Kitap Künyesi

Yazar: Irvin D. Yalom

Çevirmen: Barış Baysal

Orijinal Adı: The Yalom Reader

Yayın Evi: Pegasus Yayınları

İSBN: 9786052997369

Sayfa Sayısı: 576

Yalom Seçkisi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

USTA TERAPİST VE HİKÂYE ANLATICISININ ÇALIŞMALARINDAN SEÇMELER

Günübirlik Hayatlar ve Bir Psikiyatristin Anıları gibi çoksatan kitapların yanı sıra psikoterapi alanında klasikleşen Varoluşçu Psikoterapi ile Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği yapıtlarının da yazarı olan Yalom’un dönemsel çalışmalarından örnek seçkilerden oluşan Yalom Seçkisi, yazı ve psikoterapi sanatı üzerine baş döndürücü yeni kişisel deneyimleri de paylaşıyor.

Irvin D. Yalom’un kuramsal ve edebi çalışmalarından müstesna parçaların incelendiği bu seçkide, Yalom’un yazılarının çeşitliliğini, aydınlatıcı vaka çalışmalarından kuramsal modellere ve tabii ki edebiyata kadar değişen parçalar halinde deneyimleyeceksiniz. Yalom’un grup terapisi ile varoluşçu terapi alanlarında referans kitap haline gelen eserlerinden özenle hazırlanmış metinlerin yer aldığı bu çalışma, yazarın edebiyat ile psikoterapi arasındaki ilişkiyi sarsıcı bir şekilde aktardığı örnekleri de içeriyor. Dr. Yalom, Yalom Seçkisi için bir giriş yazısı kaleme almanın yanı sıra her bölüme özel kısa notlar ve anlatı üzerine üç yeni makale yazmıştır.

Gerek edebiyat gerekse edebiyat dışı yazılarında Yalom, insan doğasını keşfetmek ve gerçek ile hayal olan arasındaki çizgiyi fark etmenin her zaman kolay olmadığını gözler önüne sermek için psikoterapi merceğinden yararlanıyor. Yalom’u, kariyerinin başından beri bu minvalde ilerlemeye sevk eden şey, anlatıya olan bitmez tükenmez ilgisidir ki Yalom Seçkisi’ndeki metinleri birbirine bağlayan da bu tutkudur. Pek çok farklı deneyimin bu kitabın nüvesini oluşturması muhtemeldir. Aslında bakarsanız Yalom Seçkisi’nin zenginliği de buradadır. Yalom’un daha ziyade klinik metinlerini okuyanlar, onun kurgusal çalışmalarından kendini alamayacak; uzman olmayan okurlar ise psikoterapi uygulamaları hakkında daha fazla bilgi ve anlayış kazanacaktır. Yapılması gereken tek şey, bu ustayı takip etmek…

