Kitap Künyesi

Yazar: Fatih Murat Arsal

Yayın Evi: Ephesus Yayınları

İSBN: 9786059232104

Sayfa Sayısı: 621

--reklam--

Zor Kadın Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Şaşırtıcı bir kadınla karşı karşıyaydı. Oysa her şey ne kadar kolay gözüküyordu! Onu elde etmek ne kadar zor olabilirdi ki? İçinde bulunduğu maddi sıkıntılardan kurtulması için kendisini genç adamın kollarına bırakması yeterliydi. Kolay olması gerekirdi! Ama!.. Ama yanılmıştı! Hem de çok! 

Acımasız bir adam olması genç kızı hiç korkutmuyordu. Kötü bir şöhreti olması bile onu hiç rahatsız etmiyordu. Herkesi sindirip yakan ateşli gözlerine bakarak gülebiliyordu! Bunlardan daha da kötü bir özelliği vardı. Hiç alışık olmadığı kadar... zor bir kadındı! 

Aşka ve aileye inanmayan, her istediği kadını kolayca elde edebilen bir adam için onunla karşılaşmak büyük bir talihsizlikti! Ve onu ancak evlilikle elde edebileceğini anlayınca, çaresizce teslim oldu... Hem de iki kere...

Kötü kalpli olmakla ün salmış, huysuz bir adamın yanında yer almaya hazır mısınız?

Böyle bir adamı bile kolayca sevebilirsiniz dedirten, sürprizlerle dolu bir FMArsal romanı daha...

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Zor Kadın Alıntıları - Sözleri

  • En mutlu olan insanlar, en çabuk affedip unutanlardır.
  • "Şunu bil!" "Bana asla sahip olamayacaksın! Ne olursa olsun... bu... aramızda bir anlaşma olarak kalacak!"
  • "Sana alışma konusunda fena halde zarardayım... "
  • Gerçekden de Aşk.. yürekden inanmayı gerektirmiyor mu?
  • 'Eninde sonunda pes edeceksin! Sen daha benim kim olduğumu bilmiyorsun!’
  • “Zekâ veya şans... Her iki durumda da bir şey değişmiyor. Evlendik işte. Neyse ki şansıma senin gibi biri düştü. Bunu kabul ediyorum.” Ecrin nasıl biri olduğunu sormaya korkuyordu ama sormadan da yapamazdı. Güzel dudakları kıpırdandı. “Ben... nasıl biriyim ki?” Ateş derin bir nefes aldı. Gözleri ciddiliğini hiç kaybetmedi. Ama birkaç saniye sonra dudaklarından dökülen sözler fazlasıyla güzeldi. “Bence sen... bulabileceğim en şahane gelinsin!” dedi yavaşça.
  • Yüzler yüreklere hiç benzemiyor...
  • En mutlu olan insanlar, en çabuk affedip unutanlardır.
  • Ecrin neşe ile kıkırdadı. ”Sen de ne garip bir kadınsın abla ya… Kendime zengin bir sevgili bulmam mantıklı geldi de, adamın yaşına mı takıldın?”
  • Genç kız Bursa’nın temiz havasını içine çekerken hafifçe gözlerini yumdu. Sonra o güzel kahverengi gözler yeniden açıldı. ”Mesele Bursa değil! Bu şehir son zamanlarda benim için hep kötü olaylarla doluydu. Tebdil-i mekanda ferahlık var, derler. Belki benim için de ferahlık olur. Bunaldım artık!”
  • ”Ne fark eder ki? Her kadın aşk için mi evleniyor? Beni gelecekte rahat tutacaksa evlenebilirim!”
  • ''Gece eve geldiğinizde size karşılayan biri olsa fena olmazdı ama?'' ''Beni karşılayan bir kadın var zaten..'' ''Ah! Berna Hanım nasıl unuturum. Ama Berna Hanım soğuk gecelerde sizi sıcak tutabilir mi?'' ''Salep hazırlıyor'' ''Hastalandığınızda size gözü gibi bakıyor mu?'' ''Üç büyük şehir de hastanem var benim.''
  • Ve.... genç adam hayatında ilk defa korkuyordu..
  • "Gerçekten de aşk... yürekten inanmayı gerektirmiyor mu?"
  • * Kötümser bir anne-baba olmaktan kaçınacaksınız. * Çocuklarınızı dinlemeyi öğrenecek, böylece çocuklar da size her şeyi anlatacaklar. * Çocuklara problemleriyle nasıl baş edeceklerini öğreteceksiniz. * Çocukların anlama ve kavrama yeteneklerini geliştireceksiniz.

