Kitap Künyesi
Yazar: Mehmed Zahid Kotku
Yayın Evi: Server Yayınları
İSBN: 9789758757923
Sayfa Sayısı: 1544
Tasavvufi Ahlak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Racîm olan şeytanın şerrinden Allahu Teâlâ hazretlerine sığınır; Rahmân ve Rahîm olan Allah celle ve alâ hazretlerinin ism-i şerîfi ni yâd ile bu eseri yazmaya başlarım. Sebebi şudur ki;
Bu âleme gelen her canlı, muayyen ve mukadder olan ömrünü bitirir ve mecburen geldiği bu âlemi terk edip bir daha gelmemek üzere gider. Bu herkes tarafından görülmekte ve bilinmektedir. Ancak buradaki kalış müddetince yaptığı iyilik veya kötülüğü de kendisiyle beraber gitmektedir ki artık bundan sonra yapacağı hiçbir şey kalmamıştır.
Yalnız şu var ki üç ameli onun hesabına, kıyamete kadar yaşamakta devam edecektir.
Bunlardan birisi sadaka-i câriyesidir ki bunlar sağlığında yaptırdığı cami, mektep, medrese, hastane ve benzeri, insanlara faydalı tesislerle çeşmeler, köprüler ve sâir hayırlardır. Diğer taraftan, günahı mûcib kötü âdet ve an'aneler ve küfrü mûcib fena ameller işlerse bütün bunlar da sadaka-i câriye gibi defter-i âmâline günah olarak yazılır durur.
İkincisi ilm-i nâfi'dir ki (faydalı ilim) bırakılan ilmî eserler bu meyanda zikrolunabilir.
Üçüncüsü arkasından kendisi için dua edecek ve başkalarının da hayır dua ile anmasına vesile olacak salih bir evlat bırakmaktır
Bu fakîr-i pürtaksîr kardeşiniz de, ihvân-ı müslimîne bir hediye kalmak ve bundan sonra hayırla yâdımıza vesile olmak ümidiyle şu kitapçığı yazmaya cesaret ettim. "Her cahil cesur olur." fehvâsınca, vâki olacak hata ve kusurlarımın affını ve erbâbı tarafından da tashihini ayrıca rica ederim.
Mehmed Zahid KOTKU (Rh.a)
Tasavvufi Ahlak Alıntıları - Sözleri
- Her kimde şu üç şeyden birisi bulunmazsa onun amellerini bir şeyden saymayınız ve kıymet vermeyiniz: Birincisi: Kendisinde Allah azze ve celleye karşı maasi(isyan) işlemesine mâni olan bir takva yoksa. İkincisi: Akılsız ve sefih kişilerden kendisini men edecek bir hilmi(vekar ve sekinet) yoksa. Üçüncüsü: Halk ile güzelce geçinebilecek ahlaka sahip değilse.
- Her millet, kendi kültür müesseseleri ile yaşar, ayakta durur. Kültür unsurları, dışarıdan kaba-saba alınıp bir millete aşılanmak istenirse büyük buhranlar, karışıklıklar ve çözülmeler ortaya çıkar. Nispeten maddî olan teknolojinin bile tam mânâsıyla ve birdenbire bir başka millete nakli mümkün olamıyor. Bir milletin kendi ahlâkını bırakıp, yabancı bir ahlâkı alması ve sindirmesi ise uzun asırları gerektirir. Sonunda yine de tam bir sonuç alınamaz, eskinin izleri silinemez. Hele hele bırakılmak istenen, alınmak üzere zorlanandan çok daha mükemmel ise, o zaman millet vicdanında büyük yaralar açılır; buhranlar, çatışmalar, çekişmeler, iç mücadeleler başgösterir; millî bünye, birlik ve beraberlik zedelenir.
- Üç haslet kimde bulunursa o kimsenin Allah'a imanı kemâl derecesindedir. Birincisi, râzı olduğu zaman rızâsı, onu batıla götürmüyor, ikincisi, kızdığı zaman gazabı onu Haktan çıkarmıyor, üçüncüsü, gücü yettiği vakitte bile kendisinin hakkı olmayan bir şeyi almıyorsa o, en bahtiyar kimse demektir.
- " Ben hikmeti sükuta koydum,halbuki insanlar onu çok konuşmada arıyorlar."
