Kitap Künyesi

Yazar: Güray Süngü

Yayın Evi: İz Yayıncılık

İSBN: 9786053261537

Sayfa Sayısı: 124

Vicdan Sızlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Güray Süngü'nün öykü serüveni yeni izleklerle devam ediyor. Bu kitaptaki öykülerde gerçeküstü kurmacalar var. Mahalleden sesler var. Toplumu birkaç parçaya bölen zihin yapılarından izler var. Ayrışmanın ve birleşmenin; kutuplaşmanın ve bütünleşmenin hikayeleri var. Elbette yarılan zihinler var. Elbette kanayan yaralar var. Kanayan yaralarını güleç bir yüzle dünyadan gizleyen naif karakterler, vicdansızlar ve elbette vicdanları sızlayanlar var.

(Tanıtım Bülteninden)

Vicdan Sızlar Alıntıları - Sözleri

  • Kalbim durdu sandım. Ya da duracak sandım. Ya da yerinden çıkacak sandım. Bu konularda iyi değilim, ne sandım bilmiyorum..
  • Doğru yerine dokunmalı hayatın değil mi? Yoksa bir anlamı olmaz. Yakalayamayız, ya da bize tepki vermez, ya da fark edilmeyiz, ya da bir sürü şey. Doğru yerine dokunmalı hayatın. Böyledir belki.
  • Acıdan ölmek: Bir tür az gelişmiş insan sporu..
  • bir şeye benzemeye benzemeye insan bir şey olduğunu bir şey olmadığını anlamazmış. böyle sürermiş.
  • Bu garip. Allahın garibi. -Bütün garipler Allah'ındır. Hamdolsun.
  • Annem kendi kendine iyileşti. Zaten anneler kendi kendine iyileşirmiş. Kendi kendine iyileşene anne, kendi kendine ölene baba denirmiş.
  • Doğru yerine dokunmalı hayatın değil mi? Yoksa bir anlamı olmaz. Yakalayamayız, ya da bize tepki vermez, ya da fark edilmeyiz, bir sürü şey. Doğru yerine dokunmalı hayatın. Böyledir belki.
  • Zaten gelmeyeceğim demişti. Ben gel demiştim. Gelmem demişti. Bekleyeceğim demiştim. Çok beklersin demişti. Çok bekledim.
  • Canın, yoksa nefsin mi demeliyim, sana seni çok önemsetiyor iki gözüm.
  • Gitmediğiniz şey sizin dünyanızdan değil diye gitmediyseniz, ona gitmemekten bahsedemezsiniz ki.
  • Hayat çok acımasız diyenler olmuştur belki size de. Aldırmayın onlara. Hayat, insanın yanında nedir ki.
  • Büyürken yalnızdım. Hep öyleydim şimdi de yalnızdım. Ellerim, ayaklarım da yalnızdı. Burnum bile yalnızdı. Kulaklarım yalnızdı.
  • Her şey birdenbire olmadı. Her şey ben yaşarken de olmadı. Her şey ben unuturken oldu. Bunu unutmayın.
  • Kendimi buldum dedim ya şimdi, gülesim geldi. Kolaydı o kadar. Kendini bulmuşmuş...
  • Annem dilsizdi. Çok güzel şarkı söylerdi.

Vicdan Sızlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

"Ama bazen insan anlatmak istemez. Şevki yoktur. Neden yoktur? Neden şevkini kaybetmiştir insan? Bunlar önemli sorular..." Belki de anlatmak ister ama kimse duymasın ister ya da duysunlar ama duymamış gibi yapsın ister. Ya da sessiz susarken içindeki bütün çığlıklar duyulsun ister insan. İnsan çünkü, ister de durur, durur da ister veya. Kesinlik aramayın bende, size böyle bir şey vaat ediyor olduğum için yazmıyorum bütün bunları. Belki yazmak için yazıyorum belki de içimde kalsa sadece içimde değil aklımda da kalacağı için yazıyorum. Mesela Güray Süngü bunu niye yazmıştır ki? Bir gün koltukta otururken haberlere bakıp "vay vicdansızlar.." diyip mi yazmaya başlamıştır yoksa "abi vicdan yani sızlar sonuçta." diyip mi yazmıştır. Belki de "ben vicdanlarının sızlayabildiğini hatırlatayım da belki vicdansızın birine vicdanını sızlatabilirim.." diyerek almıştır eline kalemi, kağıdı veya laptopu; son ihtimal yüksek, farkındayım. Böyle böyle yeşermiştir bir öykü kitabının dalları, çiçekleri. Her muhayyel bir gerçeğe, her gerçek de muhayyele dönüşmüştür mutlak. Sonra kesin şey demiştir ama -az da olsa bir muhabbetimiz, tanışıklığımız var tabi biliyoruz- ben en iyisi "Evvel Ahir, Batın Zahir" diye bir hikaye yazayım içine de vicdanlarını hatırlamazlarsa beklediklerini hatırlasınlar. "Cana Kıymık" adlı hikayeyi de yazmasak olmaz şimdi sonuçta benim gibi kentsoylular okudu mu biraz kendilerini bulabilsinler.. Neydi arayanlar bulurdu değildi değil mi, belki de kaybedenler bulurdu, bulanlar da kaybetmiştir çünkü e o zaman kaybedenler ararlar, arayanlar da bulurlar ama neyi bulurlar belasını belki de kesin bir şey yok çünkü, bunlar gibi şeyler işte. Kafası karışıklara, âşıklara, bekleyenlere, delirmek üzere olanlara, delirmeden de kalanlara veya delirdiğini zannedip de aslında rüyada olanlara, herkese ve hepimize.. Bu kitap yani. Okuyunuz tabi. (Gökçe)

