Kitap Künyesi
Yazar: Tom Robbins
Çevirmen: Şebnem Kaptan Göktaş
Orijinal Adı: Villa Incognito
Yayın Evi: Ayrıntı Yayınları
İSBN: 9789755395432
Sayfa Sayısı: 256
Villa Meçhul Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tanuki'nin erbezi torbasını paraşüt niyetine kullanarak gökten indiği bildirildi." Düşünün bir kere, bu tümceyle başlayan bir roman okuru nasıl bir hayal dünyasına davet eder? Ve kim bilir, böylesine saçma, kaba saba, şaşırtıcı, iğrenç bir görüntünün ardından daha neler neler çıkacaktır ortaya?
Tom Robbins'in zamansız ama bir o kadar da günümüze ait bu romanı, zaten sınırları daha yarattığı karakterlerde zorlamaktadır: Uzakdoğu mitolojisinin renkli simalarından, kocaman göbeği ve genital organları olan, kılıktan kılığa girerek kadınları ayartan yarı tanrı, yarı hayvan Tanuki; Asya kökenli, Tanuki'nin kanından olduğu rivayet edilen güzel mi güzel bir sirk cambazı; Vietnam Savaşı'nın ardından isteyerek kendilerini "kayıp" eden ve Laos'un derinliklerinde eski bir Fransız villasını mesken tutan üç Amerikan askeri romanda en inanılmaz, en şaşırtıcı ve en çekici yönleriyle boy göstermektedir. Kendilerince marifetleri, gizemleri, beceri ve beceriksizlikleri romana yön vermektedir.
Kahramanlarımızdan üç kafadar eski asker geçimlerini sağlamak, cariyelerini beslemek ve yardım faaliyetlerini yürütmek için uyuşturucu imal edip pazarlamaktadır. Ancak içlerinden birinin rahip kılığında vücuduna sardığı uyuşturucu paketleriyle yakalanması üzerine bütün dengeler sarsılır. CIA'nin, kayıp asker ailelerinin, yerel polisin ve daha birçok unsurun devreye girmesiyle olaylar hızla gelişir...
Parfümün Dansı başta olmak üzere, olağanüstü zenginlik ve güzellikteki romanlarında, cinselliği militarizmin, tutuculuğun ve çıkarcılığın kalbine sapladığı bir hançer gibi kullanan ancak hiçbir zaman seksin kendisini konu yapmayan ender yazarlardan biri olan Tom Robbins, bu romanda da hayranlarını yanıltmıyor. Zengin hayal gücü, okuru eğlendirirken tabuları da yıkmaya davet ediyor.
(Tanıtım Bülteninden)
Villa Meçhul Alıntıları - Sözleri
- Belki de rüyalarımızı, yeraltı dünyasından sinir sisteminin ötesinde bilgi parçacıkları çekerek bicimlendiriyoruzdur, tıpkı metalin havadan oksijen moleküllerini çekerek pas tuttuğu gibi.
- Sence aritmetiği balarılarının icat ettiği, bunun da tanrıların kafasını bozduğu doğru mu?
- ... talih hangi şartlara dayanarak tecelli ediyorsa etsin (hayatlarımızın hikaye kitabını ister ilahi yazgı, ister salt şans, ister irade kuvveti yazmış olsun), bir şeyin dolaylı olarak da olsa bir diğerine yol açtığı aşikar.
- “Kistine,feci mağlubiyetini sızlanarak anlatan Tanuki ‘yi” seni gerizekalı “diye azarladı . “Nasıl bir insana gerçeği anlatacak kadar saf olabildin ? İnsanlar kendilerini yanılsamadan ibaret sistemlere gömerek yaşarlar”
- Tanuki ,Kyoto’dan bıkmıştı.Kadınlar fazla müşkülpesent ,havası fazla dumanlı ,caddeleri fazla kalabalık,kalabalıkları fazla gürültücüydü,ayrıca çok fazla kuralı vardı.Cırcır böcekleri duyulmuyor ,yıldızların yarısı görünmüyor ve ağaçlar daha çok ev ve dükkana yer açmak için kesiliyordu.”Neden” diye homurdanıyordu Tanuki ,”ağaçları devirip insanları dikili bırakırlar ki ?Ağaçların manzarası insanlarınkinden bin kat daha işe yarar be !Hem insanlardan başka dünyadaki her şey de bunun farkında !