Yalom Seçkisi Alıntıları - Sözleri

  • Hayat, doğru cevapları olmayan bir sınav.
  • “ İkimiz de ölümle çok erken yaşta karşılaşmışız” dedi Breuer düşünceli bir ifadeyle,“ ve ikimiz de çok erken kayıplar yaşamışız. Ben kendi adıma, hiç iyileşemedim. Ya siz, sizin kaybınız nasıldı ? Sizi koruyan bir babanın olmaması nasıl bir duyguydu ?
  • Eşlerin ölümü hemen hemen tüm gönüllüleri kendi ölümlü doğalarıyla yüzleştirmişti.
  • Bireylerarası ilişkiler teorisi, psikiyatrik düşüncenin öylesine ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir ki, artık ayrıca vurgulamaya bile gerek yoktur. İnsan insana muhtaçtır. Hem ilk başta hem de sonrasında hayatta kalmak, sosyalleşmek, mutluluğu yakalamak için. Hiç kimse, insani iletişim ihtiyacını aşamaz .
  • Anlamsızlık. Varoluşun dördüncü nihai kaygısı anlamsızlıktır. Ölmek zorundaysak, kendi dünyamızı oluşturuyorsak, bu kayıtsız dünyada nihayetinde her birimiz yalnızsak yaşamanın anlamı nedir? Neden yaşıyoruz ? Nasıl yaşayacağız ? Bizim için önceden hazırlanmış bir tasarım yoksa her birimiz yaşamdaki kendi anlamlarımızı kurmak zorundayız. Peki, kişinin kendi yarattığı anlam, kendi yaşamına katlanmasına yetecek denli sağlam olabilir mi ? Bu varoluşsal dinamik, anlamı olmayan bir evrene atılmış anlam arayan bir yaratığın içinde bulunduğu açmazdan kaynaklanır.
  • Mutluluk hisleri, yaşamın güzel geçtiği düşünceleri, ölüm korkusunu dindiriyor. Nietzsche, meşhur mübalağasında şöyle der: Mükemmelleşen ve olgunlaşan her şey ölmek ister. Olgunlaşmayanlar yaşamak ister.Acı çekenler ister, olgunlaşacağını, neşeleneceğini ve arzularla dolacağını daha ilerde, yukarıda ve daha parlak olan şeyler için umut eder.
  • 1.Kendim için yarattığım dünyayı sadece ben değiştirebilirim. 2. Değişmek tehlikeli değildir. 3. Gerçekten istediğim şeye ulaşmak için değişmek zorundayım . 4. Değişebilirim. Bunu yapabilirim.
  • Ölmekte olan pek çok hasta, ölmenin en zor yanının yalnız yapılması gereken bir şey olduğunu söylemektetir. Öbür yandan, tam ölüm anında dahi, başka birinin tüm varlığıyla orda olması yalıtımı yıkabilir. “Usulca Gitme” öyküsünde bir hastanın söylediği gibi : “ Bir teknede yalnız olsan da yakınlarda dolaşan diğer teknelerin ışıklarını görmek her zaman rahatlatıcıdır . “
  • “Durduğu yerden ayaklanan” veya “doğasından yükselen” kişi, bu başarı karşılığında bir bedel ödemek zorundadır. Bireyleşmenin, kendini bütünden ayırmak, öne geçmek ve hayatı ayrı bir yalıtılmışlık varlık olarak yaşamak, kişinin akranlarını ve ailesini geride bırakmak gibi ürkütücü bir yanı vardır ...
  • Başka insanların ucundan da olsa tatmadığı hiçbir insan işi veya düşüncesi yoktur.
  • Sokretes baldıran otu zehrini almadan hemen önce şöyle demiştir : Asklepios‘ a bir horoz borçluyum.” Neden Sokrates sağlık tanrısına horoz borçlu oluyormuş ? Yunanlar hastaları iyileştiren doktorlara horoz hediye etmez miydi ? Belli ki, Sokrates artık yaşam denen hastalıktan ve onun getirdiği kaçınılmaz, kaçılmaz acılardan kurtulduğunu kastediyordu.
  • İnsanlar ihtiyaç duyulmaya ve faydalı olmaya ihtiyaç duyar.
  • Breuer sessizliğini korurken Nietzsche sözlerine devam etti. “ Varoluşun ebedî kum saatinin sürekli tersyüz edildiğini düşün. Her seferinde, tersyüz edildiğimizde bile, sen ve ben sadece birer toz zerreciğinden ibaret olacağız. “
  • Öbür yandan yaşamın kendisine, kadere, tüm bu durumun adaletsizliğine duyulan hedefsiz öfke vardı.
  • Burt entelektüel olmayanlara karşı neden bu kadar yargılayıcı ve hoşgörüsüz davranıyordu ? Neden kendine olan saygısını boynu bükük ve aşağılanmış bir rakibin gövdesi üzerine dikilerek korumak zorundaydı ?

Yalom Seçkisi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Küçük yaşlardan beri okumaya düşkün olan Psikiyatr doktor Irvin D. Yalom gerek edebiyat gerekse insan psikolojiisi üzerine çok sayıda makale, ders kitabı ve roman kaleme almıştır. Oğlu Ben Yalom tarafından derlenen Irvin D. Yalom seçkisi en çarpıcı yazılarını okurların dikkatine sunuyor. Doktor yazarın daha önce kitaplarını okuyup beğenen kitap severlerin bu kitaba da zaman ayırmaları gerektiğini düşünüyoruz. (Kitap okumak)

Kitabın Yazarı Irvin D. Yalom Kimdir?

Yahudi asıllı Amerikalı psikanalist, psikiyatrist, psikoterapist ve yazar.