Güray Süngü yine şaşırtmadı, şükürler olsun.: yazar/guray-sungu benim için tüm kitaplarını okuyacağım yazarlar kategorisine çoktan girmişti aslında ama bu kitapla o kategorideki yerini sağlamlaştırdı diyebilirim. Kitaba başladığımda ilk önce bu sefer hayal kırıklığına uğrayacağımı düşündüm -tabi hislerim öyle demiyor ve kitaba devam etmemde ısrarcı oluyordu- ama ardından kitabın içine hızlı bir giriş yaptım ve elime aldığımda bırakamadan bitirmekle kapanışı yapmış oldum. Güray Süngü'nün dilini seven, hikâyelerine aşina olan okuyucular tereddüt etmeden kitabı okuyabilir. Yeni başlayacaklar için biraz şaşırtıcı bir okuma serüveni olabilir ama okuduktan sonra bu dili, anlatımı ve kurguyu sevenler için yazarın diğer kitaplarının arayışına girme yolculuğu artık başlamış demektir. Kitapta benim sevdiğim pek çok öykü oldu fakat "dil yarası" öyküsü hayranlıkla okuduğum, "yağmacılar" öyküsü de yazarın anlatımına bir kere daha bağlandığım öykülerden oldular. Sözün özü ben Allah nasip ederse gelecek ay için bir Güray Süngü kitabını daha okuma planları yaparken :') buraya da bu güzel kitap için düşüncelerimi yazmış oldum. (fâni)

Birçok ödül sahibi, eserleri ile yeni öykücüleri ilham veren, kendine has bir anlatıma sahip Güray Süngü, şüphesiz, ülkemizin yaşayan en iyi öykü yazarlarından biri. Süngü öykülerinde eşsiz konular, şiirsel anlatım ve kelimelere verdiği rollerle öne çıkıyor. Süngü, bir kelimenin kullanılabileceği hemen her anlamı kullanabilen, eserlerinde farklı sonuçlar ve anlamlar ortaya çıkarabilen biri. Onun eserlerini okurken asla bir sıradanlık hissetmezsiniz. Ancak olağandışı olmak adına bir zorlanma da hissetmezsiniz. Bu bakımdan eserleri ayrı bir tat verir. “Vicdan Sızlar” eseri, aralarında konu bağlamı bulunmayan 17 kısa öyküden oluşuyor. Farklı rüzgârların anlam dünyasına estiği bu öykülerde, ilk hissettiğim şey, bir zorlanma olmadan, öyküleri ahenkle okuduğum. Eserde beni en çok etkileyen öykü, “Küle Dön”. Duygu dünyamı sarsan bu öykü ile her ne kadar eseri okumaya biraz ara vermek zorunda kalsam da, etkisinden kurtulmayı istemediğim bir öykü oldu… Keyifle okuyacağınız ve edebi zevki derinden hissedeceğiniz bu eseri biran evvel temin etmenizi tavsiye ederim. (Enes Başak)

Kitabın Yazarı Güray Süngü Kimdir?

1976 yılında İstanbul’un sur içi mahallelerinden Kadırga’da doğdu. İlk öğretime Kadırga İlkokulunda başladı. Çocukluğu Ayasofya ve Sultanahmette geçti. Gedikpaşa’da esnaf olan babası sayesinde çalışma hayatını erken yaşta tanıdı. Üniversiteden mezun olana kadar bütün tatillerini Kapalıçarşı’da geçirdi. Farklı milletlerden, meşreplerden, dinlerden insanların arasında büyüdü. Üniversite eğitimini Uludağ Üniversitesi’nde aldı. İktisat fakültesinde okudu. Mezuniyetinden sonra özel sektörde çalışmaya başladı. 2009 yılına kadar çeşitli sektörlerde görev aldıktan sonra, yayın sektörüne geçti.

