Kitap Künyesi
Yazar: Hüseyin Namık Orkun
Yayın Evi: Türk Dil Kurumu Yayınları
İSBN: 9789751617200
Sayfa Sayısı: 35
--reklam--
Türk Sözünün Aslı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türk adı ilk kez, 8. Yüzyıl Çin kaynakları ile Uygur metinlerinde geçmektedir. Bu kaynakların ve araştırmaların bazılarında belirtildiği gibi Türk adı Çin kaynaklarında telâffuz edildiği şekilde, miğfer anlamına gelen Tu-kiüe kelimesinden mi veya Hun/Kun kelimesinden mi yoksa türü-/ türe- kökünden mi gelmektedir. Bu soruların cevabını bulabileceğimiz Türk Sözünün Aslı adlı eser, Türk Dil Kurumu tarafından günümüz yazım kurallarına göre yeniden düzenlenmiştir.
--reklam--
Türk Sözünün Aslı Alıntıları - Sözleri
- Oğuzların baş kabilesi adı Kayıg'dır. Doğu kaynaklarının verdiği açıklamaya göre bu kelimenin anlamı "güçlü, kuvvetli"dir.
- M.Ö. 176'da Hun hükümdarı Çin İmparatoruna şu satırları yazmaktadır: "Göğün yardımı ve zabitlerimin, adamlarımın muharipliği, mükemmel atlarımın kuvvetli olması sayesinde (adamlarımın) Gaot-si kavmini mahveyledi; sonra Lo-lan'ı, Osun'u ve Ho-kut'ları, yanında bulunan 26 ülke ile birlikte herkes mahvedildi, öldürüldü, istilâ edildi. Bu şekilde bütün bunlar Hun oldular..." İşte bu açık ibareden anlamaktayız ki istila edilen, itaat altına alınan kavim, hâkim unsura iltihak eder ve onun adını alarak o kavmin tarihine karışır.
- Kaşgarlı Mahmud eserinde Türkler hakkında bir de hadis kaydetmektedir. Bu hadisin tercümesi şudur. "Allah buyurmuştur ki: Benim bir ordum var; onu Türk olarak isimlendirdim. Ve Doğu da sakin kıldım. Bir kavme kızarsam bunların terbiye için üzerlerine (Türkleri) musallat ederim."
- Türk adına yani Gök Türk’lerin adına Çin tarihlerinde rastlamaktayız. Çin tarihlerinde iki işaret ile gösterilen bu kelime bugün Tu-kiüe diye telâffuz edilmektedir. Her işaret bir tek hece olduğuna göre ikinci işaret olan ve kiüe diye okunan şekli daha çabuk ve tek hece gibi okumak icap eder. Demek oluyor ki Türk sözünün bu kaydı iki hecelidir. Hâlbuki bugünkü Türk kelimesi tek hecelidir. FakatTürk sözünün eskiden iki heceli olduğunu eski Türk yazıtlarındaki bu sözün yazılışından da anlamaktayız
- İşte bu Türkler bütün Asya'ya sahip oldukları vakit Türk adını da bütün Asya'ya yaymış bulunuyorlardı.
- Türk köyde kalmış, kozmopolit camia da şehri işgal etmişti. Bu büyük ayrılık neticesinde köylü şehirliyi, şehirli de köylüyü sevmez, anlamaz, bilmez, tanımaz olmuş ve sonunda tahkir etmiştir.
- Kazan Türkleri aslen su katılmamış Türktür. Ancak sonraları buralar Moğolların idaresi altına girmiş, o zaman bunlar da "Tatar" adını almışlardır ki bu gün dahi bu adı inatla taşırlar.
- Tarihte bir İt-barak adlı bir kabile vardır. Burada it sözü bilindiği gibi barak da “köpek” demeklir. Hayvan adını kabile adı olarak daha pek çok Türk toplulugunda bulmaktayız.
- Kazan Türkleri aslen su katılmamış Türktür. Ancak sonraları buralar Moğolların idaresine altına girmiş, o zaman bunlar da "Tatar" adını almışlardır ki bugün dahi bu adı inatla taşırlar.
- Bütün kanunlar, hayat şartları ve merasim halkın gözünü boyamaya, rüesanın büyüklüğünü göstermeye ve bütün halkı ezmeye yaramaktadır. Böylece halk rüesadan umduğunu ve istediğini bulamayınca, bunun sonucunda memnun olmayanların yapacağı hareket hiç olmazsa ortalığı karıştırmaktadır.
