Kitap Künyesi

Yazar: Sevda Sarıkaya

Editör: Caner Yaman

Tasarımcı: Latif Çetinkaya

Tasarımcı: Turgut Kasay

Yayın Evi: Hayykitap

İSBN: 9789752477377

Sayfa Sayısı: 224

--reklam--

Ya Evde Yoksam Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Sana bir şey sormak istiyorum ama utanıyorum, ben kaç yaşındayım, gerçekten özür dilerim,” dedi. Ona 80 yaşında olduğunu söyleyince gözleri doldu, “Ben bu kadarını beklemiyordum ama bu çok fazla” deyince, “Aaa üzülme, ben sana indirim yaparım kaç yaşında olmak istiyorsun” dedim... “Hiç olmazsa 75 falan olsun” dedi. “Tamam ben hallederim” deyince nasıl sevindi... Tabii bu konuşmayı unuttu, bir daha da sormadı.

Evlatlarla ebeveynler yer değiştirirse… Anneler kız olursa… Babalar oğul olursa… Dünya tersine dönerse… Coşkuyla, öfkeyle, merakla, depresyonla, gittikçe çocuklaşarak, gittikçe bebekleşerek, küçüle küçüle, anneler babalar bebek, evlatlar ebeveyn olursa…

Bu kitap Nöroloji hekimi Dr. Sevda Sarıkaya'nın gerçek hasta öykülerinden esinlenerek kurguladığı, Alzheimer hastası Nebiş ve onunla birlikte yaşayan kızı Sevgi'nin hikayesidir. Alzheimer hastası annesine bakarken kendi dünyasını da kurmaya çabalayan Sevgi'nin yaşadıklarıdır...

Dr. Sarıkaya'nın trajikomik bir dille ele aldığı öğretici roman türünün nadir örneklerinden olan bu kitapta, konu ile ilginiz olmasa dahi kendinizden çok şey bulacaksınız!

Ya Evde Yoksam Alıntıları - Sözleri

  • Yaşın kaç olursa olsun Hayat yorgunluğu, yürek kırgınlığıymış anladım...
  • Ayıp nedir ki? Başkasının zihnine göre hareket edip onu mahçup etmeyecek şekilde davranman mı, yoksa doğru olan, kendiliğinin farkına varıp hissettiğin şekilde var olman mı?
  • Her adım beni sana yaklaştırıyor anne. Ama ileriye değil,geriye doğru... Ve en uçta, sayamadığım kadar basamak ötede, sen bekliyorsun beni..
  • Yaşın kaç olursa olsun hayat yorgunluğu, yürek kırgınlığıymış anladım...
  • Mutluluk şartlara bağlı değilmiş, onu öğrendim. Suçladığın her şeyi affettiğinde ve bulunduğun anı yaşadığında kendiliğinden gelirmiş..
  • Kendime ait bir dünyam olmadı hiçbir zaman.
  • Diyorum ki şöyle bir anda hayatımı izler Konumundan fırlayıp dümeni ele geçirsem. Sonrasında ise tamamen kendi istediğim limanlarda konaklasam. Yaşamdaki misafirliğimin tadını çıkarsam...
  • Samimi olanın bir bakışı bile yetiyor zaten, konuşmasına gerek yok.
  • Uyku, zihni istediği diyarlarda dolaştıran bir zaman dilimi. Rüyalarımız gerçeklerimiz olsa, gerçeklerimiz ise rüya. İşte o zaman şeffaf bir kelebek kanadı olabiliriz gibi geliyor bana.

Ya Evde Yoksam İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Başta yazarımıza teşekkür etmek istiyorum. Beni bu kadar etkileyeceğini düşünmedim. Bir alzheimer hastası ona bakan kızı sevginin hikayesini okuyoruz. Bu kitap Türkiye de “eğitici roman” olarak geçmektedir. . Okurken kendimi her zaman sevginin yerine koyarak okumaya çalıştım kitabı gercektende çok zor bir süreç alzheimer hastalığı günden güne kötüye gidebilen hastalık alzheimer hastalığı ne yazık ki insanlar tarafından çok bilindik bir hastalık değil. Ama çokça da insanın başına gelebilecek bir hastalık beni etkileyen bir kitaptı. . Okuyun hem de okutun belki böylece alzheimer hastalığı hakkında insanlar biraz sahibi olur. Ayrıca kitaptaki hikayeler gerçek hayattan alınıp kurgulanıp yazılmış halidir (turizmci okur)

