Kitap Künyesi
Yazar: Ahmad 'Abd Al Waliyy Vincenzo
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786050802726
Sayfa Sayısı: 304
--reklam--
Yesrib'de Bahar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“O gece Zeyd, hayatındaki en mucizevi deneyimi yaşadı. Zeyd’in, her bir heceyi her bir vurguyu hafızasına kazıyabilmesi için Cebrail okuyor ve Hz. Muhammed(sav) tekrarlıyordu. Karanlık, yerini güneşin ilk ışıklarına terk edinceye kadar devam ettiler.”
Okur, Zeyd’in rehberliğinde; İslam’ın ilk yıllarına, Medine’ye doğru bir yolculuğa çıkıyor. İslam’ın doğuşundan kısa bir süre sonra Medine(Yesrib)’de dünyaya gelen Zeyd, babasının Buas savaşında ölmesiyle yetim kalınca; annesi ve abisiyle hayatın zorluklarını aşmaya çalışıyor. İslam’la tanışması ve Hz. Peygamber’le karşılaşması ise hayatının tümüyle değişmesini sağlıyor.
Hikayenin başında sekiz yaşında olan Zeyd, daha 12 yaşında iken vahiy katibi oluyor. Kur’an’ın en önde gelen koruyucularından ve yorumcularından biri olan bu çocuk, aklı ve hafızasıyla küçük yaşlarından itibaren herkesin hayranlığını kazanıyor. Kur’an’ın kitap haline gelmesi ve değişmeden çoğalmasında Zeyd’in rolü oldukça büyüktür.
İtalya’nın en büyük Müslüman kültürü uzmanlarından biri olan Vincenzo, İslam’ın ilk yıllarını akıcı bir romanla okura sunuyor. Yazarın söylediği gibi “Batı romanının akıcılığını ve Doğu bilgeliğinin içeriğini haiz” bu eser Hz. Muhammed(sav)’in hayatından bir kesiti, vahiy katiblerinden Zeyd Bin Sâbit’in gözünden anlatıyor.
Yesrib'de Bahar Alıntıları - Sözleri
- "Seni cennet'ten ayıran yalnızca göğsündeki son nefes!"
- Riyakarlar, önceki toplumlarda olduğu gibi, müslüman toplumlarına sorun yaratmaya hep devam ettiler. Karakterleri değişmemeye mahkumdu; formalite olarak ve katı biçimde sofu olacaklar ama aslında Hz.Muhammed(sav)in ve diğer peygamberlerin öğretilerinden ve ahlakından hiç nasipleri olmayacaktı.
- Peygamberimizin sözleri şu soruyla bitirdi: " Ey insanlar! Allah'ın Tebliğini sizlere sadık biçimde aktardım mı?" O gün Rûz-i Cezâ'da toplanacak olan nefesler gibi, bizler de Arafat dağının eteklerine yayılmış beyaz bir hacı örtüsü gibiydik. Hepimizin gözlerinde ve yüreğinde Rûz-i Cezâ'nın görüntüsü bulunuyordu. Hz. Muhammed (s.a.v)' in sorusu duyulunca, yüz bin yürekten tek bir ses yükseldi; " Evet!" Bir o kadar engin bir sessizlik çöktü dağın eteklerine. Sonra tek bir güçlü ses duyuldu. Hz. Muhammed(s.a.v)' in sesiydi: "Allah' ım, Şahidim ol!"
- Rabb' in seni terk etmedi de, sana darılmadı da..
- "Ne taleb ediyorlar?" "Cenneti taleb ediyorlar?" "Görmüşler mi?" "Hayır Rabb'imiz!" "Görmüş olsalar ne olurdu?" "Korumanı taleb ederlerdi" "Neye karşı?" "Cehennemin ateşine karşı!" "Ateşi görmüşler mi?" "Hayır!" "Görmüş olsalar ne olurdu?" "Senden af dilerlerdi!" İşte bu noktada ALLAH meleklere "Ben onları affediyorum, istediklerini kendilerine vereceğim ve neden korunmak istiyorlarsa ona karşı koruyacağım" der.
- Riyakarlar, önceki toplumlarda olduğu gibi, Müslüman toplumuna sorun yaratmaya hep devam ettiler. Karakterleri değişmemeye mahkumdu; formalite olarak ve katı biçimde sofu olacaklar ama aslında Hz. Muhammed (sav)'in ve diğer peygamberlerin öğretilerinden ve ahlakından hiç nasipleri olmayacaktı.
- "Doğru, binlerce kılıçtan daha güçlüdür."
- Allah'a inanmak,gerçeği olduğundan farklı gördüğün bir rüyadan uyanmak gibi..
- Gerçek şu ki Allah onlara her zaman doğruyu söyletir. Ancak doğru basit ama sarsıcı olduğundan diğerleri çoğunlukla nasıl cevap vereceklerini bilemezler. Doğru, binlerce kılıçtan daha güçlüdür.
- İnsan zekası küçük bir tohum gibidir. Tohumda bitkinin temel yapısı gizlidir, ama bitki haline gelebilmek için yalnızca tohum olmak yeterli olmaz . Onu toprağa da ekmek gerek! Bilgi tohumunun ekilmesi gereken toprak, iman toprağıdır,ama bu bile yeterli değil! İman toprağını her gün dua suları ile sulamak ve imanın gereklerini yerine getirerek beslemek gerekir.
Yesrib'de Bahar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Büyük başarılar elde etmiş bir sahabenin hayatını anlatıyor. Zeyd b. Sabit(r.h) okuma yazma bile bilmeyen bir çocukken Peygamber Efendimizin vahiy katibi oluyor. Görevinin ikinci gününden başlayım esir bir hocadan okuma yazmayı öğreniyor. Çok kısa bir zamanda bir çok dilde yazı yazmayı öğreniyor. İkinci görevi dil öğrenmektir bir haftada İbranice'yi öğreniyor çok kısa zaman da 7 dil öğreniyor gelen ayetleri hıfz ediyor derilere yazıyor. Peygamberimizin vefatından sonra kitap hali getiriyor. Yeni nesil gençlerin örnek alabilecekleri bir Sahabi. (Fırat)
Hz Zeyd’in eşine çeyizi şu şekildedir .“Kerimeye çeyiz olarak Kuran Ve Peygamberin öğretileriyle ilgili bildiğim her şeyi getireceğim . Ona bildiğim herşeyi öğreteceğime söz veriyorum .” (Rayihanın Kitapları)
Yesrib'de Bahar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ahmad 'Abd Al Waliyy Vincenzo - Yesrib'de Bahar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yesrib'de Bahar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ahmad 'Abd Al Waliyy Vincenzo Kimdir?
1990 yılında müslüman olmuştur. Federico Üniversitesi profesörü, italyan yazar. Hz. Muhammed'i konu alan “Yesrib’te Bahar” isminde ve şimdilerde de şifacı (Sicilya Tatulası) adında Türkçe'de yayımlanan 2 kitabı var.
--reklam--
Ahmad 'Abd Al Waliyy Vincenzo Kitapları - Eserleri
- Yesrib'de Bahar
- Şifacı
--reklam--
Ahmad 'Abd Al Waliyy Vincenzo Alıntıları - Sözleri
- Riyakarlar, önceki toplumlarda olduğu gibi, müslüman toplumlarına sorun yaratmaya hep devam ettiler. Karakterleri değişmemeye mahkumdu; formalite olarak ve katı biçimde sofu olacaklar ama aslında Hz.Muhammed(sav)in ve diğer peygamberlerin öğretilerinden ve ahlakından hiç nasipleri olmayacaktı. (Yesrib'de Bahar)
- Ağzımda, hayatın acı tadı kalmıştı. (Şifacı)
- "Seni cennet'ten ayıran yalnızca göğsündeki son nefes!" (Yesrib'de Bahar)
- Eğer dünyada mutluluk varsa, işte o gün mutluluğu bulmuştum. (Şifacı)
- İçimde bir şeyler kırıldı. Hem de müthiş bir gürültüyle. (Şifacı)
- Aynı hataları tekrarlamak öyle kolay ki! (Şifacı)
