Kitap Künyesi
Yazar: Faruk Duman
Yayın Evi: Alakarga Yayınları
İSBN: 9786059315685
Sayfa Sayısı: 94
--reklam--
Yazmalı Defter Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yazmak, dünyanın sırlarını keşfetme dürtüsünden kaynaklanabilir. Bildiğiniz gibi, insanlık bu işe bütün ömrünü adamıştır; gezip dolaşmak, keşfedip ele geçirmek, sonra da başka bir yeri yine ele geçirmek. Dünyanın keşfedilecek sırrı mı kaldı, demeyin. Bütün bu olup bitenlere rağmen, dünyamız hâlâ sırlarla doludur. Gerçi bana kalırsa, bu kadar keşif yeter; insanın artık durup boş ve sessiz manzarayı izlemesi yeğdir. Gerçekten, kimi zaman, artık bilmediklerimizin gelip bizi keşfetmeleri gerektiğini düşündüğüm olur.
--reklam--
Yazmalı Defter Alıntıları - Sözleri
- Önümüz karanlıktır epeyce.
- "Yazarken bir şekilde sarhoş olun,"
- Yazmanın, işlerlik kazanmış bir okulu yoktur. "Herkes yazabilir," ya da "yazmayı herkes öğrenebilir," diyen kişi ya yalan söylemektedir ya da konumunun bütünüyle dışındadır.
- Pek biliriz: O kişi aslında hiç de intihar edebilecek biri değildir. Mahallede sevilen biridir o. Sessiz, sakin, kendi halinde. Oysa insan en çok kendi halinde intihar etmeyi sever.
- Roman kahramanlarının görüntüleri gerçek yaşamda tanıdıklarımızın ya da filmlerde izlediğimiz kahramanların görüntülerinden daha kalıcıdır.
- Anlaşılabileceği gibi, yazı, sonuç olarak insan için bir günlük gereksinim maddesidir. Yiyecekler gibi. Bu nedenle üretilmek zorundadır. Okuyanlar, okumayanlara oranla daha güzel ölürler.
- Hatta, bizim toplumumuzda, çok küçük bir kesimin dışında yazıyla da, yazanla da kimse ilgilenmez. Edebiyat kimsenin umurunda değildir. İnsanların arasında, biri kalkıp öbürlerine sizin bir yazar olduğunuzu söylediği zaman. Öbürleri size bir deliymişsiniz gibi bakar. Önce, ne yapacaklarını bilemezler. Sonra sizin aşırı hassas biri olduğunuzu düşünüp tüm nezaketleriyle size bakar ve kelimenin tam anlamıyla size acı acı gülümserler. Her an kırılabilirsiniz.
- Yazmak, ölmek gibidir biraz. Ama daha az yalnız ölmek.
- Yazarken bir şekilde sarhoş olun.
- Güldüğümüz, ağladığımız ya da bir haksızlık karşısında öfkelendiğimiz zaman işte bu nedenle sorumluluk duygumuzun kabardığını hissederiz. İnsan pek çok şey karşısında, elinden bir şey gelmeyeceğini hemen hisseder. Birileri birilerini aç bırakıyorsa ya da öldürüyorsa sözgelimi.
- Okuyanlar okumayanlara oranla daha güzel ölürler.
- Yazmanın amacı okurun daha güzel ölmesini sağlamaktır.
- Bilinçaltı bakımından yazarın başka insanlardan pek farkı yoktur. Yazar bütün o başka insanlara benzeyen yanlarını kullanır yalnızca. Tüm yaptığı budur.
- Bir keresinde anneme, cennete inanıp inanmadığını sormuştum. İnanıyordu ya da inanmak istiyordu kuşkusuz ama ne de olsa sağlam, gerçekçi Anadolu yaşamının izinden yürümüştü o yaşına dek, bu iz, bir belirti ister: Ne bileyim, giden dönmüyor ki, demişti.
- Yazmak bir arayıştır.
