Kitap Künyesi

Yazar: Roberto Bolano

Çevirmen: Peral Bayaz

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750739033

Sayfa Sayısı: 784

--reklam--

Vahşi Hafiyeler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Canın sıkkın olduğunda okunacak kitaplar var. Hem de pek çok. Sakin olduğun zamanlar için de bir edebiyat var. Bence bu tür en güzeli. Bir de hüzünlü olduğun zamanlar için bir edebiyat. Ve neşeli olduğun zamanlar için bir başka edebiyat. Bilgiye susadığın zamanlar için de bir edebiyat var. Ve umutsuz olduğun zamanlar için de ayrı bir edebiyat var. Ulises Lima ile Belano’nun üretmek istedikleri edebiyat işte bu sonuncu türden bir edebiyattı.

1975’in son gününde “damardan gerçekçilik” akımının kurucuları Arturo Belano ile Ulises Lima ödünç aldıkları bir arabayla Meksika’dan ayrılırlar. Amaçları, uzun yıllar önce Sonora Çölü’nde kayıplara karışmış gizemli şair Cesárea Tinajero’nun izini bulmaktır. Belano ile Lima’nın kovalamacaya dönüşen arayışları ve sonraki yirmi yıla yayılan maceraları hem yakın dostları hem de dünyanın dört bir yanında yollarının kesiştiği kişiler aracılığıyla aktarılınca ortaya bir kuşağın öyküsü çıkar.

Çağdaş Latin Amerika romanının en önemli örneklerinden Vahşi Hafiyeler, sınırların ve türlerin birbirine karıştığı bir dünyada genç ve şair olmak hakkında: Latin Amerikalı ve sürgün olmak, yaşama ve ölüme olduğu kadar edebiyata da inanmak…

Tıpkı Cortázar’ın Seksek’i gibi çığır açıcı, muhteşem bir eser. İki binli yılların yeni edebî akımları bu eserin açtığı yolu takip edecekler.

- Enrique Vila-Matas

--reklam--

Vahşi Hafiyeler Alıntıları - Sözleri

  • Hər nə qədər tənha və yorğun bir üzgüçü olsam da, deyəsən, reallıq məlumatsızlığımın qaranlıq dənizlərində özünə yavaş-yavaş yol açırdı.
  • Şiirin uçsuz bucaksız deryasında çeşitli akımlar olduğunu ileri sürüyordu: ibnetorlar, ibneler, ibnoşlar, çılgınlar, arkacılar, tekerlekler, şen çocuklar, nonoşlar akımları. Yine de ona göre en önemlileri ibnetorlar ve ibnelerdi. Walt Whitman örneğin, ibnetor bir şairdi. Pablo Neruda ise ibne bir şairdi. William Blake, hiç kuşkusuz, ibnetordu, Octavio Paz ise ibne. Borges nonoş, yani beklenmedik bir anda ibne olabilir, yine beklenmedik bir başka zaman da cinsiyetsiz olabilirdi. Ruben Dario bir çılgındı, gerçekten de çılgınlar şahı ve paradigmasıydı.
  • Şimdi de umutsuzlar edebiyatının öznesi varsayılan umutsuz okuru ele alalım. Ne görüyorsunuz? Öncelikle böyle bir okur ya bir yeniyetmedir ya da olgunlaşmamış, korkak, sinirleri ayakta bir yetişkindir. Werther’i okuduktan sonra intihar eden tipik bir salaktır (nitelememi bağışlayın). İkincisi, kısıtlı bir okurdur. Neden kısıtlı? Çok basit, çünkü umutsuz edebiyattan ya da umutsuzlar için yazılmış edebiyattan, ki ikisi de aynı kapıya çıkar, başka edebiyat okuyamaz. Örneğin, bu kişi ya da böyle bir yaratık Kayıp Zamanın İzinde’yi ya da Büyülü Dağ’ı (ki benim naçizane fikrim, bu kitap huzurlu, sakin, mükemmel edebiyatın paradigmasıdır), hatta listeyi uzatmak istersek Sefiller ya da Savaş ve Barış’ı da bu gruba sokabiliriz, başından sonuna bir çırpıda okuyamaz.
  • Ona yararınız dokunduysa, engellerin hiç önemi yok. Aranız­ da gerçek sevgi varsa gerisi önemli değil
  • "Dişisini fethetmek için gücünü yitirene dek dans eden kuşlar görmediniz mi hiç? Arturo Belano böyleydi işte, kendini beğenmiş ve aptal bir tavus kuşuydu. Ve damardan gerçekçilik benim için tükenene dek yaptığı bir aşk dansı. Ama ben zaten onu seviyordum. Bir kız şiirle tavlanabilir ama ilişki şiirle sürdürülemez. Hatta bütün bir şiir akımı bile yeterli değildir ilişkinin devamı için."
  • "Canın sıkkın olduğunda okunacak kitaplar var. Hem de pek çok. Sakin olduğun zamanlar için de bir edebiyat var. Bence bu tür en güzeli. Bir de hüzünlü olduğun zamanlar için bir edebiyat. Ve neşeli olduğun zamanlar için bir başka edebiyat. Bilgiye susadığın zamanlar için de bir edebiyat var. Ve umutsuz olduğun zamanlar için de ayrı bir edebiyat var. Ulises Lima ile Belano'nun üretmek istedikleri edebiyat işte bu sonuncu türden bir edebiyattı."
  • Dünyada bütün kitaplar okumam için beni bekliyor.
  • Arkadaşlık kendiliğinden gelişiveren muhteşem bir şey!
  • Dünyadaki bütün kitaplar okumam için beni bekliyor...
  • Ve ben acılar içinde kıvranırken, sen Susamış, sıcak kanımla beslenen Vampir gibi, simsiyah ve inatçı.
  • Bazen ben bile kendimi tanıyamıyorum.
  • Her şey karmaşık bir hal alıyor. Dehşet verici şeyler oluyor. Her gece bağırarak uyanıyorum. İnek başlı bir kadın giriyor rüyama...
  • Bakışlarında ancak utku sözcüğüyle nitelenebilecek bir şey gördüm. Utku ama hüzün verici, kaderine razı bir utku, sanki yaşamın değil de ölümün ufak çalımlarına umut bağlamış.