Yazarımız; ABD’de bilimsel çalışmalarına devam eden ve 18 yıl Türkiye’de sadece Alzheimer üzerine çalışmış olan tek nöroloji doktorudur. Kendisini dünyaca ünlü yazar/nörolog Oliver Sacks’ın yolunda olduğu gayet belli ve Irvin Yalom’un tarzına biraz benziyor. Duygu aktarımını hissedebiliyorsunuz. Beynin nasıl işlediğini bilen, bunun üzerine çalışan bir bilim insanının böyle eserler vermesi çok kıymetli. Yazarın birkaç kitabı daha var. Son kitabı Beynin Gizemleri Çözülürken’de beynin sırlarına dair çok ilginç bilgiler var mesela. Ben kitabı okurken hayatımdan çok kesit buldum. Nörolojik hastalar çok özel hastalardır. Bakımları ve ihtiyaçları her zaman farklı ve biraz zahmetlidir. Sürekli bakıma ihtiyaç duyan hastaların ev içi yardımcıları ara ara dinlendirilmeli ve mutlaka psikolojik yardım almalıdır ki hastaya daha verimli bakabilsin. Ne yazık ki aile içi bazı durumlar yüzünden bunlar pek önemsenmiyor ve hep tek kişi üzerinde kalıyor. Yaşadığımız zamanda hepimizin biraz unutkanlığı var ve biz yoğun tempodan sanıyoruz. Hiç kimse yediklerimizden, yaşadıklarımızdan ve çevre koşullarından etkilenip beyin hücrelerimizin öldüğünü düşünmüyor. Farkındalık yapılması gereken o kadar çok sorun var ki ülkemizde doktorumuz bir çok sosyal sorumluluk projesinde el atmış ve bu farkındalığı başlatmış. Bizde destek olmalıyız diye ve böyle “öğretici roman” ları daha çok okumalı ve okutmalıyız. Emeğinize sağlık dr_sevda_sarikaya Ayrıca belirtmek isterim ki bir gönderisinde okuduğuma göre yeni romanı çok özel nörolojik bir hasta üzerineymiş. (Çiğdem Ceylin Kayır)

Alzheimer hastası olan annesi ile adı gibi sevgi ile ona bakan yeri geldiğinde arkadaşı, annesi, hayat arkadaşı gibi davranan kızının hayatını anlatıyor. Bu kitabı okuduktan sonra bakış açım cidde anlamda genişledi. Geçmişte gördüğüm ama anlamadığım şeyler ile ilgili şuan çok daha net anlıyorum. Herkes okumalı bu kitapı. Sevginin olmadığı yerde şevkatde merhametde olmazmış. Bu kitabı bize sunan Sevda Sarıkaya'da teşekkür ediyorum. (Mustafa)

Ya Evde Yoksam PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Sevda Sarıkaya - Ya Evde Yoksam kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ya Evde Yoksam PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Sevda Sarıkaya Kimdir?

Nöroloji uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sevda Sarıkaya 1977 yılında İstanbul’da doğmuştur. İlk, Orta ve Lise öğreniminin her birini birincilikle, İstanbul Kadıköy’de tamamlamıştır. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. 2001 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalında ihtisas yapmaya başlamıştır. 2005 yılında buradaki ihtisasını tamamlamıştır. Sonrasında Tokat Devlet Hastanesinde 1,5 yıl zorunlu hizmet görevini tamamlayıp, 2007 yılında Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesinde Yrd. Doç. Dr. olarak yeni görevine atanmıştır. Asistanlığının son 2 yılında Demans (özellikle Alzheimer Hastalığı) ile ilgilenmeye başlamıştır. 2009-2010 yılları arasında University of Minnesota ile afiliye olan Hennepin County Medical Center Huntington Kliniği ve Struthers Parkinson’s Center’da Observership/ Researcher olarak çalışmalarına devam etmiştir. 2011-2012 yılları arasında TDV Özel 29 Mayıs Hastanesi Ankara’da özellikle Demans ve Hareket Bozuklukları hastaları ağırlıkta olmak üzere poliklinik ve hasta takibi yapmıştır. Aynı dönemde tamamen gönüllülük esasına dayalı olarak ”Unutkanlık Yaşlanmanın Doğal Bir Sonucu mudur? Alzheimer Hastalığı ve Alzheimer Hastalarına Yaklaşım” konulu konferanslarının birincisi ve ikincisi ile ”Beyin Yaşlanması önlenebilir mi?” isimli konferansını halka açık olarak, çeşitli kuruluşlarda ve bakım evlerinde düzenlemiştir. Konferanslarının çoğu basında yer almıştır. Verdiği konferanslarının konuları ile bağlantılı birçok basın kuruluşu ile röportajları yayınlanmıştır. 2013 yılının başlaması ile birlikte Yrd. Doç. Dr. Sevda Sarıkaya İstanbul Beykoz Medistate Kavacık Hastanesinde Nöroloji Uzmanı olarak göreve başlamıştır. 2014 senesi Eylül ayı sonlarından itibaren Ataşehir’de kendi muayenehanesinde klinik ve konferans çalışmalarına devam eden Dr. Sarıkaya'nın yerli ve yabancı birçok bilimsel dergide makaleleri mevcuttur. İyi derecede İngilizce bilmektedir, evli ve bir çocuk annesidir.

