Kitap Künyesi
Yazar: Osman Aysu
Yayın Evi: Ephesus Yayınları
İSBN: 9786055358877
Sayfa Sayısı: 495
--reklam--
Vahşi Tutku Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sıradan, kendi hallerinde yaşayan ama birbirlerini hiç tanımayan masum insanlardı onlar. İçinden çıkılması çok zor ve kabusa dönüşecek yaşamları, düşüncelerinde asla yer almıyordu.
Oysa onların hayal bile edemeyecekleri ortak bir celladı vardı... Beyin cerrahı olan İdil Korcan, Amerika'dan İstanbul'a karanlık ilişkilerle iç içe yaşayan ağabeyi İzzet Korcan'ın yanına dönmüştü. Geldiği yerde engellenemeyen bir ihtirasla yapmış olduğu ameliyat, onun hekimliğinin de sonu olmuştu. Kadınsı güzelliğinin ve karşısındaki her erkeği tahrik edebileceğinin öz güveniyle, İdil herkese emretmeye alışmıştı. Bu çılgın doktorun tek amacı vardı. Sınır tanımayan iğrenç tutkusuyla avladığı ve avlattırdığı insanları kobay olarak kullanmak...
Akıllara durgunluk veren bu vahşi istek, ağabeyinin dev cüsseli fedaisi Tayyar tarafından, günahsız insanların yer altında inşa edilmiş gizli kliniğe zorla getirilmesi ile devam ediyordu. Adeta bir felaket tüneli olan bu klinikte, hiç umulmadık birinin ruhen değişime uğraması ile birlikte, yaşanan korkunç olayların seyri bir anda çok farklı bir yol izlemeye başladı.
Acaba izlenen yol kaderleri ortak olan bu insanları kurtarmaya yetecek miydi?
--reklam--
Vahşi Tutku Alıntıları - Sözleri
- "Galiba kaderden kaçılamıyordu."
- Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu.
- Galiba kaderden kaçılamıyordu.
- Acaba insan kendi kaderini tayin edebilir miydi?
- Para ihtiyacı vicdanını bile çürütmüştü.
- Hiç hoşlanmıyordu bu ani ve gelip geçici sıkıntılarından.
- Bir sevgilinin aşkını ifade etmesi için kalıplaşmış kelimeler kullanmayı gerekli görmüyordu. Duygular, istekler, beğeniler pekâlâ davranışlar, jestler, bakışlarla da anlatılabilirdi.
- Fakat ortalıkta bir gerçek vardı. Onu unutamıyordu bir türlü.
- Aşk denilen şey laftı.
- Bütün erkekler aptal, diye geçirdi içinden. Hele o erkek, yalan söyleyen kadına âşıksa...
--reklam--
Vahşi Tutku İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yine bir Osman Aysu kitabı yorumu ile çıktım karşınıza. Mütareke Yıllarında Aşk'tan sonra ikinci iyi kitabı oldu benim gözümde bu kitap. Çok akıcı ilerledi. Genel olarak kitapları yalın bir dille yazan yazarın çoğu kitabı akıyor. Fakat bazı hususlar kitapta beni geri itip puan kırmama sebep oldu. Mütareke Yıllarında Aşk kitabıyla tanımıştım bu yazarı ve ondaki durumu diğer kitaplarında pek göremedim. Sürekli cinsellik ön planda ve bu durum beni fazlasıyla rahatsız etti. Konunun sonunda da değineceğim o yüzden önce konuya geçelim... Konusu: İdil Korcan isimli beyin cerrahın imkansızı arzulaması ile her şey başlıyor. Abisi İzzet Korcan, kardeşinin yoğun ihtirası karşısında sessizce her dediğini yapıyor, maddi ve manevi destek çıkıyordu. İdil isimli bu genç kadın küçük yaşta annesi ve babasını kaybetmiş ve abisi vesileyle Amerika Boston Üniversitesi Tıp Fakültesinde okumuştu. Okulunu başarı belgeleri, sertifikalar ve dereceyle bitirmiş. Mesleğini icra ederken yaptığı çılgınca bir hadise sonucu meslekten men edilmişti. Garip tutkusunu bırakamayan İdil, Türkiye'ye gelir gelmez şehrin merkezinden çok uzakta, eski bir fabrikanın bodrum katında gizli bir klinik kurar. İçinde dört tane ameliyathane ve bir sürü hasta odası bulunur. Beyin Nakli yapmaya çalışan İdil, bu uğurda ilk İpek Koyuncu isimli genç bir bayanı tam tatile gidecekken kaçırır. Sonrasında