Kitap Künyesi
Yazar: Paula Hawkins
Çevirmen: Aslıhan Kuzucan
Orijinal Adı: The Girl on the Train
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053754428
Sayfa Sayısı: 360
--reklam--
Trendeki Kız Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi.
"Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!"
-S.J. Watson-
"Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock'u." -Terry Hayes-
"Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman."
-Lisa Gardner-
"Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!"
-Publishers Weekly-
"Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar." -Kirkus-
"Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor."
-Entertainment Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Trendeki Kız Alıntıları - Sözleri
- Koşan insanları, bebek arabalı insanları ve turistleri görmemek için sırtımı yola döndüm. Ben onları göremiyorsam, çocuk gibi onların da beni göremediklerini farz edebilirdim.
- Henüz bütün gerçeği anlatmaya hazır değildim.
- Bazen içimden hiçbir yere gitmek gelmiyordu, galiba burnumu bir daha evden dışarı çıkarmazsam çok mutlu olacaktım.
- O gülümsemesini ve alaycılığını unutamıyordum. Zafer kazanmış bir havası vardı sanki.
- …beynimde sürekli bir şeyler dönüyor, dönüyor, dönüyordu ve yine uykusuz bir gecenin beni beklediğini biliyordum.
- Genelde kibarmışım gibi görünmeye çalışırdım ama bu sabah kendim gibi gerçek hissediyordum. Kafam iyiymiş gibi hissediyordum ve denesem de sahte bir şekilde gülümseyemedim.
- Acı çekmek için kendimi serbest bırakmalıydım çünkü bırakmayıp uyuşturmaya devam edersem, asla tamamen geçmeyecekti.
- “Ben iyi bir yalancıyımdır,” derkenki planlı gülüşü aklımdaydı. İyi bir yalancıydı, doğuştan.
- Çığlık atmak istedim. Çok sıradan, çok hissiz, çok basit konuşuyordu.
--reklam--
Trendeki Kız İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra,hayatlarına dahil olmaya başladı. Aslında hepimiz polisiye, gerilim, gizem kitapları okuyoruz. Ortada bir cinayet vardır. Polis araştırmaya başlar, bütün şüphelileri sorgular ama hiç biri düşündüğümüz kişiler çıkmaz. Bazen buluruz bazen ters köşe oluruz. Trendeki Kız için de aynı şeyi söyleyebilirim. Dikkatli okursanız katilin kim olduğunu hemen çözersiniz. Kitabın yarısına kadar Rachel ve Megan'ın sonra da Anna'nın dönüşümlü olarak başlarından geçen,günlük hayatlarını okuduk.Açıkçası yarısına kadar beni içine pek çektiğini söyleyemiyorum. Bana tek düze bir polis kitabı geldi. Aslında psikolojik desek daha doğru olur.Hem alkolik hem de eski eşe saplantılı olan Rachel karakterinin sabahları her gün işe gidiyormuş gibi tren seyahatlerini tekrar tekrar okudum.Gittiği hat üzerinde tren ışıkta durduğunda favori evi olan 15 numarayı kıskacına almış o evde yaşayan kişiler hakkında kafasına göre hayaller kurar,bu çifte isimler verir,eşinden boşanmasaydı kendisinin de onlar gibi mutlu ve huzurlu bir evliliği olucağını düşünüp karşılaştırmalar yapar. Ta ki bir gün hiç beklemediği bir haber alır ve bu ailenin hayatlarına girer.Hikayemiz asıl şimdi başlar. Uzun zamandır polisiye tarzı okumadım ve okumam için getiren hocam sayesinde kitaba büyük bir hevesle başladım.İlk yarıya kadar beklentimi karşılamadı. Karakterlerin her birisi saplantı ve depresyon ağırlıklıydı.Kurguyu beğendim ama ilk yarıya kadar hiç bir şey hissedemedim. Ama ikinci yarıdan sonra elimden bırakamadım.Gizem çözüldükçe bütün taşlar yerine oturuyor. Ne kadar polisiye gibi gözükse de psikolojik tarzının daha ağır bastığı bir kitaptı. Okudukça katilin kim olduğu bariz bir şekilde belliydi.Kalp çarpıntılarıyla okuduğum bir kitap olmamasına rağmen sevdim.Bu kitapta dışardan baktığında hiç bir şey göründüğü gibi değildir. İçimizdeki insanlar da öyle değil midir? Kitapla kalın. Sevgiyle kalın:)) (Dilara Korkmaz)
