Kitap Künyesi
Yazar: Adem Özköse
Yayın Evi: Pınar Yayınları
İSBN: 9789753523127
Sayfa Sayısı: 208
Söz Direnişçilerde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu kitap zor ve meşakkatli, bir o kadar da maceralı bir sürecin ardından ortaya çıktı. Kitapta bulunan röportajları gerçekleştirmek için bir bölgeye girerken kimi zaman kılık değiştirdim, kimi zaman sınırlarda para karşılığında kaçakçılarla anlaştım. Çatışmaların ortasında kaldım, peşimdeki istihbarat ajanlarını atlatmaya çalıştım, gözaltına alındım, sorgulandım. Özellikle Bağdat'a direnişçilerle görüşmeye giderken şehrin girişinde durdurulup başıma silah dayandığı anı ve Afganistan'da bir saate yakın şiddetli bombardıman altında kaldığım, yanımda insanların ölüp yaralandıkları o zor dakikaları sanırım hayatımın sonuna kadar unutamayacağım. Çünkü o anlar, artık dünyaya veda etme vaktimin geldiğine inanmış ve melekleri beklemeye başlamıştım.
İnsan, ölümün kıyısından tekrar yaşama geri döndüğü vakit çok farklı duygular yaşıyor. Hatta hayata alışmakta bile zorlanıyor. Direnişçilerle ve direniş gruplarıyla ilgili karalamaya yönelik, uzaktan yapılan değerlendirmelere asla itibar etmedim. Çünkü savaş bölgelerinde gazetecilik yaparken uzaktan, masa başından yapılan değerlendirmelerin hiç de doğruyu yansıtmadığına bizzat şahit oldum. Bundan dolayı aylarca farklı coğrafyalarda direnişçilerle birlikte kaldım ve günlerce onları dinledim. Kitabı okurken siz de Filistin'den Afganistan'a, Patani'den Çeçenistan'a, Irak'tan Filipinler'e kadar geniş bir coğrafyada yolculuk yapma fırsatı bulacaksınız. Ayrıca dünyaca ünlü direniş liderlerinin hayatlarıyla ilgili bilinmeyenleri, bu kişilerle ilgili benim kişisel gözlem ve düşüncelerimi de okuyacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)
Söz Direnişçilerde Alıntıları - Sözleri
- Her insan ölür; fakat her insan gerçekten yaşamaz. Nur Misvari/Moro
- Çocuklarımız için en güzel gelecek ne onların zengin olmaları, ne de iyi makamlara ulaşmalarıdır. Çocuklarımız için en iyi gelecek, onların cenneti kazanmalarıdır.
- Fizikçiler "Doğa boşluktan nefret eder" derler. İnsan doğası için de aynı şey geçerlidir ve ruhani boşluk boşlukların en beteridir.
- Dünyanın en berbat duygusu vatansız olmaktır.
- İsrail, Filistinli gençleri öldürerek çiçeklerimizi koparabilir. Fakat çiçekleri kopararak baharın gelmesini asla engelleyemeyecektir. Bunu bütün dünya bir gün anlayacak.
- "Asıl terör işgaldir ve asıl teröristler de işgalcilerdir!" Leyla Halid/Filistin
- Her insan ölür; fakat her insan gerçekten yaşamaz.
- Hayatı,ailemi ve arkadaşlarımı çok seviyorum. Fakat bizim hayatlarımız Filistin’de, Afganistan’da işgal altında yaşayan insanların hayatlarından çok daha değerli değil. Cueeva - İrlandalı Vicdan Savaşçısı
- “Sizler beni yargılama hakkına sahip değilsiniz. Asıl ben sizi sömürdüğünüz, fakir bıraktığınız halklar adına yargılıyorum. Benim vatanım bütün yeryüzüdür. Kardeşlerim de ezilen, sömürülen halklardır.” Çakal Carlos (fransız mahkemesinde yargılanırken)
- İsrail, Filistinli gençleri öldürerek çiçeklerimizi koparabilir. Fakat çiçekleri kopararak baharın gelmesini asla engelleyemeyecektir. Bunu bütün dünya bir gün anlayacak. Leyla Halid/Filistin
- “Dünya İslamla özgürleşecektir” Çakal Carlos (venezuela’lı aktivist-halen fransız hapishanelerinde)
- “Basın toplantısı esnasında Bush’a ayakkabı fırlatmanın; onun fotoğraflarını çekip, söylediklerini not almaktan daha anlamlı olduğunu hissettim” Muntazar ez Zeydi (Bush’a ayakkabı fırlatan gazeteci)
- Hürriyet için savaşmayı Marks'tan değil; Hz Muhammed'den (sallallahü aleyhi ve sellem) öğrendik.