--reklam--

Vahşi Hafiyeler İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Latin Amerika edebiyatının önemli yazarlarından Roberto Bolano’nun “kendi kuşağıma yazdığım bir aşk mektubu” diye tanımladığı başyapıtı Vahşi Hafiyeler. Kitap, ‘damardan gerçekçiler’ adlı bir yeraltı edebiyat grubundaki gençleri ve onların başlarından geçen trajikomik olayları anlatıyor. Otobiyografik unsurları da çokça barındıran eserde aynı zamanda dönemin entelektüel, toplumsal ve siyasi yapısını da aktarıyor Bolano. Romanın ilk bölümünde gençleri kabataslak tanıyor, bohem yaşantılarına tanıklık ediyoruz. Bolano’nun o kadar büyülü bir tarzı ve üslubu var ki, hiç ilgimi çekmeyen konuları bile bir solukta, sayfaları nasıl çevirdiğimi dahi anlamadan, üstelik bayılarak okudum. İkinci bölümde ise birçok farklı anlatıcının anlatımıyla ilerliyor roman ki bu kitabı olağanüstü zengin ve sürükleyici bir metin haline getirmiş. Hem aynı olayların farklı karakterlerdeki yansımalarına, hem bambaşka karakterlerin yaşamlarına birinci ağızdan tanıklık etme şansı buluyor okur. Kitap genel olarak kolay okunan ve akıcı bir üsluba sahip; ama en başından itibaren karakterleri not almanızı muhakkak tavsiye ederim zira çok fazla karakter var ve bunları tanıdığınız zaman roman ilerledikçe inanılmaz keyif alarak okuyorsunuz. Karakterler sanki kendi arkadaş çevrenizmişçesine bağlanıyorsunuz her birine. Çok ama çok severek okudum. Bolano bence hem okunması gereken hem de okuması insana inanılmaz zevk veren bir yazar. Mutlaka okuyun. (İpek Dadakçı)