Güray Süngü yazmaya Bursa yıllarında başladı. İlk öyküsü 1998 yılında Hece dergisinde yayınlandı. Bugüne dek, Hece, Hece Öykü, E-edebiyat, Ada, Özgür Edebiyat, İtibar, İzdiham, Cafcaf, Hacamat, CF, Edebi Müdahale, Post Öykü, Cins, Muhayyel gibi dergilerde öyküler ve yazılar yayınladı. Öğrenciyken yazdığı ilk romanı Dördüncü Tekil Şahıs 2006 yılında okuyucuyla buluştu.

Düş Kesiği adlı romanıyla 2010 Oğuz Atay Roman Ödülü’ne, Kış Bahçesi adlı romanıyla 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’ne layık görüldü. 2014 yılında Deli Gömleği ve Hiçbir şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi kitapları ile Necip Fazıl Hikaye Ödülü’nü kazandı.

2018 yılında 14. Kristal Lale ödüllerinde yılın edebiyatçısı seçildi.

Kitapları;

Dördüncü Tekil Şahıs-Roman, 2006

Pencereden-Roman, 2006

Düş Kesiği-Roman, 2010

Deli Gömleği-Öykü, 2010

Kış Bahçesi-Roman, 2011

Hiçbir şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi-Öykü, 2012

Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk-Öykü, 2014

Mehmet’i Sakatlayan Serçe Parmağı-Roman, 2015

İnsanın Acayip Kısa Tarihi-Uzun Hikaye, 2016

Vicdan Sızlar-Öykü, 2016

İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır, 2018

Güray Süngü Kitapları - Eserleri

  • Deli Gömleği
  • İnsanın Acayip Kısa Tarihi
  • Düş Kesiği
  • Vicdan Sızlar
  • Kış Bahçesi
  • Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı

  • Sayıklar Bir Dilde
  • İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır
  • Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi
  • Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk
  • Pencere'DEN
  • Az Kalan Gölge
  • Pencereden

  • Dördüncü Tekil Şahıs
  • Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi

Güray Süngü Alıntıları - Sözleri

  • Yürümüştüm. Bitmişti... İmza; ölümlü. (Dördüncü Tekil Şahıs)
  • Beni herkes anlıyor. Sen yağmuru anlamaya çalış.. (Dördüncü Tekil Şahıs)
  • Sen benim hiçbir şeyimsin. Al sana bir yara daha. Görmezsem yoksun. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
  • yaşam tüm unsurlarıyla ayakta durup bana sırıtıyor gibi geldi. (Kış Bahçesi)
  • bir şeye benzemeye benzemeye insan bir şey olduğunu bir şey olmadığını anlamazmış. böyle sürermiş. (Vicdan Sızlar)
  • Gün görmüş adamlar usulünce istemeyi iyi bilirler. (Deli Gömleği)

  • İnsan çok leş bir yaratık türü. Atlatamadığı şey yok... (Az Kalan Gölge)
  • Güzel neymiş? Güzel, gördüğümüş. Hayır “güzel gördüğün” değilmiş güzel, gördüğümüş. (Sayıklar Bir Dilde)
  • Kafan duman olmuş, şöyle sağa sola doğru salla biraz da kulaklarından çıksın duman. Olmaz böyle. Net olacak kafa. Freş hava. Oh mis. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
  • Ne demiştin sen; sana kalbimi göstersem yaralarıma hayran olursun... (Düş Kesiği)
  • İnsan kibirli, artist, gösteriş budalası ve mal mülk düşkünüdür. İnsan düşkünse düşüktür. Düşükse düşmüştür. Düşmüşse düşenin dostu olmaz, seyircisi olur. İnsan seyredicidir. İnsan adeta insan değildir. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
  • Hayat daha zor artık. (Pencereden)
  • Bir gamlı hazanın seherinde Israra ne hacet, yine bülbül? (Sayıklar Bir Dilde)

  • İnsanca diye bir dil var, kimseler konuşamıyor. (İbrahim’in Kaybettiğini Bulmasıdır)
  • Belki de ben delirdim. Belki de ben delirmedim, zaten deliydim. (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
  • Bu garip. Allahın garibi. -Bütün garipler Allah'ındır. Hamdolsun. (Vicdan Sızlar)
  • "Müziği duymayanlar, dans edenleri deli sanmaya devam ediyordu." (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
  • Haddini bilmeyene haddi bildirilir de kendini bilmeyene ne bildireceksiniz... (İnsanın Acayip Kısa Tarihi)
  • Bende bakılacak bir şey varsa o da kusurdur,bakılacaksa ona bakılsın. (Köşe Başında Suret Bulan Tek Kişilik Aşk)
  • Çünkü ne öncesinde ne sonrasında hiçbir günüm değil, hiç bir anım o an kadar güzel olmadı. Bir insanın hüznü, hüznüyle gögelenmiş yüzü, bir diğerinin cenneti olabiliyordu demek. (Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi)