bir bölümü yazmak istiyorum. Yahya Kemal vapurda karşılaştığı Orhan Veli'ye ‘Yeni şiirler var mı? diyor. 'Var.' diyor Orhan Veli ‘Bir tane lütfetmez misiniz?’ Orhan nazlanmıyor. ‘Hay hay, üstadım’ diyor. Başlıyor okumaya. Şiirin adı Efsane'dir. 'Çok güzel...’ diyor Yahya Kemal. Sonra duruyor, birkaç söz daha söylemek gereğini duyuyor: ‘Orhan Bey, biraz daha gayret etseniz, bu sahada bizi geçeceksiniz.’ ‘Üstadım, biz bunları ciddiye almıyoruz ki, karalama olsun diye yazıyoruz.’ Bu cevap karşısında Yahya Kemal donup kalıyor. Oldukça da kızıyor. (DUA)
Kitaplığımda birkaç yıldır okunmayı bekleyenler arasında nihayet okumaya karar verdiğim kitap: Şiir Hikayeleri Kitap on şiir ve "Tutunamayanlar"la ilgili çalışmaları barındırıyor. "Lavinia, Kurtuluş Savaşı Destanı'ndan, Tohum, Kaldırımlar, Hasretinden Prangalar Eskittim" gibi değişik türde yazılan şiirlerin el yazması fotoğrafları, neden ve nasıl yazıldıklarını, kime yazıldıklarını anlatan güzel bir çalışma. Ayrıca kitapta birçok şair (Melih Cevdet, Orhan Veli, Yahya Kemal, Nazım Hikmet...) sizi karşılıyor. Önemli bir başvuru kaynağı, kitaplığınızda bulunması gereken bir yapıt. İyi okumalar dilerim. (Faruk Oruç)
Haluk Oral bir dedektif gibi kimi şiirlerin izini takip etmiş. Yahya Kemal'den Oğuz Atay'a, Orhan Veli'den Necip Fazıl'a edebiyatın kilometre taşlarıyla ilgili günyüzüne çıkmamış anekdotlar da Haluk Oral'ın bu kitabında yer alıyor. Edebiyatseverler bu kitaba kütüphanesinde yer vermeli diye düşünüyorum. (Eren BİÇER)
--reklam--
Şiir Hikayeleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Haluk Oral - Şiir Hikayeleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şiir Hikayeleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Haluk Oral Kimdir?
Haluk Oral 1957'de doğdu. 1978'de İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü'nü bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptıktan sonra 1989'da Kanada'da Simon Fraser Üniversitesi'nde doktora öğrenimini tamamladı. bir yıl ABD'de konuk öğretim üyesi olarak çalıştı. 1990'dan beri Boğaziçi Üniversitesi'ned öğretim üyeliği görevini yürüten Haluk Oral, 1997'de profesör oldu.