--reklam--
Yazmalı Defter İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Faruk Duman da,Sus Barbatus birinci ve ikinci kitabıyla yepyeni karakterleri hayal dünyama kazandıran ve ölürken yanımda götüreceğim sayıya yenilerini ekleyen yazarlardan biri.Roman tarzının çok dışında,yazmak ve okumak üzerine yazıları bulunan kitabını hayranlıkla okudum.Örnek olarak kitabında yer alan,kimisi okuduğum kimisi okumakta olduğum kitaplarla ilgili notlara da yer vermesi ayrıca doyurucu oldu.İncecik de bir kitap zaten. Kesinlikle tavsiye ederim okuyun,yazmak ve okumak üzerine değerlendirmelerini.... (Emine AYDIN)
Kitap, Faruk Duman’ın okumak, yazmak, edebiyat üzerine yazdığı kısa denemelerden oluşuyor. Bir solukta okudum. Okurken kendimi çok iyi hissettim. Peki neden okuyup yazmalı insan? Okurken aldığım notları paylaşayım. Daha az yalnız ölebilmek için yazmalı insan. Hayatta kalabilmek için yazmalı. Yalnız hissetmemek için yazmalı. İnsan anlaşılmak ister o halde yazmalı. Okuyanlar okumayanlara oranla daha güzel ölürler. Aydınlanmak için okumalı. Etrafını aydınlatmak için yazmalı. Kültür aktarımını sağlayan en büyük araçtır yazı. Okumanın ve yazmanın hazzına varmalı. Çevremizde olup bitenleri anlamak için okumalı. Kendi dilini keşfetmek için yazmalı. Kendini kendi dilinde anlatmak için yazmalı. Yazmak kaydetmektir, yazı belge değeri taşır. Yazmak, yazanın içinde bulunduğu duruma dayanma gücü verir. Okudukça, yazdıkça daha zengin bir dil kullanır insan. Ve başka dünyalara girebilmektir okumak, yazmak. Ayrıca kitapta Faruk Duman kendi okumalarından ve bazı yazarlardan bahsediyor. Benim için tavsiye niteliğinde oldu. Onları da yazayım. Orhan Kemal Murtaza, Zweig Günlükler, Kayıp Zamanın İzinde, Franz Kafka Gibi Yalnız, Flaubert Madam Bovary, Alemdağda Var Bir Yılan. Kalemine sağlık Faruk Duman (Bahar Mete)
Faruk Duman'ın yeni kitabı bir öykü kitabı değil, bir deneme kitabı. 43 bölümden oluşan kitabında Faruk Duman yazı nedir, yazar neden yazar ve edebiyatın amacı nedir, sorularının etrafında döne döne önümüze çok güzel düşünceler koyuyor. Duman'ın edebiyatı bir ormanda yaşayan imgelerden oluşuyor. Bir dil işçisi olarak yazarın bize gösterdiği, ya da işaret ettiği bütün imgeler, bütün gerçekler veya bütün hayalleriyle onların taşıyıcı, yüklenicisi olan kelimelerin tamamı bu ormanın inşası için gayret gösteriyor. Bu orman; hayvanların hayvan, insanların insan, ağaçların ağaç olduğu bir yer olabildiği gibi, her birisinin başka birşeye ya da kimseye de dönüşebildiği bir dil ormanı; seslerin, fısıltıların; avcıların ve avların birbirine karıştığı bir mekân burası. Yazarın kalemi gibi bu orman da iç içe geçmiş, birbirine dolaşan sakinleriyle bize hem gerçek olanı anımsatıyor hem de gerçek olmayanı düşündürüyor. Faruk Duman'ın son eseri işte bu anlamda onun dil ormanının tadına varabilmiş herkes için bir soluklanma arası gibi; oturup okunmuş olan bütün eserler, okunan bütün yazarlar ve her zaman hayatımızın bir parçası olan "neden edebiyat var?" sorusunun cevabını sindire sindire okumak ve anlayabilmek için bir vesile, bize uzanan bir şefkatli el, bir açıklama gayreti içeriyor. Kitabın başında, ilk bölümde önümüze bir