Kitap Künyesi

Yazar: Ahmet Oktay

Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları

İSBN: 9789753633703

Sayfa Sayısı: 458

--reklam--

Toplu Şiirler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Ahmet Oktay, "Mavi" hareketinden II. Yeni'ye, oradan bugüne, özel bir şiir güzergâhı geliştirdi. Kıvrak ritmi, sözl ile yazının bütün kutuplarına uğrayan teknik çoğulluğu, yaralı dünyasını bir eleveren bir gizleyen imge yapısıyla kişisel mitologyasını kurdu, geliştirdi, açtı. Toplu Şiirler'i, gülden zakkuma toplu tohumlarını bir araya getiriyor.

Toplu Şiirler'in hacmi; Ahmet Oktay'ın 1996 yılında yayımlanmış Söz Acıda Sınandı, Gözüm Seğirdi Vakitten ve Az Kaldı Kışa adlı şiir kitaplarının eklenmesiyle genişlik kazanıyor.

--reklam--

Toplu Şiirler Alıntıları - Sözleri

  • Yaşamım! Doğrusun yanlış olduğun kadar. Bir diken gibisin içimde..
  • Ah belki de hiç kapanmıyor insanın yaraları. Kabını çürütür su sızdıran saksı; bunu bil, bunu bil.
  • ¶¶ Her suskunluğun sesi var ¶¶

--reklam--

Toplu Şiirler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İtirazın Şiiri Şairin İtirazı: İlk defa bir şiir kitabına inceleme yazmanın şaşkınlığı yaşıyorum. Her zaman şiiri diğer yazınlara göre daha kişisel, duygusal bulurum içimde uyandırdığı etkileri yazmak çok özel gelirdi bana. Ama bu kitapta kendimi tutamadım. Ahmet Oktay, o kadar geç tanıştım ki seninle.. Yaklaşık birkaç ay önce kitap/kitap--145989 kitabıyla tanıştım ve aynı duyguları yaşattı bana. Şiirlerinde kır vardır, kent vardır. Kırda, kentte, göçte sıkışmış insan vardır. İnsanda sıkışmış insan vardır. Bir sıkışmışlığın, sıkıştırılmışlığın şiiri vardır… Yaşamın oluş biçimine itiraz vardır. Sürgünler, sürdürülenler, terk edilenler, yalnız bırakılanlar.. (Hilal Bayar)

Ahmet Oktay kimdir? Ahmet Oktay nasıl bir insandı? Ona göre "usulca düşen bir yaprak" (s.370) ona dair her şeyi anlatıyor olsa da, benim şimdi yazacaklarım her şeye eklenen bir küsürat bile olamayacak belki de. Yorumun devamı için: https://agacingovdesi.com/2021/03/11/ahmet-oktay-toplu-siirler-1963-1996-kitap-yorumu/ (Mehmet Baran)

--reklam--

Toplu Şiirler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ahmet Oktay - Toplu Şiirler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Toplu Şiirler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ahmet Oktay Kimdir?

1933 yılında Ankara'da doğdu. Yazmaya ortaokul sıralarında başladı. İlk şiiri, 1949-1950 yılları arasında Gerçek dergisinde yayımlandı. Öğrenimini lisede yarım bırakarak çalışmaya başladı.

Ahmet Oktay, 1950'li yıllarda Mavi Hareketi içinde yer aldı ve aynı adlı dergide yazıları ve şiirleriyle etkin bir rol oynadı. 1961 yılında Yeni İstanbul gazetesinin Ankara bürosunda "parlamento muhabiri" olarak profesyonel gazeteciliğe başladı. Çeşitli gazetelerde ve TRT Haber Merkezi’nde muhabirlik, haber müdürlüğü yaptıktan sonra 1982'de TRT’den emekli oldu. Bir süre daha Milliyet gazetesi’nde çalışmaya devam eden Ahmet Oktay, 1993 yılında görevinden ayrılarak kendini tümüyle yazmaya verdi.

Başlangıçta yazdığı şiirlerle Ahmed Arif şiirinden etkilendiği izlenimini verirken, 1960’lardan sonra toplumcu gerçekçi bir yaklaşımla İkinci Yeni’ye doğru yöneldi. Şiirlerinde destansı bir söyleyiş kullandı, zengin sözcük dağarcığı ile kendini hemen belli eden bir tarzla şiirler yazdı.

