Hem teknolojiye direniyor hem de müzik çalıyor
Gelişen teknolojiye direnmeye çalışan en eski el sanatlarından biri olan demircilik, özellikle kırsal kesimlerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan her vatandaşın ihtiyaç duyduğu önemli mesleklerdendir. İnsan ihtiyaçlarını anlık gideren teknoloji ve makineleşmenin gelişmesine paralel olarak değerini gün geçtikçe yetiren demircilik mesleği, usta ellerde direnmeye çalışıyor.
Kızgın ateşlerde dövülen demirin dönüştürüldüğü el sanatlarından biri olan demircilik mesleği, her geçen gün teknolojiye direnemeyerek yok olmaya yüz tutmuş durumda. Daha önce demircilik mesleğiyle uğraşanlar, bir bir bu mesleği terk etmek zorunda kalıyor.
Tarihi Demirciler Çarşısında zaman zaman kanun eşliğinde yükselen Arapça, Kürtçe, Türkçe ve Süryanice şarkılar, turistler ile alışverişe gelen vatandaşların büyük ilgisini çekiyor.
Çarşıyı dolaşanlar, müzik sesinin yükseldiği dükkana yönelirken, sıcak demir ustası Abdulkadir Gökbalık'ın demir tozlarıyla kaplanmış elleriyle çaldığı kanunu görünce ilk bakışta şaşırıyor. İzleyiciler ve çarşı esnafı, istek parça tekliflerini geri çevirmeyen Gökbalık'a alkışlarıyla tempo tutarak eşlik ediyor.
Telefon kablosundan kanun yapmış
Çocukluk yıllarında imkansızlık nedeniyle satın alamadığı kanuna duyduğu hasreti tahta ve telefon kablolarından yaptığı müzik aletiyle giderdiğini anlatan Gökbalık yaklaşık 40 yıldır kanun çaldığını söyledi.
İlkokul eğitiminin ardından aile bütçesine katkı için demirci dükkanında çalışmaya başladığını ifade eden Gökbalık, dinlenme aralarında kanun çaldığını kaydetrek, kanun ve demir sesinin harmanlandığı iş yerinde 4 dilde şarkılar seslendirdiğini söyledi.
12 yaşında demircilik mesleğine başlayan 56 yaşındaki Abülkadir Gökbalık, zor şartlar altında baba mesleği olan demirciliği sürdürmeye çalıştığını söyledi.
Gökbalık, demircilik mesleğinin çok eskiye dayandığını belirterek şunları söyledi:
“Demircilik mesleği Hz. Davud’a kadar dayanan bir meslektir. Tarih boyunca saygın bir yere sahip olmuştur. Özellikle savaşlarda kullanılan kalkan ve kılıçların bu mesleği icra edenlerin elinden yapıldığı bilinmektedir.”
Teknoloji geliştikçe demircilik mesleğinin öneminin kaybolduğundan yakınan Gökbalık, tarih boyunca saygın bir yere sahip olan bu mesleğin yaşatılması gerektiğini ifade etti.
Demircilik mesleği gelişen teknolojiye karşı direndiğini söyleyen Gökbalık, “Eskiden burada çok sayıda kişiyle çalışıyorduk fakat yetiştiremiyorduk. Dere, orak, balta, balyoz, keser, soba ve benzeri ihtiyaç duyulan tüm malzemeleri demir eriterek yapıyorduk. Bu ihtiyaçlar tamamen el emeği olduğu için demircilik mesleği yapanların sayısı çok olmasına rağmen yetiştiremiyorduk. Ama bugün bu malzemelerin tamamı gelişen teknolojiyle birlikte hazır olarak sunuluyor. Hal böyle olunca demircilik mesleğine ihtiyaç gün geçtikçe azalıyor. Kimi demircilik yapanlar bıraktı kimisi de benim gibi baba mesleğini zor şartlarda gelişen teknolojiye karşı ayakta tutmaya çalışıyor.” Dedi.
Mesleğin artık kendilerini her ne kadar doyurmaya yetmiyorsa da alın teri dökülerek, helal bir kazancın elde edildiği bir meslek olduğunu dile getiren Gökbalık, son olarak şunları kaydetti:
“Teknoloji geliştikçe, insanların ihtiyaçları azaldıkça bizim işlerimizde düşüşler başladı. Bugün artık bu meslek maddi olarak bizi geçindirmeyecek duruma gelmiş. Böyle devam etmesi halinde bu meslek zamanla kaybolacaktır. Ağır ama helal kazançlı bir meslektir. Yazın 40 dereceye varan sıcaklıkta da kızgın ateşin önünde demir dövüyorsunuz, kışın eksi 30’lara varan soğukta da ateşin önünde demir dövüyorsunuz.”
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
2 yorumAbdulkadir GÖKBALIK. ve diğerleri. Bunlar Mardin'in kültürel değerleridir. Mardin'deki tüm kurum ve kuruluşlarca sahip çıkılmalı.
Abdulkadir GÖKBALIK gibi çok değerli insanlarımız var, bazı meşhur sanatçılara beş basar, övünüyoruz.