--reklam--

Zor Kadın İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Zor Kadın: Herkese merhaba. Zoraki Koca Serisi'nin 3. Kitabı Zor Kadın yorumuyla karşınızdayım. Gülay & Osman,  Karahan & Tuğçe'den sonra Ecrin & Ateş çifti de keyifle, bir solukta okundu. Adamımız Ateş; sert, katı, yakıcı bir özelliğe sahip bir adamdır. Çevresi tarafından "kalbi olmayan adam " diye nitelendirilen, iş dünyasındaki acımasız tutumu ile çevresine korku salan bir kişiliğe sahiptir. Çevresine ustaca ördüğü kalın duvarların arasında kendi iç dünyası ile kapışan yalnızdır. Adamın sarsılmaz karizmasına, duruşuna,  ne istediğini bilmesine (bazen bocalamasana) dışı sert,  içi yumuşacık hallerine  bayılıyorum resmen. Kızımız Ecrin; ortalama bir güzelliğe sahip,  genç bir kadın..Genç yaşına rağmen sırtına yüklenen ağır sorumluluğun altında ezilmeden dik durma mücadelesi vermek zorunda kalır. Babasının ölümüyle işlerin başına geçmiştir. Bir yandan sorumluluklarıyla bir yandan da babasından miras kalan dağlar kadar borçla mücadele eder. Yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen alaycı doğal bir gülüş yüzünden hiç silinmez. Acılarını, kaygılarını onun ardına ustaca gizlerken dikkatleri de üzerine çeker. Göz kamaştıracak kadar güzel olmasa da gülüşünün ışıltısı gözleri kamaştırması için yeterlidir. Güçlü kadın seven benliğim kendisine kucak açmıştır. Hele Ateş'e takılmaları yok mu,  bayılıyorum. Ateş beyimiz yaptırmak istediği AVM'nin arazisinde mülk sahibi olan ve araziyi satmaya yaklaşmayan yer sahibiyle görüşmeye gelir. Avukatının aylardır çabalamasına karşın sonuç alamamış olması adamımızı sinirlendirmiştir. İşi Bizzat sonuca erdirmek ister. Bir yandan da sorun çıkarmaktan başka bir şey yapmayan asi kızla tanışıp pazarlık yapmaya karar verir. Kızın araziyi vermekten başka çaresi olmadığının bilincindedir. Bu iş,  tuttuğunu koparan adamımız  için çocuk oyuncağı olacaktır... Olacak mıdır? Ne umuyordu ne oldu hemen o kısma geçiyorum. Ateş'imiz arsanın üzerine kurulmuş anaokuluna gittiğunde,  hayatına tat katacak bal gözler ile karşı karşıya gelir. Ve o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Yakışıklı çapkın bu kez sert kayaya çarpmıştır.  O günden sonra kendisinin de anlamadığı değişik durumlar ve olaylar içinde bulur kendini. Ava gidip avlanır tam tabiriyle. Arazinin batış sözleşmesini imzalatmaya niyetlenir ama imzalanan şey evlilik akti olur. Tabii adamımız kendisini kandıra dursun ateş bacayı çoktan sarmıştır. Serinin en kalın kitabı ama öyle akıcı ki asla duraksamadan, sıkılmadan bitiriyorsunuz. Karakterlerin birbirlerine olan uyumunu "çivi çiviyi söker" mantığında okurken yüzüm sürekli gülüyorduu. Tamam,  Ateş bir ara fena çuvalladı ama çabuk toparladı. Bunu yazarımızın kötü adam yazamamasına bağlıyorum. Hele erkeklerine asla kıyamıyor. Akğcı, tutkulu, aşk dolu kitapların müptelasıysanız bu kitap tam size göre. (Hatun Akbulut)

Kitap klasik Fatih m. Arsal'ın kurgu ve anlatım dilinde. Yıne deneyerek yapılan evlilik, yanlış anlaşılma, hissedilen çekim, ayrılık....Adam yakışıklı, güçlü, zengin ama bir o kadar da agresif ve sert; kadın paraya muhtaç, saf ve aşık oldum kafasıyla erkeğin peşinden ayrılmayan. Sert adamları yumuşatan kadınların hikayelerini severim. Bu aşk serüvenlerini okumak eğlenceli. Fakat yazar hep cinsel çekim ve mecburiyet kavramları ile aynı karakterler üzerinden anlatım yapıyor. Bu da tekrar hissi yaratıyor.Bunun dışında okunabilir mi? okunabilir. Iyi okumalar:) (Hayriye Dev)

