Kitap Künyesi

Yazar: Nikolay Ostrovski

Çevirmen: Attila Tokatlı

Orijinal Adı: Как закалялась сталь

Yayın Evi: Oda Yayınları

İSBN: 9753852436

Sayfa Sayısı: 285

--reklam--

Ve Çeliğe Su Verildi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Nikolay Ostrovski bir yazıncı değil, hiç eksiksiz bir devrimcidir. Katılıp kendi çapında güç verdiği devrim yaratmıştır onu. O da, devrime ve halka karşı duyumsadığı borçluluğu, kızıl orduda yaşadıklarını, deneyim ve algılama birikimlerini romanlaştırarak ödemeye çalışmıştır. Yani onu devrim bir yazıncı yapmıştır. Kitabı yayınlanır yayınlanmaz ülkesinin sınırlarını aşmış, hemen Avrupa dillerine çevrilmiştir. Dahası Andre Gide ve Romain Rolland gibi Avrupa yazının devleri başarısını kutlamak için ona koştular. Kendisi devrimin yapıtı olan Ostrovski, dünya devrimcilerine bir armağan olarak bıraktı romanını...

--reklam--

Ve Çeliğe Su Verildi Alıntıları - Sözleri

  • “İstersen yüz yıl yaşa ve durmadan oku, gene de öğreneceğin çok şey kalıyor...”
  • “İstersen yüz yıl yaşa ve durmadan oku, gene de öğreneceğin çok şey kalıyor...”
  • Evet, yaşamak gerekiyordu, beklemeden, bir an önce yaşamak…
  • Başıma çöken felaketle geride kalayım diye ölmedi çocuklarım.
  • İstersen yüz yıl yaşa ve durmadan oku, gene de öğreneceğin çok şey kalıyor...
  • Karnı tok,sırtı peklerle aç insanlar aynı türküyü dinlemez!
  • "Yasaklanmış kitap ne demek ?" "Yasak kitap demek siyaset demekmiş , öyle diyorlar." "Siyaset mi ? Peki o neyin nesi oluyormuş ?" "Şeytan bilir ne olduğunu ama diyorlar ki , eğer her kim Çar'a karşı çıkarsa siyasete bulaşmış olurmuş." "Üff be , desene böyle yürekli adamlar da var !"
  • Tutkunun sevincini de tatmıştı o, kaybedişin dehşetini de.
  • Hayat dayanılmaz hale gelince de yaşamasını bileceksin.
  • “Hayat denen orospuyu yenmek için ne yaptın? Ne yaptın kırmak için bu demirden çemberi? “ Ve hüzünle cevap verdi kendine: “ Bu sefer her şeyi yaptım.”
  • Birbirine kardeşçe bağlı,atılgan bir sınıf gerekli bize…
  • Son kararı ekmek ve odun verecekti.
  • “İstersen yüz yıl yaşa ve durmadan oku, gene de öğreneceğin çok şey kalıyor...”
  • Son kararı , ekmek ve odun verecekti…
  • Ne çıkar yani? İşitirlerse işitsinler... Nasıl olsa çekip gideceğim buralardan!... Bu namussuz alayının ortasında, bu mağarada kakılıp kalmaktansa, gider yollarda kar temizlerim daha iyi. Hepsinin cebi parayla dolu bak. Bizi yük hayvanı yerine koyup kızları satıyorlar. Direnen bir kıza çattılar mı kapı dışarı ediyorlar gözlerini kırpmadan. Ne yapabilir sonra o kız? Nereye gider? Bütün bunları bir güzel hesap etmiş aşağılık köpekler: İşe aldıkları kadınlar daima, ya mülteci, ya evsiz, ya öksüz takımdan. Aç kalmadıkça kim satar kendini bir lokma ekmek için? Açlığa ve yoksulluğa güveniyor bu alçaklar!...