--reklam--
Haluk Oral Kitapları - Eserleri
- Şiir Hikayeleri
- Nazım Hikmet'in Yolculuğu
- Bir Roman Kahramanı Orhan Veli
- Arıburnu 1915
- Çanakkale 1915
- Şiir Hikayeleri
- Bir İmzanın Peşinden
- Erol Güney'in Ke(n)disi
--reklam--
Haluk Oral Alıntıları - Sözleri
- Özellikle piyade destek silahi olarak tasarlanmış seri ateşli 75'likler neredeyse boş menzil mesafesinden şarapnel atarak Türkleri lime lime etmişti... (Çanakkale 1915)
- ..."birlikte yol alınınca kim kimin elinden tutuyor, belli olmaz." (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- Nusret, 1990'da Mersin limanında demirli olduğu yerde battı;ancak sonradan kurtarıldı ve restore edilerek Tarsus'ta bir park içinde ziyarete açıldı. (Çanakkale 1915)
- Geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı. (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- 1975'te Oğuz Atay Orhan Veli'nin ölümünün 25. yıldönümü nedeniyle bir yazı yazdı. Tutunamayanlar'dan birkaç yıl sonra yazılan bu yazıda Orhan Veli'nin şiirlerinde anlattığı Montör Sabri'ler, Süleyman Efendi'ler, Dalgacı Mahmut'lar gibi gerçek bir tutunamayan olduğunu söylüyor. Sonra da anlattıklarını desteklemek için Orhan Veli'nin pek çok yazısının içinden "Öğleden Sonra"yı seçiyor. (Bir Roman Kahramanı Orhan Veli)
- Bir gün dedim ki istemem artık ne yer ne yâr! Çıktım sürekli gurbete, gezdim diyar diyar. (Şiir Hikayeleri)
- 8000'den fazla Avustralyalı karaya çıkmıştı, karşılarındaysa 500'den az Türk askeri vardı. (Çanakkale 1915)
- "Sağ kolumu kaybettim zararı yok, sol kolum var. Onunla da pekala iş görebilirim. Beni müteessir eden ve yine kıtama iltihakla düşmanla çarpışmama mani olan şey yaramın henüz kapanmamasıdır. Hastaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz, affediniz muhterem kumandanım." (Çanakkale 1915)
- ..."çalışmak lâzım, yaşamak için değil, unutmak için, dalıp dalıp gitmemek için, düşünmemek için kötü kötü." (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- Aramızda karlı dağlar var fakat gönlüm her vakit seninle dolu sen her vakit yanımdasın... (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- 15 Nisan 1949 tarihli Yaprak'ın 8. sayısında yayımlanan "Öğleden Sonra" adlı hikâyede yazmayı düşündüğü romanın ismi geçer. Üsküdar'da dört şeker sandığından meydana getirilen bir tezgahta balık pişirilen küçük bir yeri anlatır. Baba pişirme işini, kambur kızı da servis ve bulaşığı hallederken o kadar doğaldırlar ki: "Onların dünyası bu. Kendi dünyalarının içindedirler. Bütün rahatsızlıklar, insanların kendi dünyalarının dışında kalmalarından geliyor." (Bir Roman Kahramanı Orhan Veli)
- Fransızlar sokaklarda barikat kurarak,dikenli tel gererek ve binaların duvarlarında tüfek mazgalları açarak savunma tertibatı alabilmişlerdi.(Kumkale'de) (Çanakkale 1915)
- Memleket mi yıldızlar mı Gençliğim mi daha uzak? (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa karışan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. #necipfazıl (Şiir Hikayeleri)
- "Bu memlekette halk yok mu, işçi, köylü yok mu? Efendiler, bu konularla hiç ilgili değillerdir. Gerçekleri görmek istemiyorlar. Bu putları kırmak lazım." (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- Türklerin nasıl yılmadan ve usanmadan gelmeye devam ettiklerini gören Anzakların hisleri nefretten saygıya dönüştü. (Çanakkale 1915)
- İngilizler 9 Ocak 1916'da Seddülbahir'den çekilmesiyle Çanakkale savaşı resmen bitti. Bu savaşta Osmanlı Ordusunun kayıbı 213.167 olarak saptanmıştır.Hastanelerde ölenler dahil 80.000i şehittir. Çanakkale'de savaşan Türk askerleri daha sonra Avrupa,Rus, ve Suriye cephelerinde savaşmaya devam etti. (Çanakkale 1915)
- Sevda çekmek de ne zor şey, Evdeki Pazar, Çarşıya, Uymuyor! (Şiir Hikayeleri)
- "Tarihinin de eskiliğine bakarak, kendimi, bu mektubun benimki alınmadan yazılmış bir mektup olduğuna yani bir cevap olmadığına inandırmaya çalıştım." (Bir Roman Kahramanı Orhan Veli)
- Benim bir günüm değil, bir saatim bile yoktur ki şiiri hatırlamamış olayım. (Bir Roman Kahramanı Orhan Veli)
Yorumlar
0 yorum