Kitap Künyesi
Yazar: Celil Oker
Yayın Evi: Altın Kitaplar
İSBN: 9789752119925
Sayfa Sayısı: 304
Son Ceset Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Düşenin dostu yoktur...
Nüfuzlu bir politikacının karısı tuhaf bir taleple çıkar Remzi Ünal'ın karşısına. Bir alacak verecek meselesine müdahil olması karşılığında dedektifimize hatırı sayılır bir ödeme yapacaktır. Ortada ne izlenecek birileri vardır üstelik, ne de açığa çıkarılacak bir sır. İstenen şey açık açık mafya usulü bir gözdağıdır.
Bankadaki hesabı suyunu çekmiş olan Remzi Ünal böylesine güçlü bir kadının neden kendisine geldiğini sorgulamaz bile teklif edilen paranın dudak uçuklatan miktarı karşısında. Hiç tarzı olmamasına rağmen, telefonunu açar, borçluyu tehdit eder ve hak ettiği ücreti tahsil etmek için müşterisinin ofisinin yolunu tutar. Tutar tutmasına ama, içeriye adımını attığı anda kendini dipsiz bir kuyunun içinde bulur. Her zamanki gibi, ona kendinden başka yardım edebilecek hiç kimse yoktur.
Ülkemizde polisiye edebiyat dendiğinde akla ilk gelen isimlerden olan Celil Oker, Son Ceset'te kahramanımızı ölümcül bir tuzağın içine çekiyor ve bizlere okuması çok keyifli bir Remzi Ünal klasiği daha sunuyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Son Ceset Alıntıları - Sözleri
- "Düşenin dostu yoktur..."
- "Beni daha çok sevmeniz için yapmıyorum bunu" dedim. "Beni sevmemeniz için bir nedeniniz olmasın diye yapıyorum."
- "Hoşunuza gidiyor değil mi insanların kaderleriyle oynamak ? Her şeyi biliyorken hiçbir şey bilmiyor gibi yapmak."
- "Beni daha çok sevmeniz için yapmıyorum bunu" dedim. "Beni sevmemeniz için bir nedeniniz olmasın diye yapıyorum."
Son Ceset İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Celil Oker’in Remzi Ünal serisinin ilk beş kitabını Storytel’de dinledim. Genel bir değerlendirme yapacak olursam hepsinde de taslak aynı, sadece boşluklar doldurulmuş gibi. Dinliyor değil de okuyor olsaydım 2. kitaptan sonra kesinlikle devam edemezdim. Okumak isteyenlere önerim; bu seriden herhangi bir kitabı seçip okusanız da yeterli olur. (Rümeysa)
Yanlış hatırlamıyorsam 5. Celil Oker kitabım oldu Son Ceset. Artık belirli bir örüntüde (pattern) gittiğimize eminim, bu da okuma zevkini (benim durumumda dinleme zevkini) biraz baltalıyor maalesef. Murat Atıl seslendirmiş kitabı, daha önce dinlememiştim ama diyaloglar hariç gayet başarılıydı. Bu kitapta özel dedektifimiz hafif şantajvari bir teklif sonrası bir politikacının eşinden bir iş alıyor. Ancak her zaman olduğu gibi bir cinayet işleniyor ve Ünal kendini cinayeti araştırırken buluyor. Bu seferki olay örgüsünü çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim maalesef, zaten dolu dolu kitaplar da olmadığı için geriye pek bir şey kalmıyor. Ayrıca, kitabın başındaki erotizmin hikayeye ne kattığını hiç anlayamadım, sırf yazmış olmak için yazılmış gibiydi. Oker'le ilgili birkaç tavsiyede bulunayım: 1) Kitapları okurken arka arkaya okumayın (kitaplar bağımsız zaten). 2) Olaylar birbirinden bağımsız olsa da kronolojik okumanızda fayda var zira bazı karakterler sonraki kitaplarda da karşımıza çıkabiliyor. 3) Yukarıda bahsettiğim örüntü ve tekrar hissinin kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Bu konuda beklentinizi azaltırsanız kitaptan alacağınız zevkin artma ihtimali oluşur. 6 ay sonra görüşmek üzere Remzi Ünal. :) (İ. B.)