düşünürün sözü çıkıyor: "yazmak, ölmek gibidir biraz". Sonra yazar ekliyor: "ama daha az yalnız ölmek". Kitabın tamamı bütün yan yolları ve diğer fikirlerle beraber aslında bu tema üzerinden sürüyor. Bir inşa gayretiyle yazan yazar kurduğu evreni savunur, bu savunma hem bir öz savunmadır, hem de kurulan dünyanın savunmasıdır, diyor Duman. Peki bu evren inşası nasıl başlar? Bir nesneyle. Duman bu noktada kendinden örnek veriyor: bulduğu bir konserve kutusunu atmayarak onu kendi haline bırakıyor, ondan kendi hikâyesini anlatmasını bekliyor ve bu sırada, o nesne başka birşeye dönüşüyor: yani yazarın inşa etmeye çalıştığı evrende bir başka şeye, şeylere işaret edecek bir vesileye, bir aracıya dönüşüyor: yani, Duman özelinde, onun ormanında bir ağaca, öldürmekle hayat bulan bir avcıya, ya da nesli tükenmiş bir parsa dönüşüyor. Yazmak ölmek gibiyse de biraz, "yazmanın ölüme direnmenin bir yolu olduğu önermesini de pek önemsememiş oluyor"uz biraz, oysa ölümle yazmak arasında bir bağlantı kurulabilir mi? Ölümle giden herkes, ve varolan herşey ve nesne aynı yazgıyı paylaşır: "yazılarımızı kendimizle birlikte sonsuz boşluğa armağan ederek bu dünyadan çekip gideriz". O halde "dünyanın canlı ya da cansız nesneleri üzerine kalıcı hesaplar yapmanın hiçbir anlamı yoktur", "asıl mesele, kalanlara güzel ölümle birlikte, belki onların da böyle bir ölümü tercih edeceklerini düşünerek bir nesne bırakmaktır". Yazar, yazmakla yaşamını sürdürmek arasındaki sıkı ilişkiyi devam ettirir. Onun yazmak dışında başka bir seçeneği yoktur, bu anlamda yazmak, " köşeye sıkışmış insanın tepkisidir". İşte bu yüzden yazar hikâye anlatır ya da dinler, bu onun için bir "kurtuluş yöntemi"dir: "Daha az yalnız ölmek için bundan daha iyi fırsat bulunamaz". Daha az yalnız ölmek için çabalarken aslında yazarın amacı " okurun daha güzel ölmesini sağlamaktır", çünkü "iyi bir okur, öldüğü zaman, aklının bir yerlerinde hep canlı cümleler bulur". O kelimelerin kaybolup gitmeyeceği kesin gibidir; zira "iyi edebiyat bozulmaz". "Okur, ölüm günü geldiğinde, Azrail gelip kapıyı çaldığında yalnızca kendi yaşamının görüntülerini izlemez. Meşhur film şeridinin içinden Anna Karenina da geçer. Ya da, onun zihninde kim yer ettiyse artık; Raskolnikovlar, İnce Memedler, Murtazalar..." İşte bu yüzden, "okuyanlar, okumayanlara oranla daha güzel ölürler". Yani, yazarın nesnelerinin içine dalarak o hikâyeye, öyküye kendini bırakan bizler, bir sarhoşlukla, bir baş dönmesiyle debelenip durulur ve kendimizi o ormanda, o parsın, ağaçların arasında, herşeye ama herşeye sırnaşan sisin içinde buluruz. Kimleri unutamıyorsak okudukça, kimlerin adını anıyorsak, ölümümüz güzel olabilsin diye bu çamurlu, korkutucu dünyada, onların ölümleriyle ve masumiyetleriyle de sarınıp daha güzel ölmeye çalışırız. Demem o ki; bunca zamandır, Gusev okyanusun diplerine doğru iniyorsa usul usul, Martin Eden okyanusun bir yerlerinde sessiz sedasız hakikate bakıp herşeyden vazgeçiyorsa; Gabriel, Greta'ya sarılıp camlara vuran karların minik seslerini dinleyerek uykuya dalıyor ve kar bütün İrlanda'nın ve mezarların üzerine yağıyorsa, Zeze de Portuga kadar bir gölge olduysa çoktan, sevilesi Çehov karakterleri merhametle, sevgiyle bize tebessüm ediyorsa hatıralarımızın kenarından köşesinden, ve koca bir ömür bir vâveyla gibi boşluklara salınıp bitirildiyse, bütün bahçe evlâtlarla, bütün hafıza kaybolup gidenlerin güzel ve aziz hatıralarıyla doluysa ve her biri, tek tek özleniyorsa, o zaman ben de rahatça güzel öldüğümü söyleyebilirim. Ölürken Faruk Duman'ın ormanına ait olabildiğimi bilmek, ve orada bir küçük kovuk bulabilmek, sis herşeyi hepimizi örtüp yukarılara, o güzel canlı dallara doğru yükselirken sevdiğim bütün roman ve hikâye kahramanları gibi zihnimden çıkmayan ve güzel ölene dek çıkmayacak olan o parsın adımlarını duyuyorum ben de; bu ormanda hepimizin kendi güzel ölümünün gerçekleşeceği o âna dek ağır ağır nefes alıp verecek, yakın ya da uzağımızda sevdiğimiz nice güzel dost ve yarenle tebessüm edip, sislerin arasından "iyi ki edebiyat var" diyeceğiz.... (CemCBG)
--reklam--
Yazmalı Defter PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Faruk Duman - Yazmalı Defter kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yazmalı Defter PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Faruk Duman Kimdir?
Ankara Dil ve Coğrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümünden mezun oldu. Öyküleri, 1991 yılından beri Yazıt, Damar, Papirüs ve Adam Öykü gibi dergilerde yayınlandı. 1996 yılında Çankaya Belediyesi'nin Öykü-Şiir Yarışması'nda Çocuk Öyküleri dalında ikincilik aldı. Bu öyküleri daha sonra Mızıkçı Mızıka adıyla yayınlandı. İlk öykü kitabı Seslerde Başka Sesler 1997 yılında yayınlandı. 1998'de Orhan Kemal ödülleri öykü dalında ikincilik ödülü kazandı. 2000'de Sait Faik Hikâye Armağanı, 2004'de Haldun Taner Öykü Ödülü, 2010'da Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı.
Öykü
Kedi'çin Masallar, Notos Kitap (2010)
Sencer ile Yusufçuk, Can Yayınları (2009)
Keder Atlısı, Can Yayınları (2004)
Pîrî, Can Yayınları (2003)
Nar Kitabı, Can Yayınları (2001)
Av Dönüşleri, Can Yayınları (1999)
Seslerde Başka Sesler, Can Yayınları (1997)
Roman
Köpekler İçin Gece Müziği, Can Yayınları (2014)
Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur, Can Yayınları (2012)
İncir Tarihi, Can Yayınları, (2010)
Kırk, Can Yayınları, (2006)
Deneme
Adasız Deniz, Can Yayınları (2010)
Çocuk Kitabı
Cüce Prens, Can Çocuk Yayınları (2011)
Jüpiter'in Eteği, Can Çocuk Yayınları (2009)
Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler, Can Çocuk Yayınları (2009)
--reklam--
Faruk Duman Kitapları - Eserleri
- Sus Barbatus
- Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur
- Köpekler İçin Gece Müziği
- Yazmalı Defter
- Sus Barbatus! 2
- İncir Tarihi
- Keder Atlısı
- Baykuş Virane Sever
- Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe
- Seslerde Başka Sesler
- Nar Kitabı
- Pîrî
- Kırk
- Beydeba'dan Kelile ve Dimne
- Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor
- Sus Barbatus! - 3
- Adasız Deniz
- Cüce Prens
- Av Dönüşleri
- Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler
- Sencer ile Yusufçuk
- Doğa Betiği
- Kedi'çin Masallar
- Jüpiterin Eteği
- Piri Reis Yedi Deniz
- Gagalar, Patiler ve Başka Güzel Şeyler
--reklam--
Faruk Duman Alıntıları - Sözleri