- Bekli de bir bildiği vardı .Oksijeni ağaçlar üretiyor ,insanlar sadece içine çekiyor,kokutuyor ve genelde kötüye kullanıyorlar.Ağaçlar toprağı bir arada tutuyor ,insanlarsa boyuna yerinin değiştiriyorlar.Ağaçlar sayısız canlı türüne barınak ve koruma sağlıyor,insanlar bu türlerin varlığını tehdit ediyorlar .Yeterli sayıda olduklarında ağaçlar ,atmosferin sıcaklığını düzenliyor,insanlar bu düzenlemeleri alt üst ederek gezegeni tehlikeye atıyorlar .Bir insanın gölgesinde dinlenilmez ,tombalam birininkinde bile ;ayrıca ağaçların sinir krizi geçirmeden periyodik değişim yaşayabiliyorlar olması ne iç açıcı bir şey değil mi?Hem hangisi daha çok haysiyet (daha sakin bir ruhsal mevcudiyet)sahibidir,bir ağaç mı yoksa bir homo sapien mi ?Belki de en iyisi şimdiye kadar hangi akçaağaç veya servi size istemediğiniz bir şey satmaya kalktı ki ?
- “Sen benim hayatımın tahmin edilebilir seyrini bozdun ve belirsizliklerle değişimler epey rahatsız edici olabilse de ,onlar olmadan hayat yalnızca bir karton kukla şovu olurdu.”
- “Malum’da buluşalım bebeğim, Elbet saçlarımız boşanmalıdır . Malum’da hayatın en güzel yanı Orada herkesin hiç kimse olmasıdır,”
- “Gerçek bir kötü ,sahte bir kahramandan yeğdir her zaman .”
- “Güvenliği ve mutluluğu için önceden hazırlık yapmadan dünyaya bir çocuk getirmek suçtur,bundan mesul olan anne ve babanınsa,üreme organları alınmalı.”
- “Neyse odur,neysen osundur ve hata diye bir şey yoktur.”Sölerinin ne anlama geldiğinden emin değildi .Aklın vahşi atının üzerine gümüşten bir gem takmak için yapılan şifreli Zen numaralarından biri dahaydı belki de .”
- “Hem biz de ,bütün işaretlerin paradoksal olduğunu gösteren bir evrende yalpalayıp duran ikilikli bir gezegeni işgal etmiş ,çelişki dolu bir tür değil miyiz zaten ?”
- “Ruh derken tam olarak neden bahsediyoruz ?Bir kere ,pop kültüründekinin aksine ruh ,Detroit’te mutsuz bir aşk ilişki yaşayan kilolu bir gece kulübü şarkıcısı değildir .Ruh dediğin ,Memphis’te bir berber dükkanında takılmaz ,akşam yemeğinde yayınbalığı kızartmaz ve iç çamaşırı çekmecesinde 38lik Special tabanca bulundurmaz.Zor zamanların ve uçuk yaşamların ruha çeşni katabileceği gayet doğrudur ama ruhu asıl kabartan maya ,neşedir.” “Öte yandan “ diye devam etti Stubblefield “ruh katiyen bir kova metafiziksel kuru buzdan yayılan salık sarı bir buhar değildir .Bütün ektoplazmik çağrışımlara rağmen ,onu mübarek bir mide gazı dalgası ya da şahsi bataklık gazı sananları inatla yanıltmıştır .”
- “Nihayetinde ,belki de bir fıkra hayal etmeliyiz yalnızca ;asla tamamıyla anlaşılmayacak kadar koyu ve garip bir aksanla sürekli yeniden anlatılan ,uzun bir fıkra .Hayat ,işte o fıkra ,dostlarım .Ruhsa ,kahkahayı bastığınız kısım .”
Villa Meçhul İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sayfa sayısının azlığına aldanıp yol kitabı yapmıştım kendilerini. Üç günlük metro yolculuğu sonunda ona sadece yolda zaman ayırarak özüne varamayacağımı yüzüme vurdu hem yazar hem de çevirmen. Dolu Dolu, yoğun anlatımlı hafiften tekerlememsi bir dille yazılmış. Çevirmeni ise ayrıca bir teşekkürü hak ediyor. Çok beğendim ve yazarın diğer kitaplarını da gözüme kestirdim. Belli bir okuma düzeyine gelmiş tüm okurlara tavsiyedir. (Ays)
Villa Meçhul’da bir düş yolcuğu ,renkli dünyalara açılan kapılar ve ruh karnavalı vardı yine .Beni hiç şaşırtmadı Tom amca .Yine harikaydı gökyüzünde rengarenk parıldıyan havai fişekler gibi beyinde düşsel patlama hissi yaratan bir kitaptı . (Viola mae)
Kitabın Yazarı Tom Robbins Kimdir?