- "Dünyaya muhabbet eden ahiretine zarar verir. Ahiretine muhabbet eden dünyasına zarar verir. Öyleyse bakiyi faniye tercih ediniz."
- “Bir kimse nail olduğu nimetlere sevindiği gibi,bela ve musibetlere de sevinmedikçe rıza sahibi olamaz.”
- Cüneyd(rh.a); Allahü teâlâ mü'minlere îmân ile ikram etmiş ve îmânlarını akılla, akıllarını da sabırla ikram etmiştir, demiş, binâenaleyh, îmân mü'minin ziyneti, akıl îmânın ziyneti, sabır da aklın ziyneti olduğunu beyan etmiştir.Şu halde sabır, îmânda en mühim mevkii ihraz etmiş olmaktır.
- Kibrin yerine tevazu Hasedin yerine gıbta Riyanın yerine ihlas Gazabın yerine hilm Hırsın yerine kanaat Tahkirin yerine saygı Hasisliğin yerine cömertlik Tefrikanın yerine birlik Sabırsızlığa karşı tahammül Hayasızlığa karşı iffet...
- "Islah edilmemiş haliyle nefs, insanın en büyük düşmanıdır."
- Peygamber Efendimiz'den "Amellerin, Allahu Teâlâ'ya en ziyade sevgilisi veya efdal ve akrab olanı hangisidir?" diye sorulduğu vakitte; "Ölürken bile, dilin zikrullah ile meşgul olarak Mevlâsına kavuşmasıdır." buyurmuşlardır.
- “Dünyaya muhabbet eden ahiretine zarar verir.Ahiretine muhabbet eden dünyasına zarar eder.Öyleyse,bâkiyi,fâniye tercih ediniz.!”
- “Sen her şeyi kendi aklınla ölçmeye kalkarsan muhakkak aldanırsın.Ölçü,Allah’ın ve onun Resul’ünün ölçüsüdür.”
- “Açlık vücuttaki kötü fikirleri kahr eder ve nefsin hevâ ve hevesini,fenâ ve kötü arzularını öldürür,gönüle hayat ve safâ verir,ilmin inceliklerine ve derinliklerine nüfûze sebebdir.”
- “Bedenin sıhhati az yemektedir; ruhun sıhhati de az uykudadır.”
- “Az yemek uykunun azlığına,az uyku da az konuşmaya sebep olur.Tokluk,hastalıkları celb eder.Bahusus ruhî hastalıklar,ekseriyetle çok yemekten ileri gelir.”
Tasavvufi Ahlak İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazarın bu kitabı beş ciltten oluşuyor.Ben şuan 3. cildini okudum.Tasavvufi Ahlak nasıl olmalı,en ince detayına kadar anlatılırken,yaşanmış hikayelerden örnekler,hadisler ve ayetlerle bu düşünce doğrulanmış. 3.ciltte dikkat çeken bazı konuları ise şöyle sıralayabiliriz:Kanaat,Rıza,Şükür,Sadakat,Reca ve Ümid,Cömertlik.... Tavsiye eder,iyi okumalar dilerim. (Ekrem Özkara)
Gündelik hayatımızda hiç farketmeden yaptığımız yanlışlar ve günahlar tokat gibi yüzünüze çarpıyor. Mürşid ve müridlerin yapıları, hayatları, yaşayışlarını ve nefsin terbiyesini okudukça, tasavvufun aslında ne kadar nefse zor ve bir o kadar yüce; yüksek bir ahlâki olgunluk ve insan-ı kâmil olmaya götüren bir yol olduğunu farkediyorsunuz. Beş ciltlik olan bu eser, kısa bir incelemeye sığdırılamayacak kadar özel ve tasavvufa girişte okunmasını tavsiye edebileceğimden ötede daha üst bir kitapmış :) (Abdulkadir)
Kitabın Yazarı Mehmed Zahid Kotku Kimdir?
Mehmed Zahid Kotku (1897, Bursa - 13 Kasım 1980, İstanbul), İslam âlimi, yazar, din adamı, vaiz, Nakşibendi şeyhi.