"Nazik bir davetle damardan gerçekçilik akımına katılmam istendi. Kabul ettim elbette. Katılım merasimi yapılmadı. Böylesi daha iyi." (S.23) Diye başlıyor kitap. Bolano ile tanışma kitabım oldu Vahşi Hafiyeler. Kitap 3 kısımdan oluşuyor. İlk bölüm günlük şeklinde, 2. bölüm bir dolu insanla, yıllar yıllar süresince yapılmış röportajlardan, 3. bölüm ise yine günlüklerin devami şeklinde ve anladığım kadarıyla bu bölümdeki çöl hayati kitaba ismini veren asıl kısım olmuş. Kitabin Seksek'e benzetilmesini anlıyorum çünkü Seksek'i okudugum gibi yine sekerek okudum :)) Önce ilk bölümü okudum, ikinci bolum röportaj kısmına gecince aynı kişilerle farklı yıllarda röportaj yapıldığını farkettim. Bu kısımda kiminle röportaj yapıldığı içindekiler kısmında tek tek yazılmış zaten. Ben buradan aynı kişileri bulup onları pespese okudum. Bu bölümde amaç Damardan Gercekcilik akımını kuran Ulises Lima ve Arturo Belano hakkinda bilgi toplamak. Dolayisiyla bir kişinin örneğin 1976 yılında ne söylediği ile 1992'de ne söylediğini ardı sıra okumak bana daha iyi geldi. Bu bölümde yaklasik 40 kişi var. Bazıları sadece birkaç cümle söylemiş. Bu kişilerin kim olduğunu anlamak için yapılacak en mantıklı şey "The Savage Detectives wiki eng" yazıp buradan karakterleri okumak bence! Şimdi okusam 3. bölümü 1. bölümün peşinden okuyup sonra 2.bölümü okurdum. Ilk bölüm bir yolculuk başlangıcı ile biterken, 3.bölüm Sonora Çölü'nde maceraya dönüşmüş ve bu bölümdeki Meksikali çizimler kitaba eglence katmış. Bolano'nun dili Cortazar'dan daha anlaşılır ve onun kadar kasvetli değil. Çok büyük bir beklentim olmadığı için de beni çok şaşırtan bir kitap olmadı. 2666'yi da bu ay okuyacağız ve sanirim o zaman Bolano hakkinda biraz daha fikir sahibi olabilirim. Şimdilik nötr kaldım:)) Göz korkutacak bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Herkese keyifli okumalar dilerim. (Öylesine bir okur)

İnceleme: Vahşi Hafiyeler - Roberto Bolaño “Canın sıkkın olduğunda okunacak kitaplar var. Hem de pek çok. Sakin olduğun zamanlar için de bir edebiyat var. Bence bu tür en güzeli. Bir de hüzünlü olduğun zamanlar için bir edebiyat. Ve neşeli olduğun zamanlar için bir başka edebiyat. Bilgiye susadığın zamanlar için de bir edebiyat var. Ve umutsuz olduğun zamanlar için de ayrı bir edebiyat var. Ulises Lima ile Belano’nun üretmek istedikleri edebiyat işte bu sonuncu türden bir edebiyattı.” Çağdaş Latin edebiyatının ustalarından Roberto Bolaño’nun sınırların ve türlerin birbirine karıştığı bir dünyada genç ve şair olmak, Latin Amerikalı ve sürgün olmak ile yaşama ve ölüme olduğu kadar edebiyata da inanmak üzerine kaleme aldığı romanı Vahşi Hafiyeler' in konusu şöyle: 1975’in son gününde “damardan gerçekçilik” akımının kurucuları Arturo Belano ile Ulises Lima ödünç aldıkları bir arabayla Meksika’dan ayrılırlar. Amaçları, uzun yıllar önce Sonora Çölü’nde kayıplara karışmış gizemli şair Cesárea Tinajero’nun izini bulmaktır. Belano ile Lima’nın kovalamacaya dönüşen arayışları ve sonraki yirmi yıla yayılan maceraları hem yakın dostları hem de dünyanın dört bir yanında yollarının kesiştiği kişiler aracılığıyla aktarılınca ortaya bir kuşağın öyküsü çıkar. Romanın olay örgüsü ve konusu yalın.  Anlatımı akıcı. Anlaması kolay fakat bazen bazı ayrıntılar sıkıcı gelebileceğinden okuma hızı düşebiliyor. Kitapta çok etkileyici ve unutulmaz büyük olaylar yok. Sıradan hayatlar, önemli önemsiz küçük durumlar ve olaylar var. Bol bol günlük hayat kesitleri, silik yaşamlar, edebi göndermeler ve isimler, aşk ve seks... Bu yüzden de bu kadar kalın bir kitaptan eminim benim aklımda kalacak olanlar yalnızca şunlar olacaktır: Jack Kerouac' un Yolda romanı ile Julio Cortazar'ın Seksek romanına benzettiğim bir kitap olması, ülkelerin arasında bir sınır yokmuşçasına Latin Amerikalı ve Meksikalı genç şair ve yazarların bir arada bulunması, edebiyata gönül vermiş, inanmış gençlerin günlük hayat mücadelesiyle sanattan daha çok meşgul olmak zorunda kalması, " damardan gerçekçi akım", şiir yazmaya çalışan ama yitip giden genç kadınlar, hatta kaybolup giden bir genç kuşak... Edebi nitelikli kitaplar okumaya alışkın olmayan büyük bir okuyucu kitlesinin okuyamayacağı bir kitap olduğunu da eklemeliyim. (Öznur Düzgün)