askerliği yeni bitmiş bir genç, arkadaşı vesilesi ile İstanbul'da küçük bir pastanede çalışmaya başlamış ve kan davası yüzünden Rize'den tamamen uzaklaşmıştı. Bunu fırsat bilip İstanbul gibi bir yerde hiç tanıdığı olmadığını fark edip ikinci kobay olarakta onu aldılar. Mustafa Yıldız'ı. Bu kobayları toplayan Tayyar (İzzet Korcan'ın fedaisi), para ihtiyacı olan bir başka adamı kullanır. Doktor'un tutkusu yüzünden küçük bir mezarlık yapılır arka bahçeye. Ve acilen kobay ihtiyacı olan İdil, Tayyar'a haber verir ve Tayyar, Nurten ile Serhat çiftini kaçırır. Derken olaylar iyice karışır. İşe Adnan Sayılgan isimli bir şirket sahibi dahil olur ve o da bir anda sırra kadem basar. Bunun yanı sıra İdil'in diğer kurbanı olma kaderini paylaşan kalp doktoru Gökhan Tan da kısa sürede olaya karışır. Genel hatlarıyla konu bu şekilde. Gelelim olumsuz yöndeki eleştirilerime... Bir Osman Aysu kitabı olduğu için yine cinsellik fazlasıyla vardı ve bu beni çokça rahatsız etti. Ayrıca sürekli İdil'in aşırı güzel fiziği ve şeytanlığı bahsediliyordu. İdil geçen çoğu sayfada abisinin fedaisi Tayyar şeytan, Dr. Gökhan Tan da aşırı şehvetli olduğundan bahsediyordu. Ana karakteri boğasım geldi. Bir de yazar sürekli dış güzelliği vurgulayıp her şeyin ondan ibaret olduğunu savunduğunu her satırlarında hissettiriyor. (Kader Doğan)
Sıradan kendi hallerinde hayat mücadelesi veren, birbirinden farklı hayatlar yaşayan, farklı statülerde 5 insan... Meslekten ihraç edilmiş Doktor İdil' in akıllara durgunluk veren vahşi tutkusunun kurbanı olacak... Onlar artık, inkansız bir deneyin kobayları... Zorla kaçırıldıkları hastahane hücresinde kaçınılmaz sonlarını bekliyorlar... Birisi hariç... Beden eğitimi öğretmeni ve yakın dövüşte usta Serhat, kendisinin ve nişanlısının kurtulması için insanüstü bir mücadeleye giriyor. . Tüm bu olanlardan habersiz Dr. Gökhan, sevgilisi İdil ile evlilik hayelleri kuruyor. Ancak bir süre sonra ondaki gizemi çözmek isterken ölümle yüzyüze gelen Gökhan ve dört deneğin kaderi artık dev koruma Tayyar 'ın elinde.. . Dr. İdil' in akıl almaz deneyi neydi? Tüm bu masum insanları nasıl bir son bekliyordu? Sonradan vicdana gelen Tayyar, gidişatı nasıl etkileyecekti? Tüm bu sorularımızın cevabı ve fazlası eserimizde der ilgililerine şimdiden keyifli okumalar ederim Kitapla Kalın (Deniz Kart)
Osman AYSU, eserlerinin tamamı baştan sona sürükleyici konu seçimi usta dil bilgisi eseri hakkında önceden hazırlığı ile muhteşem yapıtlara imza atıyor her eseri apayrı güzel Vahşi Tutku bir klinikte şeytanın aklına gelmeyecek işlerin yapıldığına şahit olacağınız enfes eser. #KitapŞuuru (fatih oğhan #KitapŞuuru)
--reklam--
Vahşi Tutku PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Osman Aysu - Vahşi Tutku kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Vahşi Tutku PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Aysu Kimdir?
Osman Aysu, Türkiye’de polisiye-gerilim türünde romanları ile en bilinen yazarlardan biridir. İstanbul’da doğmuş ve İstanbul’da büyümüştür. Soyu Osmanlı’dan gelen ailesi de 3 asırdan beri İstanbul’da yaşamaktadır. İlk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlayan yazar üniversite eğitimini de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam ettirmiştir.
Öğrenimini tamamlayan yazar, uzun süre avukatlık mesleğini icra etti. Bu sürede Mike Hammer ve Philip Marlowe gibi yabancı polisiye roman yazarlarının eserlerinin müdavimi olan yazar, yerli polisiye roman bulamamanın sıkıntısını yaşamıştır.