--reklam--

Ve Çeliğe Su Verildi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap çok sürükleyici ilerledi. Zamanınız var ise bir günde bitecek bir kitap. O döneme dair ait bir bakış açısı, bir hayat bana göre bu kitap. Zaten büyük bir kısmı yazarın kendi hayatından. Kitabın sonunda ben şahsen ağladım. Ve bence o dönemi anlatmakla beraber çok güzel bir mesaj içeriyor. Mutlaka okunmalı. (Merve)

"YERYÜZÜ LANETLİLERİ , KALKIN AYAĞA!!..": Devrim aydınlık ufuklar ister. Hep biraz daha ötesini görmeye sevdalıdır. Devrim direnç ister, azim ister, inat ister. Devrim inanç ister güzel günlerin geleceğine dair. Işsizliğe, yokluğa, sefalete ,diktatörlüğe karşı; "Ekmek, barış, özgürlük!" hayallerinin yeşerdiği bir Ekim fırtınasında savrulmadan dik durabilecek yürek ister. Çaresizliğinden güce dönüştüğü, çeliğe su verildiği yerdeyiz. Yıl 1917.. Beyaz Ordu'ya karşı Bolşeviklere kucak açmış, yorgun, aç ve tükenmiş bir ulusun, yokluğun son raddesinde silkinip ayağa kalkmasının öyküsü, yakın tarihin önemli bir kesitini gözlerimizin önüne seriyor. Asıl enteresan olan şu ki, bu kızıl yangının ortasında, henüz yirmi yaşındayken gözlerini kaybeden yazarımızın anlattıkları bizim gözlerimiz oluyor. Ben onun yüreğinin kanatları olduğuna inanıyorum. Dünyanın dört bir yanında sesine yankı bulmasının sebebi yalnızca bu olabilir. Ücretsiz sağlık hizmetinden Toprak Kararnamesi'ne kadar eşitlik,özgürlük, kardeşlik çizgisinde bir bir gün yüzüne çıkan umutlar, Lenin'in sert politikalarına rağmen, devrimi doğuran ve çocukları gibi sahip çıkan halkın sesinde soluk, gözünde ışık, heybesinde ümit olurken, bütün bunlara sahip olabilmek için ödedikleri bedeller, ruhlarının en savunmasız yanına çakılıp kalıyor.. Bütün dünyanın sol yanında deli gibi çarpan bir umut oluyor devrim. Hülyaların en muştulusu, hayallerin en kızılı.. Ezilenlerin doğrulup silaha sarıldığı, dünyanın baştan sona değişeceği iklim gelmiştir artık. Hedef demir gibi bir halk yaratmaktır. Ostrovski'ye bu satırları yazdıran da devrimdir. Devrimci kimliğinin gölgesinden kaleminin de faydalanması, onun bu koşuda hiç durmadan ilerleyeceğini gösterir. Tıpkı kitabın sonunda, kahramanımız Pavel'in kitabının basılacağı haberini duymasıyla hayata yeniden dönmesi gibi..böyle bir kitabın sonunda, bu kadar duygulanacağımı tahmin bile edemezdim.. Pavel öyle bizden, öyle candan ki okurken kendimizi onun yerine koyup, duygusal anlamda fazlaca yükselme ihtimalimiz çok yüksek. Kendimizi yazarın kelimelerine bırakmamız yeterli. O; acıyı, soğuğu, kavgayı, savaşı, isyanı, aşkı, devrimi..her şeyi bütün olarak gözlerimizin önüne seriyor. Ah..ki ben her seferinde onun görmeyen gözlerini hatırlıyorum.. Bu sebepten bu kitap bir otobiyografik roman özelliği taşıyor. Yirmi yaşında felçli ve kör olan yazarımız yine yirmi yaşında felçli ve kör olan Pavel'de hayat buluyor. Ikisi de yazarak hayatta olduklarının ayrımını varıyorlar. Ve anlıyoruz ki aslında yazmak, en büyük devrimlerden biridir. Ve Çeliğe Su Verildi, Ostrovski'nin baş koyduğu kavgasına en büyük armağanıdır. Mutlaka ama mutlaka okuyun. Ve sorun kendinize; "Hayat denen orospuyu yenmek için ne yaptın? Ne yaptın kırmak için bu demirden çemberi?.." Keyifli okumalar..:) (Liliyar)