Yaşamı
Ailesi Şirvân'a bağlı, eski bir hanlık merkezi olan Nuha'dandır. Kafkasya'da bir dağ eteğinde bulunan ve ipekçiliği ile meşhûr olan bu yöreden Osmanlı-Rus Harbi sırasında Anadolu'ya 1297`de göç eden Müslümanlarla gelmişlerdir. Bursa'ya geldiğinde henüz 16 yaşında olan babası İbrahim Efendi, Bursa Hamza Bey Medresesinde tahsil görüp çeşitli yerlerde imamlık yapmıştır. 1929 yılında vefat etmiştir. Annesi Sabire Hanım da Mehmet Zahid Hocaefendi henüz 3-4 yaşlarında iken vefat etmiştir.
İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamladı. 1.Dünya Savaşı sebebiyle 18 yaşında askere çağrılmış, Suriye cephesinde uzun yıllar askerlik yapmıştır. Ağabeyi Ahmet Şakir Efendi de Kudüs ve Çanakkale cephelerinde savaştıktan sonra 28 yaşında cephede hastalanarak şehit olmuştur. Askerden döndükten sonra İstanbul'da dini toplantılara katılmaya başladı. Gümüşhanevi Dergahında Ömer Ziyaüddin ed-Dağıstanî'nin öğrencisi oldu. Çeşitli yerlerde imamlık ve hatiplik yaptı. Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasından sonra Bursa'ya döndü ve 1952 yılına kadar orada kaldı.
İskenderpaşa Cemaati
İstanbul'a döndükten sonra çeşitli camilerde ve son olarak İskenderpaşa Camii'nde imamlık ve hatiplik yapmaya başladı.
Çevresince çok sevilen ve vaazları ilgiyle izlenen Kotku'nun tebliğ misyonu cemaati mensuplarınca benimsenerek cemaate dönüştü. Böylece başlayan İskenderpaşa Cemaati adını vaazların başladığı İskenderpaşa Camii'nden aldı.
Ölümü
Mehmed Zahid Kotku'nun Süleymaniye Camii'nin haziresindeki mezarı.
Mehmet Zahid Kotku kalmak üzere 1979 yılında gittiği, Hicaz'dan 1980 yılında ağır hastalıkları sebebiyle geri dönmüş, 13 Kasım 1980'de vefat etmiştir. 14 Kasım 1980 günü Süleymaniye Camii'nde çok kalabalık bir topluluğun eşliğinde kılınan cenaze namazının ardından Süleymaniye Camii haziresine defnedilmiştir.
Mehmed Zahid Kotku Kitapları - Eserleri
- Nefsin Terbiyesi
- Ehli Sünnet Akaidi
- Cennet Yolları
- Hadislerle Nasihatler
- Haklar ve Vazifeler
- Tezkiretü'l Evliya
- Tasavvufi Ahlak
- Hadislerle Nasihatler 2
- Ana Baba Hakları
- Cennet Yolları
- Risale-i Halidiyye ve Adab-ı Zikir Risalesi
- Mü'minlere Vaazlar
- Cihad
- Namaz
- Tasavvufi Ahlak 2
- Yemek Adabı
- Tevbe
- Müminlerin Vasıfları
- Zulüm
- İlim
- Tasavvufî Ahlâk 3
- Korku ve Ümit
- Oruç
- Tasavvufî Ahlâk 4
- Tevhid
- Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler
- Alim
- Cömertlik
- Sabır
- Ayet ve Hadislerden Dualar
- İçki
- Nefsin Terbiyesi
- Zikrullahın Faydaları
- Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy)
- Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy)
- İman
- Tasavvufi Ahlak - Cilt: 5
- Zekat
Mehmed Zahid Kotku Alıntıları - Sözleri
- Tevhid üzere olan bir mü'mine gereken; hak kelamı, doğru sözü işittiği zaman onu tasdik etmek, onaylamak ve batıl sözü işittiği zaman da eğer din işlerine ait bir konu ise batıl olduğunu ispat etmektir. (Mü'minlere Vaazlar)
- Çalışan ise yine yalnız hep baba; ne kadın, ne kız, ne sokak, ne mağaza ve ne de fabrikalarda çalışmak bilir. Şimdi ise hanım memuriyyette, bey de ayrı bir ticarette. Yine de feryad ü figan, geçinemiyoruz efendim. Her şey pahalandı. Ev kiraları içinden çıkılamaz dert. Hele o mobilya derdini hiç sorma artık, felaket! Felaket! (Zulüm)