1955 yıında Haydarpaşa Lisesi'ni tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1961 yılında mezun olmuştur. 1972’de başlayarak altı yıl kadar serbest avukatlık yaptıktan sonra ilk kitabını 1994 yılında yayımlamıştır.
Sorumluluk sahibi bir Türk olarak yabancı kaynaklara mahkûm kalmamak için suç edebiyatını ele almayı gerek görmüştür. Bu süre zarfında beş altı polisiye roman yazmıştır. İlk kitap taslağından birini okuyan eşinin tavsiyesi ile kitaplarını yayınlatmaya başlamıştır.
Tüm eserleri mesleğinin ve merakının da etkisi ile suç edebiyatından olmuştur. Eserlerinde akıcılık özelliğine önem veren yazar, bunun okurun sıkılmadan kitabı okuyabilmesi, yarıda bırakmadan merakla kitabın sonuna gelebilmesi için önemli olduğunu düşünür. Yazar sezgilerinin de etkisi ile gerek yaşanılan ya da gelecekteki olayları tahmin ederek eserler yazabildiğini dile getirmektedir. Buna örnek olarak Cellât kitabını gösterir. Susurluk kazasının başka bir görünümü olduğunu iddia eder ve yaşadığı çağın olaylarını dikkatle gözlemleyen her insanın, çevresinde neler olup bittiğini ve yakın gelecekte neler olabileceğini kolaylıkla kestirebileceğini söyler.
Türkiye’de polisiye-gerilim romanlarının öncüsü sayılan yazar günümüze kadar birçok eser üretmiştir. Bu eserler ile kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil eder. Yazarın kitaplarının başlıca karakterlerini dedektifler, casuslar ve ajanlar oluşturur.
Yazar, günümüzde daha ince hesaplanmış olayları ve suçları içeren, psikoloji ağırlıklı polisiye romanlarını yazmaya devam etmektedir. Yazar, eserlerindeki bu sıçrayışı ?birinci kategori eser yazma? olarak tanımlar.
Gençliğinde gazeteci olmak isteyen yazar, muhabirliğin yazarlık için ön aşama olduğunu düşünür. Polis muhabirlerinin, mesleklerindeki gözlemleri ve deneyimleri ile ileride iyi bir polisiye yazarı olabileceklerini söyler.
--reklam--
Osman Aysu Kitapları - Eserleri
- Çıkış Yok
- Kayıp
- Casus
- Soğuk Taşlar
- Kanlı Tutku
- Kartopu
- Tavşan Uykusu
- Devlet Sırrı
- Bıçak Sırtı
- Kutsal Resim
- Bir Aşk Masalı
- Yalıdaki Sır
- Travma
- Sır
- Kanlı Rüya
- Çöl Akrebi
- Kayıp İncil
- Kanlı Pazar
- Çifte Tehlike
- Kerpeten
- Sınır Ötesi
- Gölgede Kalan Sırlar
- Bir Beyazperde Masalı
- Özgürlük Tuzağı
- Ölüm Meleği
- Cinayet Sancısı
- Elissa
- Doğum Günü:15 Aralık
- Kapan
- Cennete Açılan Kapı
- Vahşi Tutku
- Gece Baskını
- At Kuyruklu Adam
- Ahtapotun Kolları
- Karanlıklar Hakimi
- Mütareke Yıllarında Aşk
- Taş Plak
- Tehlikeli Cazibe
- Miras
- Güvercin Kayalıkları
- Sahte Ajan
- Ölüm Oyunu
- Yedinci Uzman
- Aşk Oyunu
- Korku Evi
- Cellat
- Şeytanın Maskesi
- Ay Işığı
- Londra-Moskova Hattı
- Büyük Hesaplaşma
- Uzun Gece
- Şantaj
- Kurt Sığınağı
- Yazar ve Aşkı
- Küçük Tatlı Kız
- Yanık Yüz
- Sessiz Çığlık
- Karadul
- Karla Gelen Adam
- Mor Salkımlı Köşk 1
- İktidar Merdiveni
- Leoparın İzleri
- Karanlık Zeminde Pembe Noktalar
- Tamara'nın Gözyaşları
- Sınırların Ötesinde
- Osman Hilmi Efendi'nin Laneti
- Şok Dalgası
- Sır Duvarları
- Odak Noktası
- Lenin'in Mangası
- Mavi Beyaz Rapsodi
- Nikahta Keramet Vardır
- Kargaların Çığlığı
- Puslu Anılar
- Yüreğimde Yare Var
- Havyar Operasyonu
- Sorguç
