Kitap Künyesi

Yazar: Hüsrev Hatemi

Yayın Evi: Dergah Yayınları

İSBN: 9789759951283

Sayfa Sayısı: 262

--reklam--

Şiirler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yaşadığımız hayatın ve sosyal değişimin tüm boyutlarına değinen Hatemi, şiirlerinde ferdî drama da eğilmektedir. Eski edebiyatımızdan devşirdiği ses-söz ve mazmun birikimini günümüze taşımakta, modern şiir ile harmanlayarak kendine has bir üslûp kullanmaktadır. İronik ifadenin acı bir gülümsemeye dönüştüğü şiirler günümüz okuruna yeni ufuklar açıyor.

Tapu Sicil Muhafızı (1984) Akşam Gümrükçüleri (1973-1984) Zamanın Sesleri (1968) Eski Kentte Bir Gece (1968) Lodosçu (1987) Grili Çocuk (1988) İstikbal Diken Terzi (1988-1989) Açıklamalar İlâveler

Sezer Hatemi'ye

Tanıtım Yazısı'ndan

--reklam--

Şiirler Alıntıları - Sözleri

  • Karda soğuk kokardı paltosu Peder Bey’in, Soğuğun da kokusu mu olurmuş? Demeyin. Babalar paltolardır, siyah, gri, lacivert, Her pederin pederi kendi yüreğine dert..
  • Gam mührünü dudaklarına vur Çocuğum. Ki gözlerinin sesi güçlensin.
  • Seni bana bildiren eski mûsikidir. Gelmiyeceksin, bu düşü kim hayra yorsun? Her öğleye doğru bekleniyorsun, Cümle kocamış yârân eksiledursun, Sensizlik kanıma sızan bir zehir.
  • Kalbimde şehitlik oldun ey Bosna!
  • Yine bilmem ki nerdesin?
  • İnceldi keder, inceldi inceldi... Geçti iğnesine günlerin Ve oyasını işledi kalbimize.
  • Yine size dönmeli mi ey ümitlerim? Giymeli mi duaların eldivenini?
  • İşin kötüsü daha sevginin başında, Ellerinde hesap cetvelleri, Kâr ve zarar hesaplıyor insanlar.
  • Sen çık ve salın, gün akşamlıdır Tükeniyor, yok oldu bile sevgi Yazılsın tarihi ve sezilsin Sonlanışı aşkın, artık o yok ki... Öyleyse gülüm, neye yarar bilim; Ezelden ölümün ettiği zulüm, Granit kayalara kazılsın. Umardık yüreğimizin yazıtları, Yâni o kayalar, bir de kanımız, Bir gün lâl olur Bedahşan’da. Ah kuzu, bıçak hep senin boynuna Kirlenmiş çöllerde şimdi Leylâ... Teneke kutu ve çöpler yanında, Yüreğimiz lâl olmaz asla. Yeridir, bu yürek şimdi ezilsin, Yazılsın tarihi ve sezilsin... Bir zaman vardı, şimdi yok sevgi Sen çık ve salın, şunu da bil ki, Küskün gider gidenler yer altına Nice gevher bedenler çürüdüler Gevher canlar imiş, parlıyor hâlâ Tek sahipli ve çok yüzlü bir tebessüm Özlem ve buluşmalar hep onunla. Ben kınanma hırkasını kendim giydim eğnime Sağtöre kadehini taşa çaldım kime ne Bu kimi ilgilendirir Beyefendi? Çünkü nice beden, gevher misâli Arzın sandukasına kondu. Ah çık ve salın ki gün akşamlıdır Dilim ise lâl olacak yakındır Ama yüreğimin kanı ve kayalar, Lâl olmayacak Bedahşan’da... Of kuzu, bıçak hep senin boynuna Sen çık ve salın, gün akşamlıdır.

--reklam--

Şiirler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Hüsrev Bey kesinlikle harika bir kelime avcısı,tamlamaları ve şiir üslubu son dönem Türk Edebiyatında oldukça ayrıcalıklı bir yere sahip olup sizi çok farklı alemlere iki mısrası ile götürürken şiirselliğin arka planında bir soruyu da dünyayı sorgulamak üzere ruhunuza katıştırıveriyor. Dünyanın herhangi bir yerindeki ünlü bir yapının önünde durup yazdığı şiirle size oradaki tarihi,karmaşayı yaşatıp şiirsel estetikten kopmayan kaç kişi daha bulabilirsiniz ki? Keyifli okumalar. (okur-yaşar)

--reklam--

Şiirler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Hüsrev Hatemi - Şiirler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şiirler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Hüsrev Hatemi Kimdir?

H. Hüsrev Hatemi 1939 yılında İstanbul’da doğdu.Talatpaşa İlkokulu, Şişli Ortaokulu ve İstanbul Beyoğlu Atatürk Lisesi’ni ve İstanbul Tıp Fakültesini (1962) bitirdi. İç Hastalıkları Uzmanı (1966), İç Hastalıkları Doçenti (1971), Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı (1972), İç Hastalıkları Profesörü (1978) oldu. İç Hastalıkları görevine ek olarak Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı görevini üstlendi (1982-1986). Şimdi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde İç Hastalıkları Profesörü.