Herkese merhabalar... Bugün "Zoraki Kadın" serisinin 3. Kitabı olan "Zor Kadın" yorumu ile geldim sizlere... Seri içerisindeki en çok olaylara, aynı zamanda en sayfa sayısına sahip olan kitabımızın "Zor Kadın" olduğunu söyleyerek sözlerime başlamak istiyorum... Şunu da belirtmeliyim ki serideki en sevdiğim hikaye de "Zor Kadın" hikayesi oldu... Her şeyini kaybetmek üzere olan genç kızımız Ecrin ve manşetlerin canavarlaştırdığı ünlü iş adamı Ateş ile aralarında geçen çokça olaylı bir aşk hikayesi... Kızımız borçlarından kurtulmak ve biricik kreşinden ayrı kalmamak için Ateş'in yaptığı inanılmaz teklifi kabul etmiştir... Ateş ise kendisine zor uyan bu güzelin arzusuyla yanıp tutuşmuş ve sırf elde edebilmek için zoraki evliliğe katlanmayı kabul etmiştir... Peki bu evlilik onları nasıl tutkulu aşıklara çevirecek ve hangi kararlar sonucunda ilişkileri zor süreçlere girecekti?... İlerleyen sayfalarda bunu göreceğimizi temin ederim... Fazlasıyla doyuran muhteşem bir hikaye olması ve diğer kitaplara göre erotizm dozunun daha az olması sebebiyle gerçekten bana uygun bir kitap olduğunu söyleyebilirim... Yazarımızın kalemi bu kitapta adeta uçuşa geçmiş ve okurunu zevkli saatler geçirmesi babında çokça çaba gösterdiğini belirmek isterim... Öte yandan bıcır bıcır olan Ecrin kızı çok sevmekle beraber serideki en sert erkek karakterinde Ateş olduğunu belirtmek istiyorum... Lakin böylesi bir sert adam bile aşka nasıl yenik düştüğünü görmek benim için çokça güldüren ve zevk veren saatleri geçirmeme sebep olduğunu söyleyebilirim... Okuyun efendim... Teşekkürler... (E F T E L Y A ...)

--reklam--

Zor Kadın PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Fatih Murat Arsal - Zor Kadın kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zor Kadın PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Fatih Murat Arsal Kimdir?

1968 Üsküdar doğumludur. Asıl mesleği teknik öğretmenliktir. Evli ve bir erkek çocuk babasıdır. Son yedi yıldır yazmış olduğu kitaplarla, aşkın gücünü, aile bağlarının önemini ve dostluğun sıcaklığını işlemeye çalıştı. Kitaplarında işlediği konularla, imkânsız görünen aşkları mutlu sonlarla taçlandıran yazar olarak tanındı. Bir erkeğin kaleminden kadın ruhunu apaçık anlatabilmesi her zaman merak konusu oldu. Erkek doğasının sırlarını satırların arasına gizleyerek hemcinslerinin daha anlaşılır olmasını sağladı. Kalplere dokunan hikâyelerinin bağımlılık yaptığı söylentisi çıktı. Aşk’ı yazan adam olarak akıllara kazındı.

--reklam--

Fatih Murat Arsal Kitapları - Eserleri

  • Şahane Gelin
  • Seni Sevmek İstemedim
  • Anlaşma
  • Nefretten Sonra
  • Yalnız Gözlerin İçin
  • Yemin
  • Beni Bırakma
  • Zor Kadın
  • İki Renk Aşk
  • Ismarlama Bebek
  • Kusursuz Plan
  • Buz Sıcağı
  • İki Mükemmel Hata
  • Aşk Başka Bir Şey
  • Ödünç Aşk
  • Kalbim Seni Unutmuşken