Şiir kitaplarından özellikle Yol Üstündeki Semender (1987) Behçet Necatigil Şiir Ödülü almasının da ötesinde içerdiği şiir isimleriyle de önem kazanmıştır. Her bir şiirinde intihar etmiş bir şairi şiire dönüştürmüş ve o şairin biçemiyle kendi biçeminin karışımı enfes bir biçem ortaya koymuştur. Türkiye'de birçok şiirsever bu şiir kitabı nedeniyle gizli kalmış Türk ve yabancı şairleri farklı yanlarıyla öğrenebilmiştir.

Yapıtları: Şiir: Gölgeleri Kullanmak (1963), Her Yüz Bir Öykü Yazar (1964, Yeditepe Şiir Ödülü), Dr. Kaligari'nin Dönüşü (1966), Sürgün (1979), Sürdürülen Bir Şarkının Tarihi (1981), Kara Bir Zamana Alınlık (1983), Yol Üstündeki Semender (1987, Behçet Necatigil Şiir Ödülü), Ağıtlar ve Övgüler (1991, Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Şairi Ödülü), Bir Sanrı ıçin Gece Müziği (1993), Toplu Şiirler (1995), Gözüm Seğirdi Vakitten (1996), Söz Acıda Sınandı (1996), Az Kaldı Kışa (1996), Hayalete Övgü (2001). İnceleme/Araştırma: Bir Yazı'nın Arayışları (1981), Yazın, İletişim, İdeoloji (1982), Yazılanla Okunan (1983), Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları (1986), Kültür ve İdeoloji (1987), Toplumsal Değişme ve Basın (1987), Karanfil ve Pranga (1990), Raffaello'nun Direnişi (1990), Zamanı Sorgulamak (1991), Kabul ve Red (1992), Şair ile Kurtarıcı (1992), Sanat ve Siyaset (1993), Cumhuriyet Dönemi Edebiyat-1923/1950 (1993), Türkiye'de Popüler Kültür (1993), Medya ve Hedonizm (1995), Şiddet, Söz, Yaşam (1995), İnsan, Yazar, Kitap (1995), İsrafil'in Sûr'u (1997), Şeytan, Melek, Soytarı (1998), Siyasal İslama İtirazlar (2000), Modernist Tahayyüle İtirazlar (2000), Şairin Kanı (2001). Anı/Anlatı: Gizli Çekmece (1991). Günlük: Gece Defteri (1998). Oyun: Kurt Dişi (1971 ve 1973 yıllarında Devlet Tiyatroları'nda sahnelendi).

--reklam--

Ahmet Oktay Kitapları - Eserleri

  • Toplu Şiirler
  • Söz Acıda Sınandı
  • Gözüm Seğirdi Vakitten
  • Söz Acıda Sınandı
  • Gizli Çekmece
  • Türkiye'de Popüler Kültür
  • Gece Defteri
  • Kaç Kişiyiz Kendimizde
  • Az Kaldı Kışa
  • Sanat ve Siyaset
  • Metropol ve İmgelem
  • Toplumcu Gerçekçiliğin Kaynakları
  • Postmodernist Tahayyüle İtirazlar
  • Toplumsal Değişme ve Basın
  • Zamanı Sorgulamak
  • İnsan, Yazar, Kitap
  • Bir Sanrı İçin Gece Müziği
  • Siyasal İslama İtirazlar
  • Yazın İletişim İdeoloji
  • Cihat Özegemen
  • Şiddet, Söz, Yaşam
  • Emperyalizm, Roman ve Eleştiri
  • Sürdürülen Bir Şarkının Tarihi
  • İmkansız Poetika
  • Şairin Kanı
  • Entelektüel Tereddüt
  • Gönüllü Mağdurluk
  • Ne Söylesem Bir Eksik
  • İliği Olmayan Düğme
  • Yol Üstündeki Semender
  • Popüler Kültürden Tv Sömürgesine
  • Hayalete Övgü
  • Raffaello'nun Direnişi
  • Anlatıların Aynası
  • İsrafil'in Sur'u
  • Yazılanla Okunan
  • Bir Arayış'ın Yazıları Bir Yazı'nın Arayışları
  • Şeytan, Melek, Soytarı