--reklam--

Hüsrev Hatemi Kitapları - Eserleri

  • Kelimeler Kitabı
  • Ağustos Melali
  • Kuşlar ve Zaman
  • Şiirler
  • Göğe Giden Kervanlar
  • Eriyen Mumlar
  • Edebiyatın Kıyılarında
  • Karakavak Şiirleri ve On Yıl Öncekiler
  • İl, Dil, Din Üzerine
  • Kişver
  • Yozlaşmadan Uzlaşmak
  • Şiirler
  • Hoşça Bak Zatına
  • Kimlik Kuyusu
  • Şiirler
  • Baba Ben "Druid" miyem?
  • Türkiye'den Çizgiler
  • Anılar
  • Dekorlar Kaldı Geride
  • Akşam Gümrükçüleri
  • Çelebi Bizi Unutma
  • Türk Aydını
  • Özge Temaşa
  • Medikal Etik 1
  • Darülfünûn ve Darüşşifa
  • Eski Kentte Bir gece
  • Hatıralardan Bir Demet
  • N'etti Bu Yunus N'etti
  • Görüntüler ve Görüşler
  • Aydın Toplum ve Tarih
  • Tapu Sicil Muhafızının Anıları

--reklam--

Hüsrev Hatemi Alıntıları - Sözleri

  • “Gitme üzüntüleri bir yazıya sığmaz.” (Kuşlar ve Zaman)
  • Yine bilmem ki nerdesin? (Şiirler)
  • Sevgi, acıyı öğrenmektir Tüm bencilliklerden iğrenmektir Bir özge kurbanlığa talip olup, Her an yeniden doğranmaktır. (Ağustos Melali)
  • "Elbette güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse bir işi bitince diğerine giriş. Ümit edeceğini yalnız Rabbinden ümit et." (İnşirah Suresi 94:5-8) (İl, Dil, Din Üzerine)
  • Melâmet hırkasını giyerek eynime, Ne yüreğime ne beynime Ne de ardıma bakmalı, gitmeliyim Kişi ardına bakmadan gitmelidir Orfe'den beri mâlumdur ki, Geriye bakmak tehlikelidir. (Karakavak Şiirleri ve On Yıl Öncekiler)
  • ''Ölüm, sustuğudur bir sevdiğin, biraz uzun...'' (Akşam Gümrükçüleri)
  • ............ Sen ve ben olarak ikimiz ancak, Bir göz kırpma zamanı beraberiz. Olsun, madem yan yana serpilmişiz Düşünmesek de olur sonu nedir. Haykırsam o zaman hakkım değil mi? Bir: Ölüme mani ne, gelebilir İki: Kişi düşünmeden de sevebilir. (Şiirler)
  • Bir zaman resmin olan cebimde ey sevgili! Şimdi dörde katlanmış, İlk kolesterin tahlili. Ve aslı olmayan bir şeye, Beni bunca yıl inandırdı diye, Dargın öleceğim Fuzuli'ye. Aşk, yoksun sen, seni biz uydurduk, Saatleri unuttuk, aklımızca zamanı durdurduk. (Şiirler)
  • Âvareler, felekzedeler, bînevâlarız Âlemde bir muhabbete kalmış gedâlarız (Âvareler, feleğin zulmüne uğramışlar, fakirleriz. Alemde bir muhabbet esiri dilencileriz.) (Edebiyatın Kıyılarında)
  • 20. Yüzyılın siyaset hastalığıyla biz, aslında olumsuz ve Türk halkı tipinden uzak olan Karagöz'e atamız gözü ile bakarak Hacivat'ı nerdeyse halk düşmanı ilan ettik. (Eriyen Mumlar)
  • ... Melankolik kişilere 'sevdai' denirdi. ... Sevda aşk demek değil, siyah demekti. (Kelimeler Kitabı)
  • İşin kötüsü daha sevginin başında, Ellerinde hesap cetvelleri, Kâr ve zarar hesaplıyor insanlar. (Şiirler)
  • Seni sevmeye dağlardan başlıyorum Kalbine yenilmek diyorlar buna (Kuşlar ve Zaman)
  • (Beş Şehir için) Bu kitabin da devamlı okunur kitaplardan olması lazım. Bir Fransızın, mesela Baudelairesiz kalması düşünülemez. Biz ise sık sık Kaşgarlı Mahmutsuz veya Tanpınarsiz kalabiliyoruz. (Edebiyatın Kıyılarında)
  • Uzaklaş, ama yavaş bu ne telaş? Bana bir yaklaşan var sen giderken... Bana dönük olmalı gözlerin, Uzaklaş ama yine bana dönük... En sönük, ışık bile fazla artık. Ardımda adımları, ensemde soluğu Bir yaklaşan var bana,giderken sen. (Şiirler)
  • Bimârım ey ecel bu gece bekle yânım al. Bekle canım al... Bekle isyanım al. (Ağustos Melali)
  • Aydın gençlerimizin büyük bir kısmı Çanakkale'de şehit olmuş, Arap devletlerini Osmanlı Devleti'nden ayırdıkları yetmiyormuş gibi, şimdi de "Araplardan ve İslam dünyasından size hayır gelmez". diyen Batı dünyası, Araplara da " Türkler yüzyıllarca sizi sömürdüler". deyip duruyordu. Bunun ardından alfabe devriminin yarattığı "Kaynaklardan uzaklaşma" hadisesi. (Baba Ben "Druid" miyem?)
  • Zaman, üstün gelir hepimize... (Ağustos Melali)
  • Papatyalar nasıl üşür gecede... Soğuk siyahında karanlıkların. İçimde öyle bir yalnızlık, derin... Öyle bir yalnızlık... biraz korkumsu, Bir damla göz yaşı düşseydi onun, Siyah saçlarına, gelir miydi ki? Yaz gecesi sulanmış bir bahçenin Görünmeyen güllerinin kokusu. (Şiirler)
  • Aslında, bizde yozluk karşılığı olmaya başlayan 'arabesk' kelimesine de tez elden başka bir karşılık bulmalıyız. Çünkü Arap sanatı da duyarlığı da saygıya layıktır. Küçümsemeyelim ki küçümsenmeyelim. (Eriyen Mumlar)