Kitap Künyesi

Yazar: Ayşe Sarısayın

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750704680

Sayfa Sayısı: 144

--reklam--

Yorgun Anılar Zamanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

İki ters, iki yüz... Sokaktan biri geçti az önce, karşı eve girdi. Rahatladım, daha erken, katlanamayız birbirimize. Koyu karanlıklarda belki, aynı yatakta bedenlerimizi sakınarak uyurken. Erken sabahlarda biraz, henüz uyku mahmurluğundan sıyrılmadan. Bayramlarda, zorunlu aile ziyaretlerinde, kısa sürelerde, ancak.

2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü sahibi Ayşe Sarısayın, yeni öykülerini topladığı kitabı Yorgun Anılar Zamanı'nda yine kadın kahramanların arasında geziniyor. Masallar arasında büyüyen bir kız çocuğu, gördüğü mutlu evliliklerin bozulup dağıldığına tanık olmuş bir genç kız, kendi hüzünlü geçmişinden torununu sakınan bir anneanne ve evliliğini sürdürememiş kadınlar... Ayşe Sarısayın, değerlerin sarsılmaya yüz tuttuğu toplumumuzda kadının ne olursa olsun ayakta kaldığını, kalabileceğini gösteriyor bize. Böylece biz bu hüzünlü ama dirençli kadınlarda mutlaka kendimizden bir şeyler buluyoruz. Yorgun Anılar Zamanı, ölçülü, şiirsel dili ve inandırıcı anlatımıyla Ayşe Sarısayın'ın öykü yolculuğunda yepyeni bir durak ve öykü edebiyatımızda iz bırakacak birkitap. 

--reklam--

Yorgun Anılar Zamanı Alıntıları - Sözleri

  • Elleri, ah, elleri!
  • ...uzaktan bakışları, gökyüzüyle yeryüzünü birleştiren.
  • "Soğurken bir ölü, çok ince bir eli/ Tutup ısıttınız mı?"
  • "Kar yağarken ısıtmaz ki terlikler."
  • Bugün alışveriş yaptım biraz, kendime bu gömleği aldım, sana da çay tabağı. Hani şu çay bahçelerinde, kahvelerde ve mapushanelerde, canım yurdumun her köşesinde kullanılanlardan.
  • "Ve insanlar karşılıklı nefretler içinde Yatarken aynı yatakta yan yana: Akar, akar yalnızlık ırmaklarca."
  • O ışık huzmesinin varlığını hissederek deniz kenarlarını düşünüyorum yine.
  • "Konuşmamak, yaşamayı kolaylaştırır belki."

--reklam--

Yorgun Anılar Zamanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ayşe Sarısayın, kelimenin tam anlamıyla bu işin mutfağında büyümüş, babasından el almış bir yazarımız. Behçet Necatigil'in evladı olmanın öğrettiği çok şey olduğunu düşünüyorum. Sait Faik Hikaye Armağanı'nı almış olan kitabı ile tanıştım kendisiyle, sırada Denize Yazıldı kitabı var benim için. Öykü okumayı sevmeyenleri bile bi yerlerden yakayacak enfes öyküler ve öykülerin başlıklarındaki alıntılarla muazzam bir kitaptı. Başta öykü severler olmak üzere herkese tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar #readingismycardio #aslihanneokudu #okudumbitti #2021okumalarım #okuryorumu #kitaptavsiyesi #yorgunanılarzamanı #ayşesarısayın #canyayınları #öyküokurları (Aslıhan tufan)

Mühendis yazarların kitapları çok daha başarılı oluyor. Bunun formülünü bilemiyorum ama bana daha detaycı geliyor. Bazı anıları o kadar güzel anlatıyorlar ki, Murat Gülsoy da bunu yaşamıştım, keza Oğuz Atay, Aslı Erdoğan, Cem Akaş, hatta yurtdışına gidelim Boris Vian, Dostoyevski'de de durum aynı. Neyse bir işe yaramayan tespitten kitaba geçelim :) Bu kitabı ödül alması nedeniyle okumaya başladım. Kitap 2005 Sait Faik Hikaye Armağanını almış. Dümdüz hikayeler var. Ancak bunu olumsuz anlamda söylemiyorum. Tamamı ile sade ve anlatmak istediğini yorgun biçimde anlatmış. Başlık çok güzel seçilmiş o açıdan. Özellikle 2. kısımdaki hikayeler birbirlerini çok güzel takip ediyor. Başka kitaplarını da okuma isteği uyandı içimde. Tavsiye ederim. Ayrıca Behçet Necatigil'in kızıymış Ayşe Sarısayın. Bunu bilmiyordum. (Evren Erarslan)

--reklam--

Yorgun Anılar Zamanı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ayşe Sarısayın - Yorgun Anılar Zamanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yorgun Anılar Zamanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ayşe Sarısayın Kimdir?