- Bugünkü bütün kıyametlerin başlıca sebeplerinden birisi aç gözlülüktür; fakirlikten de fenadır. (Hadislerle Nasihatler)
- "Ya Rab biz hasta olunca ancak senin zikrinle tedavi oluruz!" bunu biz yapıyor muyuz? Biz hemen doktorlara koşarız. İyi doktora koş ama, biraz da Allah de bakalım. Yok yav aspirin varken ne yapacaksın Allah diyerek, değil mi? (Zikrullahın Faydaları)
- Şiilerin, kızılbaşların, râfızîlerin ve bunlara benzer sapıkların itikadlarından son derece sakınmak gerektir. (Oruç)
- Ömür süratle akan bir suya benzer. Kaçan dakikaların değil, saniyelerin bile telafisi mümkün değildir. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
- Sakın şöyle deme! "Şu kişilerin bütün ömürleri haramlarla, fenalıklarla geçer. İbadet ve taat de bilmezler. Fakat rızıkları nerede ise başlarından taşacak." Sen rızkı yalnız yemek ve içmekte mi sanıyorsun? Allah celle ve alâ kullarına ayrı ayrı mânevî rızık verir. Ondan mahrum olduktan sonra hayvandan ne farkı kalır? Hayvanların da çok yiyenleri ve rahat yaşayanları vardır. Ama ne yazık yine hayvandır! Biz ise müslümanca yaşamak ve müslüman olarak ölmek isteriz. Elhamdülillah Allahu Teâlâ bizi hem maddî ve hem de mânevî rızıklarla merzuk eylemiş, rızıklandırmış olduğundan şükrümüzün de bu sebepten çok olması gerekir. (Mü'minlere Vaazlar)
- Kulaklarını Hakk'a karşı kapamış bedbaht, gökte uçsa ne olur? (Alim)
- Binaenaleyh fâni dünyanın zevklerine aldanıp da bu cihadı bırakırsanız sonra sizi öyle bir zillet istila eder ki dininize dönmedikçe bu zilletten kendinizi kurtaramazsınız. (Hadislerle Nasihatler)
- Pişmanlığın gönle gelmesi için çok zikredip çok da düşünmek lâzımdır. (Mü'minlere Vaazlar - 1. Cilt (Cep Boy))
- Hazm olunmaz belalara sabr et, Afiyet hoş-güvar olur ey dil. (Sabır)
- "Bir göz ki ibret olmaya nazarında, Ol düşmandır sahibinin baş üzerinde." (Mü'minlere Vaazlar)
- Bütün rahatsızlıkların başı iki şeyden ileri gelir:Birisi midenin bozulması,diğeri de soğuklardır. (Yemek Adabı)
- Valideyn için duayı terk etmek evladın geçimini daraltır. (Ana Baba Hakları)
- Kişi, sevdiği kimselerle haşrolunacaktır. Bunun için daima salih, âbid ve alim kişilerle düşüp kalkmak, onlara muhabbet etmek, mü'minlere yakışan makbul sıfatlardandır. (Mü'minlere Vaazlar - 2. Cilt (Cep Boy))
- Fakat, Allah'tan ayrılığın acısının yanında bir katredir cehennemin hepsi birden..Allah'tan ayrı kalmanın acısı daha büyük.. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- Bize iman lâzım!..İmanımıza da ihlâs lâzım, kuvvetlendirmek lâzım; rıza-ı ilahi'yi kazanmak için. (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- ... kendine mi'yar (ölçü) eyle. İşte o zaman hasta olup ilaç aramaktan da kurtulursun. (Nefsin Terbiyesi)
- Bursalı İsmail Hakkı der ki: "Cennet ikidir: Birisi dünyada, birisi de ahirette... Dünyadaki cennetler salihlerin, âriflerin bulunduğu meclislerdir. O meclislere vaktiyle girmeyen insanların ahiretteki cennete girmeleri muhaldir." (Mehmed Zahid Kotku'dan Özel Sohbetler)
- Hz.Ömer (r.a) şöyle duâ ederlermiş: "Ya Rab, eğer benim ismimi şakîler divanında yazdıysan o yazıyı, oradan saidler divânına çevir ya Rab." (Ehli Sünnet Akaidi)
Yorumlar
0 yorum