Dedektif Remzi Ünal serisinin beşinci kitabı olan Son Ceset'te dedektif Remzi, fazlaca parasız kaldığı bir dönemde nüfuzlu bir politikacının eşi tarafından teklif edilen bir işi biraz şantaj yoluyla kabul eder. Fakât işverini aynı gün ofisinde ölü bulunur. Dedektif Remzi hem kendi güvenliği hemde gayriresmi ele geçirdiği ücretini hakeme içgüdüsü ile kendini olayların içinde bulur. Biraz fazla itişme ve araştırma sonucunda sürpriz katile ulaşır. Evet biraz fazlaca itişme sahnesi yazılmış Remzi Ünal'ın yaşına göre kitapta. Kavga betimlemeleri o kadar çok ki insanı bi noktada yoruyor. Yazar da farkına varmış olacak ki kendiside kitapta belirtmiş. Ayrıca Yıldız Turanlı ile yakinlasma da yine bu kitapta başlıyor. Yazar soğuk karakterine biraz duygusallık katmak istemiş sanırım. Fakat kitabın ilk sayfalarında dördüncü kitabına itafen yazdığı erotikvari iki sayfayı hiçbir yere koyamadım bu bağlamda. Ne olay örgüsü ile nede karakterin duygu durumuyla alakası olmadığı için fazlaca gereksiz buldum. Yine 257. Sayfada yazar diğer dört kitabinin faillerini açıklamış. Eğer tüm seriyi okumak istiyorsanız sakın bu kitaptan başlamayın. Çünkü yazar ilk dört kitabının spoilerini aynı sayfada kendisi veriyor. Serinin daha önceki kitaplarına yazdığım incelemelerde de belirttiğim gibi yazarı kaybettiğimiz için serinin kalan kitapları değerli. Eğer sizde dedektif Remzi'yi seviyor, benimsiyor ve okumak istiyorsanız bu kitabını da tavsiye ediyorum. (Mavi Saçlı Peri)
Kitabın Yazarı Celil Oker Kimdir?
1952 yılında Kayseri'de doğan yazar, ortaokulu Talas Amerikan Ortaokulu'nda tamamladı. Ardından Tarsus Amerikan Koleji'ni bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümüne devam eden Oker 1979 senesindeki mezuniyetinin ardından çevirmenlik, gazetecilik ve ansiklopedi yazarlığı yaptı. Bu işlerin ardından 1983'te reklam yazarlığına başladı. Markom ve Merkez Ajans isimli şirketlerde çalıştı.
Uzun süre reklamcılıkla ilgilendikten sonra 1998 yılında Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1999 yılının Nisan ayında ilk romanı Çıplak Ceset'i yayınladı. Aynı senenin Ekim ayında ise Kramponlu Ceset çıktı. Oğlak Yayınları tarafından basılan bu eseri ile Kaktüs Kahvesi Polisiye Roman Birinciliği'ni kazandı. Her iki romanın kahramanı olan eski pilot, yeni dedektif Remzi Ünal'ın maceralarını anlattığı beş roman daha yazdı. Oker'in son Remzi Ünal macerası 2010 yılında Turkuvaz Kitap tarafından basılan Yenik ve Yalnız'dır. Oker ayrıca, 2004 yılında Murathan Mungan, Pınar Kür, Faruk Ulay ve Elif Şafak ile birlikte Beşpeşe isimli bir roman yazdı. Beşpeşe yazarların birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden diğerinin devam ederek oluşturdukları bir romandır.
Bilgi Üniversitesi'nde yaratıcı yazarlık teknikleri dersi verdi. Sevtap Oker'le evliydi. Yazarın Ali ve Can isimli iki oğlu vardır.