- Çocuklar Gazze’de öldürülürken ben dünyada hiçbir şey olmuyormuş gibi davranamam. Cueeva - İrlandalı Vicdan Savaşçısı
Söz Direnişçilerde İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Başarılı gazeteci Adem Özköse’nin 2011 yılında yayınlanan “Söz Direnişçilerde” eseri son derece önemli bir çalışma. Bugün, başta bizim medyamız da olmak üzere, dünya medyası gerçeği görmemize ve doğruları bilmemize engel oluyor. Örneğin daha haberin başında “terör örgütü Taliban, El-Kaide, vs” gibi söylemlerle, durulan ve bakılan nokta belli ediliyor. Ne demek istediğimi bir örnek ile açıklayayım. Batı neresidir? Akla ilk gelen Avrupa oldu sanırım. Çünkü zihnimize bu işlendi. “Batı neresidir” sorusuna verilecek en doğru cevap “nereye göre” sorusunu sormaktır. Türkiye’ye göre Avrupa batıdır ancak Çin’e göre ise Türkiye batıdır. Terör kavramı da böyledir. “Kime göre, neye göre” soruları sorulmalıdır. 1 milyon Iraklının ölümüne sebep olan ABD başkanı George W. Bush, 2008 yılında Bağdat’ta pişkin pişkin gülerek, eğlenerek bir basın açıklaması yapar. Düşünsenize ülkenizi işgal etmiş, 1 milyon insanınızı öldürmüş, bir o kadarını yaralamış, binlerce kadının namusunu kirletmiş ABD ordusunu yöneten bu kişi bir de pişkin bir şekilde gülerek Iraklı direnişçilere terörist demektedir! Bu rezilliğe daha fazla dayanamayan Muntazar el-Zeydi ayakkabısını Bush’a fırlatarak gerçek teröristin kendisi ve ABD olduğunu hatırlatır ve böylece Bush’un hak ettiği konumun ancak ayaklarının altı olduğunu ifade eder. Durum bu işte. ABD Irak’ı işgal ettikten sonra Amerikalı askerlere karşı mücadele eden insanlara terörist denildi. Oysa bu olayda gerçek terörist ABD idi. Iraklı tüm milisler ise kendi ülkesini, vatanını, namusunu ve dinini korumaya çalışan direnişçilerdi. Dünyanın her yerinde, medya aracılığıyla bu kirli oyunlar oynandı ve kendi vatanı, namusu ve dini için mücadele eden Müslümanlar terörist olarak yaftalandı. Filistin’de Filistinliler terörist değildir, İsrailliler teröristtir. Irak’ta ABD’liler teröristtir, Afganistan’da ABD’liler teröristtir. Bu ve çok daha fazla coğrafyada Müslümanlar toprakları, namusları ve dinleri adına kendi haklı mücadelelerini vermektedir. Çatışmalara bu gözle bakılmalıdır. Adem Özköse bu eseriyle, İslam coğrafyalarında meydana gelen çatışmalara daha doğru bir perspektifle bakmamızı sağlıyor ve gerçeği görmemize yardımcı oluyor. Olayları daha net görmek adına bu eserin sizlere yardımcı olacağına inanıyorum. (Enes Başak)
Bu kitapta anlatılan İslam uğrundaki direnişçilerin liderleri ile yapılmış röportajlar var. Olayların gerçek yüzünü haber ajanslarındaki yalan yanlış bilgiler yerine Adem Özköse'den dinlemenizi tavsiye ederim. (Ahmet Kahraman)
Dünyadaki mücahit şahsiyetlerin batı tarafından algı operasyonlarıyla yanlış tanıtıldığı önyargıyla yaklaştığımız bir çok kişinin hayat mücadelesini bizat kendileriyle olan röportajlarıyla ele alan Adem Özköse abimizin bu eseri bütün tabularınızı yıkacak bir içeriğe sahip tavsiye ederim.Okurken büyük keyif aldım.İslam coğrafyası hakkında bilgi sahibi olmak isteyen, direniş ruhunu içinde barındıran herkesin severek okuyacağını düşünüyorum (Enes Genç)
Kitabın Yazarı Adem Özköse Kimdir?
Gazeteci, yazar. 1978 yılında Samsun’un Çarşamba ilçesinde doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Gazeteciliğe 2004 yılında Vakit gazetesinde başladı. Başta Irak, Afganistan, Patani, Keşmir, Suriye, Güney Lübnan, Gazze, Arakan, Darfur ve Moro olmak üzere dünyanın birçok savaş ve kriz bölgesinde gazetecilik yaptı.
