Kitap Künyesi
Yazar: Nazım Hikmet Ran
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750804069
Sayfa Sayısı: 212
Yazılar 6 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yazılar, Nazım Hikmet'in çok yönlü yazar kişiliğini farklı bir boyutta sunuyor: "Orhan Selim" imzalı Akşam yazılarında İstanbul'un, bugün bile diriliğini koruyan temel sorunlarını irdelerken kendi adıyla ve çeşitli takma adlarla ırkçılığın tarihçesinden çağının sanatına, kültürüne, dış politikasına ve kendi serüvenli yaşamına geniş bir yelpazeden dünyayı kuşatıyor... "Nazım Hikmet Külliyatı"nın düşün damarı...
Yazılar 6 Alıntıları - Sözleri
- Yolunda pusuya yattıklarını arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek… Yürümek yürekten gülerek yürümek…
- Bizim Türk Edebiyatının büyük şehididir hürriyet için, milli bağımsızlık için dönüşen Türk halkının büyük şehidi
- Siz, fikri hürriyetin üzerinde duruyorsunuz. Ben bunun temelli olması için iktisadi hürriyetle beraber yürümesini faydalı olacağını inanıyorum.
- yoruldum yakalanmazı kovalamaktan bir cıgara içeyim.
- Bu ne acaip bilmece! Ne gündüz biter, ne gece.
- -Mayakovski’nin kitaplarından en çok hoşunuza gidenler hangileridir? + Sevgilinin gözlerini mi, yoksa burnunu mu seviyorsun sorusunu nasıl yanıtlamalı? Mayakovski’yi tepeden tırnağa severim ben.
- " Memlekette haksızlığa uğrayan insan çoktur. "
- K.S = Kadın Spiker / E.S = Erkek Spiker *** K. S. : Barış şarkıları yazdığınızı duyduk. Nedir bunlar.? N. H. : Şimdi, efendim, mesele şu. Ben atom silahlarının kullanılması aleyhinde şiirler, türküler yazıyorum. Ve kompozitörler bunları besteliyor. Şimdi isterseniz size şu şiiri okuyayım. Yani türkünün şiirini. K. S. : Tabii çok memnun oluruz. N. H. : Bu Bikini'de bir tecrübe yapıldı ya, o tecrübenin sonunda, balıkçılar, Japon balıkçıları da mahvolduydu, işte onlara ait bir şiir. * JAPON BALIKÇISI * Denizde bir bulutun öldürdüğü Japon balıkçısı genç bir adamdı. Dostlarından dinledim bu türküyü Pasifik'te sapsarı bir akşamdı. * Balık tuttuk yiyen ölür. Elimize değen ölür. Bu gemi bir kara tabut, lumbarından giren ölür. * Balık tuttuk yiyen ölür, Birden değil, ağır ağır, Etleri çürür, dağılır. Balık tuttuk yiyen ölür. * Elimize değen ölür. Tuzla, güneşle yıkanan bu vefalı, bu çalışkan elimize değen ölür. Birden değil, ağır ağır, etleri çürür, dağılır. Elimize değen ölür.. * Badem gözlüm, beni unut. Bu gemi bir kara tabut, lumbarından giren ölür. Üstümüzden geçti bulut. * Badem gözlüm beni unut. Boynuma sarılma, gülüm, benden sana geçer ölüm. Badem gözlüm beni unut. * Bu gemi bir kara tabut. Badem gözlüm beni unut. Çürük yumurtadan çürük, benden yapacağın çocuk. Bu gemi bir kara tabut. Bu deniz bir ölü deniz. İnsanlar ey, nerdesiniz.? Nerdesiniz.? * E. S. : Fevkalade, fevkalade. K. S. : Çok çok güzel. Şimdi demek bunu besteleyecekler. N. H. : Bunu besteleyecekler. Bunun gibi bir türkü daha var. Onu da besteleyecekler. Ve zannediyorum ki bu türküler bütün dünyada söylenecek, barış türküsü olarak. Bununla, kendi türküm diye değil, fakat asılları Türk dilinde yazılmış ve biraz da Türk halkının türküsü diye övünüyorum doğrusu
- İçimden yavaşçacık : - Allah akıllar versin! dedim. Kulağı kirişte olduğu için duydu - Allah cümlemize akıllar versin! dedi.
- Türkçe konuşan halkın Türkçe okuyup yazması için gramere lüzum yoktur. Nitekim umumiyetle, mesela Kadim Yunan mitolojisini öğrenmek isteyen bir insanın da eski Yunan dilini öğrenmesi lazım değildir.
- Darılmayacağını bilsem, hiçbir şey sormamanı isterdim!
- Eserlerini okumak zevkimi doyurmak maksadıyla takip ettiğim ecnebi romancılar çoktur. Onların başında da, Henri Barbusse, Andre Gide, Maksim Gorki, İlya Ehrenburg, Jack London, Upton Sinclair gelir... Hele Gorki'nin, Barbusse'ün ve İlya Ehrenburg'un adeta hayranıyım !
- Keyif verici zehirlerin elinde karanlık mazilerini unutmaya çalışarak ölmek ...
- O halde sizin neden komünist diye bir damganız vardır? Neden siz bu sözü tekzip edecek yerde teyit edecek bir lisan kullanıyorsunuz? - Çünkü damarıma basıyorlar. İptidadan öyle olduğuma karar vermişlerdir, ne söylesem benim ruhumda yaşayan aleme istedikleri yaftayı basacaklardır. Ben de tazyik karşısında meydan okumak ihtiyacıyla : "Evet, işte komünistim!" demekten kendimi alamıyorum.
- Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikâyet ölümden olsun. (Cahit Sıtkı TARANCI)
Yazılar 6 İncelemesi - Şahsi Yorumlar
seni düşünmek güzel şey!: Nazım Hikmet Ran okuma etkinliği kapsamında ( gonderi/116033223) karar vererek okuduğum kitap/konusmalar-6--150507 kitabını ilk seçmemde ki neden tam da Nazım'ın şahsi fikirlerini beyan ettiği, ona yapılanlara karşı sergilediği tavrı, yazdıkları okuduklarını vs. hepsine bir anda hakim olabileceğiniz bir eser. Sadece Nazım değil bu kitap... Onunla beraber; yapılan röportaj niteliğindeki konuşmalardan da anlayacağımız üzre edebiyata yön veren hem Türk hem de Batı kökenli yazar ve şairlere de yer verilmiştir. Kitabın ilk kısımları beni oldukça zorladı. :)) Sözcüklerin zenginliği , dilbilgisi, anlatım ve üslubu ;her satırda bir Google Arama yapmama sebep oldu. Lise de iken edebiyat öğretmenimizin bize bilmediğimiz kelimelerden dolayı bir şahsi sözlük edinmemizi söylerdi. O zamanlar o kadar lüzumsuz gelmişti ki bana. :)) Kulakları çınlar mı bilmiyorum ama şimdi Nazım Hikmet sayesinde öyle bir defterim var artık. Google Arama nereye kadar değil mi? :)) Konuyu dağıtmadan bu hiç bitmesini istemediğim eseri ve hatta ne yazmam gerektiğini tam kestiremediğim incelememi, kitabı çok da irdelemeden ufak enstantaneler ile aktarmak isterim meraklısına... Başlarken zorlandığım kısımda Nazım'la yapılan anket havası hakim olmuştur. Sonra ki kısımlarda ise yazar/kemal-tahir 'in ¶¶Şiire yeni bir vezinle muazzam bir genişleme imkanı veren, tiyatroya kuvvetli piyeslerle en yeni tekniği getiren ve kafasının içindeki için bir adım bile gerilemeden dolaşan üstat¶¶ söylemi ile başlayan anket.. yazar/ahmet-emin-yalman-1' ın ¶¶Nazım Hikmet, beni ilk defa olarak kendi ruh ve hayal alemine kabul etti. Oradaki geniş ufuklarla temas neticesinde ömrümün belki en kuvvetli heyecanlarından birini duydum ve çok derin haz anları yaşadım.¶¶ diye giriş yaptığı Nazım konuşması...¶¶Çünkü damarıma basıyorlar. İptidadan öyle olduğuma karar vermişlerdir, ne söylesem benim ruhumda yaşayan aleme istedikleri yaftayı basacaklardır. Ben de tazyik karşısında meydan okumak ihtiyacıyla : "Evet, işte komünistim!" demekten kendimi alamıyorum.