Kitap Künyesi
Yazar: Osman Aysu
Yayın Evi: İnkılap Kitabevi
İSBN: 9789751026545
Sayfa Sayısı: 336
--reklam--
Şok Dalgası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Serdar, tirajı yüksek bir gazetenin tanınan ve sevilen bir yazarıdır. O akşam da gazetedeki işini bitirdikten sonra evine dönerken akşam yemeği için bir şeyler atıştırmak üzere, sık sık uğradığı, evinin yakınındaki bir hamburgerciye girer.
Ancak kendisini orada bir sürpriz beklemektedir. Az ilerisindeki masada tek başına oturan çekici ve güzel bir kadınla karşılaşır. Kadının da kendisiyle ilgilendiğini hisseder. Bu fırsatı değerlendirmeye kalkışan genç ve yakışıklı gazeteci, az sonra başına neler geleceğinden tamamen habersizdir. Kadına birlikte çıkmayı teklif eder. Bu teklifi geri çevirmeyen kadın da bir kadeh içki içmek için onu evine davet eder.
Oysa bu bir tuzaktır. Zira kadının evine giden Serdar, burada hiç beklenmedik bir şekilde yeraltı dünyasının ünlü bir isminin esiri olacaktır. Genç gazeteci biraz da mesleği uğruna kolay-kolay kurtulamayacağı bir batağın içine çekilecektir. Her satırı heyecan ve gerilim dolu, yepyeni bir Osman Aysu romanı...
--reklam--
Şok Dalgası Alıntıları - Sözleri
--reklam--
Şok Dalgası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dikkat spoiler içerir. Kendi çapında ünlü olan yakışıklı gazeteci Serdar, bir gün her zaman yemek yediği bir lokantaya gider ve orada çok güzel bir kadınla tanışır. İşi ilerletip evine gider ancak burada beklemediği bir durum ile karşılaşır. Sarı Rıfkı adı ile bilinen kabadayı onu beklemektedir. Rıfkı ona bir iş teklif eder. İkinci Susurluk denebilecek kadar önemli bazı olaylar hakkında bilgiler verecektir. Kadının ve haberin hatrına işi kabul eden Serdar, bu süreçte Ceyda ile yakınlaşır. Ancak bu arada Enerji bakanlığında bir bürokrat olan bir adam Serdar ile görüştükten sonra öldürülür. En başta bunun Rıfkı'nın rakipleri olan Hüseyin ve Ahmet tarafından yapıldığını düşünür. Ceyda da onu o şekilde yönlendirmektedir. Ancak sonradan işler iyice karışır. Rıfkı vurulur. En başta Rıfkı'nın sevgilisi olduğunu iddia eden Ceyda, sonra kızı olduğunu sonra da yeğeni olduğunu söyler. Ancak yine de sevgili olurlar. Bu arada Serdar'ın gazeteden meslektaşı profesör Haluk Sert, öldürülen bürokratın yakın arkadaşıdır ve Serdar'ın söylediklerine inanmamıştır. İşin içinde başka işler vardır. Olay paravan olarak kurulan bir şirkettir ve burada uyuşturucu işi yapılmaktadır. Bu şirketin sahipleri kimdir? Cinayeti kim işlemiştir? Ceyda Haluk Sert'i tanımakta mıdır? Serdar olayı çözebilecek midir? Bundan sonra Ceyda ile ilişkisi nasıl devam edecektir? Sıkılmadan okunan bir roman. (Serdar Poirot)
Şok Dalgası: Serdar, tirajı yüksek bir gazetenin tanınan ve sevilen bir yazarıdır. O akşam da gazetedeki işini bitirdikten sonra evine dönerken akşam yemeği için bir şeyler atıştırmak üzere, sık-sık uğradığı, evinin yakınındaki bir hamburgerciye girer. (Vacip Örger)
--reklam--
Şok Dalgası PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Aysu - Şok Dalgası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şok Dalgası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Aysu Kimdir?
Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir.
Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.
1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır.
Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.
Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.
Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.
Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar.
Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.