2007-2011 yılları arasında Suriye’nin başkenti Şam’da dört sene kalarak Gerçek Hayat dergisinin Ortadoğu Temsilciliği’ni yürüttü. Sancaktar dergisini çıkaran kadroda yer aldı. Diriliş Postası’nda günlük yazılar yazdı. Dünyanın dört bir tarafına yaptığı uzun yolculuklar belgesellere dönüştü. Bu belgeseller başta TRT olmak üzere birçok televizyon kanalında gösterildi. Kitapları farklı dillere çevrildi.
ESERLERİ:
Cennete Otostop (2011, 2017), Söz Direnişçilerde (Söyleşiler, 2011), Ümmet Coğrafyası (Gezi, 2017), Seyyah (Gezi, 2014), Rotamız Alem-i İslam (Gezi, 2017), Kaçak Yolcu (Gezi, 2017), Esir & Gerçek Bir Esaret Hikayesi (Roman, 2019)
Adem Özköse Kitapları - Eserleri
- Cennete Otostop
- Kaçak Yolcu
- Esir
- Ümmet Coğrafyası
- Seyyah
- Söz Direnişçilerde
- Rotamız Alem-i İslam
- Sefer
Adem Özköse Alıntıları - Sözleri
- Ey Gazze! Sen bizim özgürlüğümüzsün ve Sen özgür olmadan kendimizi asla özgür hissetmeyeceğiz. (Rotamız Alem-i İslam)
- Hilafet’in sona ermesine rağmen Türkiye’nin İslâm dünyasındaki etkisi hala devam ediyor. ~Morolu bir Müslüman~ (Ümmet Coğrafyası)
- 'Müslüman bir direnişçi savaşırken asla İslâm'ın sınırlarını, ölçülerini çiğnememeli. Çünkü ölçüsüz cihad olmaz.' (Ümmet Coğrafyası)
- Mülteci kamplarındaki çocukların her biri gözüme tıpkı bataklıkta açmış bir çiçek gibi gözüküyor. Kamplardaki şartlar nasıl olursa olsun çocuklar güldükçe sanki kampları bir bahar havası kaplıyor. Bu kamplarda tebessüm etmek özgürlük; tebessümü ve umudu kaybetmekse gerçek esarettir. (Sefer)
- Niçin Müziği bıraktın Müslüman olduktan sonra? İslam'ın müziği yasakladığını mı düşünüyorsun? Alman Julia Jawairiyah(Hanımefendi): Müslüman olmadan önce müziği ruhum için bir ihtiyaç olarak görüyordum. İçimdeki mutsuzluktan, karışıklıklardan müzik sayesinde kurtulmaya çalışıyordum. Fakat şu an çok huzurlu ve mutluyum. Müziğe artık ihtiyacım yok. Ruhuma en çok huzur veren şey ise Kur'an okumak ve dinlemek. (Cennete Otostop)
- Çocuklara işkence edenler, insanları acımasızca öldürenler küçük bir kuşa merhamet eder miydi ? (Esir)
- "Bulmak, keşfetmek için çıktığım seyahatlerde yolda olmak daha da anlamlı hale gelmeye başlamış, yollar düşünsel arayışımız güç vermişti. Dervişlerin pirlerinden Feridüddin Attar'ın dediği gibi belki de "Menzili maksud yolculuğun ta kendisiydi." (Sefer)
- Batı insanların hayatlarını kolaylaştırmak için gerçekten iyi imkânlar ve güç markalar üretmiş. Fakat hep daha fazla kazanıp daha fazla tüketmek insan için asla gerçek gaye olamaz. Çünkü insanın hayatı anlamlandırabilmesi için her şeyden önce insani, vicdani ve ilahi amaçlara sahip olması gerekir. (Sefer)
- Abdülhamid’in torunları Filistin’i, Kudüs’ü asla terk etmediler ve etmeyecekler… (Ümmet Coğrafyası)
- Sınırsız özgürlük mü, sınırlı ve düzenli bir hayat mı? Red Light Districh'i gördükten sonra uzun uzun özgürlük üzerine düşündüm. İslam'a göre insan sınırlarını bildikçe özgürleşirken bugünkü Batı medeniyetine göre sınırlarından kurtuldukça özgürleşiyor. Oysaki insan kendi benliğini, evini, toprağını ancak sınırlarına önem vererek koruyabilir. Sınırları aştığında rahatsız ve huzursuz olur; sınırlarına tekrar geri döndüğünde rahatlar. Sınır insan için aslında vazgeçilmez bir kalkandır. Fakat bu meselede Batı'nın ahlâki sınırsızlığına dikkat kesilip kendimizi de temize çıkaramayız. (Sefer)
- Amman Batılılar tarafından Âlem-i Islam'ı bölüp parçalara ayırmak için uygulanan ulusçu projelerin doğurduğu bir şehirdir. Ulusçu zihinler ancak Amman gibi şehirler kurabilirler. Ümmetçi zihinler ve kalpler ise Saraybosna, İstanbul, Şam-ı Şerif ve Kudüs gibi şehirler... (Seyyah)