Profesör unvanına sahip olan Yalom, Standford Üniversitesi'nden emekliye ayrılmış olup, alanında oldukça zengin bir yapıya sahip, bilimsel kitapların ve romanların sahibidir. Yalom, varoluşçu psikoterapinin en önemli yaşayan temsilcilerinden biridir. Aynı zamanda Uluslararası Sigmund Freud – Psikoterapi 2009 ödülünün de sahibidir.

Washington, DC'de dünyaya gelen Yalom'un Yahudi kökenli ailesi, I. Dünya Savaşı'nın bitmesinden kısa bir süre sonra Polonya sınırlarına yakın bir Rus kasabası olan Celtz'ten ABD'ye göç etmiştir.

ABD'nin en etkili psikanalistlerinden biri olarak kabul edilen Yalom'un, kendine akıl hocası olarak kabul ettiği kişi Jerome D. Frank'dı. Yalom, psikanalistler içinde sürekli olarak kritize edilen psikanalizin geliştirilmesinde öncülük yapmış ve aynı zamanda psikanalizdeki uzun ama etkileyici yeni rehabilitasyon yöntemleriyle insanın psikolojik rahatsızlıklarını yeniden ve daha iyi anlamayı sağlarken, uyguladığı yöntemlere has içeriklerle dolu yazdığı romanlar onun edebiyat dünyasında da yer edinmesine yardımcı olmuştur.

Irvin David Yalom, toplum bilimci ve yazar Marily Yalom ile evlidir. Bu evlilikten dört çocukları olmuştur. Kaliforniya, Palo Alto'da yaşamaktadır. Yazdıklarında kullandığı genel metafor psikanalitiktir ve felsefeyle de iç içedir. Grup terapilerinde uyguladığı varoluşçu yöntem, klasik bir yöntem olsa da Yalom, bunun günümüz psikanalizinde deforme olmasını engelleyen çok daha sonuç alıcı bulgularla devam ettirmiştir.

Irvin D. Yalom Kitapları - Eserleri

  • Nietzsche Ağladığında
  • Spinoza Problemi
  • Divan
  • Her Gün Biraz Daha Yakın
  • Bağışlanan Terapi
  • Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri

  • Bugünü Yaşama Arzusu
  • Annem ve Hayatın Anlamı
  • Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek
  • Varoluşçu Psikoterapi
  • Depresyon Terapisi
  • Günübirlik Hayatlar
  • Anksiyete Terapisi

  • Okul-Çağı Çocuklarının Terapisi
  • Ergen Terapisi
  • Okul-Öncesi Çocuklarının Terapisi
  • Evlilik Terapisi
  • Yeme Bozuklukları Terapisi
  • Alkolizm Terapisi
  • Cinsel Terapi

  • Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği
  • Kısa Süreli Grup Terapileri
  • Ölüm Korkusunu Yenmek
  • Şizofreni Terapisi
  • Psikoterapi Seti
  • Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Terapisi
  • Din ve Psikiyatri

  • Bir Psikiyatristin Anıları
  • Yalom Seçkisi
  • Psixoterapiya Vergisi
  • Çocuk Terapisi
  • Çift Terapisi
  • A Matter of Death and Life

Irvin D. Yalom Alıntıları - Sözleri

  • "Bir sürü soru soruyorsun, ama tek bir cevabı var: Kendi başıma yaptım." (Ölüm Korkusunu Yenmek)
  • Hepimiz aynı korkuyla, ölümlülük yarasıyla, varoluşun özündeki kurtla karşı karşıyayız. (Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek)
  • “Bir şeyin korkutucu, değersiz, arzu edilesi ya da beş para etmez olduğuna karar veren zihindir, dolayısıyla değiştirilmesi gereken şey sadece ve sadece zihindir. ” (Spinoza Problemi)
  • Ölmek hayatın bir parçası. Onu kaçırmak, o gerçekleşirken uyumak, hayatın büyük maceralarından birini kaçırmaktır. (Annem ve Hayatın Anlamı)
  • Çocukken tanıdığı insanlara benziyorlardı. Basit ama düşünceliydiler. Birbirleriyle mutlu ve huzurluydular. (Spinoza Problemi)
  • Öfkeliyim , çünkü buradaki herkesten daha iyiyim ve kimse bunu fark etmiyor. Daha zekiyim, daha hızlıyım, daha iyiyim ve lanet olsun kimse beni takdir etmiyor. (Varoluşçu Psikoterapi)