¶¶diye devam etmiştir. Türkiye'den neden kaçtığına dair söylemleri oldukça hüzün verici idi, son deyişte... ¶¶elbette ki memlekette kalsaydım, aranızda bulunsaydım çok daha faydalı olurdum, ama cesedim memlekette kalsaydı, size şimdi yaptığım hizmeti dahi yapamazdım.¶¶ Yine kitapta birçok yazar ve şairin eserlerinden bir kuple okuyarak ve okutarak muazzam bir sohbet gerçekleştirilmiş. Aklımda kalanlara değinecek olursam ; yazar/orhan-veli-kanik yazar/Oktay-Rifat yazar/yasar-kemal yazar/orhan-kemal yazar/Tevfik-fikret yazar/sabahattin-ali yazar/mahmut-makal yazar/cahit-sitki-taranci Son olarak değinmek istediğim konu ise Nazım Hikmet 'in şiirde ki şeklidir. Rus şair Mayakovski'den de etkilendiği öncelik olarak ölçülü sonrasında serbest şiire yöneldiğidir.İlk dizesi büyük kalanları hep küçük harfle başlamıştır. Şiirlerinde ki oyun havası O'nu hep bir tiyatro özlemiyle sahnelendirdiği yazılarına itmiştir. Fütürizm akımı hakimdir, yalnız lirik bir havası olduğunu da kabul etmiştir. Oldukça kapsamlı Yaşar Kemal gibi yürüyen değilde nefes alan bir kütüphaneci olduğunu hissettirdi bana. Gün gelip rast gele bir konuşmayı açıp okuyup bilgilerin tazeleneceği bir kitap... Seni okumak seni düşünmek güzel şey... https://youtu.be/mMrKh_chvWo Okur kalın. (Ayfer)
Nazim'in donemin guncel meseleleri hk gazetede yayinlanmis koseyazilarini iceriyor. Sadece Nazim'i derinlemesine okuyan kisiler icin okuma degeri tasidigini dusunuyorum. Zira islenen konular cogunlukla o donemi ilgilendiriyor. Pek evrensel konular oldugunu soyleyemeyiz. Diger husus da, oncekiyle ilgili olmak uzere, ele alis tarzi kuramsal degil. Kuramsal olmasigi icin de konularin evrensel islendigini soyleyemeyiz. Ayrica nazim'in bazi konulari yuzeysel yada populist isledigini dusunuyorum. Mesela devlet hastanesi hk yazdigi yazilar. Normal okurlari ilgilendirmiyor diyebiliriz. (Karakedi)
Nâzım Hikmet'in farklı ülkelerde verdiği röportaj ve mülakatlar yer alıyor kitapta. Yazılar serisinin diğer kitaplarında kendi köşe yazıları vardı. Bu kitap onlara göre daha ilgi çekici diyebilirim. Nâzım Hikmet'in sanat ve özellikle şiir anlayışı ayrıntılı olarak anlaşılıyor. Bunun yanında Peyami Safa ile ilgili düşünceleri, sosyalist sanatçılar hakkındaki düşünceleri de önemli bana göre. Dünyanın pek çok farklı yerinde tanınan ve sevilen bir sanatçı olduğunu bu kitapta net bir biçimde görüyoruz. (Oğuzhan Salcı)
Kitabın Yazarı Nazım Hikmet Ran Kimdir?
Nâzım Hikmet Ran ya da Türkiye'den ayrıldıktan sonraki soyadı ile Nâzım Hikmet Borzecki (15 Ocak 1902; Selanik, Osmanlı İmparatorluğu - 3 Haziran 1963; Moskova, SSCB), Türk şair ve yazardır.
Şiirleri elliden fazla dile çevrilmiş ve eserleri birçok ödül almıştır. Türkiye'de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir. Uluslararası bir üne ulaşmıştır ve dünyada 20. yüzyılın en gözde şairleri arasında gösterilmektedir.
Komünist siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklanmış ve yetişkin yaşamının büyük bölümünü hapiste ya da sürgünde geçirmiş; Türkiye'de 11 ayrı davadan yargılanarak İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın süre hapis yatmıştır. 1951 yılında Türkiye'den ayrılması sonrasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmış; bu karar ölümünden 46 yıl sonra, 5 Ocak 2009 tarihinde iptal edilmiştir.
1963 yılında Moskova'da kalp krizinden hayatını kaybetmiştir. Mezarı Moskova'dadır.