--reklam--

Vahşi Hafiyeler PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Roberto Bolano - Vahşi Hafiyeler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Vahşi Hafiyeler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Roberto Bolano Kimdir?

Şili'nin Santiago kentinde doğdu. Çocukluğu Los Angeles, Valparaiso, Quilpe, Viña del Mar gibi kentlerde geçti. On üç yaşında ailesiyle birlikte Meksika'ya yerleşti. Yeniyetmelik yıllarını Meksika Kent Kütüphanesi'ne kapanıp okuyarak geçirdi.

1973 yılında Salvador Allende'nin sosyalist reform sürecine katılmak için neredeyse bütün Latin Amerika'yı kat ederek Şili'ye gitti. Pinochet'nin darbesinden sonra direnişe katılmaya karar verdi, ancak kısa sürede tutuklandı. Sekiz gün tutukluluktan sonra eski okul arkadaşı bir polis yardımıyla serbest kaldı. Meksika'ya döndü ve (Vahşi Hafiyeler'deki Ulises Lima karakterine model olan) yakın arkadaşı şair Mario Santiago Papasquiaro ile "Infrarealist şiir hareketi"ni başlattı. Daha sonra Bolaño, şiirden çok düzyazıda yoğunlaştı.

1977 yılında Katalunya'ya, annesinin yanına yerleşti. Edebiyat yarışmalarına katılarak yaşamını kazanmaya başlamadan önce çeşitli işlerde (yazları bağbozumu, gece bekçiliği, bulaşıkçılık, satıcılık) çalıştı. İlk romanları 40 yaşında basılmaya başladı. 90'lı yıllarda şansı döndü. Vahşi Hafiyeler romanıyla Herralde Ödülü'nü (1998) ve Latin Amerika'nın Nobel'i olarak görülen Venezüella, Romulo Gallegos Ödülü'nü (1999) kazandı. Ölümünden bir yıl sonra 2004'te, 2666 adlı romanıyla İspanyolca yazılmış en iyi romana verilen Salambó ödülüne layık görüldü. Barselona'da 2003 yılında, elli yaşında karaciğer rahatsızlığından öldü. Metis Yayınları başta Estrella distante (Uzak Yıldız, 1996) ve Putas asesinas (Katil Fahişeler, 2001) olmak üzere yazarın eserlerini yayımlamaya devam edecektir.

--reklam--

Roberto Bolano Kitapları - Eserleri

  • 2666
  • Uzak Yıldız
  • Katil Orospular
  • Tılsım
  • Lümpen Roman
  • Mösyö Pain
  • Vahşi Hafiyeler
  • Gerçek Bir Polisin Çilesi