- O zaman bezgin vapurlar geçerdi, izlerdik. Biz köprüde salkım salkım izlerdik, onlar suda eriyip giderlerdi. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
- Her ölüm ardında ya bir hikâye bırakır, ya da, ölenin bir hikâyesi bu taraftaki yaşamda (somut yaşamında) oluşmamışsa bile, orada, öbür tarafta pekâlâ oluşabilir. (...) Ve ölümle birlikte söz yeniden gündeme gelir. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
- Yoluna kavuşmamış bir at, her zaman, hep, sabırsızdır. (Sencer ile Yusufçuk)
- ...bu düzen bizi birbirimize düşman ediyor. Sebepsiz yere düşman ediyor. İki kardeşi alıyor, birini asker, birini anarşist ilan ediyor, neden, kendi çıkarları bozulmasın, kendi düzenleri yolunda gitsin diye... (Sus Barbatus! - 3)
- Zamanın durduğu evlerde büyüdüm ben, asılı tozun içinde. (Keder Atlısı)
- Bütün bunlardan şu sonuç çıkıyor: bir başucu yazarı, gerçek bir büyücüdür aslında. Düşlerinize girer ve siz yokken evi karıştırır. (Adasız Deniz)
- Bulutlar kararıp kararıp dağılıyor, yağmur sanırsın bir evsiz; yağacak yer arıyordu. İnsan nasıl da bağımlıdır böyle şeylere. Ruh halimiz, bana kalırsa, kapanan havanın, huzursuz yaprağın peşinde yürür. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
- İyilik, korkutucu oluvermişti. Kaçınılması gereken bir şey. Bu olmuştu sonunda. (Nar Kitabı)
- "... hayat nedir ki başka. Sözlerin sarf edilmesinden, durup dururken. Sonra bu sözlerin anlamlandırılmaya çalışılmasından. Ama acıda, insanın insafıyla örülü bir şeyler var. Gölgede, belirsiz, ta eskilerden hız almış, her insanın yüzünde." (Kedi'çin Masallar)
- İnsan zamanın birinde yüzünü serinletip geçen bir rüzgârı bile unutamaz. Sanki o rüzgâr hep o yerde durur ve bizimle yaşamımızı paylaşır. Ama sonra o da ölür, biz de. O da geçmiş olur, biz de. Bir bakıma, orada o rüzgâr estiği için biz biz olmuşuzdur. Zira o olmasaydı, bizim de o anımız olmayacaktı. (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
- Oysa insanoğlu genelde birbirini sevmez. Sevgi belki de insanoğlunun en büyük hatasıdır. (Sus Barbatus! 2)
- İnsan sevdiğinin ölüsüne dokunmakta zorlanıyor. (İncir Tarihi)
- Âşık olmuştu. Böyle bir durum insanın başına binde bir gelebilir ve. Geldikten sonra da onun hakkını vermeli. Hak önemli. Haksızlık olmaz. (Sus Barbatus! - 3)
- Ağaçları da ölümleri nasıl büyüttüysek, öyle büyütmek gerek. (Zeytin Taneleri Birbirine Çarpıyor)
- "...kitap okumak da bir yalnızlık biçimidir." (Tom Sawyer'in Kitap Okuduğu Kulübe)
- Annemle babam birbirlerine o kdar güzel, uzun uzun bakıyorlardı ki, ben o zaman her şeyin yolunda olduğunu düşündüm. (Kaptan Kanca’nın Bir Macerası ve Öbür Yeni Öyküler)
- Gece yine her zaman gecedir. Uyusan da, uyumasan da, fark etmez. (Köpekler İçin Gece Müziği)
- Hayat çok büyük bir hayal kırıklığıdır. (Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur)
- Bahaneler böyledir, her şeyden önce, yazılması gerektiği için yazılmışlardır… (İncir Tarihi)
- Güç. Güç insanı böyle yapar. İnsanı mutlu eder. Ama buradaki güç elbette, kişinin kendinde hissettiği güçtür. Yoksa başka türlü bir şey değil. Diyelim devletin elinde ki kaba güç gibi bir şey değil. (Sus Barbatus! - 3)
Yorumlar
0 yorum