Kitap Künyesi

Yazar: Cengiz Aytmatov

Çevirmen: Mehmet Özgül

Yayın Evi: Nora Kitap

İSBN: 9789752473102

Sayfa Sayısı: 157

Yüz Yüze / Oğulla Görüşme / Deve Gözü / Askerin Oğlu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Cengiz Aytmatov’un en önemli hikâyelerinden dördünü bir araya getiren bu kitapta, Yüz Yüze, Askerin Oğlu, Deve Gözü ve Oğulla Görüşme isimli hikâyeler yer almaktadır.

Yüz Yüze, yeni evlenen bir çiftin trajik hikâyesidir. Evliliğinin baharındayken savaş patlak verince askere gitmek zorunda kalan Cumabay ölüm korkusuna yenik düşer ve askerden kaçar. Geceleri gizlenerek evinde, gündüzleriyse mağaralarda yaşamaktadır. Zorlu koşullar onu gitgide daha fazla etkilemeye ve değiştirmeye başlar. Kötülük sabit bir töz değildir, koşullar insanı etkiler ve değiştirir. İyilik, kötülük ve değişim üzerine harika bir hikâyedir Yüz Yüze.

Askerin Oğlu’ysa babası savaşta ölen bir yetimin hikâyesidir. İnsanın gerçekte yetim olmadığını, olamayacağını çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. İnsanı toplum yetim yapar!

Deve Gözü’nün temasıysa, insanın doğayla ve olumsuz koşullarla mücadelesidir. Zor, karşısında yenik düşerseniz zordur. Oysa hep daha ötesini hayal edenler kazanırlar nihayetinde!

Oğulla Görüşme’de kahramanımız yaşlanmıştır. Yıllar önce vuku bulan ama yüzleşilemediği için kapanmayan bir yara bir gün aniden açılır. Savaşta ölen oğlu aklına gelir adamın ve aslında onun ölmediğini anlar… Baba ölmedikçe oğul, oğul ölmedikçe de baba yaşamaya devam eder!

Yüz Yüze / Oğulla Görüşme / Deve Gözü / Askerin Oğlu Alıntıları - Sözleri

  • Gün gelir, ağacın kendisi değil, gövdesi bile işe yarar.
  • Yaşam böyle işte, her şey üst üste geliyor.
  • "İnsan ol, oğlum! Nereye gidersen git, insanlığını yitirme! Her zaman insan olarak kal!"
  • "Düş tatlı şey, insan acıktığını bile unutuyor"
  • İnsanların içinde yığınla biriken duyguları anlatmaya kimin gücü yetebilirdi ki!..
  • Yürüyordum durmaksızın. Önümde ne yol vardı, ne iz...
  • "İnsan birini seviyorsa, bu sevginin gerçek boyutu ancak ayrılık sırasında anlaşılır."
  • İnsan ol, oğlum! Nereye gidersen git, insanlığını yitirme! Her zaman insan olarak kal!.
  • " İnsan ol, oğlum! Nereye gidersen git, insanlığını yitirme! Her zaman insan olarak kal!."
  • "Zor, karşısında yenik düşerseniz zordur! Oysa hep daha ötesini hayal edenler kazanırlar nihayetinde.."
  • "İnsan ol oğlum! Nereye gidersen git, insanlığını yitirme! Her zaman insan olarak kal!"
  • İnsanların içinde yığınla biriken duyguları anlatmaya kimin gücü yetebilirdi ki!..

Yüz Yüze / Oğulla Görüşme / Deve Gözü / Askerin Oğlu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Nora Kitap, daha önce Cem Yayınlarından çıkan Mehmet Özgül çevirili Aytmatov eserlerini yeniden basmaya başlamış. Bu kitap da onlardan birisi. İyi bir Aytmatov okuru olarak benim tercihim Ötüken Neşriyat ve rahmetli Refik Özdek çevirileridir. Bunu söylemeliyim. Ancak Özdek, Al Yazmalım Selvi Boylum, İlk Öğretmen ve Fuji Yama'yı çevirmemiştir. Keza Kassandra Damgası ve Ebedi Gelin onun vefatından sonra yazılmıştır. Bu kitapta dört hikayeyi bir arada bulabiliyoruz. Bunlardan Deve Gözü hariç, üçü İkinci Dünya Savaşı merkezli hikayelerdir. Yüz Yüze adeta bir başyapıttır. Aytmatov, gerçek bir hikayeden yola çıkarak savaştan kaçan İsmail ile karısı Seyde'nin hikayesini yazmıştır. İsmail söz konusu savaşın kendi savaşı olmadığına inanmaktadır; eşi ise kocası ile toplum arasında kalmıştır. Şahane bir hikayedir. Oğulla Buluşma ise savaşta genç evladını kaybeden bir babanın hikayesidir. Askerin Çocuğu'nda ise bu sefer bir ihtiyarın değil bir çocuğun gözünden savaşta kaybedilen baba figürü bir sinema filmi üzerinden işlenir. Her iki eserde de savaşın cephedekilere değil geride kalanlara getirdiği acılar işlenir. Deve Gözü ise bir kolhozda çalışan idealist bir genç ile onların başında bulunan şef arasındaki durumları işler. (Mehmet Y.)