--reklam--

Roberto Bolano Alıntıları - Sözleri

  • Ama kitap okurken, yararlı bir şey yaptığımı biliyordum. Önemli olan buydu. (2666)
  • Özel yürekler onca sevgiyi, rasgele ele geçirilmiş onca mükemmelliği kaldıramazlar. (Katil Orospular)
  • Kadınlar sevişirken söylediklerini her zaman dikkatle dinle, Max. Konuşmuyorlarsa, tamam, o zaman dinleyecek bir şey yok, düşünmen de gerekmeyecek, ama eğer konuşurlarsa , fısıldiyor olsalar bile, her sözcüğü dinle ve üzerinde düşün. Ne dediklerini düşün, ne demediklerini düşün, söylediklerin gerçekten ne anlama geldiğini anlamaya çalış. (Katil Orospular)
  • Bizler güçsüz ve yorgun varlıklardık. (Lümpen Roman)
  • Aşk "iyi"yi getirmez. Aşk her zaman daha "iyi"yi getirir. (Tılsım)
  • Ne yazık ki güzellikleri ancak tatlarını çıkaramayacağımız korkunç zamanlarda fark ederiz (2666)
  • Ne zaman tam anlamıyla yalnız olduğumuzu biliyor musun? dedi. Kalabalıkların arasındayken, dedim onu dinlediğimi, demek istediğini anladığımı göstermek için. Ama Hayır, kalabaliklarda değil, bu kadarcığını akıl etmeliydim, ölümde, dedi. Meksika 'da insanın tek yalnızlık ânı ölüm. (Katil Orospular)
  • "Ölüm aşktır. . (Uzak Yıldız)
  • O zaman derin bir nefes alıyor, tereddüt ediyor, zihnimi boşaltıyor ve şöyle diyordum: Kehanetlerim şunlar. Vladimir Mayakovski 2150 yılına doğru yine popüler olacak. James Joyce, 2124'te Çinli bir oğlan olarak yeniden doğacak. Thomas Mann, 2101'de Ekvadorlu bir eczacı olarak karşımıza çıkacak. Marcel Proust için 2033 yılı uzun sürecek kasvetli bir unutuluşun başlangıcı demek. 2089'da bazı kütüphanelerden Ezra Pound'un kitapları kaldırılacak. Vachel Lindsay 2101'de halkın şairi olacak. 2045'te varoşlarda Cesar Vallejo okunacak. 2045'te varoşlarda Jorge Luis Borges okunacak. 2101'de Vicente Huidobro kitlelere hitap etmeye başlayacak. Virginia Woolf, 2076'da Arjantinli bir roman yazarı olarak yeniden doğacak. Louis Ferdinand Celine 2094'te arafa girecek. 2101'de herkes Paul Eluard okuyacak. Metempsikoz: Şiirde ruh geçişmesi. Şiir yok olmayacak. Karşı-gücü başka şekillerde kendini dışa vuracak. Cesare Pavese 2034'te Gözlemcilerin Koruyucu Azizi ilan edilecek. Pier Paolo Pasolini 2100'de Kaçakların Koruyucu Azizi ilan edilecek. 2167'de Giorgio Bassani mezarından çıkacak. Oliverio Girondo 2099'da çocuk kitapları yazarı olarak yerini bulacak. Roberto Arlt'ın bütün eserleri 2102'ye kadar sinemaya uyarlanacak. Adolfo Bioy Casares 2105'te bütün eserlerinin beyaz perdeye uyarlandığını görecek. Arno Schmidt, 2085'te kendi küllerinden doğacak. Güney Amerika'nın varoşlarında, 2101'de yeniden Franz Kafka okunacak. 2098'de Rio De La Plata bölgesinde Witold Gombrowicz iade-i itibarın tadını çıkaracak. Paul Celan 2113'te küllerinden yeniden doğacak. Andre Breton 2071'de aynalar aracılığıyla geri dönecek. Son okuyucusu 2059'da ölen Max Jacob'u bir daha kimse okumayacak, yani son okuru da ölecek. Jean-Pierre Duprey'i 2059'da kim okuyacak? Gary Snyder'ı kim okuyacak? Ilarie Voronca'yı kim okuyacak? Bunlar kendime sorduğum sorular. Gilberte Dallas'ı kim okuyacak? Rodolfo Wilcock'u kim okuyacak? Pierre Unik'i kim okuyacak? 2059'da Şili'de bir meydana Nicanor Parra'nın heykelini dikecekler. 