Kitap Künyesi
Yazar: Edith Wharton
Çevirmen: İlknur Özdemir
Orijinal Adı: Summer
Yayın Evi: Kırmızı Kedi Yayınevi
İSBN: 9789944756808
Sayfa Sayısı: 184
--reklam--
Yaz Bitince Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
18 yaşındaki Charity, kendisini himayesine alan avukat Royall'ın evinde yaşamaktadır. Genç kız, küçük bir köyde, köyün tozlu ve bakımsız kütüphanesinde çalışır ve büyük kentlerin hayaliyle, sıkıcı bir yaşam sürer. Charity'nin birbirinden farksız geçen günleri, köye genç, kültürlü ve yakışıklı bir adamın gelmesiyle birlikte ansızın değişir. Mimar Lucius Harney, eski, ilginç yapılar hakkında araştırma yapmak üzere geldiği bu küçük köyde ve civarında dolaşırken Charity de ona gönüllü rehberlik eder. Genç adamın büyüsüne kapılan Charity'nin gözü ondan başkasını görmez, hatta bütün köyü şaşırtan çılgınlıklara bile girişir. Lucius'la Charity'nin ilişkisi ilerleyip genç kızı umarsız sorunlarla karşı karşıya bırakınca, Charity'nin kabullenmekte zorlandığı tuhaf çözüm önerisi Bay Royall'dan gelir. Keyif Evi'nin yazarı Edith Wharton'un bu küçük romanı, 1900'lerin başında, kapalı bir ortamda yaşayan asi ruhlu bir genç kızın cinselliği keşfetmesini anlatırken, o döneme özgü, sık rastlanan toplumsal baskıları da naif bir aşk çerçevesinde ustalıkla dile getiriyor.
"Bir an Charity ona dehşete benzer bir duyguyla baktı, sanki genç adam tanıdık niteliklere sahip bir yabancıydı, sonra bakışlarını kaydırdı, yerde yarı yarıya giysi dolu, açık bir valiz duruyordu. Genç adamın oradan ayrılmak için hazırlandığı belliydi, büyük olasılıkla kendisini görmeden gidecekti. Nedeni ne olursa olsun bu kararın Harney'i fazlasıyla rahatsız ettiğini görüyordu; onun planını değiştirmesinin Bay Royall'ın el altından yaptığı bir müdahale sonucu olduğunu hemen anladı."
(Arka Kapak)
--reklam--
Yaz Bitince Alıntıları - Sözleri
- Bana inanın, hepiniz inanın, yaşadığımız yerlere yardım etmenin en iyi yolu, burada yaşadığımız için memnun olmamızdır.
- Ansızın en akla yakın şeyin kaçmak, oradan hemen uzaklaşmak olduğunu anladı. Sıkıntılı anlarda kaçmak, tanıdık yüzlerden, tanındığı yerlerden uzağa gitmek arzusu hep doğardı içinde.
- Charity hâlâ, Harney’in arabacıya verdiği on doları düşünüyordu. Kendilerine yirmi dakikalık zevk sağlamıştı bu para, insanın eğlenmek için bu kadar yüksek bir bedel ödemesini aklı almıyordu.
- Charity aşkın karmaşık ve sinsi bir şey olduğunu düşünmüştü hep, Harney ise aşkı yaz havası gibi parlak ve berrak kılmıştı.
- “Kitaplardan öyle hoşlanıyorum ki böyle çürüyüp gitmelerindense şenlik ateşinde yakıldıklarını görmeyi yeğlerim. “
--reklam--
Yaz Bitince İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Eskiden yazılmış bir wati hikâyesi gibiydi. Sonunu beğenmedim ve karakterleri de ama yazımı akıcıydı. Önericeğim bir kitap değil ana karakter salak davranıyor jsjsjdj (Melek)
Edıth Wharton bu küçük romanında ,cinselliği daha yeni yeni keşfeden genç bir kızın , köye aniden gelen genç bir delikanlıya tutulup kalmasını döneme özgü kelimeler ile anlatırken ,diğer yandan 1900 lü yılların , toplumsal baskılarına ve bu tür olaylara nasıl bir bakış açısıyla yaklaştıklarına yer vermiş. Hani şu meşhur (başkaları) diye adlandırdığımız kişiler var ya, işte bu hikayede onlarda, kısa da olsa ,yine yan rollerde yerlerini almışlar. Hikâye bana aynı tasvirlenen köy gibi, kasvetli ve boğucu geldi açıkçası. Bayağa trajik bir hayat ve trajik bir son. "Bir insan doğduğunda, kaderi nasılsa ,geriye kalan ömrüde hep böyle mi devam eder? " diye düşünmeden edemedim. Böyle düşündüm, çünkü hikayenin en can alıcı bölümü, kitabın son sayfalarında vuku bulmuş.Ben bile anlayamadım ne oluyor ne bitiyor ,ki zavallı Charity ne yapsın Yazarın okuduğum ikinci kitabı . Henüz tarzını çözemedim ama okuduğum "İki Kız Kardeş "adlı kitabı buna istinaden daha iyiydi diyebilirim. (Arife)
Yazarın okuduğum ikinci eseri. İlki İki Kız Kardeş'te fedakarlığı ve özellikle bireyselliği işlemişti. Bu eserinde ise yazar daha çok toplumsal baskı ve asi gençliğin yozlaşması kaleme alınmış. Eseri iki parça halinde değerlendirebiliriz. Birinci değerlendirme kendi kökünden kopan insanların geçmişlerinden, gelenek ve göreneklerinden uzaklaşması. İkinci değerlendirme ise özellikle kızların yazarın yaşadığı dönemlerde kendi kabuklarını kırıp asi bir şekilde davranması. Toplumsal bir olgunun üzerine serpiştirilmiş çok güzel bir aşk öyküsü olmakla beraber, sonunun beni hayalkırıklığına uğratması eseri biraz itici kıldı. Burda da Önyargılar, toplumsal baskılar çerçevesinde baktığımız zaman esere, yeşilçam filmlerinin nerelerden geldiği aşikar. Dili sade ve akıcı. Anlatımı kesintisiz fakat araya serpiştirdiği betimlemeler yer yer can sıkıcı. Kitabın adı da bana göre Dağ olabilirdi. (Nedim Kardaş)
--reklam--
Yaz Bitince PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Edith Wharton - Yaz Bitince kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaz Bitince PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Edith Wharton Kimdir?
