PKKnın Kuzey Iraktaki lideri Murat Karayılan, BDPnin Mardin adaylarına destek vermek için Roj TV aracılığı destek istedi.
2007 seçimlerinde 2 milletvekili çıkaran BDP, bu seçimde 3 aday çıkardığı için büyük risk almıştı. BDPnin desteklediği bağımsız adaylar ise bu riski ortadan kaldırmak için var güçleri ile çalışmalarına devam ediyor.
BDP PARTİ ÖRGÜTLERİNİ UYARDI
BDP yöneticileri Kızıltepe ilçesinde bir ilköğretim okuluna göstericilerin havai fişeklerle saldırması ve Nusaybin İlçesinde kepenklerin 9 gün boyunca üst üste kapalı kalması sonucu esnafın tepkileri karşısında zor günler geçirmişti. Bunun gerekçesini seçmenine anlatmakta zorluk çeken BDP ise seçim öncesi bu tür gerginliklerin yaşanmaması için bütün örgütlerini uyarmış durumda.
Bu süreci atlatmak için BDPnin desteklediği adaylara Murat Karayılan da verdiği demeçlerle Mardinlilerden destek istedi. Karayılan, 12 Haziran seçimlerine ilişkin Urfa ve Mardin halkına seslenerek, aşiret ve çevre çıkarları gözetilmeden oyların bağımsız adaylara verilmesini istedi.
Kürtler arası birlik ruhunun daha da pekiştirilmesi gerektiğini vurgulayan Karayılan, Kürdistanda sadece aday çıkarma değil, oy oranının da yükseltilmesi çağrısını yaptı. Karayılan, Biz artık Özerk Kürdistanı hayata geçirmek, bunu demokratik-barışçıl yol ve yöntemlere yapmak istiyoruz dedi.
Roj TVye konuşan Murat Karayılan, Mardin halkına seslenerek 12 Haziran seçim sonuçlarının Kürt halkının geleceği açısından önemli olduğunu kaydetti.
Karayılan, Mardin halkını selamlıyor, saygılarımı sunuyorum. Bu tarihi dönemde seçimlerin gerçekleşmesi halkımız ve Kürdistan özgürlük mücadelesi açısından çok önemlidir. Kürdistan özgürlük mücadelesi bugün önemli bir dönemece gelmiş bulunuyor. Tam da böylesi bir dönemde Türkiyede genel seçimler olacak. Ama Kürt siyasetinin Ankarada etkili olunması istenmiyor. Bu nedenle yüzde onluk barajı savundular. Ancak buna rağmen Emek, Özgürlük ve Demokrasi bloğunun oluşturduğu bağımsız adaylar var. Bu listedeki kişiler, demokratik bir Türkiye ve Kürt sorununun çözümü için çalışmaktadırlar. Onun için bu listenin Kürt halkı tarafından esas alınması Kürt sorununun çözümü için büyük bir etkide bulunacaktır. Eğer Kürdistanda Kürtler bağımsız adayları destekler ve oy verirse o zaman Türk devleti adım atmak zorunda kalacaktır dedi.
YÜZDE 70 OY ORANI
Karayılan, Mardinde yüzde yetmiş oranında oy alınması gerektiğini ve bunun için sadece kadroların değil, herkesin çalışmasını isteyerek, oyların başka tarafa kaymaması için hassas yaklaşılmasına önemle dikkat çekti.
Mardindeki her üç adayın değerli insanlar olduğunu ifade eden Karayılan, herkesin bölgesinde bunları esas alarak, oy vermesi gerektiğini belirtti. Karayılan sözlerini şöyle sürdürdü: Mardinde üç bağımsız aday var. Bu adayların başaracağına ve seçileceklerine inanıyoruz. Mardinde yüzde yetmiş oy alınmalıdır. Hedef böyle olmalıdır. Sadece adaylar ve kadrolar çalışmamalı, herkes birer kadro gibi çalışmalıdır ki daha fazla oy verilsin. Herkes çevresini, komşusunu, dostlarını görmeli, onlarla konuşmalı ve sürecin hassasiyetini kavratmalıdır. Bu seçimlerin Kürdistan özgürlük mücadelesinde büyük etkisi olacaktır, denilmelidir. Birilerinin parlamentoya gitmesi için oy verilmemelidir. Kürt sorununun demokratik çözümü için oylar kullanılmalıdır. Birçok yurtsever ben oyumu bağımsızlara vereceğim diyor. Ama bunu bilmek yetmez, çalışmak da gerekiyor. Herkesin oy vermesi için çalışılmalıdır. Bu her üç insan da değerli insanlardır, onları tanıyorsunuz. Herkes bölgesinde bunları esas almalı ve onlara oy vermelidir. Mardinde sadece üç adayın çıkması gerektiğini düşünmüyoruz. Bu konuda Mardin halkımıza inanıyoruz.
PINARCIK KATLİAMINI İTİRF ETTİ
Bu arada Murat Karayılan, yazdığı kitapta itiraflarını sürdürmeyi sürdürüyor. Karayılan, son olarak baskın düzenleyerek katlettikleri köylüleri yazdı. Karayılan yıllar sonra bu katliamların yanlış olduğunu itiraf ediyor.
Taraf gazetesinden Yıldıray Oğur'un haberine göre Karayılan, Öcalanın isteğiyle yazdığını söylediği 500 sayfalık kitabında ilk kurşunun atıldığı 15 Ağustos 1984teki Eruh-Şemdinli baskınından 2007ye kadar PKKnın savaş tarihini gün gün kaleme almış.
HEP JİTEM'İN İŞİ OLARAK BİLİNİYORDU
Karayılanın özeleştiri verdiği en çarpıcı olaylar 80lerdeki köy baskınları. Özellikle 1987 yılının yazında Türkiye her hafta aralarında bebeklerin de olduğu yüzlerce sivilin öldürüldüğü bu köy baskınlarıyla sarsıldı. 20 Haziran 1987de Mardinin Ömerli ilçesi Pınarcık Köyünde 16sı çocuk, 6sı kadın 30 sivil köylünün öldürüldüğü saldırı en büyüğü olmak üzere Mardin, Siirt, Hakkaride peş peşe yaşanan köy katliamlarında yüzlerce sivil öldürülmüştü. Türk cephesinde bu katliamlar terörle mücadelede her yolu mübahlaştırdı, Kürt cephesinde ise bu köy baskınlarının hep JİTEMin işi olduğuna inanıldı.
Karayılan tartışmaları bitirip, ilk kez bu katliamların PKK tarafından yapıldığını kabul ediyor. Katliamlar nedeniyle PKK içindeki bazı komutanları suçlayarak bunların yanlış olduğunu söylüyor:
Mardin üzerinde hareket eden iki grup birlikte Mardinden başlayarak Botana kadar bazı eylemler yapmışlardı. Fakat bu eylemlerden bazıları yanlış ve halen eleştirdiğimiz eylemler durumundadırlar. Bazı sivil insanların yaşamını yitirdiği eylemler biçiminde gelişmişti. Oysa bu yönlü bir hedef belirleme talimatı yoktu. Bu tamamen grubun içeriye girdikten sonra kendi inisiyatifiyle belirlediği bir çerçeve olmaktaydı. Çetelere yönelim adı altında Pınarlı vb. (Herhalde burada Pınarcık demek istiyor. Y.O) yerlerde sivil, kadın ve çocuk yaştaki insanların ölümüne yol açan eylemler yapmışlardı. Açık ki hedefte ciddi
Yorumlar
0 yorum