- Konuşmak düşünmek demek değildir. (Şifacı)
- Gerçek şu ki her tür yenilikte, özellikle de beklenmedik olanlar da, hep bir terslik beklerim. Ustelik bendeki bu şüphecilik, geç mişe ait olayları da kapsar. Vuku bulan olayları düşündüğümde, negatif olanlar pozitif olanlara göre çok daha hızlı zihnimi işgal eder. Işte bu nedenle, sizin de tahmin edeceğiniz gibi, bana gülümsediği anlarda bile heyecan hissedemediğim bir hayata, hüzünlü bir gelişime eğilim gösterdim. Kaldı ki Yüce Yaradan'ın bana özel muamelesi nedeniyle, gülümsetici anlar çoğunlukla esingendi benden... (Şifacı)
- Savaşta kendini öldürtmek için en iyi yol kaçmaktır. (Şifacı)
- "Ne taleb ediyorlar?" "Cenneti taleb ediyorlar?" "Görmüşler mi?" "Hayır Rabb'imiz!" "Görmüş olsalar ne olurdu?" "Korumanı taleb ederlerdi" "Neye karşı?" "Cehennemin ateşine karşı!" "Ateşi görmüşler mi?" "Hayır!" "Görmüş olsalar ne olurdu?" "Senden af dilerlerdi!" İşte bu noktada ALLAH meleklere "Ben onları affediyorum, istediklerini kendilerine vereceğim ve neden korunmak istiyorlarsa ona karşı koruyacağım" der. (Yesrib'de Bahar)
- İnsan zekası küçük bir tohum gibidir. Tohumda bitkinin temel yapısı gizlidir, ama bitki haline gelebilmek için yalnızca tohum olmak yeterli olmaz . Onu toprağa da ekmek gerek! Bilgi tohumunun ekilmesi gereken toprak, iman toprağıdır,ama bu bile yeterli değil! İman toprağını her gün dua suları ile sulamak ve imanın gereklerini yerine getirerek beslemek gerekir. (Yesrib'de Bahar)
- Kimse kendi gözlerinin içine bakmayı alışlanlık haline getirmez. Nitekim zorda kalmadıkça kendimizi tanımaktan hep kaçınırız. (Şifacı)
- Allah'a inanmak,gerçeği olduğundan farklı gördüğün bir rüyadan uyanmak gibi.. (Yesrib'de Bahar)
- Hiçbir şey yapmayan bir şey kazanamaz. (Şifacı)
- Riyakarlar, önceki toplumlarda olduğu gibi, Müslüman toplumuna sorun yaratmaya hep devam ettiler. Karakterleri değişmemeye mahkumdu; formalite olarak ve katı biçimde sofu olacaklar ama aslında Hz. Muhammed (sav)'in ve diğer peygamberlerin öğretilerinden ve ahlakından hiç nasipleri olmayacaktı. (Yesrib'de Bahar)
- "Doğru, binlerce kılıçtan daha güçlüdür." (Yesrib'de Bahar)
- Peygamberimizin sözleri şu soruyla bitirdi: " Ey insanlar! Allah'ın Tebliğini sizlere sadık biçimde aktardım mı?" O gün Rûz-i Cezâ'da toplanacak olan nefesler gibi, bizler de Arafat dağının eteklerine yayılmış beyaz bir hacı örtüsü gibiydik. Hepimizin gözlerinde ve yüreğinde Rûz-i Cezâ'nın görüntüsü bulunuyordu. Hz. Muhammed (s.a.v)' in sorusu duyulunca, yüz bin yürekten tek bir ses yükseldi; " Evet!" Bir o kadar engin bir sessizlik çöktü dağın eteklerine. Sonra tek bir güçlü ses duyuldu. Hz. Muhammed(s.a.v)' in sesiydi: "Allah' ım, Şahidim ol!" (Yesrib'de Bahar)
- İçimde bir şeyler kırıldı. Hem de müthiş bir gürültüyle. (Şifacı)
- Gerçek şu ki Allah onlara her zaman doğruyu söyletir. Ancak doğru basit ama sarsıcı olduğundan diğerleri çoğunlukla nasıl cevap vereceklerini bilemezler. Doğru, binlerce kılıçtan daha güçlüdür. (Yesrib'de Bahar)
- Rabb' in seni terk etmedi de, sana darılmadı da.. (Yesrib'de Bahar)
Yorumlar
0 yorum