Kitap Künyesi
Yazar: Serdar Özkan
Yayın Evi: Artemis
İSBN: 9786053043218
Sayfa Sayısı: 120
Şimdi Hayal Et Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
44 Dilde 100’ü aşkın ülkede okunan Türk romancı Serdar Özkan’ın kaleminden, delilikle bilgeliğin, hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği yeni bir roman.
Benim hayat filmimin senaristinin de herkesinki gibi Tanrı olduğunu biliyordum. Yapımcısı da, yönetmeni de Tanrı’ydı. Bir de başkahramanı biliyordum. Herkes gibi, ben de kendi hayatımın başkahramanıydım.
Her film bir hikâye anlatır. Tanrı bana bu hikâyeyi niye anlatmak istemişti, önemli olan buydu. Bu hayat filmiyle bana anlatılmak isteneni ıskalamamalıydım.
Tanrı her kuluyla özel bir sohbet gerçekleştirmek ister. Her insana diğer kullarına söylemediği yeni bir söz söyler. Bu söz, kulu için yazdığı hayat senaryosundan başka bir şey değildir. Başka bir deyişle, her birimizin hayatı aslında Tanrı’yla gerçekleştirdiğimiz bir sohbettir. Eğer Tanrı’nın size seslendiğini duyuyor ve onun söylediklerini anlıyorsanız, daha başka ne istersiniz ki?
“Serdar Özkan ismi şimdiden Paulo Coelho, Richard Bach ve hatta Antoine de Saint-Exupéry ile birlikte anılıyor.” –Corriere della Sera, İtalya
Şimdi Hayal Et Alıntıları - Sözleri
- Bir filmi anlamak için sonunu bilmek gerekir. Ve bazı filmler, hikâyenin sonuyla başlar.
- Hayal edersen, iyileşirsin.
- Sevgi, hayatın her alanında vardı.
- Sevgiden konuştuk. Çünkü hayattan geriye kalan başka bir şey yok.
- Ama hayat böyle işte. Planlayamıyorsunuz. Ya da planladığınızı sanıyorsunuz.
- Mutluluk başarı ile elde edilebilecek bir şey değildi.
- Bir şey istiyorsan, onun için savaşmalısın, öyle değil mi?
- "...en az hayat kadar gerçek olan hikâyelerde, söylenmiş en güçlü söz, hiç söylemeye gerek olmayandır."
- Sevgisiz bir yaşam kalbimi rahatsız etmeye başladı sanırım.
- ...beni özgürleştiren, beni mutlu bir insan yapan şey de buydu. Kendimi kimseye kanıtlamaya çalışmamak.
- Bu dünya çok dardır, karakterleri, sınırları bellidir. Ama ya hayaller dünyası?
- İleride, hayatının sonuna yaklaşan herkes gibi sen de göreceksin ki, sevgi dışında her şey bir seraptır.
- En eğlenceli şarkıları, insanları en büyük zorlukları yaşamış ülkelerin sanatçıları yazmışlardı.
- Hepimizin bir kalbi vardı. Hepimiz sevebilirdik. Sevgi insanı olmak için tek koşul buydu. Sevmek. Saf ve temiz bir sevgiyle.
- Kim delidir, kim değildir, onu da bilmiyorum. Ama şu kadarını söyleyebilirim ki, normal biri değilim. Hiç olmadım, olmak da istemedim. İstesem de beceremedim o ayrı.