Merhaba, Paula Hawkins’ in Trendeki Kız romanı ne çok iyiydi, ne de çok kötüydü. İkisinin arasında kalmış gibiydi. Okunabilir bir kitap; başlarda biraz durağan ortalara doğru hareketleniyor, sonlara doğruysa katilin kim olduğunu merak ettiğiniz için durmadan okuyorsunuz. Yazar kitabın sonunu daha etkileyici yazabilirmiş ve final bölümü sönük kalmış gibi... Polisiye-gerilim tarzı kitapları seviyorsanız tavsiye ederim. Ayrıca kitabın filmi de bulunmakta, filmi seyredecekseniz eğer size tavsiyem önce kitabı okumanız. Keyifli okumalar :) (Sevgi’nin Kitap Dünyası)
Sanırım bu, bu platformda yazdığım ilk inceleme yazısı olacak. Öncelikle Trendeki Kız beklentilerimin çok çok üzerinde bir kitap oldu. Uzun zamandır polisiye okumaya bir türlü fırsat bulamayan ben kütüphanede gezerken karşıma çıkan bu kitapla polisiye okumanın bana ne kadar zevk verdiğini tekrar hatırlamış oldum. Kitap ilk başta çok yavaş ilerledi ve bu beni biraz çileden çıkardı. Hatta ana karakterin depresif ruh hallerini ve geçmiş yaşantısını o kadar fazla okuduk ki “Bu kitap polisiye değil miydi ya? Cinayet neredeee???” falan oldum. Ama sabredip biraz ilerledikten sonra kitap birden açıldı ve resmen beni içine çekti. Okumayı bırakamadım, kapağı her kapattığımda 5 dakika geçmeden geri açtım. Bıraktığım o 5 dakikalık süre içinde de sürekli aklımda “Acaba şimdi nolacak??” tarzı sorular dönüp durdu. Yazar son ana kadar katil hakkında açık vermiyor. Ama okudukça taşlar öyle bir yerine oturdu ki sonu tam anlamıyla bir süpriz oldu diyebilirim. Trendeki Kız Paula Hawkins’in okuduğum ilk romanıydı. Yazarın üslubunu ve anlatım tarzını çok sevdim. Üzerine düşünülmüş fazlasıyla uğraşılmış ve emek verilmiş bir kitap olduğu çok açık. Okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. <3 (rose’)
--reklam--
Trendeki Kız PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Paula Hawkins - Trendeki Kız kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Trendeki Kız PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Paula Hawkins Kimdir?
Britanyalı gazeteci ve yazar. Paula Hawkins 26 Ağustos 1972 yılında Rodezya'nin Salisbury (günümüzde Zimbabve'nin başkenti Harare) şehrinde doğdu. Babası bir ekonomi profesörü ve finans gazetecisiydi. Hawkins, 1989'da 17 yaşında Londra'ya taşınmadan önce, Harare, Zimbabwe'deki Arundel Okulu'na devam etti, ardından Batı Londra'daki Kensington'da bağımsız bir kolej olan Collingham College'da A-Levels okudu. Üniversite eğitimini Oxford Üniversitesi Keble Koleji'nde felsefe, siyaset ve ekonomi üzerine yaptı.
The Times için iş haberciliği yaparak bir süre çalıştı. Sonrasında yine bazı yayın grupları için serbest olarak çalıştı ve bu arada kadınlar için bir finansal tavsiye kitabı olan "The Money Goddess"i 2006 yılında yayınladı. 2009larda, Hawkins Amy Silver adı altında romantik bir komedi yazmaya başladı ve "Confessions of a Reluctant Recessionist" de dahil olmak üzere dört roman yazdı.