- "Çocuklar her geçen gün daha da çirkinleşen bu dünya da benim için huzur adası gibiydiler." (Kaçak Yolcu)
- Hayatımda ilk ezan sesini Nil Nehri'nin kenarında gezinirken duydum. Ezan okunurken neler söylendiğini anlamıyordum; fakat ezan sesi tıpkı üniversitedeki dinler tarihi hocamızi etkilediği gibi beni de çok etkiledi. O an içimden Allah'a secde etmek geldi ve bir camiye giderek dakikalarca Allah'a secde ettim. (Cennete Otostop)
- “Yavaş yavaş ölürler, Alışkanlıklara esir olanlar, Her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını değiştirmeyen ve genişletemeyenler…” (Sefer)
- Batılı emperyalistler Islam dünyasını terk ederken arkalarında da yerli dostlarını bıraktılar. İslam topraklan yıllarca bu diktatörler eliyle esir alındı. Müslümanların tarihi, kültürü , değerleri aşağılandı, hakir görüldü. Topraklarımızdaki zenginliklerimiz yağmalandı , sömürüldü. Ümmet-i Muhammed'in kutsalları çiğnendi, özgürlüklerine prangalar vuruldu . Kimiülkelerde askeri ve siyasi, kimi ülkelerde de kültürel ve fikri kuşatmalar oluşturuldu. Yeni nesiller ruh köklerinden uzaklaştırılmak istendi . Bütün bunlara başkaldıranlar ise ya hapsedildi ya da idam sehpalarına gönderildi . Fakat İslam topraklarına musallat olan sömürgeciler her şeyin aslına rücü edeceğini unuttular. Hangi mesafeleri kat ederse etsin, hangi engellerle karşılaşırsa karşılaşsın suyun bir gün yatağını bulacağını hiç hesaba katmadılar. Ümmet Coğrafyası'nın halkları , aralarına sınırlar konulan kardeşler sonunda sessizliklerini bozdular. Kahire'den, Şam-ı Şerif'den, İstanbul'dan, Gazze'den, Bingazi'den yükselen özgürlük çığlıkları İslam dünyasının yüzyıldır süren suskunluğunu sonunda yerle bir etti. Suskunluk yerini direnişe, çaresizlik ise umuda bıraktı. İslam dünyası küllerinden yeniden doğmaya , dirilmeye başladı. Artık rüzgar tersine dönüyor. Bir çağ kapanıyor ve yeni bir çağ açılıyor. Teslimiyet kültüründen direniş kültürüne geçiliyor. İslam dünyasının minarelerinden özgürlük sesleri yükseliyor. Yıllardır ezilen Müslümanlar adalet temelli yeni bir İslam dünyası kurmak istiyorlar. Müslüman halkların kararlılık ve cesareti tarihin kapılarını yeniden zorluyor. (Ümmet Coğrafyası)
- Kendi olamayan insanların başkası olmaya çalışırken nasıl da komikleştiklerini seyretmek insanı güldürse de aslında acı vericidir. (Seyyah)
- “Dünya İslamla özgürleşecektir” Çakal Carlos (venezuela’lı aktivist-halen fransız hapishanelerinde) (Söz Direnişçilerde)
- İslam'a girdikten sonra Müslümanlara dair hiç hayal kırıklıklarınız oldu mu? - Evet, hem de çok. Önceleri, Müslümanların hepsinin kapitalizmin sunduğu hayat tarzına karşı çıktıklarını düşünüyordum. Fakat Müslüman olduktan sonra tanıştığım Müslümanların bazılarının yaşamları beni şaşırttı. Bir Müslüman hem İslam'a inanip hem de nasıl bu kadar lüks yaşayabilir? Bunu aklim bir türlü almıyor. Çünkü Hz. Muhammed (s.a.v) hayatı boyunca hiç lüks yaşamadı. İsa Mesih de aynı şekilde lüks yaşayanların sonlarının iyi olmayacağı ni söylüyor. İkinci hayal kırıklığım ise Müslümanların Kur'an'ı çok az okumaları oldu. Bu da beni oldukça şaşırtıyor. Çünkü Allah bize sürekli olarak Kur'an okumamızı, ancak Kur'an okuyarak doğru yola ulaşabileceğimizi haber veriyor. (Cennete Otostop)
- 'İstanbul sadece bir şehir değil; aynı zamanda bir manadır... Âlem-i İslâm'ın geleceği de, yüzyıl önce elimizden alınan İstanbul'un sahip olduğu bu manada gizlidir.' (Rotamız Alem-i İslam)
- Çocukların katledildiği dünyada biz yaşamasak da olur (Esir)
Yorumlar
0 yorum