Şimdi Hayal Et İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yılmıyoruz, çalışıyoruz, ve vazgeçmeyen Her insana olduğu gibi, şans bir gün kapımızı çalıyor. Ve bir yapımcı, yapımcıların ayarladığı Gazeteciler, birkaç filmle bizi yıldız yapıyorlar. Ama biz aynı insanız. Kendimizi farklı hissetmiyoruz. Sadece birkaç insan gelip fotoğraf makinesiyle resmimizi çekti Ve onu gazetesinde bastırdı diye farklı kişiler Olmuyoruz. (Emire Kocak)
Kitap, şizofreni teşhisi ile akıl hastanesinde olan Hakan'ın, oradaki yaşamı, diğer hastalarla ve doktorlarla ilişkileri, oraya düşmeden önce yaşadıklarını anlatıyor. Ders alınabilecek çok yönü var. Bir solukta okunan akıcı bir roman. Keyifle okudum, tavsiye ederim. (Sewsew)
Serdar Ozkan'in diğer kitapları gibi sıcacık, kisacik ve mesajlarla dolu kolay okunan, gulumseten bir hikaye :) Icinde Tolstoy var, Aristotales var ve icimizde tasidigimiz hayali kahramanlarimiz var.Hangisi gerçek hangisi hayal ? (Özlem Bahar)
Kitabın Yazarı Serdar Özkan Kimdir?
Ağustos 1975'te doğan Serdar Özkan, ortaokul ve liseyi Robert Kolejde okudu. Lisans eğitimi için Amerika'ya giderek, Lehigh Üniversitesi'nde İşletme ve Psikoloji eğitimi gördü. Halen İstanbul'da yaşayan Serdar Özkan 2002 yılından beri full-time roman yazarlığıyla uğraşıyor. İlk romanı Kayıp Gül bugüne kadar 29 dile çevrildi, 40'tan fazla ülkede basıldı. Brezilya'dan Japonya'ya, Kanada'dan Endonezya'ya dünyanın dört bir yanında okurların büyük ilgi ve beğenisini kazanan Kayıp Gül, birçok ülkede haftalarca bestseller listelerinde yer aldı.
Serdar Özkan Kitapları - Eserleri
- Kayıp Gül
- Kayıp Gül 2: Ölümsüz Kalp
- Kayıp Gül - Ekim Yağmurları
- Hayatın Işıkları Yanınca
- Aşkın Resmi
- Mevlana Çağırınca
- Rumi'nin Bildiği Aşk
- Sen Ancak Sevdiğinsin
- Rumi'nin Kitabı
- Sarıl Bana
- Şimdi Hayal Et
- Sev
- Göklerin Ötesi
- Cennette Hüzün
- Aziz Sultan
- Mutlu Son
- Bir Tek Sen Varsın
- Mutluluk Yeniden
- When Life Lights Up
Serdar Özkan Alıntıları - Sözleri
- Kardeşim sen düşünceden ibaretsin Geriye kalan et ve kemiksin Gül düşünür gülistan olursun Diken düşünür dikenlik olursun. Rûmî (Rumi'nin Kitabı)
- "Havaya dalgaların fırlattığı damlalar gibiyiz bu hayatta. Damlalar olarak denizden geldik, yine denize döneceğiz. Havada olduğumuz zaman da bu dünyadaki ömrümüz kısacık... Ama onu küçümsememeliyiz. Çünkü bir damla havada olduğu anda dahi, denizdendir ve denizledir." (Mutluluk Yeniden)
- "Küçük çocuklar gibi olmadıkça, göklerdeki bilgeliğe erişemezsiniz." Sayfayı çevirdim. Bir sonraki bölümün en tepesinde şöyle yazıyordu. "Öyle masallar vardır ki, gerçek hayattan daha gerçektir..." Kitabı okumaya devam ettim, ama bir kaç dakika sonra şu cümleye gelince durdum: " Tanrı sevgidir. " " Sev, sadece sev, "demişti dostum bana. Ama hiçbir karşılık beklemeden sev. " En büyük mucize karşılıksız sevebilmektir. " (Hayatın Işıkları Yanınca)