Hawkins, 2015 yılında yazdığı şiddet ve madde bağımlılığı temalı gerilim türündeki Trendeki Kız (The Girl on the Train) adlı romanı ile tanındı. Maddi açıdan zor durumda olduğu ve bitirmek için babasından borç almak zorunda kaldığı bir dönemde, tam zamanlı olarak yazdığı bu roman, altı ayını aldı. Roman 2016 yılında sinemaya uyarlanmıştır.
Paula'nın ikinci gerilim romanı "Into The Water", Mayıs 2017'de yayınlandı ve Sunday Times ile NYT'nin en çok satanlar listesine girdi.
A Slow Fire Burning adlı son romanı ise Ağustos 2021'de yayınlandı.
--reklam--
Paula Hawkins Kitapları - Eserleri
- Trendeki Kız
- Karanlık Sular
--reklam--
Paula Hawkins Alıntıları - Sözleri
- Bazen içimden hiçbir yere gitmek gelmiyordu, galiba burnumu bir daha evden dışarı çıkarmazsam çok mutlu olacaktım. (Trendeki Kız)
- İnsan, kimse görmezse acısının azalacağını, daha az aşağılanacağını düşünür. (Karanlık Sular)
- Boyun eğenlerden, kendini suyun içine bırakanlardan, her şeye boş verenlerden asla olmamıştı ama bazen kayıtsızlığın cazibesine kapılmak istediği oluyordu. (Karanlık Sular)
- Çığlık atmak istedim. Çok sıradan, çok hissiz, çok basit konuşuyordu. (Trendeki Kız)
- Koşan insanları, bebek arabalı insanları ve turistleri görmemek için sırtımı yola döndüm. Ben onları göremiyorsam, çocuk gibi onların da beni göremediklerini farz edebilirdim. (Trendeki Kız)
- Henüz bütün gerçeği anlatmaya hazır değildim. (Trendeki Kız)
- Birine incindiğinizi göstermek, yapabileceğiniz en kötü şey değil midir? (Karanlık Sular)
- O gülümsemesini ve alaycılığını unutamıyordum. Zafer kazanmış bir havası vardı sanki. (Trendeki Kız)
- Hatırlamak istediklerimi hatırlamadığım yetmiyormuş gibi, unutmaya çalıştıklarım da aklımdan çıkmıyor. (Karanlık Sular)
- “Ben iyi bir yalancıyımdır,” derkenki planlı gülüşü aklımdaydı. İyi bir yalancıydı, doğuştan. (Trendeki Kız)
- İnsanın zihninde kurduğu dehşet, gerçekte olduğundan her zaman daha korkunçtur. (Karanlık Sular)
- Genelde kibarmışım gibi görünmeye çalışırdım ama bu sabah kendim gibi gerçek hissediyordum. Kafam iyiymiş gibi hissediyordum ve denesem de sahte bir şekilde gülümseyemedim. (Trendeki Kız)
- İnsan kime aşık olacağını nasıl kontrol edebilirdi? (Karanlık Sular)
- Sevginin ne olduğunu bilmiyor gibisiniz. (Karanlık Sular)
- …beynimde sürekli bir şeyler dönüyor, dönüyor, dönüyordu ve yine uykusuz bir gecenin beni beklediğini biliyordum. (Trendeki Kız)
- İnsan kime aşık olacağını nasıl kontrol edebilirdi? (Karanlık Sular)
- Acı çekmek için kendimi serbest bırakmalıydım çünkü bırakmayıp uyuşturmaya devam edersem, asla tamamen geçmeyecekti. (Trendeki Kız)
- ...Bazen senin başka bir gezegende yaşadığını düşünüyorum... ...Bazen ben de orada seninle yaşamak istiyorum... (Karanlık Sular)
Yorumlar
0 yorum