--reklam--
Türk Sözünün Aslı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Türk, Turuk, Törük: Türk ismi nerden geldi? Hangi uluslar Türklerden bahsetti? Anayurttan tutunda hükmettikleri tüm yerlere isimleri ile iz bırakan Türk Milleti'nin isim köküne değinen akademik kısa bir kitap. Akademik işlerle uğraşanların kesinlikle okuması gerekir. (Fatih Beyazkaya)
Türk isminin nereden ve nasıl çıktığı ile ilgili nice zamandır iddialar vardır. Bu iddialar hakkında, öyle görünüyor ki hiçbir zaman kesin yargılara varılamayacak. Ancak tutarlı olanları, aklımıza yatanları desteklenebilir, kabul görülebilir. Hüseyin Namık Orkun da esasen bu iddiaları derlemiş fakat sadece iddialar üzerinden ilerlemekle kalmamış; bu iddiaların nasıl bir olgunluk içerisinde ilerlemiş olabileceğini de incelemiş ve dilbilim ile tarihi harmanlayarak bizleri aydınlatmaya çalışmıştır. Bu konudaki okumuş olduğum en önemli eser. (MertcanG)
Türk adının aslı her Türkü alâkadar eder. Bu asil millet Türk adını önceleri bir kabileye, bir hükümete vermiş iken sonraları bu adı taşıyan hükümetin bütün Orta Asya’ya sahip olması üzerine kendi adını aynı soydan olan diğer ırkdaşlarına da teşmil etmiş, bu suretle Türk adı artık bu dili konuşanların hepsine alem olmuştur. Türk adına yani Gök Türk’lerin adına Çin tarihlerinde rastlamaktayız “Gök”, “gökyüzü”nün rengi olduğu gibi aynı zamanda da kendisidir. O hâlde bu sözün bugünkü anlamı “İlâhî Türk, Semâvî Türk” demek olur. Türk adının anlamı değişiklik gösterebilir.Türk adını ilk kez inceleyen Vambery' e göre Türk adı " Türemek" fiilinden gelmektedir.Ziya Gökalp ise " "Töreli ,gelenekli" anlamlarını Kaşgarlı Mahmut' a görede Türk adı milletine Tanrı tarafından verilmiş olup " Olgunluk Çağı"anlamına gelmektedir. Bugün İftiharla görmekteyiz ki Türk milleti benliğini bulmuş, Türklüğünü duymuş bir hâldedir.Türklüğümüze ve Türk dilimize sahip çıkalım.Onu yabancılaştırmayalım. "Ben bir Türküm dinim, cinsim uludur." "Ben kıtalara, iklimlere sığmayan bir ırkın çocuğuyum. Damarlarımda üç kıtanın ırmakları dolaşır!" (ÇELİK)
--reklam--
Türk Sözünün Aslı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Hüseyin Namık Orkun - Türk Sözünün Aslı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Türk Sözünün Aslı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Hüseyin Namık Orkun Kimdir?
1902 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Derin tarih merakı yüzünden Macaristan’a gitti. Orada Budapeşte Üniversitesi’nin Felsefe Bölümü’nde ünlü Macar Türkoloğu Gyula Nemeth’in öğrencisi olarak Türkoloji öğrenimi yaptı.
1930 yılında yurda döndü ve Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü tarih öğretmenliğine atandı. Daha sonra buradaki görevi yanında Polis Koleji’nde, Devlet Konservatuarı’nda ve Ankara Tıp Fakültesi’nde Türk Tarihi ve İnkılap Tarihi dersleri verdi.
1944 Irkçılık-Turancılık Davası sanıklarından biri olarak tutuklandı. Hapis hayatı sağlığını bozdu. Vefatına kadar süren rahatsızlıklar yaşamasına sebep oldu.
Türk Milliyetçiler Derneği’ne destek oldu. 1951′de Türk Ocağı Ankara Şubesi’nin açılmasını Dr. Tevetoğlu ile birlikte sağladı ve vefatına kadar hizmet etti.
23 Mart 1956 tarihinde vefat etti. Kabri, Ankara Asri Mezarlığı'ndadır.
--reklam--
Hüseyin Namık Orkun Kitapları - Eserleri
- Türk Sözünün Aslı
- Eski Türk Yazıtları
- Yeryüzünde Türkler
- Türkçülüğün Tarihi
- Türk Efsaneleri
- Attila ve Oğulları
- Oğuzlara Dair
- Türk Tarihinin Bizans Kaynakları
- Peçenekler
--reklam--
Hüseyin Namık Orkun Alıntıları - Sözleri
- Salcan hatun!.. Sen şimdi düşmanı bastım, Kan Turalıyı kurtardım diye öğünesin, Kan Turalı zebun oldu, onu atımın ardına alarak getirdim diyesin... Ben böyle bir şeye dayanamam. (Türk Efsaneleri)
- Hadi Atlasi Kazan Hanlığı ve Sibir Tarihi adlı eserlerle şöhret aldığı gibi Aziz Ubeydullah ve Ali Rahim gibi koyu Tatarcılık zihniyetiyle hareket eden araştırmacılar da Tatar tarihi ve Tatar edebiyatı tarihi gibi eserler vücuda getirmiştir. (Türkçülüğün Tarihi)
- Kazan Türkleri aslen su katılmamış Türktür. Ancak sonraları buralar Moğolların idaresine altına girmiş, o zaman bunlar da "Tatar" adını almışlardır ki bugün dahi bu adı inatla taşırlar. (Türk Sözünün Aslı)
- Tanrı tekrar insana buyurdu: - Dibe in... Tekrar toprak getir... O zaman insan şöyle düşündü: Dibe inince kendim için de toprak getireyim. Suyun dibine indi. Düşündüğü gibi iki avuç toprak aldı. Birisini Tanrıya götürecekti. Diğerini de ağzına sakladı. Bunu Tanrının görmemesi için yapmış ve kendine ayrı bir arz yaratmak arzusuna kapılmıştı. (Türk Efsaneleri)
- Bütün kanunlar, hayat şartları ve merasim halkın gözünü boyamaya, rüesanın büyüklüğünü göstermeye ve bütün halkı ezmeye yaramaktadır. Böylece halk rüesadan umduğunu ve istediğini bulamayınca, bunun sonucunda memnun olmayanların yapacağı hareket hiç olmazsa ortalığı karıştırmaktadır. (Türk Sözünün Aslı)
- Şeytan da yılanın içine girdi. Yılan ikisine şöyle dedi: - Töröngöi, Eci!.. Bundan yiyiniz... Töröngöi şöyle cevap verdi: - Hayır!.. Nasıl yerim ben ondan... Tanrı yemeyiniz, dedi. Ben asla yemem. Bunun üzerine yılan yemişten Eciye verdi. Eci yedi. (Türk Efsaneleri)
- Kaşgarlı Mahmud eserinde Türkler hakkında bir de hadis kaydetmektedir. Bu hadisin tercümesi şudur. "Allah buyurmuştur ki: Benim bir ordum var; onu Türk olarak isimlendirdim. Ve Doğu da sakin kıldım. Bir kavme kızarsam bunların terbiye için üzerlerine (Türkleri) musallat ederim." (Türk Sözünün Aslı)
- Türk köyde kalmış, kozmopolit camia da şehri işgal etmişti. Bu büyük ayrılık neticesinde köylü şehirliyi, şehirli de köylüyü sevmez, anlamaz, bilmez, tanımaz olmuş ve sonunda tahkir etmiştir. (Türk Sözünün Aslı)
- Teke boynuzdan katı yaylı, İçoğuzda, Dışoğuzda adı belli Oruz oğlu Hanım Basat!.. Bana medet!.. (Türk Efsaneleri)
- Türklüğün üstünlüğünü anlatan bazı mühim şahsiyetler vardır ki, bunların başında olarak hiç şüphesiz Yolığ Teğin gelir. (Türkçülüğün Tarihi)
- Türk Oğuz beğleri, budun işiding ! Üze tengri basmasar, asra yer telinmeser Türk budun, ilingin törüngin kim artatı ? Adaçı erti. (Türkçülüğün Tarihi)
- Yalnız rusya Türkleri arasında değil, bütün Türklük aleminde büyük bir tesir yaparak Türkçülük cereyanına, hız vermiş olan İsmail Gaspıralı Bey'dir. (Türkçülüğün Tarihi)
- Oğuzların baş kabilesi adı Kayıg'dır. Doğu kaynaklarının verdiği açıklamaya göre bu kelimenin anlamı "güçlü, kuvvetli"dir. (Türk Sözünün Aslı)
- Tanrı: - Sen hakansın. Ben de hakanım. Bunlar benim kullarımdır, deyince Erlik Tanrıya dedi ki: - Ne olur? Biraz da kullarından bana versene... (Türk Efsaneleri)
- Kazan Türkleri aslen su katılmamış Türktür. Ancak sonraları buralar Moğolların idaresi altına girmiş, o zaman bunlar da "Tatar" adını almışlardır ki bu gün dahi bu adı inatla taşırlar. (Türk Sözünün Aslı)
- Ben kendim Erliğin kamini yere indirmek istedim; fakat muvaffak olamadım. Kuvvetim yok. (Türk Efsaneleri)
- M.Ö. 176'da Hun hükümdarı Çin İmparatoruna şu satırları yazmaktadır: "Göğün yardımı ve zabitlerimin, adamlarımın muharipliği, mükemmel atlarımın kuvvetli olması sayesinde (adamlarımın) Gaot-si kavmini mahveyledi; sonra Lo-lan'ı, Osun'u ve Ho-kut'ları, yanında bulunan 26 ülke ile birlikte herkes mahvedildi, öldürüldü, istilâ edildi. Bu şekilde bütün bunlar Hun oldular..." İşte bu açık ibareden anlamaktayız ki istila edilen, itaat altına alınan kavim, hâkim unsura iltihak eder ve onun adını alarak o kavmin tarihine karışır. (Türk Sözünün Aslı)
- Tarhan da Türk ananesini ve teşkilatını bozan bu yeni dine* karşı gelmek için hanı teşvik ediyordu. (Türk Efsaneleri)
- Kendine güvenmek, benliğini duymak ileri hamle için de gerekli olan şartların başında gelir. Her ileri millet benliğini duyan, üstünlüğünü anlayan millettir. (Türkçülüğün Tarihi)
- Türk'ün muvaffak olmak için sarılmış olduğu ideal milliyetçiliktir. Bunun daha ileri gitmiş şekli de Türkçülüktür. (Türkçülüğün Tarihi)
Yorumlar
0 yorum