  • Bir daha hiç incinmemenin yolunu bulmuştum; eğer kimsenin benim için önemli olmasına izin vermezsem bir daha asla kayıp yaşamazdım. (Annem ve Hayatın Anlamı)
  • Hepimizinki günü birlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. Hepsi geçici. Hem anılar hem de onların nesnesi. Her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. Bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın... ______ Marcus Aurelius Düşünceler (Günübirlik Hayatlar)
  • .... "Ölüm her zaman bir şok etkisi yaratır." ______ Gözünü açıp kapıyorsun ve bir bakıyorsun ki hayat bitmiş. İşte bu kadar. Saklanacak yer yok. Güvenlik diye bir şey yok. Geçicilik ... yaşam geçici ... Bunu biliyordum zaten ... Herkes bilmez mi? Ama üstüne pek düşünmemiştim. Düşünmek de istememiştim. .... Ölümün kalıcılığını düşünüyorum. Sonsuza kadar ölü olmayı düşünüyorum. Nedense bu düşünce, yani sonsuza kadar ölü olma düşüncesi, bir türlü aklımdan çıkmıyor. (Günübirlik Hayatlar)
  • Stresin hem bağışıklık sistemini hem de hormonal dengeyi etkileyerek hastalığa direnci azalttığına dair çok sayıda bulgu vardır. (Varoluşçu Psikoterapi)
  • Her insan kendisini diğer insanlardan daha çok sevdiği halde neden kendi fikrine diğer insanlarınkinden daha az önem verir? (Günübirlik Hayatlar)
  • "ilk gençlik yıllarında," der Schopenhauer, "önümüzdeki hayat üzerine düşünürken, tiyatro salonundaki yerini perde açılmadan önce almış, oyunun başlamasını sabırsızlıkla bekleyen, heyecanlı çocuklar gibiyizdir. İleride neler olup biteceğini bilmememiz düpedüz bir lütuftur. Şayet olacakları önceden görebilsek, o çocuklar gözümüze mahkum olmuş tutuklular gibi görünürdü; ölüme değil de hayata mahkum olmuş, ama hükümlerinin ne anlama geldiğinden o ana dek tamamen bihaber tutuklular gibi." (Din ve Psikiyatri)
  • Din ve kültür bazen insanları o kadar güçlü motive edebilir ki, bu, psikoterapistleri sadece şaşırtabilir. Bizler, olasılığı çok çok küçük hava felaketlerine ilişkin korkuları nedeniyle bizden yardım almaya gelenlerin en azından uçağa binmelerini sağlayacak, bu fobileri yok etme amaçlı yollar geliştirmeye çalışırken, adamlarını kesin bir ölüm için uçaklarına gönderen Kamikaze komutanlarına korkuyla karışık saygı duyarak bakıyoruz. Biz, bazı İslamcı liderlerin canlı bombalarına öldükleri anda cennete gideceklerine dair verdikleri motivasyonu, panik ataktan öleceğini düşünen agorofobikleri bir otobüse bindirmeye çalışırken sağlayamadığımız için de üzgünüz. (Anksiyete Terapisi)

  • “Sözünden dönmene ya da kendine olan güvenini yitirmene neden olabilecek hiçbir şeyi avantaj sayma.” ( Marcus Aurelius|Düşünceler) (Günübirlik Hayatlar)
  • 10 dakikalık içten gülüş ağrı kesici etki yapar (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu Terapisi)
  • Gen çalışmaları doğuştan gelen farklılıkların anksiyete bozuklukları geliştirmedeki etkilerini kanıtlayabilirler, ancak öyle görünüyor ki genler ana nedenler olmaktan çok yatkınlığa neden olan faktörler olarak kalacaklar. (Anksiyete Terapisi)
  • Kâh dilden dökülür, kâh kalem yazar. En hazin sözler “Keşke” ile başlar. (Divan)
  • Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, çünkü işkenceyi uzatır. (Nietzsche Ağladığında)
  • Dinlemek yaratıcı bir iştir, terapist zihni ölçerken çarpıtır.. (Annem ve Hayatın Anlamı)
  • 1.Kendim için yarattığım dünyayı sadece ben değiştirebilirim. 2. Değişmek tehlikeli değildir. 3. Gerçekten istediğim şeye ulaşmak için değişmek zorundayım . 4. Değişebilirim. Bunu yapabilirim. (Yalom Seçkisi)