Yıllar önce Bediüzzaman  Said-i Nursi böyle haykırıyordu. Bütün İslam dünyasına Beşyüz senedir yattığınız yeter, uyanınız Kur-an’ın sabahı ile uyanınız. İlimde, teknolojide, sanatta, ekonomide tembelliğin ve üretememenin bedelini ödüyoruz. Üretmediğimizden, siyasal taraftar bulmak için etnik ya da mezhep taassubuna sarılıyoruz. Oysa asrın sahibi ve müceddidi olan Bediüzzaman medenileri galebe çalmak ikna iledir. Söz anlamayan vahşiler gibi icbar(zor) ile değildir. Elli beş İslam ülkesinin bütün ihracatı tek Avrupa devleti olan Almanya’nın ihracatına mukabil gelmiyor. İslam’ın terakkisi maddeten terakki ile mümkündür. SAİD-İ NURSİ

Çaresizlik radikalizme sevk etmiştir. Batının ellerine verdiği oyuncak silahlarla, basit nedenlerle birbirlerini kırıp geçiriyorlar. Birbirinden mazlum, birbirinden fakir ve perişan İslam unsurları,birbirine yabani bakmaları kar-ı akıl değildir. Türkiye’de Bediüzzaman gibi bir şahsiyetin çıkmış olması, Türkiye’yi ve Türkiye’deki Müslümanları sahili selamete çıkarmıştır. Çünkü o hiçbir zaman dâhili muharebeyi netice verecek şiddet eylemlerine izin vermemiştir. Ulaştığı bütün kitleleri şiddetten men etmiştir. Arap âleminin şiddetle Bediüzzaman’ın fikirlerine ihtiyacı vardır. Şam Emevi Cam-i’sinde Hutbe-i Şamiye’de binlerce insanın yüzün üzerinde ulemanın olduğu hutbesinde, İslam’ın geri kalış sebeplerini anlatırken, Taksim-ül Amal prensibine riayet etmediğimizi gösteriyor. Yani;

Vazife bölümü ve branşlaşmaya ehemmiyet vermememiz

Sıdkin ( Doğruluğun ) ictima-i sosyal hayatımızda olmaması

Yeis ( umutsuzluk )

Cehalet

Lüzumsuz ihtilaflar

Fukaralık

Çare ise bu altı hastalığı izale etmektir.

Demokratik güçlü bir Türkiye yakınımızdaki İslam coğrafyasında sahili selamete çıkarabilir. Hepimiz bunun için çalışıp gayret göstermeliyiz. Bu heyecanı, azmi, gayreti ve çalışkanlığı ile sayın Başbakanımızı çok güçlü bir şekilde Cumhurbaşkanlığına çıkarmalıyız. Güçlü irade, güçlü inançla kitlelere önderlikle bu kavgaları çözebiliriz. Ben bütün zerrelerimle bu liderliğin Sayın Başbakan’da olduğuna inanıyorum.

 

 

Komşu ve kardeş ülkelerdeki amansız ve manasız savaşların bize sıçramasından korkup kaçmak yerine, oralardaki yangını söndürecek güçlü bir irade ve istikamete sahip olmalıyız. Bizim bir takım entellerimizin diyorlar ki; kıblemiz batıdır. Ortadoğu bataklığında ne işimiz var. Ortadoğu bataklıksa da bizim bataklığımızdır. Yüzümüzü çevirerek kurtulamayız. Güçlenip bataklığı kurutup yerine de güller dikeceğiz. (İnşaalah)  A.B.D. hangi saikle altı bin askerinin cenazesini Irak’ta bırakıp gitti. İngilteresi Fransası, Almanya, Çin ve Rusyası Ortadoğu’da ne arıyor, ne işleri var?

Dar düşünceler, dar görüşler!

HDP’ye gönül vermiş kardeşlerime sesleniyorum. Sayın Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı adayı olmasını önemsiyorum. Ak Partinin ve Sn. Başbakan’ın bu aşamaya gelmesinde önemli katkıları olmuştur. Ama karşıda bloklaşmış şer cephesine karşı güçlü bir şekilde ve ilk turda Sayın Başbakanı Çankaya’ya taşımaktır. Bu kardeşliğimizin ve huzurumuzun geleceği için elzemdir. Onun için bütün hemşerilerimi ve özellikle HDP’li kardeşlerimi Recep Tayip Erdoğan’ı ikinci tura bırakmadan oy vermeye davet ediyorum.

Selam ve hürmetlerimle,