--reklam--

Sevda Sarıkaya Kitapları - Eserleri

  • Ya Evde Yoksam
  • Beynini Genç Tut Unutkanlıktan Kurtul!
  • Anılar Silinirken
  • Beynin Gizemleri Çözülürken

--reklam--

Sevda Sarıkaya Alıntıları - Sözleri

  • Aşırı sıcak, kaynayan bir kazanı karnıma koymuşlar sanki. İçim kıpır kıpır ama rahatsız edici. Bazen altını kısıyorlar, bazen de harlı ateşte iyice kaynatıyorlar. Buharı da düdüklü tencereninki gibi çıksa ya göbek deliğimden! Belki o zaman biraz rahatlardım. Ama ne çıkıyor, ne de kazan yok oluyor. Karnımda kocaman bir kazan taşıyorum ben evet. Yüreğimden akanlar da oraya doluyorlar. Sıcağın içerisinde eriyip kayboluyorlar. (Anılar Silinirken)
  • Mutluluk şartlara bağlı değilmiş, onu öğrendim. Suçladığın her şeyi affettiğinde ve bulunduğun anı yaşadığında kendiliğinden gelirmiş... (Anılar Silinirken)
  • Diyorum ki şöyle bir anda hayatımı izler Konumundan fırlayıp dümeni ele geçirsem. Sonrasında ise tamamen kendi istediğim limanlarda konaklasam. Yaşamdaki misafirliğimin tadını çıkarsam... (Ya Evde Yoksam)
  • 'anlar' birleştirip 'anılar' biriktirmeyi öğrendim. Biriken anıların doldurduğum Sevgi'nin Dünyasında bulduğum huzuru, başka yerlerde aramanın gereksizliğini öğrendim. galiba ben mutlu olmayı öğrendim... (Anılar Silinirken)
  • "Hayat o kadar acımasız ki, omzuna bir heybe al, onun bir gözünu kes diğeri sağlam olsun.Kötüleri at o delik heybeye gitsinler, sağlam olanları diğerinde biriktir.Canın sıkıldığında ,seni üzdüklerinde iyileri çıkar çıkar kendine enerji topla." - Ümmiye Koçak'ın anneannesi (Beynin Gizemleri Çözülürken)
  • Uyurgezerlikte genetigin rolu büyüktür. (Beynin Gizemleri Çözülürken)
  • mutluluk şartlara bağlı değilmiş, onu öğrendim. şuçladığın her şeyi affettiğinde ve bulunduğun anı yaşadığında kendiliğinden gelirmiş... (Anılar Silinirken)
  • Her adım beni sana yaklaştırıyor anne. Ama ileriye değil,geriye doğru... Ve en uçta, sayamadığım kadar basamak ötede, sen bekliyorsun beni.. (Ya Evde Yoksam)
  • Karanlıkları tadabilmek için illa da geceler gerekli değildir ama gecede yaşanan karanlıkların tadı hep bir başkadır. Buruk da olsa sevinç taşır geceler. Çünkü sabah olacaktır. Sabahlar hep umut doludur. Hiç bitmedi benim sabahlarım, o yüzden hala umudum var... (Anılar Silinirken)
  • Her unutkanlık asla Alzheimer hastalığı değildir. (Beynini Genç Tut Unutkanlıktan Kurtul!)
  • Samimi olanın bir bakışı bile yetiyor zaten, konuşmasına gerek yok. (Ya Evde Yoksam)
  • "Zihninizi düzenli kitap rafları gibi kullanın dağınık bir masa üstü gibi değil ." (Beynini Genç Tut Unutkanlıktan Kurtul!)
  • Bazen uyanıkken çözüm bulamadığımız bir konuya rüyalarımızda çözüm bulabiliriz. (Beynin Gizemleri Çözülürken)
  • Uyku, zihni istediği diyarlarda dolaştıran bir zaman dilimi. Rüyalarımız gerçeklerimiz olsa, gerçeklerimiz ise rüya. İşte o zaman şeffaf bir kelebek kanadı olabiliriz gibi geliyor bana. (Ya Evde Yoksam)
  • Yaşın kaç olursa olsun Hayat yorgunluğu, yürek kırgınlığıymış anladım... (Ya Evde Yoksam)
  • Yaşın kaç olursa olsun hayat yorgunluğu, yürek kırgınlığıymış anladım... (Anılar Silinirken)
  • "Zihninizi düzenli kitap rafları gibi kullanın, dağınık bir masa üstü gibi değil." (Beynini Genç Tut Unutkanlıktan Kurtul!)
  • Müziğin matematiğini kuran kişi Pisagor'dur. Eski Mısır'da müzik, matematik ve ezoteri birlikte okutulurdu.Formülleri ortaya konurdu. (Beynin Gizemleri Çözülürken)
  • "Kızım , el sana her şeyi öyle bir ögretir ki, ibriğin bol yerinden koyar, dar yerinden damla damla damlatılır." - Ümmiye Koçak'ın anneannesi (Beynin Gizemleri Çözülürken)
  • Ayıp nedir ki? Başkasının zihnine göre hareket edip onu mahçup etmeyecek şekilde davranman mı, yoksa doğru olan, kendiliğinin farkına varıp hissettiğin şekilde var olman mı? (Ya Evde Yoksam)