- Kuşku Zinciri
- Nemrut'un Gazabı
- Karanlıkta Fısıltılar
- Kuş Kafesi
- Önce Aşk
- Sevdim Bir Genç Kadını
- Terörün Gölgesinde
- Tutkunun Esiri
- Saklı Gerçek
- Darbe
- Fidye
- Kuşkunun Ötesi
- Mor Salkımlı Köşk 2
- Sönmeyen Ateş
- Tilkiler Savaşı
- Bir Hadise Var - Can İle Canan Arasında
- Ölü veya Diri
- Mönüde Komplo Var
- Türk Gramerinin Sorunları Toplantısı
--reklam--
Osman Aysu Alıntıları - Sözleri
- Romantik çağdan kalma gibisiniz. Şövalye ruhlu, soylu, her zaman kadınları korumayı görev sayan, kibar ve ince biri... (Havyar Operasyonu)
- "Kin mi, nefret mi, pişmanlık mı, yoksa bir türlü koparıp yüreğimden atamadığım sevgi miydi?" (Önce Aşk)
- Fakat hayal gücü ona ihanet etmişti (Çıkış Yok)
- Sanırım aşk denen şey buydu; insanın kimyasının değişmesi, bilinçsiz bir heyecana kapılması, onu görünce feleğini şaşırması gibi bir şey. (Yalıdaki Sır)
- Pek çok sevgide olduğu gibi, duygular tek taraflı kaldığı sürece, sonunda içteki ateşin sönmeye mahkûm olduğunu genç kız da biliyordu. (Özgürlük Tuzağı)
- Niye bu yaşa kadar evlenmediniz?" diye sordu damdan düşer gibi. Gülümsedim. "Beni yeni tanıyan çoğu insan bu soruyu sorar. Herhalde kısmet meselesi. Belirli bir nedeni yok. Zahir aklımı başımdan alacak birine henüz rastlamadım." (Bir Aşk Masalı)
- " Cami yıkılsa bile mihrap yerinde kalır derlerdi..." (Bir Beyazperde Masalı)
- Sen bir vatan hainisin ve ülkene ihanet ettin. Cezanı yasaların vermesini isterdim ama seni vurmaktan hiç vicdan azabı çekmeyeceğim. (Tamara'nın Gözyaşları)
- Şu erkek milleti çok aptaldı; bazen en basit gerçekleri göremezdi. (Karanlıklar Hakimi)
- Gençtim, ailemden intikal eden büyük bir servetin sahibiydim ve çok da yakışıklıyım. Etrafımda yüzlerce güzel kadın cirit atıyordu... Benim yaşımdaki bir gencin sahip olmayı hayal bike edemeyeceği gayrimenkullerim, şirketlerim, Boğaz'da nefis bir yalım, Akdeniz sahillerinde üç yazlığım ve bankalarda torunlarımın çocuklarına dahi rahat bir hayat sağlayacak nakitim vardı. Ama ben mutlu değildim... Ölmek istiyordum... (Ölüm Meleği)
- "İhanet affedilmez." (Soğuk Taşlar)
- "Güzel görünmek arzusu bir kadının kendisine olan saygısından kaynaklanırdı." (Güvercin Kayalıkları)
- Alabildiğine karanlık ve korkunun sessizliği kaplamıştı etrafı. Tıpkı o uğursuz gece de olduğu gibi... (Bıçak Sırtı)
- "Şüphe insanı olmayacak kuşkulara sürüklüyordu." (Çöl Akrebi)
- “Affedersiniz” diye mırıldandı Evelyn “Yaranızı deşmek istemezdim” "Önemli değil, Miss Joyce. Yaramı deşmediniz , çünkü o yara içimde daima kanıyor ve ben ölünceye kadar da kapanmayacak.". (Kartopu)
- Zira hic bir fani ilahîyane yasamayacaktir,zira ölüm tabiatın kaçınılmaz sonucudur (Yalıdaki Sır)
- "Bazen en güvendiğimiz kişiler bile bizi yanıltabilir." (Soğuk Taşlar)
- Bu yeni hayatına alışmak zorunda olduğunu gayet iyi biliyordu. (Vahşi Tutku)
- Ne de olsa yaşım itibarıyle eski kafalı bir adamdım, Genç kızların rahatlık kisvesi altında moda diye sürdürdükleri erkeğimsi giyim kuşamlarından nefret ediyorsun. Kadınlara Has Zarafet artık tarihe karışmıştı Belli ki (Malesef) (Karanlık Zeminde Pembe Noktalar)
- Yapacağı isten nefret de etse , bu kadını öldürmeliydi. (Kapan)
Yorumlar
0 yorum