--reklam--
Osman Aysu Kitapları - Eserleri
- Çıkış Yok
- Kayıp
- Casus
- Soğuk Taşlar
- Kanlı Tutku
- Kartopu
- Tavşan Uykusu
- Devlet Sırrı
- Bıçak Sırtı
- Kutsal Resim
- Bir Aşk Masalı
- Yalıdaki Sır
- Travma
- Sır
- Kanlı Rüya
- Çöl Akrebi
- Kayıp İncil
- Kanlı Pazar
- Çifte Tehlike
- Kerpeten
- Sınır Ötesi
- Gölgede Kalan Sırlar
- Bir Beyazperde Masalı
- Özgürlük Tuzağı
- Ölüm Meleği
- Cinayet Sancısı
- Elissa
- Doğum Günü:15 Aralık
- Kapan
- Cennete Açılan Kapı
- Vahşi Tutku
- Gece Baskını
- At Kuyruklu Adam
- Ahtapotun Kolları
- Karanlıklar Hakimi
- Mütareke Yıllarında Aşk
- Taş Plak
- Tehlikeli Cazibe
- Miras
- Güvercin Kayalıkları
- Sahte Ajan
- Ölüm Oyunu
- Yedinci Uzman
- Aşk Oyunu
- Korku Evi
- Cellat
- Şeytanın Maskesi
- Ay Işığı
- Londra-Moskova Hattı
- Büyük Hesaplaşma
- Uzun Gece
- Şantaj
- Kurt Sığınağı
- Yazar ve Aşkı
- Küçük Tatlı Kız
- Yanık Yüz
- Sessiz Çığlık
- Karadul
- Karla Gelen Adam
- Mor Salkımlı Köşk 1
- İktidar Merdiveni
- Leoparın İzleri
- Karanlık Zeminde Pembe Noktalar
- Tamara'nın Gözyaşları
- Sınırların Ötesinde
- Osman Hilmi Efendi'nin Laneti
- Şok Dalgası
- Sır Duvarları
- Odak Noktası
- Lenin'in Mangası
- Mavi Beyaz Rapsodi
- Nikahta Keramet Vardır
- Kargaların Çığlığı
- Puslu Anılar
- Yüreğimde Yare Var
- Havyar Operasyonu
- Sorguç
- Kuşku Zinciri
- Nemrut'un Gazabı
- Karanlıkta Fısıltılar
- Kuş Kafesi
- Önce Aşk
- Sevdim Bir Genç Kadını
- Terörün Gölgesinde
- Tutkunun Esiri
- Saklı Gerçek
- Darbe
- Fidye
- Kuşkunun Ötesi
- Mor Salkımlı Köşk 2
- Sönmeyen Ateş
- Tilkiler Savaşı
- Bir Hadise Var - Can İle Canan Arasında
- Ölü veya Diri
- Mönüde Komplo Var
- Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı
--reklam--
Osman Aysu Alıntıları - Sözleri
- Romantik çağdan kalma gibisiniz. Şövalye ruhlu, soylu, her zaman kadınları korumayı görev sayan, kibar ve ince biri... (Havyar Operasyonu)
- "Kin mi, nefret mi, pişmanlık mı, yoksa bir türlü koparıp yüreğimden atamadığım sevgi miydi?" (Önce Aşk)
- Fakat hayal gücü ona ihanet etmişti (Çıkış Yok)
- Sanırım aşk denen şey buydu; insanın kimyasının değişmesi, bilinçsiz bir heyecana kapılması, onu görünce feleğini şaşırması gibi bir şey. (Yalıdaki Sır)
- Pek çok sevgide olduğu gibi, duygular tek taraflı kaldığı sürece, sonunda içteki ateşin sönmeye mahkûm olduğunu genç kız da biliyordu. (Özgürlük Tuzağı)
- Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi. Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım." (Bir Aşk Masalı)
- " Cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır derlerdi..." (Bir Beyazperde Masalı)
- Sen bir vatan hainisin ve ülkene ihanet ettin. Cezanı yasaların vermesini isterdim ama seni vurmaktan hiç vicdan azabı çekmeyeceğim. (Tamara'nın Gözyaşları)
- Şu erkek milleti çok aptaldı; bazen en basit gerçekleri göremezdi. (Karanlıklar Hakimi)
- Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı. Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum... (Ölüm Meleği)
- "İhanet affedilmez." (Soğuk Taşlar)
- "Güzel görünmek arzusu bir kadının kendisine olan saygısından kaynaklanırdı." (Güvercin Kayalıkları)
- Alabildiğine karanlık ve korkunun sessizliği kaplamıştı etrafı. Tıpkı o uğursuz gece de olduğu gibi... (Bıçak Sırtı)
- "Şüphe insanı olmayacak kuşkulara sürüklüyordu." (Çöl Akrebi)
- “Affedersiniz” diye mırıldandı Evelyn “Yaranızı deşmek istemezdim” "Önemli değil, Miss Joyce. Yaramı deşmediniz , çünkü o yara içimde daima kanıyor ve ben ölünceye kadar da kapanmayacak.". (Kartopu)
- Zira hic bir fani ilahîyane yasamayacaktir,zira ölüm tabiatın kaçınılmaz sonucudur (Yalıdaki Sır)
- "Bazen en güvendiğimiz kişiler bile bizi yanıltabilir." (Soğuk Taşlar)
- Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu. (Vahşi Tutku)
- Ne de olsa yaşım itibarıyle eski kafalı bir adamdım, Genç kızların rahatlık kisvesi altında moda diye sürdürdükleri erkeğimsi giyim kuşamlarından nefret ediyorsun. Kadınlara Has Zarafet artık tarihe karışmıştı Belli ki (Malesef) (Karanlık Zeminde Pembe Noktalar)
- Yapacağı isten nefret de etse , bu kadını öldürmeliydi. (Kapan)
Yorumlar
0 yorum