--reklam--

Fatih Murat Arsal Alıntıları - Sözleri

  • Zafer öylece duruyordu. Sonra kaşlarını kaldırdı. "ciddi ol çocuk! Çay hazır mı?" diye sordu normal olmasına çalıştığı bir sesle. Halbuki bu neşesi soğuk yüreğine iyi geliyordu. "Narin midemde de açım diye sinyal veriyor. " (Buz Sıcağı)
  • Saat ona kadar bir randevusu yoktu. Gazetesini okurken çayını yudumladı. Hiç değilse aklı biraz meşgulken hayatındaki iki kadını da düşünmek zorunda kalmıyordu. İşler biraz karışmaya başlamıştı. (Anlaşma)
  • "Anılarımız olmazsa, acılara nasıl dayanırız?" (Kalbim Seni Unutmuşken)
  • ''Nefret de neydi?Sevgi her şeyin üstesinden kolayca geliyordu.''! #edebiyat (Nefretten Sonra)
  • Aralarında birbirlerine dokunmalarını engelleyen ama seslerini duymalarını sağlayan telden bir engel vardı. (Beni Bırakma)
  • Görünüş ne kadar da yanıltıcıydı! (Beni Bırakma)
  • Sen benim nefes aldığım havamsın, içtiğim suyumsun. Hayatımın anlamısın. (Seni Sevmek İstemedim)
  • Ecrin neşe ile kıkırdadı. ”Sen de ne garip bir kadınsın abla ya… Kendime zengin bir sevgili bulmam mantıklı geldi de, adamın yaşına mı takıldın?” (Zor Kadın)
  • Genç adam düşünceli bir şekilde onu süzdü.Sonra iç çekti."Sana aşık olduğumu anladığımda...sen beni gerçekten de işsiz bir serseri sanıyordun.Ilk sevişmemizde de sonrasında da bu düşüncen değişmedi.Benim gibi birisiyle ilişkini devam ettirmeyi veya evlenmeyi istemiyordun." "Öyle sanıyordum...Senden ayrılıncaya kadar!Ayrıldığımızda öyle acı çektim ki!" (Kusursuz Plan)
  • “Değil... Bak, teklifimin seni şaşırttığını ve... biraz çılgınca olduğunu biliyorum. Fakat yapabiliriz. Seninle bu hafta numaradan evleneceğiz ve bir süre sonra da ayrılacağız. Anneme evliliğin bana göre olmadığını ispatladıktan sonra sorun kalmaz. Eminim beni uzun süre rahat bırakacaktır. Sonra ikimiz de yine kendi yolumuza gideceğiz. Sen yine eski hayatını yaşayacaksın. Arkadaşlarınla yine aynı evi paylaşırsın. İstersen kimse evlenip ayrıldığını bile bilmez. Paran da olduğu için mutlu bir öğrencilik yaşarsın. Ben de annemin çenesinden kurtulmuş olarak huzur bulurum.” (Anlaşma)
  • - “Seni sevmediğim gibi bir düşünceye nasıl kapıldın?..” - ”Artık bana baktığında... o güzel gözlerin... gülmüyor!.. Bu beni çok yaralıyor.” (Ismarlama Bebek)
  • Genç kız duruşunu dikleştirdi. Burnunu gururlu bir şekilde havaya kaldırmıştı. “Aramızda…” diye başladı yavaşça. “Aramızda size kırılacağım ve de sizi affetmemi gerektirecek kadar önemli bir samimiyet yok, Salih Bey! O yüzden rahat olun.” Yine özellikle sizli bizli konuşmuştu. Salih bunu hemen fark etmişti tabii. “Kızdın ama yine de!” dedi gülümseyerek. “Aniden bozan havaya, kırılan tırnağıma, sabah erkenden okula gidiyor oluşuma ve arabamın mazotuna sürekli gelen zamma da kızıyorum ama inan bana, bunlarla rahatça baş edebiliyorum.” (Ödünç Aşk)
  • “Kızım... Sana garip gelmezse eğer?” Durakladı. Kendisini merakla süzen gelininin güzel yüzünü süzdü. Elini uzatıp düz, gür saçlarını yüzünden kıyıya çekti. “Eğer sen de uygun görürsen?.. Bana ‘Anne!’ diyebilirsin. İnan bana çok hoşuma gider!” Merve donup kaldı. Bu alımlı kadının sözlerinde ciddi olduğu belliydi. Dudakları sevinçle kıvrıldı. Güzel yeşil gözleri doldu. “Gerçekten mi?” diye sordu yavaşça. (Anlaşma)
  • "Kalp... Sevdiğini asla unutmuyor!" (Kalbim Seni Unutmuşken)
  • En mutlu olan insanlar, en çabuk affedip unutanlardır. (Zor Kadın)
  • "O geçmiş sizi siz yapan bir sey." (İki Renk Aşk)
  • Hayat ne garipti! Bir yandan alırken bir yandan veriyordu. (Kalbim Seni Unutmuşken)
  • Ve.... genç adam hayatında ilk defa korkuyordu.. (Zor Kadın)
  • Güney'in dudakları gibi,boğazı da kurumuştu şimdi.Kalbi deli gibi atıyordu.O kadar hızlı atıyordu ki,nasıl olup da adamın bunu duymadığına hayret etti.Bacakları üzerinde zorlukla duruyordu.Bu adil değildi!Hem de hiç adil değildi...Tahir ona öylesine usul usul yaklaşmıştı ki,aklına hiçbir savunma mekanizması gelmiyordu.Büyülenmişti adeta. (Yalnız Gözlerin İçin)
  • Ah prensim! Keşke böyle gülümsemeseniz! Ömrünü doldurmuş buzdolabı gibi tekliyor kalbim. Gürültüsünden narin kulaklarınızın etkilenmesini hiç istemem. (Buz Sıcağı)