Kitap Künyesi

Yazar: Leyla Erbil

Yayın Evi: İş Bankası Kültür Yayınları

İSBN: 9786053608240

Sayfa Sayısı: 144

Tuhaf Bir Erkek Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bütün acılara karşın hayat içimize bir nota bırakır ya en bitik günümüzde direnme notasını bir zarfa mı koyar bir deniz çırpıntısıyla mı savurur yüzümüze neşe üşüşür hayatımıza birden güç aşılar iyi güçtür başeğdirmeyen umut altın kafesinden çıkıverir dolaşır tepemizde...

Tuhaf Bir Erkek Alıntıları - Sözleri

  • İnsan hiçbir zaman Kendisi değildir Olmamıştır Ve olamayacaktır
  • Alevileri de biz yaktık sünni gorgo'lar nasıl kudurmuşlardı anımsayın o fotoğrafı merdivene oturmuş Uğur Kaynak Behçet Aysan Metin Altıok
  • "tükenmeyiz ölmek ilen"
  • ,,, insanlar kitapların yazdığına da benzemiyordu,,,
  • Yakınmak bir acizliktir Baskıya karşı Aslolan eylemdir
  • bu dünyadan vicdan rahatlığıyla öte dünyaya giden kimse yoktur
  • Korkmuş bilinç efendisine sığınır
  • Her fırsatta azar işitiyorum densizden
  • Aslında bastırma kaçışla ret arasında bir aşamadır.
  • Kadın katilliği aldı başını gitti Karısını öldüresiye Dövenler Öldürenler Ve tüm katiller Zengin oldu
  • Ne arar bilmem burada Böyle gelir Oturur Sıkılır Hep sıkılır Dilsiz olamaz Sanmam Kim bu Bilemem Konuşmaz Ama bambaşka sıkılır Böyle dolaşır Durmadan dolaşır Kim acaba Sıkıntı
  • yakınmak bir acizliktir baskıya karşı aslolan eylemdir
  • ,,, ah şu eski romanlar aldattılar hepimizi,,, romanlar,,, filmler,,, anlatılar,,, tanrım bir hayatı yalanlarla boşuna mı geçirdik biz!
  • öfff,,, bu hayat benim hayatım değildi,,, beni yaşatan başka bir ortam olmalıydı,,, başka bir dil,, başka bir ülke,,, başka insanlar,,, burası şarlatanlarla dolu bir magazindi,,, aç aç seyret,,, var olanı kabul etme durumuna zorladılar hepimizi,,, beni de,,, yok bana asla kabul ettiremezler bunu...
  • evet toplum layık olduğunu geçirir başa diyorlar ama biz de varız bizim layığımız nerede

Tuhaf Bir Erkek İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Gorgo'dan nefret ediyorum, Gorgo'dan nefret ettiğim kadar cahil halktanda nefret ediyorum. Hepsini ama hepsini öldürsem nefretim dinmeyecek. Oysa ölseler bile yenileri gelecek. Gorgo'muz hiç eksik olmayacak. Beni yaşatan başka bir ortam olmalıydı... başka bir dil... başka bir ülke... başka insanlar... (Samet Güzel)

Sonradan yanıldıklarımız: Leylâ Erbil’in okuduğum ilk kitabı. ( Sevdim ) Kitap, şiirsel görünse de değil. Düzyazı niteliğinde. ( Nazımsı) Kitapta; Siyasi bilgiler, yorumlamalar Sanatsal, bilgiler, yorumlamalar Tarihi, Toplumsal, Kişisel, Ekonomi Edebi… bilgiler, yorumlamalar sunmuş. Bu bakımdan zengin. Tuhaf bir erkek kim? Bu satırdan sonrası, spoiler olacak. Uzak durun! Tuhaf bir erkek; görünüş itibariyle; bilgi, düşünce, duygu ve empati anlamında zayıf görünen biri. Ancak; Tuhaf bir erkeğin, zamanla kendi iç dünyasını sunarak aslında görünüşün yanıltıcı olduğunu yüzümüze vurmuştur ; bilgisiyle, empatisiyle, düşüncesiyle.. Tuhaf bir erkek burdan gelmektedir. “Görünüş, her şey değildir.” Tavsiyemdir, sağlıcakla… (tuncay yıldız)