Merhaba. Ukraynalı yazar Nikolay Ostrovski'nin Rusya'daki Ekim Devrimi'ni ve devrim sırasında yaşanan olağanüstü mücadeleyi anlattığı Ve Çeliğe Su Verildi adlı kitabından söz etmek istiyorum. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve tarih seviyor olmam özellikle Rusya'nın Ekim Devrimi dönemine çok ilgili olmam nedeniyle çok severek okudum. Önce yazardan bahsetmek istiyorum ama kitap içeriğinden de bahsetmiş olacağım çünkü kitabın büyük bölümü otobiyografi niteliği taşıyor. Yani Ostrovski kitapta yarattığı karakter Pavel Korçagin ile devrim sırasında kendi yaşadıklarını anlatmış. Ostrovski yirmi yaşında Bolşevik yanlısı olarak iç savaşa katılıyor ve yoldaşları ile verdiği kararlı mücadelelerinde maalesef felçli ve tek gözünü kaybederek kör kalıyor. (Aynı olayları kitapta da Pavel yaşıyor. Çar karşıtı, devrimci abisi ile Kızıl Ordu saflarında iç savaşa katılıyor ve tek gözünü kaybediyor) Yazar Ostrovski bu olayları yaşadıktan sonra kendini yazmaya veriyor ve kendisiyle yoldaşlarının tüm yaşadıklarını kaleme döküyor. Ve Çeliğe Su Verildi kitabı Sosyalist Rejim yanlıları tarafından çok çok sevilmiş ve Lenin Nişan Ödülüne layık görülmüş. Sevilmeyecek gibi de değil. Mücadelenin, kararlılığın, inancın bir Ulus'u nerelere taşıyabileceğini anlatıyor kitap. Devrimcilere bir armağan olarak bıraktığı kitaplarıyla yazar 32 yaşında maalesef hayatını kaybetmiş. Benim için hayli etkileyici ve keyifli bir kitaptı. Ve Çeliğe Su Verildi kitabını döneme ilgililere mutlaka tavsiye ederim. Kitapla kalın. (Gonca)

--reklam--

Ve Çeliğe Su Verildi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Nikolay Ostrovski - Ve Çeliğe Su Verildi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ve Çeliğe Su Verildi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nikolay Ostrovski Kimdir?

Nikolay Alekseyeviç Ostrovskiy (16 Eylül 1904, Rovno - 22 Aralık 1936, Moskova), Sovyet yazar.

Bugünkü Ukrayna'nın Rovno bölgesinde bir köyde dünyaya geldi. Çocukluğu yoksulluk içinde geçti. Pek çok işte çalıştı. Kızıl Ordu saflarında iç savaşa katıldı. Yaralandı. Sağlığı ayakta çalışmasına elvermeyecek derecede kötüleştiği zaman kendisini yazmaya verdi. 1935 yılında Lenin Nişanı aldı. İç savaştan kalan yaralar ve hastalıklara karşı verdiği mücadeleyi 32 yaşında kaybetti ve hayata gözlerini yumdu.

Pavel Korçagin

Ostrovskiy'nin en ünlü yapıtı olan Ve Çeliğe Su Verildinin başkişisi yazarın otobiyografik niteliklerini barındıran Pavel Korçagin'dir. Ostrovski sosyalizm ülküsünü, proleter ahlakı ve çalışma disiplinini Korçagin'de somutlamıştır. Bu karakter, döneminde Sovyetler Birliği'nde çok popüler olmuş ve sosyalist emeğin ve çalışma azminin sembollerinden birisi haline gelmiştir. 1956 yılında kitaptan yola çıkılarak Pavel Korçagin adlı bir de film çekilmiştir.

--reklam--

Nikolay Ostrovski Kitapları - Eserleri

  • Ve Çelik Böyle Sertleşti
  • Ve Çelik Böyle Sertleşti
  • Fırtına Çocukları
  • Ve Çeliğe Su Verildi
  • Fırtınayla Gelenler
  • Bu Hesapta Yoktu
  • Fakirlik Ayıp Değil
  • Seçilmiş əsərləri