Toplumsal sorunların çevresinde örülmüş hikâyelerdeki betimlemeler, diyaloglar...duygu yüklü kalemiyle kısacık ama yüreklere işleyen bu kitabında yine savaşın gerçek yüzünü, açlık, özveri, gözü yaşlı anneler, çocuklar, sefalet, pişmanlık, açgözlülük kısaca tüm duyguları o kadar güzel harmanlamış ki, etkisini ilk satırlarda hissederek kitapla bütünleştiğimi hissettim. Tüm kitaplarını severek okuyorum. (M. K)

* Bir insanın ne denli sevildiği en çok ayrılık anında belli olur. * İlkbahar havası insanın başını döndürüyor. Düş tatlı şey, insan acıktığını bile unutuyor. * Düşünceye dek dik duracaktım ayakta. * Evet, yerde yatan bendim ama kavgada yenilen ben değildim. ( bir ders almış) * Tanımadan köpek gibi bağlanmak.. * Kara kışta uluyan kurtlar gibi.. (Halime Kara)

Kitabın Yazarı Cengiz Aytmatov Kimdir?

Cengiz Aytmatov, (Kırgızca: Чыңгыз Айтматов (Çıňğız Aytmatov), Rusça: Чингиз Торекулович Айтматов) (d. 12 Aralık 1928, Kırgızistan - ö. 10 Haziran 2008, Almanya).

Ünlü Kırgız Türkü edebiyatçı, gazeteci, çevirmen ve siyasetçi. 12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Babası Torekul Aytmatov, Sovyet Kırgızistanı'nda seçkin devlet adamı idi, ancak 1937'de tutuklandı ve 1938'de kurşuna dizildi. Tatar kızı olan annesi Nagima Hamziyevna Abdulvaliyeva tiyatro aktrisiydi. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur.

Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasî sistemle, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü II. Dünya Savaşının SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı. Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu. Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Eserleri yüz elliyi aşkın dile tercüme edildi. 1990-1994 yıllarında Sovyetler Birliği'ni ve Rusya Federasyonu'nu, sonra ise 2008 yılına kadar Kırgızistan Cumhuriyeti'ni büyükelçi olarak temsil etti.

Aytmatov, Gün Olur Asra Bedel romanının film çekimleri için gittiği Rusya'nın Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan'da 16 Mayıs 2008'de rahatsızlandı ve böbrek yetmezliği teşhisiyle tedavi için Almanya'ya getirildi. Almanya'nın Nürnberg kentindeki Klinikum Nord'da tedavi gören Cengiz Aytmatov, komaya girdi.10 Haziran 2008 tarihinde Nürnberg'de hayatını yitirdi.

Cengiz Aytmatov Kitapları - Eserleri

  • Beyaz Gemi
  • Toprak Ana
  • Gün Olur Asra Bedel
  • Cemile
  • İlk Öğretmenim
  • Cemile - Sultanmurat

  • Elveda Gülsarı
  • Yıldırım Sesli Manasçı - Yüzyüze - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
  • Dişi Kurdun Rüyaları
  • Çocukluğum
  • Ebedi Gelin
  • Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu - Deve Gözü
  • Cengiz Han'a Küsen Bulut

  • Sultanmurat
  • Selvi Boylum Al Yazmalım
  • Kassandra Damgası
  • Elveda Gülsarı / Yüzyüze / Cemile / Oğulla Görüşme / Askerin Oğlu
  • Şafak Sancısı
  • Sokrat'ı Anma Gecesi
  • Al Yazmalım, Selvi Boylum - Erken Gelen Turnalar - Fuji Yama - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek

  • Beyaz Gemi - Toprak Ana - Deve Gözü - İlk Öğretmenim
  • Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu
  • Yüz Yüze / Oğulla Görüşme / Deve Gözü / Askerin Oğlu
  • Fuji-Yama
  • Yıldırım Sesli Manasçı - Kızıl Elma - Beyaz Yağmur - Baydamtal Irmağı’nda
  • İlk Turnalar - Fuji Yama
  • Kader Ağı (Kıyamat)