Ayşe Sarısayın, 1957 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Alman Lisesi'nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden (1981) ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne bağlı İşletme İktisadı Enstitüsü'nden mezun oldu (1986). Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştı. Evli ve bir oğlu var, İstanbul'da yaşıyor. Babası Behçet Necatigil'in çeviri şiirlerini (Yalnızlık Bir Yağmura Benzer, Adam Yayınları, 1984) ve aile mektuplarını (Serin Mavi, YKY, 1999, Selma Esemen ile birlikte) yayına hazırladı. Behçet Necatigil'e ilişkin anılarının yer aldığı Çok Şey Yarım Hâlâ adlı kitabı, 2001 yılında yayımlandı (YKY). Denizler Dört Duvar (Can Yayınları, 2003) adlı ilk öykü kitabı 2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne, Yorgun Anılar Zamanı (Can Yayınları, 2004) 2005 Sait Faik Hikaye Armağanı'na,Karakalem Resimler (Can Yayınları, 2008) adlı öykü kitabı ise Dünya Kitap dergisinin 2008 Yılın Telif Kitabı Ödülü'ne değer görüldü. Erdal Öz, Unutulmaz Bir Atlı adlı biyografi çalışması ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nca desteklenen İstanbulum projesi kapsamındaki Beşiktaş, Yollar ya da Anılar Boyunca adlı kitabı 2009 yılında yayımlanan Ayşe Sarısayın'ın son kitabı Kedimin Adı Çamur (2010). Fırsat buldukça Almancadan çeviriler de yapıyor. Siegfried Lenz'den çevirdiği Almanca Dersi (Deutschstunde) romanına (Everest Yayınları, 2012) Dünya Kitap Dergisi 2012 "Yılın Çeviri Kitabı" ödülü verildi.

--reklam--

Ayşe Sarısayın Kitapları - Eserleri

  • Ansızın Günbatımı
  • Yorgun Anılar Zamanı
  • Kedimin Adı Çamur
  • Denizler Dört Duvar
  • Çok Şey Yarım Hala
  • Denize Yazıldı
  • Köpeğimin Adı Erik
  • Erdal Öz
  • Beşiktaş Yollar ya da Anılar Boyunca
  • Martılarımın Adı Tahir ile Zühre
  • Kaplumbağamın Adı Meraklı
  • Karakalem Resimler

--reklam--

Ayşe Sarısayın Alıntıları - Sözleri

  • Onca kalabalığa rağmen, yalnız mı hissediyordun kendini, hüzünleniyor muydun zaman zaman? Yıllar geçtikçe çıkarsız, dolambaçsız ilişkilerin özlemini daha çok mu duymaya başlamıştın yoksa?" Ayşe Sarısayın/ Erdal Öz Unutulmaz Bir Atlı (Erdal Öz)
  • "Konuşmamak, yaşamayı kolaylaştırır belki." (Yorgun Anılar Zamanı)
  • Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk / Hiçbir yere gitmiyor... (Edip Cansever) (Ansızın Günbatımı)
  • Ölüleri önce renkler terk ediyor, ölenlerle birlikte hayatımızın renkleri eksiliyor. (Ansızın Günbatımı)
  • Yaşadığımız anla sınırlıyız, tüm hayatın o andan ibaret olduğunu sanıyoruz. (Ansızın Günbatımı)
  • Beni sevmeni öylesine çok istemiştim ki! Beni alıp götürmeni bekledim. Anlamanı, istemeni... Görmedin ya da göremedin. (Denizler Dört Duvar)
  • Gidince bitecek mi bu sıkıntı, duvarları aşabilecek miyim gidince? (Denizler Dört Duvar)
  • "Keşke olmasaydı, yaşanmasaydı! " dediğim ama hemen ardından bugünkü kimliğimin oluşmasındaki katkısı nedeniyle 'İyi ki yaşandı! ' diye düşündüğüm bir yığın olay... (Denizler Dört Duvar)
  • "Senin de defterin var mı Ayşe?" "Var tabii, bak burada!" "Peki, defterine notlar yazıyor musun Ayşe?" "Yazıyorum Denizciğim. Sonradan çok işe yarıyor bu notlar." "Peki ama zamanın yoksa ne oluyor?" "Ertesi gün yazıyorum." "Yine yoksa?" "Daha ertesi gün." "Yine yoksa?" "Of Deniz, bir ara buluyorum işte." "Hiçbir zaman yoksa?" "Öyle bir şey olmaz. İnsan isterse her şeye zaman bulur." "Zamanın olmadığı bir yer var, ben biliyorum." "Yok!" "Var!" "Neresiymiş?" "Öldükten sonra zaman yok ki..." (Denize Yazıldı)
  • " Acının Çok sonra başladığını Kim inkar eder. " - Behçet Necatigil - (Denizler Dört Duvar)
  • Elleri, ah, elleri! (Yorgun Anılar Zamanı)
  • Sana uzaktan kolay geliyor ama hiçbir şey göründüğü kadar kolay değil. (Köpeğimin Adı Erik)
  • "Saldırgan köpek yoktur, onu saldırgan olarak yetiştiren sahipleri vardır." (Köpeğimin Adı Erik)
  • "Günler geçer ve çalışır şafağın değirmeni/kim bilebilir ki kimi neyi eksittiğini." (Ansızın Günbatımı)
  • ...uzaktan bakışları, gökyüzüyle yeryüzünü birleştiren. (Yorgun Anılar Zamanı)
  • Erik'in yokluğunu kabullenebilirim belki çünkü sen varsın. Ama senin yokluğuna asla dayanamam... (Köpeğimin Adı Erik)
  • Ne kadar tek başıma olmak istiyorsam o kadar tek başıma değilim. Oysa İstanbul’da kurtulmuş gibiyim. O’ndan korkuyorum, bu beni benden korkmalara kadar götürüyor. Ne kadar özledim edebiyatla iç içe olmayı. O kadar ara verdim ki. Sapsarı üzünçler içinde dönenip duruyorum• *Ankara’ya Kaçış |Erdal ÖZ| (Erdal Öz)
  • Git...me dur ne olursun Gitme kal yalan söyledim (Denizler Dört Duvar)
  • ...gerçekten ihtiyaç olduğunda günlük kavgalarını bir yana bırakıp ne güzel bir dayanışma içine giriyorlar. İnsanların hayvanlardan öğreneceği çok şey var. (Köpeğimin Adı Erik)
  • "Kar yağarken ısıtmaz ki terlikler." (Yorgun Anılar Zamanı)