Celil Oker Kitapları - Eserleri
- Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu
- Çıplak Ceset
- Kramponlu Ceset
- Bin Lotluk Ceset
- Rol Çalan Ceset
- Ateş Etme İstanbul
- Son Ceset
- Yenik ve Yalnız
- Bir Şapka Bir Tabanca
- Sen Ölürsün Ben Yaşarım
- Beyaz Eldiven Sarı Zarf
Celil Oker Alıntıları - Sözleri
- İstanbul’un sokaklarıyla barışıktım. Bir sokağın paçalarıma bulaştırdığı çamurları, başka bir sokağın yağmuru temizlerdi. Bir sokakta acıkırsam, öteki sokak doyururdu beni. Bir sokakta sigara paketimi buruşturursam, öteki sokakta bir çöp tenekesi karşılardı beni. Bir sokakta üstüme ateş ederse İstanbul, öbür sokakta yardımıma koşardı. (Ateş Etme İstanbul)
- Susarak acının büyüklüğünü anladığınızı gösterebilirdiniz. Hiçbir zavallı cümlenin ifade edemeyeceği kadar. (Ateş Etme İstanbul)
- "Ustayla tartışmayacaksın," (Yenik ve Yalnız)
- "Ama nereden anladın? Kadın hiç renk vermedi içeri girdiğinde." "Ama sen verdin." (Bin Lotluk Ceset)
- "Anladım," dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
- “Bazı yasalar bazı çevrelerde geçmiyor,” (Rol Çalan Ceset)
- "Çatışmanın ana noktasını boşvermeliyiz... Rakip bileğimizden mi tuttu, şimdi onun en zayıf yeri orasıdır. Bırakalım tutsun. Bizim yapacak başka işlerimiz var." (Kramponlu Ceset)
- İnsan o gün ne yapacağını bilmezse erken kalkmanın da bir anlamı olmuyor. (Bin Lotluk Ceset)
- ''Hayat böyleydi işte, sen konuşmazsan başkaları konuşurdu. Sen davranmazsan başkaları davranırdı'' (Bir Şapka Bir Tabanca)
- Remzi Ünal... Şu Hava Kuvvetleri'nden müstafi, THY'den kovulma, kendisine saygısı olan hiçbir "frequent flyer"ın adını bile duymadığı sekizinci sınıf çartır şirketlerinde bile tutunamayan, sayenizde MS Flight Simulator'ün Cessna'sını bile indirmekten aciz eski pilot, ex-kaptan, nevzuhur özel dedektif Remzi Ünal. (Rol Çalan Ceset)
- Susmak, birini konuşmaya teşvik etmenin en sağlam yoludur bazen. (Kramponlu Ceset)
- Bir günde cennetten çıkma olduğu iddia edilen şeyle iki kere karşılaşmak hoş değildi. (Sen Ölürsün Ben Yaşarım)
- Müşterim olsun olmasın, insanlara kötü haberler vermekten hoşlanmam. Kendimi zorlasam, haber vermekten hoşlanmam da diyebilirim. Benim işimde verdiğiniz her haber insanların hayatını değiştirir. Hem de ciddi biçimde değiştirir. Ve ben insanların hayatını değiştirmekten hoşlanmam. (Bin Lotluk Ceset)
- "Bir zamanlar o kadar yüksekten düştüm ki" dedim, "artık kaldırımdan inerken bile dikkat ediyorum." (Bir Şapka Bir Tabanca)
- “Anladım” dedim. Anlamamıştım ama anladım dedim. Bazen her şeyi tam olarak anlayana kadar anlamış görünmek iyidir. (Çıplak Ceset)
- Ancak yazdığın zaman " yazar" olursun. "Yaratıcılık" doğuştan gelen bir armağan değildir. Öğrenilir, çalışarak elde edilir. Dünya üzerindeki bütün hikayeler aslında aynı şeyi anlatır: kahramanın yolculuğu. Anlatacağın her yolculuğu eksiksiz bir bütünlük içinde vermelisin. Yolculuğun nereye varacağını bilmek için bir yol haritası çizmelisin. Yol haritanın, temelinde net bir çatışma olmalı. Tek çatışma ile yetinmemeli, çoğaltmalısın... (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
- "Kötü haber kötü haberdir," dedim kendi kendime. Birkaç saat erken geç fark etmez. (Bin Lotluk Ceset)
- Bazı misafirler çağrılmadan gelir. (Rol Çalan Ceset)
- "Seni seviyorum," diyenin "beni sev," dediği gibi. (Yenik ve Yalnız)
- Yazmış mısın, yoksa yazar olmayı çok ama çok istiyorum duygusunda takılıp kalmış mısın? (Genç Yazarlar İçin Hikaye Anlatıcılığı Kılavuzu)
Yorumlar
0 yorum