  • Cemile - Deve Gözü - Selvi Boylum
  • Deve Gözü
  • Yüzyüze
  • Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek
  • Kızıl Elma - Oğulla Buluşma
  • Yıldırım Sesli Manasçı - Asker Çocuğu - Beyaz Yağmur
  • Cemile - Öğretmen Duyşen

  • Hekayələr
  • Kuz Başındaki Avcının Çığlığı
  • Bütün Eserleri: 2
  • Cengiz Aytmatov Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri
  • Time to Speak
  • Seçilmiş Əsərləri
  • Yüz Yüze - Oğulla Görüşme

  • Gülsarı / Yüz Yüze

Cengiz Aytmatov Alıntıları - Sözleri

  • Bir erkek, bir adam ol oğlum.Nerede olursan ol, erkek ol, mert bir erkek olarak kal! (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma - Beyaz Yağmur - Asker Çocuğu)
  • İnsana korku veren bazı sözler vardır. "Artık hiçbir zaman!" gibi. Böyle sözlerden sonra söyleyecek bir şey kalmaz. (Elveda Gülsarı / Yüzyüze / Cemile / Oğulla Görüşme / Askerin Oğlu)
  • Biraz daha; birkaç dakika daha yaşatmak istiyordu onu gönlünde. (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma)
  • Gün gelir, ağacın kendisi değil, gövdesi bile işe yarar. (Yüz Yüze / Oğulla Görüşme / Deve Gözü / Askerin Oğlu)
  • Gözünün bütün yaşlarını dökerek ağlamak istiyordu, ağlayamıyordu. (Yıldırım Sesli Manasçı - Yüzyüze - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek)
  • “Yalnız çalışmak için mi yaşar insan?” (İlk Turnalar - Fuji Yama)

  • 20. yüzyıl insanlığın iki büyük dünya savaşına ve türlü kan döküşlere, nükleer felaket ve depremlere, uzayı ele geçirme ve bilimsel teknik uçuşlara tanıklık etmekle kalmadı. Bununla birlikte nice bin yılların, nesillerinin eleğinden geçip seçilmiş manevi zenginliğin, en önemlisi inanç değerlerinin düşmesine; hayatı çürümekten, bozulmaktan koruyangelen yüce sevgi duygusunun basitleşmesine, yok edici edep dışı davranışların mizahı haline gelip zayıf düşmesine yol açtı. Bence bu, insanlık için nükleer savaştan sonra en tehlikeli beladır. (Kuz Başındaki Avcının Çığlığı)
  • "Seviyordu ama özlemiyordu , yanındayım diyordu ama uzaktaydı ; sadece sözler vardı , kendisi yoktu." (Selvi Boylum Al Yazmalım)
  • Talih vardır güldürür, talih vardır öldürür. (Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek)
  • Hayatım boyunca hep seni özledim, seni düşündüm ben. Bu kadar çok beklettiğim için özür dilerim. (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma)
  • Demek ki, düşünmemek unutmak demek değilmiş. (Elveda Gülsarı)
  • İnsanoğlu ömründe bir kerecik olsun vicdanıyla baş başa kalmak, yaşamın hay-huyundan uzak durmak istiyor, … (Al Yazmalım, Selvi Boylum - Erken Gelen Turnalar - Fuji Yama - Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek)
  • "Uzun zamandan beri seviyorum seni.. Bilmediğim zamanlardan beri seni sevmiş, seni beklemişim ben. Ve işte geldin, seni beklediğimi biliyormuş gibi geldin! (Cemile)

  • İnsan kalbi böyledir: Onu kolayca dondurabilirsiniz ama çok zor eritir, çok zor ısıtırsınız. (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma)
  • Sanki sevginden utanç duyuyor gibisin! (Kızıl Elma - Oğulla Buluşma)
  • İnsanın kahpeliği sınır tanımaz. (Ebedi Gelin)
  • Aşk, yaratılışın hediyesi, sonsuzluğun gizli enerjisidir. (Ebedi Gelin)
  • İnsanlar ne diye böyle yaparlar, bilmem ki! İyiliğe karşılık hep kötülük, hep kötülük. Sonra yaptıklarından utansalar, pişman olsalar bari! O da yok.... (Beyaz Gemi - Toprak Ana - Deve Gözü - İlk Öğretmenim)
  • İnsanın sağlığı yerindeyse, eli kolu tutuyorsa çalışmaktan daha iyi ne var yeryüzünde? (Beyaz Gemi - Toprak Ana - Deve Gözü - İlk Öğretmenim)
  • “Öyle bir bakıyordu ki sanki hem acı çekiyor hem de hayranlık duyuyordu Cemile’ye ve mutlulukla acıyı aynı anda yaşıyordu bakışlarında.” (Cemile - Öğretmen Duyşen)