Kaynak: https://tr.wikipedia.org/wiki/Nâzım_Hikmet
Nazım Hikmet Ran Kitapları - Eserleri
- Büyük İnsanlık
- Nazım İle Piraye
- 835 Satır
- Benerci Kendini Niçin Öldürdü?
- Yatar Bursa Kalesinde
- Kuvâyi Milliye
- Memleketimden İnsan Manzaraları
- Kemal Tahir'e Mapushaneden Mektuplar
- Piraye'ye Mektuplar
- Bütün Şiirleri
- Yazılar 1
- Yazılar 3
- Kan Konuşmaz
- Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni
- Yeşil Elmalar
- Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
- Henüz Vakit Varken Gülüm
- İlk Şiirler
- Son Şiirleri
- Demokles'in Kılıcı
- Bir Ölü Evi & Ocak Başında
- Enayi
- Sanat Ve Edebiyat Üstüne
- Cezaevinden Memet Fuat'a Mektuplar
- Şehrime Ulaşamadan Bitirirken Yolumu...
- Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden
- Yazılar 2
- Sevdalı Bulut Masalı
- Ferhad ile Şirin
- Kuvayi Milliye (Çizgi Roman)
- Nazım Hikmet Şiirleri 2: Mapusluk Zor Zanaat
- Yaşamak Seni Sevmek Gibi
- Nazım Hikmet Şiirleri 4: Gurbet Ölümden Beter
- Nazım Hikmet Şiirleri 3: Sevda Ateşten Gömlek
- Nazım Hikmet Şiirleri 6 : Herkes Kendi Payına Ölür
- Nazım Hikmet Şiirleri 5: Bir Hazin Hürriyet
- Sana Tütün ve Tespih Yolluyorum
- Yazılar 4
- Yazılar 5
- Hikayeler
- Kadınların İsyanı
- Yusuf İle Menofis
- Masallar
- La Fontaine'den Masallar
- Çeviri Hikayeler
- Yazılar 6
- Yeni Şiirler (1951 - 1959)
- Tavı Gelmişti Demirin
- Fatma, Ali ve Diğerleri
- Üç Şiir
- İt Ürür Kervan Yürür
- Seçme Şiirler
- Sarayda
- Şeyh Bedrettin Destanı
- Sabahat
- Das schönste Meer ist das noch nicht befahrene Liebesgedichte
- Kuvayi Milliye: Abidin Dino'nun Desenleriyle
- Taranta Babu'ya Mektuplar
- Öteki Defterler
- Beyazıt Meydanındaki Ölü
- Unutulan Adam
- Sonuna Kadar Kavga
- Nazım Hikmet ve Tosca'sı Semiha Berksoy
- Tüm Eserleri 1 - Şiirler 1
- Tüm Eserleri 2 - Şiirler 2
- Tüm Eserleri 3 - Şiirler 3
- Tüm Eserleri 4 - Şiirler 4
- Tüm Eserleri 5 - Şiirler 5
- Tüm Eserleri 6 - Şiirler 6
- Kuvayi Milliye Destanı
- Keloğlan
- Tüm Eserleri 7 - Şiirler 7
- Hasretle - Nazım Hikmet Mektupları
- Memleketimden İnsan Manzaraları 1
- Memleketimden İnsan Manzaraları 2
- Memleketimden İnsan Manzaraları 3
- Memleketimden İnsan Manzaraları 4
- Kurtuluş Savaşı Destanı
- Memleketimden İnsan Manzaraları 5
- Dört Hapishaneden
- Rubailer
- Sürekli Bir Bahar
- Güzel Günler Göreceğiz
- Kafatası
- Yel Üfürdü Su Götürdü
- Bursa Cezaevinden Va-Nu'lara Mektuplar
- Yaylamıza Kiraz Vakti
- Kuvayi Milliye
- İnek
- Kerem Gibi
- Nazım Hikmet’in Açlık Grevi (Tıpkı Basım İçerikler)
- El Yazmalarında ve Basılı Kitaplarda Saman Sarısı
- Sovyet Demokrasisi
- Jokond ile Si - Ya - U
- Alman Faşizmi ve Irkçılığı
- Gece Gelen Telgraf
- 1 + 1= Bir
- Nazım Hikmet Şiirleri: 1
- Şu 1941 Yılında
- Yaşamaya Dair
- Saat 21-22 Şiirleri
- Orman Cücelerinin Sergüzeşti
- Büyük Taarruz
- Aydınlıkçı şair, aydınlıkçı yazar Nazım Hikmet
- Faşizm Sınıflar ve Emperyalizm
- Seçilmiş Əsərləri
- Güneşi İçenlerin Türküsü
Nazım Hikmet Ran Alıntıları - Sözleri