- Yaşam tahterevalliye binmek gibi. Bir ucunda ümit , diğer ucunda hayal kırıklığı . Ümit ne zaman en yükseğe çıksa ,aynı hızla hayal kırıklığını yukarı fırlatmaya başlıyor. Ne kadar hızlı yükselmişseniz ,o kadar hızlı düşüyorsunuz. Bir ümit, bir hayal kırıklığı, bir ümit, bir hayal kırıklığı, bir ümit , bir hayal kırıklığı ve oyun böylece sürüp gidiyor. Ama sürüp giderken , sürekli kıç üstü yere oturan siz oluyorsunuz. (Hayatın Işıkları Yanınca)
- Bil ki, sürekli ben demenin bedeli, öz benliğini unutmandır. (Kayıp Gül - Ekim Yağmurları)
- “Soru ne olursa olsun cevabı sevgidir.” (Mutlu Son)
- Sevginin elini tutan insan, o eli hiç bırakmazsa, sevginin kendisi olur. (Mutlu Son)
- -sahibine Allah'a iade edilmesi gereken bir ev olan kalbi,bir kula vermiş olman.....Allah aşkıyla dolmamışsa o kalp,bir kula aşık olabilir. (Aziz Sultan)
- "...ancak cahiller kendilerini yeterli görürler." (Mevlana Çağırınca)
- Aramakla bulunmaz; lakin bulanlar arayanlardır. (Sen Ancak Sevdiğinsin)
- Keyif, bir şezlongun üstüne uzanıp elinde bir kokteyl ile güneşlenmek değildir. Ya da bir yatın püfür püfür esen güvertesinde koy koy dolaşmak. Gerçek keyif, göğsünde genişlik, kalbinde sakinlik hissetmektir. (Rumi'nin Bildiği Aşk)
- Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ Sevgiler bekliyor sürekli benden. İnsanın bir yanı nedense hep eksik Ve o eksiği tamamlayayım derken Var olan aşınıyor azar azar zamanla. Anamın bıraktığı yerden sarıl bana. Anıların kar topluyor inceden Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne. Ama yine de unutuş değil bu Sızlatıyor sensizliği tersine. Senin kim olduğunu bile bilmezken. Sevgiden caydığım yerde darıl bana. (Sarıl Bana)
- ...o damla okyanusa aittir.özü okyanusun özüyle aynıdır.ve damla kendi içine bakarsa,özünü bulur. (Mevlana Çağırınca)
- Çünkü ancak yardım isteyen insanlara yardım ulaştırabilirsiniz, ama buradaki insanların hâl dilinden yardım istemedikleri anlaşılıyordu. Hâl diliyle sanki şöyle diyorlardı: "Mutsuzum, ama güçlüyüm. En azından güçlü görünmek zorundayım ve problemlerimi ben halledebilirim." Ve bunu başkalarından gizlemeye çalışıyorlardı. Bazen gülerek, bazen duygusuz görünerek, bazen de başka bir yüz ifadesiyle. Çoğu da gözlerini koyu renk camlar arkasına gizlemişti. Çünkü gözler insanı ele verir. Gözler ruhun aynasıdır, ya ışık vardır onlarda ya da loşluk. Dudaklara şekil verebilirsiniz, yanaklara, kaşlara, alna, ama gözlere asla. (Mevlana Çağırınca)
- "Allah'ım. Zaten bildiğin şeyleri bir kezde benden dinle. Çünkü sıkıntılar anlattıkça hafifler. Hüzün paylaştıkça dağılır. Ve ben, beni senden daha iyi dinleyecek birini bulabileceğimi zannetmiyorum. (Sarıl Bana)
- ....sevdiğini sadece ve sadece Allah için sevene kadar bekleyecekti. (Aziz Sultan)
- ''sen okyanusta bir damla değilsin.bir damlanın içindeki okyanussun". (Aziz Sultan)
- Mutluluk başarı ile elde edilebilecek bir şey değildi. (Şimdi Hayal Et)
- Sevgi, hayatın her alanında vardı. (Şimdi Hayal Et)
- Keyif, bir şezlongun üstüne uzanıp elinde bir kokteyl ile güneşlenmek değildir. Ya da bir yatın püfür püfür esen güvertesinde koy koy dolaşmak. Gerçek keyif, göğsünde genişlik, kalbinde sakinlik hissetmektir. (Rumi'nin Bildiği Aşk)
Yorumlar
0 yorum