--reklam--

Nikolay Ostrovski Alıntıları - Sözleri

  • insanları tanımak güç. Dünya çok bozuldu. Bu dünyada yaşanmaz. (Bu Hesapta Yoktu)
  • “İstersen yüz yıl yaşa ve durmadan oku, gene de öğreneceğin çok şey kalıyor...” (Ve Çeliğe Su Verildi)
  • “Şu hayata bak, nasıl da yanar-döner bir hal alıyor bazen; bir anda zifiri karanlık, bir an sonra yine güneş gülüyor.” (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
  • …Buna hiç gelemem işte; birşey ya tam söylenmeli yada hiç söylenmemeli. (Bu Hesapta Yoktu)
  • Siz de biliyorsunuz,fakir kişiler çok kötü durumda bugünlerde.Bütün kazanılan yiyeceğe gidiyor. (Fırtına Çocukları)
  • “Dayak dolu, hakaret dolu acımasız hayatında, böylesine bir sevincin yer alabileceğini hiç düşünmemişti.” (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
  • Toprak köylülerin, fabrikalar işçilerin, efendiler darağacına, papazlar işkence çarkına… (Fırtına Çocukları)
  • Ne çıkar yani? İşitirlerse işitsinler... Nasıl olsa çekip gideceğim buralardan!... Bu namussuz alayının ortasında, bu mağarada kakılıp kalmaktansa, gider yollarda kar temizlerim daha iyi. Hepsinin cebi parayla dolu bak. Bizi yük hayvanı yerine koyup kızları satıyorlar. Direnen bir kıza çattılar mı kapı dışarı ediyorlar gözlerini kırpmadan. Ne yapabilir sonra o kız? Nereye gider? Bütün bunları bir güzel hesap etmiş aşağılık köpekler: İşe aldıkları kadınlar daima, ya mülteci, ya evsiz, ya öksüz takımdan. Aç kalmadıkça kim satar kendini bir lokma ekmek için? Açlığa ve yoksulluğa güveniyor bu alçaklar!... (Ve Çeliğe Su Verildi)
  • Şafağı olmayan gece, bir çırpıda sıcak bir Haziran gününün pırıl pırıl parlayan güneşiyle dolmuştu. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
  • Ah bu dünya bana göre değil. İnsanlar çok bozulmuş. (Bu Hesapta Yoktu)
  • İstersen yüz yıl yaşa ve durmadan oku, gene de öğreneceğin çok şey kalıyor... (Ve Çeliğe Su Verildi)
  • Hayat bir kez verilir insana ve bu hayatı öyle yaşamalı ki, hiçbir amacı, anlamı olmadan yaşanan yıllar için insan utanç duymasın, miskin, pis pis heveslerle geçen günler için insanın yüzü kızarmasın ve hiç değilse ölürken kendi kendine diyebilsin ki: "Ben ömrümü, bütün gücümü dünyada en mükemmel olan şeye, insanın özgürlüğüne kavuşması için mücadeleye adayarak yaşadım." .. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
  • “Hayat denen orospuyu yenmek için ne yaptın? Ne yaptın kırmak için bu demirden çemberi? “ Ve hüzünle cevap verdi kendine: “ Bu sefer her şeyi yaptım.” (Ve Çeliğe Su Verildi)
  • İnsanın en paha biçilmez varlığı hayatıdır. Hayat bir kez verilir insana ve bu hayatı öyle yaşamalı ki, hiçbir amacı, anlamı olmadan yaşanan yıllar için insan utanç duymasın, miskin, pis pis heveslerle geçen günler için insanın yüzü kızarmasın ve hiç değilse ölürken kendi kendine diyebilsin ki: “Ben ömrümü, bütün gücümü dünyada en mükemmel olan şeye, insanlığın özgürlüğe kavuşması için mücadeleye adayarak yaşadım.” Yaşamak için acele etmeli. Durup dururken yapışan bir hastalık yada feci bir rastlantı hayata her an son verebilir. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
  • Bütün dünyayı yangın sarıyor. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
  • “Herkesi gülmeye davet eden bir gülüşle gülüyordu.” (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
  • Moskova'da başarı kazanmanın yolu nedir? Hiçbir iş görmeyeceksin ama çenen makas gibi işleyecek. Önemli olan laf etmek ve laf taşımaktır. (Bu Hesapta Yoktu)
  • Yeryüzünde gerçek adaleti kuracak insanlar olmalı. (Fırtına Çocukları)
  • Tutkunun sevincini de tatmıştı o, kaybedişin dehşetini de. (Ve Çeliğe Su Verildi)
  • İnsanın en paha biçilmez varlığı hayatıdır. Hayat bir kez verilir insana ve bu hayatı öyle yaşamalı ki hiç bir amacı anlamı olmadan yaşanan yıllar için insan utanç duymasın, miskin, pis pis heveslerle geçen günler için insanın yüzü kızarmasın ve hiç değilse ölürken kendi kendine diyebilsin ki ;" Ben ömrümü, bütün gücümü dünyada en mükemmel olan şeye, insanlığın özgürlüğe kavuşması için mücadeleye adayarak yaşadım." Yaşamak için acele etmeli. Durup dururken yapışan bir hastalık ya da feci bir rastlantı hayata her an son verebilir. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)