- Bizim İstiklal Marşın'da aksayan bir taraf var, Bilmem ki, nasıl anlatsam, Akif inanmış adam, Fakat onun, ben, İnandıklarının hepsine inanmıyorum. Mesela, bakın: "Gelecektir sana vadettiği günler Hakk'ın" Hayır, Gelecek günler için Gökten ayet inmedi bize. Bir şarkı istiyorum Zaferden sonrasına dair. Kim bilir belki yarın (Kuvayi Milliye Destanı)
- Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne, allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar.. (Güzel Günler Göreceğiz)
- "Kim bilir ; Masalınızın kahramanı, başka bir hikayenin figüranı olmaya gitmiştir belki de. (Yaşamak Seni Sevmek Gibi)
- Yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... (Kuvayi Milliye: Abidin Dino'nun Desenleriyle)
- Büyümez ölü çocuklar... (Henüz Vakit Varken Gülüm)
- "Sen daha çok hikâyeler dinlersin ama, artık sana hikâye anlatacak bulursan!.." (Ferhad ile Şirin)
- " Bırak ay gitsin sen kal bu gece... " (Bu Şehir Güzelse Senin Yüzünden)
- Yolunda pusuya yattıklarını arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek… Yürümek yürekten gülerek yürümek… (Yazılar 6)
- ...yolsuzluğun da türlü türlüsü vardır. (Yazılar 3)
- İnsanların başlarında kalpak, yüreklerinde keder, yüreklerinde müthiş bir ümit vardı. (Kuvayi Milliye Destanı)
- Bir insan bir vazife alırsa, bu vazife küçük ve ehemmiyetsiz de olsa, onunla öteki vazifeler arasındaki bağı unutmamalı ve ben işimi yapıyorum ya, işimden gayrisi beni alakadar etmez, banane dememelidir. Çünkü her iş, başka işle bağlıdır. (Hikayeler)
- Bulut mu olsam, gemi mi yoksa, balık mı olsam, yosun mu yoksa? .. Ne o, ne o, ne o. Deniz olunmalı, oğlum, bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. (Büyük İnsanlık)
- Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin (demeğe de dilim varmıyor ama) kabahatın çoğu senin canım kardeşim. (Nazım Hikmet Şiirleri: 1)
- Fotoğrafınızı pek yakında beklerim. Sıhhatiniz nasıldır ? Ateşiniz devam ediyor mu ? Oraları çok mu soğuk ? Herhalde odanızda soba vardır. Burada havalar birkaç gündür lodos. Denizde beyaz köpükler... ağaçlarda beyaz çiçekler... (S. Berksoy) (Nazım Hikmet ve Tosca'sı Semiha Berksoy)
- Bir gülüşün ateşiyle yakmasını biliriz ölümün önünde sigaramızı. (Nazım Hikmet Şiirleri 5: Bir Hazin Hürriyet)
- Hem anlatsana bana: nasıl oluyor da çıldırmıyoruz öleceğimizi bildiğimiz halde? Yoksa ben ölmem gibi mi geliyor insana. (Yatar Bursa Kalesinde)
- -Mayakovski’nin kitaplarından en çok hoşunuza gidenler hangileridir? + Sevgilinin gözlerini mi, yoksa burnunu mu seviyorsun sorusunu nasıl yanıtlamalı? Mayakovski’yi tepeden tırnağa severim ben. (Yazılar 6)
- “Onlar paranın sahibi değil, para onların sahibi. “ (Memleketimden İnsan Manzaraları)
- "Yaşamak güzel şey be kardeşim." (Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim)
- Köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme. Bakış açım belli oldu yine. Geride kalan, ardından bakar gidenlerin. Bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim. Dağlara çarptım her esişimde. Yollara küfrettim her gidişinde. (Tüm Eserleri 2 - Şiirler 2)
Yorumlar
0 yorum