Thomas Eugene Robbins (d. 22 Temmuz 1936), Amerikalı roman ve kısa hikâye yazarı.rnrnRobbins, "Oyunculuk, uçarılık değil bilgeliktir" görüşünü ön plana çıkarıp çılgınlık derecesinde oyuncul romanlar yazmaktadır. Romanları, hayatın daha ciddi yanlarını inkar etmez; "herşeye rağmen mutluluk" ilkesinin savunuculuğunu yapar. Bu ilkenin içerdiği mesajı, romanlarındaki karakterlerin felsefeleri ve aynı zamanda da incelikli yazı biçimiyle iletir. Edepsiz kelime oyunları, alakasız sonuçlar, zıtlık içeren ifadeler, ara sözler, Robbins'in anlatımının belli başlı özellikleridir. Romanları yalnızca edebi uzlaşımları değil, insanoğlunu tatmin etmenin en iyi yolu hakkında toplumda yer alan varsayımları da sorgular. Robbins, panteizm, mistik Doğu dinleri ve Yeni Fizik gibi çeşitli kaynaklardan alternatif düşünceleri bir araya getirir.rnrnThomas Eugene Robbins Kuzey Carolina'nın Blowing Rock adlı kasabasında George Thomas Robbins isimli bir idareci ve Katherine D'Avalon isimli bir hemşirenin çocuğu olarak doğdu.rnrnRobbins 1954 yılında Washington'da ve Virginia'nın Lexington kasabasında bulunan Lee Üniversitesi'nde gazetecilik öğrenimi gördü ancak disiplin sorunları nedeniyle üniversite öğrenci birliğindeki görevinden alınınca okulu terketti.Okuldan ayrılmasını izleyen yıl zamanını otostop yaparak geçirdi ve nihayetinde New York'a yerleşerek şiir yazmaya başladı.rnrn1957 yılında askerlik emrini almasını takiben Amerikan Hava Kuvvetleri'ne katıldı. Askerliği boyunca iki yılını Kore'de meteorolojist olarak geçirdi ve 1959 yılında terhis oldu. Terhis olduktan sonra Virginia'nın Richmond kasabasında sivil hayatına geri döndü.rnrnRobbins,1960 yılında daha sonra adı Virginia Commonwealth Üniversitesi olarak değişen Richmond Enstitüsü'nde sanat bölümüne girdi ve üniversite gazetesinde editörlük yaptı.rnrnMezun olmasını takiben, yüksek lisans öğrenimi görmek amacıyla Seattle'da bulunan Washington Üniversitesi'nin Uzak Doğu Çalışmaları bölümüne girdi. Seattle eyaletinde geçirdiği süre zarfında, The Seattle Times ve Seattle Post-İntelligencer gazetelerinde çalıştı.rnrnRobbins, 1971 yılında ilk romanı olan Dur Bir Mola Ver isimli kitabını yayınladı. Bu ilk kitabı eleştirmenler tarafından olumlu yorumlar aldı ancak bir sonraki romanı Even Cowgirls Get the Blues büyük ilgi gördü ve bir başyapıt olarak yorumlandı. Robbins, 35 yıllık edebi kariyeri boyunca sekiz adet roman, bir yığın şiir ve kısa hikâye yayınladı.rnrnBirçok kitabında etkisinin aşikar olduğu görülebilen Terence McKenna ile arkadaşlık yaptı. Sirius'tan Gelen Kurbağa adlı kitabının ana karakteri Larry Diamond, Psilosibin de dahil olmak üzere Mckenna'nın kuramlarının benzerlerini savunuyordu. Buna ek olarak, Parfümün Dansı adlı kitabının ana karakterlerinden Wiggs Dannyboy ile McKenna arasında çarpıcı benzerlikler bulunmaktadır.Robbins,aynı zamanda Hindistan'lı gizemci Osho'nun da hayranıdır ve Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyette bulunan Legal Marijuana Hareketi'nin danışma kurulunda görev yapmaktadır.rnrn1997 yılında, Bumbershoot Seattle Sanat Festivali kapsamında verilen Altın Şemsiye ödülünü kazandı.rnrnRobbins halen beşinci eşi olan Alexa D'Avalon ile beraber Washington'a bağlı La Conner şehrinde yaşamaktadır. Rip ve Fleetwood Star isimli iki oğlu vardır.