Bir adam, bir gün bu eski kaleye rastladı. Bir zamanlar okuduğu kitap gibiydi… Başını kaldırdı ve genç kadını gördü. Ve işte genç kadının söyledikleri: ’Benim adım Matmazel Siyah, Gördüğün gibi… Ne gülümsüyorum, ne kahkaha atıyorum, ne de yaşıyorum.' Ve tüm söylediği buydu. Adam o kadar korkmuştu ki sadece kaçtı. Kasabaya koştu ve şöyle dedi: ’Az önce uzun siyah saçlı bir kadın gördüm Ve bence o yaşayan bir ölü!' Çok korkan insanlar, silahlarını ve kılıçlarını aldı. Kuleye koştular ve sonra Soluk tenli kadını gördüler ve büyük bir korku hissettiler. Tekrar söylediğini duyduklarında: ’Benim adım Matmazel Siyah, Gördüğün gibi… Ne gülümsüyorum, ne kahkaha atıyorum, ne de yaşıyorum.' Ve tüm söylediği buydu. İnsanlar onun ne olduğunu biliyorlardı. O kesinlikle cehennemden gelen bir iblisti. Uzun saçlarını ateşe vermeye karar verdiler. Sonunda ateş onu da yakardı. Ama kadın iblis değildi, o yalnız bir ruhtu. Tıpkı bir zamanlar okudukları kitaptaki gibi. Saçları yanarken hâlâ prensini bekliyordu. Son kez şöyle dedi: ’Benim adım Matmazel Siyah, Gördüğün gibi… Ne gülümsüyorum, ne kahkaha atıyorum, ne de yaşıyorum.' Ve tüm söylediği buydu…" Mademoiselle Noir (Matmazel Siyah) Farklı bir dil, lezzet.. Kesinlikle tavsiye ediyorum (zelzelii)

Kitabın Yazarı Leyla Erbil Kimdir?

Orta sınıf ailenin üç kız kardeşten ortancası. İlk, orta ve liseyi İstanbul okullarında okudu. İstanbul Üniversitesi'nde İngiliz Edebiyatı bölümünde eğitim gördü. Son sınıfta ayrıldı. Çeşitli işlerde çalıştı. Evlenerek bir süre Ankara ve İzmir'de oturdu. 1961 de İstanbul'a döndü. Evli ve bir kızı var (Fatoş Erbil-Pınar).

Yazarlığa hikâyeyle başladı. İlk yayınlanan hikâyesi Uğraşsız'dır; (Seçilmiş Hikayeler Dergisi, 1956 Ankara) Giderek Dost, Yeni Ufuklar, Yeditepe,Ataç, Papirus, Yelken vb Edebiyat Dergilerinde yazı ve hikâyeleri göründü. Erbil, kendinden önce yerleşmiş olan yazın akımlarına bağlı kalmadı; roman, hikâye ve düz yazı metinlerinde ortodoks Marxçıların karşısında yer almasıyla tanındı. Psikanilizin özgürleştirici yöntemlerinden yararlanarak, dinin, ailenin, okulun, toplumsalın ürettiği tabularla dolu ideolojilere karşı 1956'da başlayan mücadelesini dilin oturmuş kelime hazinesi ve söz dizimi kuralarını değiştirme çabasıyla sürdürdü. Yeni bir biçim ve biçem geliştirdi. Başlıca düşünce kaynakları Marx ve Freud olarak belirtildi.

Leyla Erbil, 1970 Türkiye Sanatçılar Birliği, 1974 Türkiye Yazarlar Sendikası kurucularından olup, PEN Yazarlar Derneği üyesidir. 1961'lerde Türkiye İşçi Partisi üyesi olan Erbil, Türkiye İşçi Partisi'in Sanat ve Kültür Bürosu'nda görev almıştır. 1979'da çağrılı olarak gittiği ABD'de kendisine, Iowa Üniversitesi Onur üyeliği verilmiştir. Edebiyat Ödüllerine katılmayan Erbil, 2000- 2001 yılı Ankara Edebiyatçılar Derneği Onur Ödüllerini kabul etmiş, 2002 yılında ise, PEN Yazarlar Derneği tarafından Nobel Edebiyat Ödülü'ne ülkemizden ilk kadın yazar adayı olarak gösterilirken, "Türk dili ve edebiyata egemenliği, aynı zamanda insana, hayata ve dünyaya karşı sorumlu aydın tavrı" vurgulanmıştır. 82 yaşında vefat eden Leyla Erbil,Zincirlikuyu Mezarlığı 'nda defnedildi.