--reklam--

Ahmet Oktay Alıntıları - Sözleri

  • "Doğanın efendisi olmak yetmez, kendi kendisinin efendisi olmalıdır insan." (Bir Arayış'ın Yazıları Bir Yazı'nın Arayışları)
  • Ah Gece-ana : Koynun nasılda kalabalık.Buluşuyor yitik çocukların gölgesinde zeytinliğin Bir oluş ve ayrılış tebessüm ve gözyaşı. Gül ve toprak : Gizin kapandığı ve açıldığı yer. (Gizli Çekmece)
  • Yağmuru sızdıran kırık bir kiremit gibi diye tanımladığı bu şiir, bunalım döneminin ölümlerini, umutlarını, umutsuzluklarını, ayrılık­larını, buluşmalarını, baskılarını, korkularını, yalnızlıklarını yaşayan somut insanların beklen­tilerini karşılayabiliyorsa eğer, karşılananların ne olduğunu anlamak gerekmez mi? Görmeliyiz, görebilmeliyiz Karakoç’un okuru nerelerde, han­gi boyutlarda kuşatmak istediğini. (Yazılanla Okunan)
  • Gerçekten de yaşayanlar üzerine konuşmayı sevmiyoruz. Hele bu konuşma beğenme biçiminde tecelli edecekse. Ama iş ölülere gelince övgüyü de yergiyi de pervasızca kullanıyoruz. (Gece Defteri)
  • "Yitirmeyi göze almayan kurtulamaz." (Gizli Çekmece)
  • ...yanlışlık Türkiye'nin neredeyse alın yazısı. (Gece Defteri)
  • Şiirin tarihi yazınsal iktidarların yenilgileriyle dolu. (Yazılanla Okunan)
  • ne çok kırık yazı, ne çok veda. (Söz Acıda Sınandı)
  • Novalis ve Camus’nun biricik “önemli” felsefe sorunu saydıkları intihar, kutsal kitaplar yasaklamış bulunsa bile, tanrı tanımazlar için de olanaklı’dır... Arthur/Cinytia Koestler çifti, sorunlarının çözümünün tek yoludur. (Sanat ve Siyaset)
  • Her roman çünkü, önünde sonunda toplumsal ve bireysel olguları, dahası: onların bir yorumunu içerir. (Yazılanla Okunan)
  • Ah! Bilemedim kaç kişiyiz kendimizde. (Gözüm Seğirdi Vakitten)
  • ... Saate uymuyor içimdeki zaman." (Kaç Kişiyiz Kendimizde)
  • söküldükçe açan alevsi bir çiçek var: herkesin düşlerinden devşirilmiş, (Hayalete Övgü)
  • , "... Saate uymuyor içimdeki zaman." .. (Kaç Kişiyiz Kendimizde)
  • “Sosyalist gerçekçilik yaşamın gerçeğini, sanatçının partizanlık konumuyla anladığı ve yorumladığı, gerçeği tasvir etmenin bir yöntemidir.” Şolohov (Sanat ve Siyaset)
  • 'kimim ki?" diyenin evrenle konuşur sesi; zamanları aşıp gelir salyangoz bahçeye; parlar ay ışığında sırtı bir gezegen gibi varlığın kendisidir dile gelen fosilde. (Az Kaldı Kışa)
  • Yazar, kendini Kafka gibi yalnızca yazıya sürebilmeli. Her şey bu amaca yönelik olmalı (Gece Defteri)
  • Zamanımızın gerçek bireyleri kitle kültürünün kof, şişkin kişilikleri değil, ele geçmemek ve ezilmemek için direnirken, acının ve alçalışın cehennemlerinden geçmiş fedailerdir. (Türkiye'de Popüler Kültür)
  • Hem ürktüm hem aradım bodrumdan çatıya oturduğum tüm evlerin hayaletlerini; neydi söyleyecekleri yeraltından bana? 'Açıklayın' dedim "kalbimdeki lekeyi". (Az Kaldı Kışa)
  • Ah her zaman Bölüşmeyi bildin birileriyle, Bilebildin; buysa bir bağış İnsan olana. (Söz Acıda Sınandı)