Tom Robbins Kitapları - Eserleri
- Parfümün Dansı
- Dur Bir Mola Ver
- Ağaçkakan
- Sirius'tan Gelen Kurbağa
- Kovboy Kızlar da Hüzünlenir
- Villa Meçhul
- Sıska Bacaklar
- B, Bira
- Geriye Uçan Yaban Ördekleri
- Sıcak Ülkelerden Dönen Vahşi Sakatlar
- Tibet Şeftali Turtası
Tom Robbins Alıntıları - Sözleri
- “Dünyadaki herkes maalesef ölüme hazırlıklıdır ama pek azı yaşama hazırlıklıdır.” (Sıcak Ülkelerden Dönen Vahşi Sakatlar)
- " Mitler evrenin şarkılarıdır: Doğru anlaşıldığında evreni açıklayan ve evrenin içindeki karmaşık yerimizi anlatan şarkılar..." (Geriye Uçan Yaban Ördekleri)
- Gül, adı her ne olursa olsun hoş kokar. (Sıcak Ülkelerden Dönen Vahşi Sakatlar)
- “Cinayete, işkenceye, köleciliğe, ırza geçmeye, yamyamlığa, yağmacılığa, reklam tekerlemelerine, peluş halılara ve golfe düşkünlüğümüzle, bizlerin dört milyar yıllık muhteşem bir deneyimin kusursuz sonucu olduğumuz ciddi bir şekilde nasıl düşünülebilir ki? Bir tür olarak yapabildiğimiz kadar evrimleştik belki; ama hiçbir şekilde, evrimin artık yeter dediği anlamına gelmez bu. Her halükârda, evrimin yazı tahtasında, insandan öte bir şey var. En barbarca ve açgözlü davranışlarımızı “insanlıkdışı” diye nitelendirmeye pek meraklıyızdır; oysa işin doğrusu, insanlığın ta kendisidir bu davranışlar, kesinlikle ve özellikle insanlıktır bunlar; çünkü başka hiçbir yaratığın, kendini, bizimle kıyaslanabilecek bir gaddarlığa kaptırma huyu yoktur.” (Sirius'tan Gelen Kurbağa)
- İnsan kendini eylemleriyle tanımlamaktaysa eğer o zaman üslup iki kat daha belirleyicidir çünkü eylemi betimleyen üsluptur. (Dur Bir Mola Ver)
- Ego son derece güvenilmez bir şey ve en iyisi kendisine belli bir mesafede durmak; (Tibet Şeftali Turtası)
- Eserleri nevrozlardan ziyade anlıklarının uzantısı olan romancıları arıyorum. (Sıcak Ülkelerden Dönen Vahşi Sakatlar)
- Garip şahıs diye bir şey yoktur. Sadece kimi insanlar diğerlerinden daha fazla anlaşılmayı gerektirir o kadar. (Dur Bir Mola Ver)
- Bütün insaniyet yavaşlamış ışık, fiziksel gerçeklik ise elektriklenmiş hiçliğin tuhaf bir dansı mıydı? (Sıcak Ülkelerden Dönen Vahşi Sakatlar)
- Sevgi çok güçlüdür, ama onun da bir sınıri vardır ve her yere saçmak, bedeli ağır bir hata olur. (Kovboy Kızlar da Hüzünlenir)
- Tüm yanlış soruları sordum. (Sıcak Ülkelerden Dönen Vahşi Sakatlar)
- Görünen o ki hayal gücünün yapabileceklerini sarhoşluğun etkileriyle karıştıranlar var. (Tibet Şeftali Turtası)
- " Oysa okuma eylemi, tıpkı iki bedenin birbirine sarılmasında olduğu kadar özel ve yoğun bir eylemdir. Mahremiyetinizi koruyacak önlemler almanız gerekir. " (Geriye Uçan Yaban Ördekleri)
- hayat zaten zor, bir de üstelik sonunda ölüyorsun... (Parfümün Dansı)
- " Eğer insanı adamakıllı incelemek demek gerçekten incelemek demekse, mitoloji de insanı adamakıllı incelemek için tutulqn bir mercek demektir. " (Geriye Uçan Yaban Ördekleri)
- Bu senin hayatının en kötü günü değil, ama sen öyle sanıyorsun. (Sirius'tan Gelen Kurbağa)
- Aşk, uğruna uç noktalara gitmeye istekli olanlara aittir. (Ağaçkakan)
- "Ölü bebeklerin lafını bile duymak istemem." (Sıska Bacaklar)
- Kendimizin kahramanları olduğumuz gibi kendimizin ejderhalarıyız da ve kendimizi kendimizden kurtarmak zorundayız. (Ağaçkakan)
- Eşitlik farklı şeylere benzer gözle bakmak değil. Eşitlik farklı şeylere farklı gözle bakmak. (Ağaçkakan)
Yorumlar
0 yorum