2020'de Meksika'da bir meydana Octavio Paz'ınkini. Onlardan biraz daha küçük bir Ernesto Cardenal heykeli de 2018'de Nikaragua'daki bir meydana konacak. Ama bütün bu heykeller ya Tanrı’nın müdahalesi ya da dinamitin gücüyle, er geç, Heine'nin heykeli gibi yıkılacak. Bu yüzden sizin yerinizde olsam, dikilen heykellere pek güvenmezdim. Carson McCullers'ı 2100'de de okuyacaklar, ama Alejandra Pizarnik, aynı yıl son okuyucusunu da yitirecek. Alfonsina Storni 2050'de ya kedi ya da ayıbalığı olarak yeniden dünyaya gelecek, hangisi olacak, emin değilim. Anton Çehov'un durumuysa biraz farklı: 2003'te yeniden doğacak, 2010'da yeniden doğacak, 2014'te yeniden doğacak. 2081'de bir kere daha belirecek. Sonra, ondan bir daha haber alınamayacak. 2017'de Alice Sheldon kitlelere hitap edecek. Alfonso Reyes 2058'de kesin olarak öldürülecek ya da öyle sanacaklar, ama aslında katillerini öldüren Reyes olacak. Marguerite Duras 2035'te bile, binlerce kadının sinir sisteminde yaşamayı sürdürecek. (Tılsım)
  • Başta hemen herkes iyidir fakat en nihayetinde herkes kötüdür. (Lümpen Roman)
  • Bizi yararsız şeyleri kullanmaya zorluyorlar ve bu nesnelerin amaçları hayat standardımızı yükseltmek değil, insanlar onları moda veya statü sembolü oldukları için kullanıyor. (2666)
  • Ardından şimdi yaptığım gibi geçmişimi düşünmeye başladım. Tarihleri düşünürken varsayımsal çaresizliğimin duvarları yavaşça parçalandı ve gölün dibinden yükselen görüntüler geldi gözümün önüne, onların güneşin veya ayın aydınlatmadığı o acınası su kütlesinden çıkmalarına kimse engel olamazdı ve zaman rüyalarda olduğu gibi kendi içine kapandı. (Tılsım)
  • “... kendilerini toparlama şansı bulamamış olan şehirlere yapılan ani yolculukların sonucunda oluşan fenomene jetlag deniyordu ve kaynağı , sizin yorgunluğunuz değil siz oraya gitmezseniz hala uyuyor olacak insanların yorgunluğuydu. “ (2666)
  • İnsanoğlu her şeye alışır. (Tılsım)
  • Ve ben acılar içinde kıvranırken, sen Susamış, sıcak kanımla beslenen Vampir gibi, simsiyah ve inatçı. (Vahşi Hafiyeler)
  • Aşka olumlu bakmıyordum. Referans noktası televizyon dizileri ve kimi küçük kızların çoktan unutulmuş fısıldaşmaları olan tutku dolu ilişkilere olumlu bakmıyordum. Bazen tüm hayata olumsuz bakıyordum. (Lümpen Roman)
  • Şiirin uçsuz bucaksız deryasında çeşitli akımlar olduğunu ileri sürüyordu: ibnetorlar, ibneler, ibnoşlar, çılgınlar, arkacılar, tekerlekler, şen çocuklar, nonoşlar akımları. Yine de ona göre en önemlileri ibnetorlar ve ibnelerdi. Walt Whitman örneğin, ibnetor bir şairdi. Pablo Neruda ise ibne bir şairdi. William Blake, hiç kuşkusuz, ibnetordu, Octavio Paz ise ibne. Borges nonoş, yani beklenmedik bir anda ibne olabilir, yine beklenmedik bir başka zaman da cinsiyetsiz olabilirdi. Ruben Dario bir çılgındı, gerçekten de çılgınlar şahı ve paradigmasıydı. (Vahşi Hafiyeler)
  • "İronikti ,zehirliydi ,zarifti" (Uzak Yıldız)
  • “ ‘Deliriyorsun’ dedi. Bunun iyi mi yoksa kötü bir şey mi olduğunu sordum. Deliliğin tahammül edilemez bir acıdan kaçma yöntemi olduğu olağanüstü durumlar hariç her zaman kötü olduğunu söyledi. Ve işte o zaman belki de tahammül edilmez bir acı çektiğimi söyledim ama onun birşey söylemesine fırsat vermeden sözümü geri aldım. ‘İyiyim. Tahammül edilemeyecek acı yoktur. Delirmedim.’ “ (Lümpen Roman)
  • Artık yakınlık diye bir şey olmadığını biliyorum. Birilerinin gözleri her zaman kapalıdır. Biri görürken diğeri görmez. Diğeri görürken öteki görmez. (Lümpen Roman)