Leyla Erbil Kitapları - Eserleri

  • Cüce
  • Tuhaf Bir Erkek
  • Mektup Aşkları
  • Üç Başlı Ejderha
  • Kalan
  • Tuhaf Bir Kadın

  • Gecede
  • Zihin Kuşları
  • Eski Sevgili
  • Karanlığın Günü
  • Hallaç
  • Cinsel Öyküler
  • Eski Sevgili

Leyla Erbil Alıntıları - Sözleri

  • Mustafa Kemal'e o dönemde, "Bu da bizim Hitler" diyenler çıkmış yarı şaka yarı ciddi. (...) Onu eleştirebilmemiz bile bir damla da olsa geldiğimiz demokratik yer yüzündendir. Hele bugün burun buruna geldiğimiz şeriatın dalavereci, hunhar yüzüne tanıkken! (Zihin Kuşları)
  • …yaşam, genç kızlığının kitap sayfaları arasında saklayıp kuruttuğu, arada bir açıp baktığı, o ince yerlerinden çoktan beri eriyip dökülmüş ak yasemin değildi, kirlenmeyi, pislenmeyi göze alarak, ayıpları, yasakları sevinç ve acıları üstlenerek götürülmesi gerekiyordu yaşamın. (Eski Sevgili)
  • Ah dostum, kitaplar da olmasa ben ne yapardım! Bü­tün gecelerimde onlar var şimdi. Onlar benim dostum ve her şeyim. (Mektup Aşkları)
  • "Haksızlıklara karşı intikam duygusuna kapılmamak bir marifet midir?" (Tuhaf Bir Kadın)
  • Her fırsatta azar işitiyorum densizden (Tuhaf Bir Erkek)
  • (...) konuşulmak, dostlanmak, gülmek gereksinmesindeydim alabildiğine. (Hallaç)

  • Aslında bastırma kaçışla ret arasında bir aşamadır. (Tuhaf Bir Erkek)
  • Bu kapıları bana Atatürk açtı softa herif anladın mı? Atatürk açtı bu kapıları bana, sen kim oluyorsun da yeniden o karanlık deliklere tıkmaya kalkıyorsun Türk kadınını ha? (Tuhaf Bir Kadın)
  • Gelenek bütün şiddetiyle omuzlarına ve bileklerine çökmüş Ortaçağ Türkiyesi'nin! (Kalan)
  • Türk sinemasına can suyu veren Yılmaz Güney 'i "katil" olarak göstermekten öte düşünceşer üretemiyorlarsa yazınımızın işi gerçekten de zor demektir. (Zihin Kuşları)
  • Şimdi ona gitsem sevinir, severim onu, nasıl iğreniyorum ondan... (Gecede)
  • sen hiçbir yere ait değilsin, aitsiz kimliksin sen... (Cüce)
  • «İyi dinle anacığım: öyle güzel şeyler oldu ki, sana haber vermeye geldim; dünyadan para kalktı, biliyor musun? Artık kimse kimseye para vermiyor, istediğini alıyorsun istedi­ğin yere gidiyorsun, her şey bedava! Hastahaneler bedava! Doktor bedava! Yemek içmek bedava! Otobüs bedava! Ver­giler kaldırıldı! Gaz bedava!..» (Karanlığın Günü)

  • Kadın katilliği aldı başını gitti Karısını öldüresiye Dövenler Öldürenler Ve tüm katiller Zengin oldu (Tuhaf Bir Erkek)
  • «Kahve de kalmamış ki sana bir fincan kahve ikram ede­yim! Bari çay koyayım demlensin.» (Karanlığın Günü)
  • “Hem anlamak ya da bilmek açmazlardan kurtulmak demek değildir ki!” (Tuhaf Bir Kadın)
  • " Bugün yaşamın anlamı dediğin şey, yarın bir taş parçasından daha anlamsız olabiliyor. Bu kadar ince bekleyişler gerekir mi acaba? " (Mektup Aşkları)
  • F. Kafka'nın babası hepimizin babasıdır: sakatlayan, hadım eden, alt edilmek korkusuyla delice geberten baba. (Zihin Kuşları)
  • Sonra ben de televizyonu kapadım, lanet ettim kendime, Amerikalarda onca yıl, "İslam'da hümanizma" anlatmıştım!.. Televizyonu kapadım günlerce açmadım. (Cüce)
  • Devrimciler ölür, devrimler yaşar. (Eski Sevgili)