En fazla tanınan eseri "Masumiyet Çağı" (The Age of Innocence, 1920) adlı romanıdır, ve 1921 yılında Pulitzer Ödülünü kazanmıştır.
I. Dünya Savaşı esnasında Paris'te Kızıl Haç örgütü için yaptığı yardım çalışmalarından ötürü, Fransız Légion d'honneur nişanıyla ödüllendirilmiştir.
Paris'de iken Amerikalı ünlü gazeteci William Morton Fullerton büyük bir aşk yaşamıştır.
Aralarında Henry James, F Scott Fitzgerald, Jean Cocteau, Ernest Hemingway ve Theodore Roosevelt'in bulunduğu, çağının önemli ve etkili entellektüelleriyle olan arkadaşlığı da ayrıca dikkat çekicidir.
--reklam--
Edith Wharton Kitapları - Eserleri
- Masumiyet Çağı
- İki Kız Kardeş
- Ethan Frome
- Keyif Evi
- Yaz Bitince
- Mihenk Taşı
- Sığınak
- Keşiş ve Yabani Kadın
- Pelikan
- Kurgu Sanatı
- Three Novels of New York
- The Valley of Childish Things, and Other Emblems Things
- Ghost Stories of Edith Wharton
- Ethan Frome
- Mercan Adası
- Ay'ın Parıltıları
- The Age of Innocence Collection
- The Long Run
--reklam--
Edith Wharton Alıntıları - Sözleri
- Bana öyle geliyor ki, zindandayım; bu korkunç iş yüzünden seninle hapsoldum.. (Sığınak)
- Ayak bir kere kayınca her çırpınışta biraz daha aşağılara batmak kolay olmuştu. (Sığınak)
- Düşünceleri hemen ifade edemeyeceği kadar acı veriyordu ona. Üzüntüsünün halkasında bir süre dilsiz gibi oturdular. (Sığınak)
- We live in our souls as in an unmapped region. (Mihenk Taşı)
- Charity aşkın karmaşık ve sinsi bir şey olduğunu düşünmüştü hep, Harney ise aşkı yaz havası gibi parlak ve berrak kılmıştı. (Yaz Bitince)
- "Gün, belleğinde amaçsız geçen saatler gibi yer etmişti; zamanın atalet duvarına toslayan çıkmaz sokakları." (Sığınak)
- "gerçekleri konuşuyorsak, tamamını konuşalım. " (Keyif Evi)
- “İyi bir gönül yarası, kalp kırıklığı şaire bir çok şiir, romancıya ise kayda değer sayıda roman temin edecektir. Fakat bunun için kırılabilecek kalplere sahip olmalıdırlar.” (Kurgu Sanatı)
- Ansızın en akla yakın şeyin kaçmak, oradan hemen uzaklaşmak olduğunu anladı. Sıkıntılı anlarda kaçmak, tanıdık yüzlerden, tanındığı yerlerden uzağa gitmek arzusu hep doğardı içinde. (Yaz Bitince)
- Zekâ,saç yapmayı bilmeyen kadına fayda sağlamaz. (Mihenk Taşı)
- Her psychology failed her just where it serves most women and one felt that brains would never be a guide to her heart. (Mihenk Taşı)
- "Başarı?" Duraksadı Lili. "İnsanın hayattan olabildiğince yararlanmasıdır, sanırım. " (Keyif Evi)
- . Bazen bir kadının doğasının odalarla dolu büyük bir eve benzediğini düşündüm : Herkesin içinden geçip girip çıktığı bir salon var; resmi ziyaretlerin yapıldığı oturma odası; aile üyelerinin listeledikleri gibi gelip gittiği oturma odası; ama bunun ötesinde, kapılarının ellerine belki de hiç dokunulmayan başka odalar vardır; kimse onlara giden yolu bilmiyor, kimse nereye götürdüklerini bilmiyor; ve en içteki odada, ruh tek başına oturur ve bekler. ... (Ghost Stories of Edith Wharton)
- Aslında göründüğüm kadar gayretli değilimdir. Belki üzüntülere dayanamam. (İki Kız Kardeş)
- Kendisini üreten uygarlığın kurbanı olduğu o kadar aşikardı ki, bileziğinin halkaları onu kaderine zincirleyen bir kelepçeye benziyordu. (Keyif Evi)
- Literature travels faster than steam nowadays. (Mihenk Taşı)
- Kibir büyük lokmadır, kendine güvenmeyenlerin gırtlağından geçmez. (Mihenk Taşı)
- ...büyük umutlar beslemeyeli hayli zaman olmuştu. (İki Kız Kardeş)
- Eski arzularının sefil bir imgesiydi sadece. (İki Kız Kardeş)
- Kitabın konusu ne arlayamadım kenrimi re zorlamak istemedim zaten kütüphane den almıştım ve tavsiye etmem (Pelikan)
Yorumlar
0 yorum